GenelYazarlardanYazılar

Ahirette Hesap Veriyorum.*

“Senin bildirmediğini bildirenlere inandığımızdan da, sorar mısın Allah’ım”.

Ecel. Takdir edilmiş son geldi, çattı. Ne bir an geri alınır, ne de bir an ileri gidebilir. Bu halden sonra müteveffa olduk. Yani vefat edenlere denildiği gibi, öldük.

Yine vakti belli olan güne kadar ölü (uyku hali gibi) kalacağız.

Ne zaman ki; Saat gelip çatacak. Kâinatın ömrü tamamlanıp bitecek, daha sonra kıyam(kıyamet) olacak.

Mahşerde toplanılıp hesaba çekileceğiz.

Ve konuyla ilgili Rabbimizin verdiği bilgilerden birini alıntılayarak devam edelim.

““Sana Son Saatten soracaklar, “ne zaman gelip çatacak?” diye. De ki: “Doğrusu, buna dair gerçek bilgi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini Ondan başka açığa vuracak kimse de yoktur. (O Saat) göklere ve yere bütün ağırlığıyla çökecek ve sizi mutlaka umulmadık bir anda yakalayacak.” Sana sanki bu (sırr)ın ısrarla peşine düşmekle belli-belirsiz içsel bir bilgi elde etmiş olman mümkünmüş gibi soracaklar.

De ki: “Ona dair gerçek bilgi ancak Allah katındadır; ne var ki, insanların çoğu (bundan) habersizdir.” Araf 7/ 187

Kıyametle ilgili olarak Vahyin kitabında “Yeniden diriliş(yaratılış)Kıyamet.

“Ve sura üflenecek: derken Allah’ın diledikleri dışında göklerde ve yerde bulunan herkes dehşetten çarpılmışçasına düşüp bayılacaktır. Sonra sura bir daha üflenecek: işte o zaman onlar yerlerinden doğrulup (gerçeği) görecekler. Zümer 39/ 68

Bu iki ayet bize çok şey anlatıyor olmakla beraber, Biz geleneksel halk kültüründen mülhem, hikâye formatında gelen bilgilerle teçhiz olmuş bireyler ve toplum olarak taban tabana zıt bir algı ile oluşmuş iman esaslarını yaşıyoruz.

Ben mahşerde hesap verirken muhatap olacağım sorulara vereceğim cevapları muhakkak Kuranda bulmak zorundayım.

Bu bağlamda hesap verdiğim (vereceğim) anı kendimce dramatize etmeye,  denemeye, bu deneyimi yazıya dökmeye çalışmak istiyorum.

-Bilinmeyen bir âlemden ve soru cevap tekniğinden bilgisiz olduğumuz için sürçü lisan edebiliriz. Önce Rabbimden ahiren de okuyucumuzdan af dileniriz.

Hesaba çekileceğim bir kaç konu söz konusu edelim. Konu. Miraç. Kandiller. Gayb.

İlk konu hakkında rabbim bana sorarsa ki; soracak.

Benim cevabım hazır.

O kadar âlim ulema, toplum yalan mı söylüyordu.

Yanlış mı biliyordu!

Allah yine soracak.

Yanlarında başka bir kitap vardı da ondan mı okudular…

Cevap veremeyeceğim bir soru..

Yine sordu.

– Benim kitabımda yazıyor mu idi!

Bilmiyorum.

– Bana ve benim vahyime iman ettiğini söylememiş mi idin yaşarken…

Evet.

– Ben kitabımda senin inandığın O şeyden bahsettim mi?

Bilmiyorum.

Ama herkes inanıyordu, ben de inandım. -Sen benim dinime mi “Herkes” dinine mi iman etmiştin……!

Sorgu devam ediyor.

– Bana mekân izafe edenlerin sözlerine inanırken! Allah zamandan ve mekandan münezzeh diyecek kadar aklın yok mu idi?

Vermemiş miydim o kadar akıl ve konuşma özelliği….

-Ben ki, kullarımın neyi ne kadar yapıp yapamayacağını hakkıyla bilirken, resulü benimle pazarlık yaptıranların yalanlarını hiç düşünmeden baş tacı ettin.

-Bana yakışıksız bir vasıf izafe ederek. Allah bilmiyor da elçisi mi biliyor, diye düşünmek sana yakışırdı. O aklı muhakeme edebilesin diye verdim sana, neden kullanmadın.

-Ben Kuran da İsra (gece yürüyüşü) olayından bahsettim.

Miraç diye bir şeyden hiç bahsettim mi?….

”Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.

Sen ve senin gibiler resulü alıp bana izafe ettiğiniz bir mekânda buluşturup / konuşturdunuz. Ben ayetimle sen ve toplumun inandığı bilgilere ışık tutacak bir şeyden bahsettim mi?

Ayette yok, ama…!

-Benim bilgi vermediğim konuda haddi aşanlara inanırken, benim kızacağımı düşünmediniz. Ve üstelik Kuran da böyle bilgiler yok diye uyaranları alaya aldınız.

Sapıklıkla itham ettiniz. Resule ve ümmetine yetecek bilgileri vahiy kitabına kaydettirmiş olmama rağmen, kitaptakiler size ve toplumunuza yetmedi mi?

Bu soru karşısında vereceğim hiç bir cevap geçerlilik arz etmeyecekti. Çünkü ben Allah’ın bilgi vermediği konulara inanmıştım.

Hal bu ki beni tarif eden ayette” Gayba inanırlar deniliyordu.

Bildirilmeyenlere inandım. Uydurulanlara inandım.

Özür dilenecek günde değildim. Suçluydum.

“Hâkimin zaten kendisi şahitti.

Hiç bir mazeret beni kurtarabilecek de değilken. Bize doğruları anlatmayanlar aklıma gelse de, anlatanlara kulak tıkama suçu beni mahkûm etti.

Savunma reflekslerimi sıfırladı. İMAN sorgusundan sınıfta kalınca, zaten yanlışa inanmış olunca amellerin de hiç bir faydası olmayacak düsturu gereğince bittim.

Cennete gidemeyeceğim bu durumda. İstesem de istemesem de gideceğim yer belli oldu.

Dostlar!

İnanın tüylerim diken diken oldu. Yaşanmamış bir olayı yaşıyor gibi olmakla. Ama yaşayabileceğimiz gerçeği de söz konusu…

Hakikaten halimiz bu olunca kazanma şansımız sıfır değil mi?

Kandillerin tümü bu nitelikleri içinde barındırıyor. Allah bildirdiği gaybi bilgilerin dışında hiçbir bilgiye inanmamızı istemiyor.

Burada küçük bir inceliği de ilave edelim. Kıyamet alametleri diye gelen bilgilerin nasıl test edilmesi gerektiği. Kıyam(kıyamet) diriliş, saat gelip çattıktan, ikinci sura üfürülme olayından sonradır. Yani bilinmesi mümkün olmayan bir gayptır. Allah bu konuda bilgi vermişse o kitabında kayıtlıdır.

Halk kültüründe kıyamet diye bilinen şey, Rabbimizin Saat diye nitelediği olaydır. Saatle ilgili bilgi ise yine onun katında ve hiçbir şekilde bilinemeyendir.

Bu durumda konuyla ilgili bilgilerin tümü Kuranda kayıtlı bilgilerden oluşması gereklidir. Aksi halde inanılmaması gereken her şeye inanmaktan hesabı veremeyiz.

Zaten elçisi ve ona inanmış olanlarda bu netliğe ulaşmışlardı. Kitabın dışına çıkıp iyi kul olma hayalleri kurmayalım. Olamayız.

Elçisi gibi olabiliriz. Arkadaşları gibi de olabiliriz. Başka bir şey olmaya çalışırsak, rezil rüsva oluruz. Hem bu dünyada hem de Ahirette.

* Bu bir deneme yazısıdır.

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı