GenelYazarlardanYazılar

Allah Kimleri Sever, Kimleri Sevmez? -2-

Yazımın birinci bölümünde( http://www.iktibascizgisi.com/allah-kimleri-sever-kimleri-sevmez-1/)(Allah’ın kimleri seveceğini, O’nun sevgisini hak etmenin hangi özellikleri taşımayı gerekli kıldığını paylaşmıştım. Yazımın bu bölümünde ise Allah’ın kimleri sevmeyeceğini, sevgisizliğe ne gibi davranışların/eylemlerin neden olduğunu ayetler ışığında paylaşmaya çalışacağım.

Sevgi büyük bir değerdir. Müminler için bu değerin aynı zamanda ilahi olması yönünden apayrı bir değeri vardır. Çünkü sevgi Allahın mümin kullarına bir lütfudur. Bu lütuf itinayla korumayı gerektirir. O’nun sevgisini kazanmak en kıymetli hazine; kaybetmekse en büyük hüsrandır. Allah rızası temelinde O’nun adıyla/O’nun adına yapılacak her eylem bu sevgiyi besler, çoğaltır. Bu bilinçle/duyarlılıkla hareket etmek sevginin sonsuz meyvesi olan cenneti de beraberinde getirir.

Sevgi kazanılabilindiği gibi kaybedilebilinir bir değerdir aynı zamanda. Her şeyde olduğu gibi sevgiyi de kaybettirecek hastalıklar vardır. Bu hastalıklara karşı gerekli önlemleri zamanında alınması gerekir. Gerçekten Allah adına/adıyla yola çıkanlar O’nun sevgisini kaybetme korkusuyla adeta diken üstünde dururlar. Onlar takvayı bir zırh olarak kuşanmışlardır. Bilirler ki takva sevginin süreklilik kazanmasını sağlar. Korku ve ümit arasında Rablerini razı etmeye gayret ederler. Bu hal mü’minlere hassas olma bilinci kazandırır.

Sevgi de yıpranır, aşınır. Zamanla bilgi kirlenmesi, bilincin aşınması ve dünyevileşme hastalığı gibi etkenler mü’mince hassasiyetin kaybolmasını ve sevginin kaybedilmesini beraberinde getirir. Allah’ın sevgisinden mahrum kalmak mü’minler dünyanın en büyük kaybıdır. Allah’ı kaybeden neyi kazanabilir ki?

İslamın bir amacı da sevgi toplumu oluşturmaktır. Sevgi toplumu olabilmenin yolu ise Allahın sevdiği kullardan müteşekkil bir toplumu oluşturmaktan geçer. Bu da O’nun sevgisini hak edici pratikler ortaya koymakla mümkündür. Rabbimiz Kitabında sevgiyi hak ettirecek veya kaybettirecek inanç, düşünce ve davranış şekillerini ortaya koyuyor. Bu dünyanın geçiciliğinin farkında ve amacı kazanmak olan kişi Allah’ın razı olduğu inanç, düşünce ve eylem ekseninde bir yaşamı yaşamanın azmi ve kararlılığı içinde olur.

Allah’ın sevgisini kazanmak hayatın tamamını Allah’ı müdahil kılmakla mümkün olur. Allah’ı hayata müdahil ettirmemek, O’nun rahmetinden de mahrum kalmaktır. O’nun rahmetinden mahrum kalmaksa sevgisizlik bataklığına batmaktır.

Kendimizle yaşadığımız iletişimsizlik, aile hayatımız, toplumumuz ve toplumsal ilişkimiz, dünya gezegeni üzerindeki halimizin perişan görüntüsü neyin sonucudur acaba? Elbette ki Allah’ın sevgisinden mahrum kalmışlığın sonucudur. Allah’ın yasalarını zihinlerimize ve yüreğimize, bireysel ve toplumsal hayatımızın tüm alanlarına hükmettirseydik O’nun sevgisi hepimizi kurtuluş gemisine dahil edecekti.

Ama öyle mi?

Mü’minlik/Müslümanlık iddiasında bulunan milyonlarca insan nefislerine ve hayatlarına Allah’ın yasalarını müdahil ettirmek yerine insan nefsinin ve aklının ürünü olan yasalara boyun eğmiş olmanın sevgisizliğini ve bunun acısını yaşıyor yıllardır. Allah’ın razı olmadığı/olamayacağı ne kadar fiil varsa hayatlarımız o fiillerle kuşatılmış durumda. Şeytan ve dostlarının çizdiği düşünce ve hayat tarzı artık neredeyse rahatsız etmez oldu Müslümanları(!) Vahiyle yasaklanmış ne kadar fiil varsa rahatlıkla işlenebiliyor; bu kötü fiiller gittikçe normal bir hal alıyor ve kitlesel olarak hassasiyetlerimiz noktasında duyarsızlaşıyoruz. Buna rağmen Allah’tan bizleri sevmesini bekliyoruz. Bu bekleyiş ya sayı saymayı bilmediğimizi ya da dayak yemediğimizi gösterir. Bir yandan ‘Allahsız’ hayat yaşamak, diğer yandansa O’ndan sevgi beklemek aklından zoru olmaktır/bedavacılıktır.

Sevgi bedel ister. Bedelini ödemediğimiz hiçbir şeye sahip olma hakkımız yoktur. Bu bedel, Allah’ı razı edecek anlayış ve yaşam biçimini hayat tarzı haline getirmenin mücadelesini her şeye rağmen verebilmektir. Sevgi kuru bir sözden ibaret olamaz; ispat gerektirir.

Amaç Allah’ın sevgisini kazanmaksa –ki öyledir- hangi fiiller/eylemler Allah’ın sevmediği fiillerdir/eylemlerdir? Ayetler bize bu konuda neler söylüyor? Şimdi Kitab’a kulak verelim:

ALLAH KİMLERİ SEVMEZ?

1-Allah aşırılıkları/aşırı gidenleri ve sınırı aşanları sevmez:

2/190:Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. Sakın aşırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez.

5/87: Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez.

7/55: Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.

2-Allah bozgunculuğu ve bozguncuları sevmez:

2/205: O, dönüp gitti mi (yahut bir iş başına geçti mi) yeryüzünde ortalığı fesada vermek, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.

5/64: Yahudiler, Allah’ın eli bağlıdır (sıkıdır) , dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lânet olasılar! Bilâkis, Allah’ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun ki sana Rabbinden indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttırır. Aralarına, kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin soktuk. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa (fitneyi uyandırmışlarsa) Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.

28/77: Allah’ın sana verdiğinden (O’nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.

3-Allah küfürde ve günahta ısrar edenleri sevmez:

2/275-276: Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların «Alım-satım tıpkı faiz gibidir» demeleri yüzündendir. Halbuki Allah, alım-satımı helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah’a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse, işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.

Allah faizi tüketir (Faiz karışan malın bereketini giderir), sadakaları ise bereketlendirir. Allah küfürde ve günahta ısrar eden hiç kimseyi sevmez.

4-Allah kafirleri ve zalimleri sevmez:

3/31-32: (Resûlüm!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

De ki: Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.

3/57: İman edip iyi davranışlarda bulunanlara gelince, Allah onların mükâfatlarını eksiksiz verecektir. Allah zalimleri sevmez.

3/140: Eğer siz (Uhud’da) bir acıya uğradınızsa, (Bedir’de de düşmanınız olan) o kavim de benzer bir acıya uğramıştır. O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz (zaferi bazen bir topluma bazen öteki topluma nasip ederiz.) Ta ki Allah, iman edenleri ortaya çıkarsın ve aranızdan şahitler edinsin. Allah zalimleri sevmez.

30/44-45: Kim inkâr ederse, inkârı kendi aleyhinedir. Kimler de salih amel işlerse, ancak kendileri için (cennette yer) hazırlarlar.

Zira Allah, iman edip iyi işler yapanlara kendi lütfundan karşılık verecektir. Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.

5-Allah israf edenleri sevmez:

6/141: Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O’dur. Herbiri meyve verdiği

zaman meyvesinden yeyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.

7/31: Ey Âdem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.

6-Allah büyüklük taslayanları sevmez:

16/23: Hiç şüphesiz Allah, onların gizleyeceklerini de açıklayacaklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları asla sevmez.

7-Allah hainleri ve nankörleri sevmez:

8/58: (Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik yapmasından korkarsan, sen de (onlarla yaptığın ahdi) aynı şekilde bozduğunu kendilerine bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.

22/38: Allah, iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah, hain ve nankör olan herkesi sevgisinden mahrum eder.

8-Allah şımarıklıkları/şımaranları, kendini beğenip övünenleri sevmez:

28/76: Karun, Musa’nın kavminden idi de, onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü-kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona şöyle demişti: Şımarma! Bil ki Allah şımarıkları sevmez.

31/17-19: Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.

Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.

Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.

57/22-23: Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.

(Allah bunu) elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye açıklamaktadır. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.

42/40: Bir kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür. Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah’a aittir. Doğrusu O, zalimleri sevmez.

49/12: Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.

İslam denge dinidir. Hayatın her alanında ölçülü ve tutarlı olmayı emreder. Ölçüsüzlük ve tutarsızlık sevgisizliği de beraberinde getirir. Bu sebeple önce Allah’la bireysel ilişkimizde bu ölçülülüğü ve tutarlılığı pratik olarak ortaya koymalıyız. Ailevi ve toplumsal ilişkilerimizde somutlaştırıp dünya ölçeğinde şahitliğimizi yapmalıyız. Sevginin de ancak böyle hak edileceğine inanıyorum.

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı