GenelVideolar

Ayın Konuşmacı/Misafiri

İktibas Çİzgisi Dergisi İstanbul İrtibat Bürosu’nda Erdem UYGAN “Sünnet-Hadis ” konusunu anlattı

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Selâmun aleykum,
    sayın Erdem Uygan, 8 Kasım 21 tarihli videolarınızı izledik, istifade ettik, ağzınıza sağlık, teşekkür ederiz.
    Bir iki sualim olacak açıklamanızı rica edeceğim.
    Sünnet Hadis-2 videonuzun yaklaşık 33. dakikasında Bakara Sûresi 187. âyette vakitlerden ve oruç ibadetinde yapılan değişiklikten bahsederken “Oruç, Güneş’in batmasından imsak vaktine kadardır, bu sürede yeme içmede ve ilişkide bulunula bilinir” şeklinde belirttiniz. “Güneş battıktan sonra” tabirinden akşam vakti anlaşılıyor. Oysaki o âyette mâlûm “leyleyesSiyâmiresu; syam günlerinin gecelerinde” şeklinde geçiyor. Ve âyetin sonunda “orucu leyle-geceye kadar tutun-tamamlayın” şeklinde geçiyor. Kur’ân bütünlüğünde de baktığımızda Bakara/ 51, 187, Meryem/10, İsrâ/ 1, Müzzemil/ 2, 6, 20, Enbiyâ/ 33, Fâtır/ 13, Tâ, Hâ/ 130 gibi âyetlerde de “leyl;gece” tabiri olarak geçmektedir. Oysa “akşam” için Rûm/ 17 âyetinde de olduğu gibi diğer âyetlerde de leyl’den farklı kelimeler kullanılıyor.
    – Sualim şu; orucun açılması, yeme-içmenin başlaması, güneşin batımının hemen sonrası olan akşam vakti midir, yoksa akşamdan daha sonra olan yıldızların görünmesi diye de tanımlanan leyl-gece vakti midir?

    – Bir de; aynı videonun sonlarında Kur’ân sûrelerinin sıralaması ile ilgili suale verdiğiniz cevapta “Cebrâil ile Nebî karşılıklı Kur’ânı okuyorlar, hata olursa Cibril düzeltiyor, böylece Kur’ân mukabele ile düzenlenmiştir” şeklinde bir ifadeniz geçti.
    Âcizane ben Hazreti Nebî’nin ve yakın arkadaşlarının karî-hâfız olduklarını ve bu günkü sıralamayı da birlikte yaptıklarını, şayet Allah bu sıralamadan râzı olmasaydı zaten kendisine bildirirdi diye düşünüyor bu kanaati taşıyorum, yanılıyorsam lütfen düzeltin.
    Sual: Oysaki siz farklı bir şey söylüyorsunuz ve bu dediğinize geleneksel yaklaşımda olanlar da söylüyor. Kur’ândan
    bu çıkarımın nasıl yapıldığını bulamadım, lütfen konuya açıklık getirir misiniz.

    – Bir hususa da dikkat çekmek istiyorum; ilk defa sizden duyduğum “Kurân’cılar” tabiri hakkında. Anladığım kadarıyla bu kelimeyi, Kur’âna yanlış mânâ veren yahut olmadık çıkarımlarda bulunanları yermek için kullandığınız anlaşılıyor, şayet yanılmıyorsam. Eğer öyleyse; sapkınlık içinde bulunanları adlandırmada Kur’ân gibi sembol bir kelimeyi kullanmanızın çok sakil kaçtığını söylemek isterim. Atalar dîni mensubu, gelenekçi-hurafeci takımı zaten sözlerine “bu Kur’ân diyenler!” şeklinde başlayarak ileri geri konuşup suçlamalarda bulunuyorlar bilirsiniz. Bunların ağzına bu kelime pelesenk olursa bütün Hak Söz’ü dile getirenleri de kapsayacak şekilde kullanırlar. Siz kelime dağarcığı zengin bir insansınız, bunun yerine daha başka bir tanımlama getirmeniz uygun olur, size yakışan da budur. Kusura bakmazsanız “Allah’ın sembollerine saygılı olmalıyız” hassasiyetimizden ötürü bu hatırlatmayı yapmak istedim.

    Yeni videolarınızı beklerken,
    tekrar selâm eder, hayırlar temennî ederim
    Nûreddîn Âdil

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı