GenelOkuyucu Yazıları

Dinde Akletmenin Önemi

Şaban Tekin/Elazığ

Akıl: doğru ile yanlışı ayırabilme ve tercih yapabilme yetisidir. Doğru ve yanlışların yoğun olarak birbirine karıştığı, doğru ve hak olarak kendini lanse etmeye çalışılanlar içinden hayat kaynağını ayırt edebilen melekeye akıl denir.
Akıl kevni ayetler, enfüsi ayetler ve vahiy kişiyi mutlak doğruya ulaştıran ilahi mihenk taşlarıdır. Akıl kurandaki ayetlerde isim kalıbında değil, fiil kalıbındadır; aktif olmayı, faal olmayı araştırıp tetkik etmeye atıfta bulunmaktadır.
96.1 – ‘’(1-2) Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak”dan yarattı. 3 – Oku, çünkü Rabbin Sonsuz Kerem Sahibidir, 4 – (insana) kalemi kullanmayı öğretendir, 5 – insana bilmediğini belleten! .6 – Gerçek şu ki insan fütursuzca azar,7-ne zaman kendini yeterli görse 8 – oysa, herkes eninde sonunda Rabbine dönecektir.’’
Yaradan Rabbinin gör dediği basiretli açıdan afakın hikmetlerini okumak gerekir. Ontolojik olarak varlığın keyfiyetinindeki fizik, kimya, matematik, astronomi… vb ilmin kainatta en küçük bir unsurdan en büyük unsurlara kadar yaratılışındaki ve işleyişindeki müthiş gücü, mutlak hakimiyetini akledip anlamak basiretli insanların halidir.
3.190 – Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaratılışında ve gece ile gündüzün birbirini izlemesinde derin kavrayış sahipleri için alınacak dersler vardır, 191 – Onlar ki ayakta dururken, otururken ve uyumak için uzandıklarında Allah’ı anar, (ve) göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler: “Ey Rabbimiz! Sen bunları(n hiç birini) anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateşin azabından koru!”
Allah kitabında kendi varlığına çok vurgu yapmıyor, ulûhiyetinin kanıtı olarak yerde ve gökte olanların varlığı ve işleyişi üzerinden insanların aklederek hakikate erişmelerine sık vurgu var. Sorgulayan bir aklın hakikat ile inşa olup mutmain olmasını istemektedir. Kişinin imanının taklidi bir inanç kapsamında olmaması aklın yoğurduğu, vicdanın sonuçta ulaştığı mutmain bir imanın olması istenmektedir.
Aklı olmayanın dinden sorumluluğu yoktur. Aklı olmayanın dinide yoktur. Akıl ve din çelişmez, akıl Allah’ın yeryüzündeki bir terazisidir. İmam Maturidi: ‘Kuran ve peygamber olmasaydı akıl Allah’ı bulabilecek melekeye sahiptir’ demekte.
21.30 – Peki, hakkı inkâra şartlanmış olan bu insanlar, göklerin ve yerin (başlangıçta) bir tek bütün olduğunu ve Bizim sonradan onu ikiye ayırdığımızı ve yaşayan her şeyi sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Hala inanmayacaklar mı?
51.47 – Biz göğü ‘büyük bir kudretle’ bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.
Ontolojik olarak dünyanın, gezegenlerin, uyduların, göktaşlarının, samanyolunun ve evrenin aşama aşama yaratılması ve genişletilmesi olayı akledenlerin hakikate ulaşması için kevni ayetlerin akılları harekete geçirmesi için çok güçlü somut ayetlerdir. Bilimsel olarak evrenin yaratılışı bigbeng teorisine çok yakın uzay boşluğunda çok büyük bir enerjinin açığa çıkması ve maddenin ondan belli safhalar sonrasında oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Kozmik ardı ışınlarla kainatın genişlediği bilimsel olarak tesbit edilmiştir.
Batıda skolastik anlayışın kalıplaşmış bilgi dayatması insan bilincini iğdiş etmesi temiz akıl sahibi olmayı engelleyen bir yapı oluşturmuştur. Dünyanın dönmediği, dünyanın düz olduğu, güneşin dünyanın etrafında döndüğü anlayışı bağnazlığın olduğu her yerde dayatılmıştır; bilim ve teknolojinin gelişmesi ile afaktaki hakikatler net olarak ortaya çıkmış ve hakikatin ne olduğu daha iyi anlaşılmıştır; hakikat yani sünnetullah genel geçer kurallardır.
Hakikat su misalidir köpük ise zan gibidir köpük uçar su kalır; hakikat dünya döndükçe her daim var olacaktır. Bağnazlıklar, hakikat diye iddia edilen uydurmalar mutlak olarak köpük hükmündedir; hak daim olarak su misali her daim var olacaktır.
Ontolojik okumaya devam ettiğimizde içinde yaşadığımız dünyada sünnetullahın mükemmel işleyişi her şeyde bariz bir şekilde müşahede edilmektedir. Su döngüsü, azot döngüsü, fosfor döngüsü… vb ekosistemde dinamik olarak devam etmektedir.
22.5 – Ey İnsanlar! Ölümden sonra kalkış (olgusun)dan şüphedeyseniz, o zaman, (hatırlayın ki,) Biz, gerçekten de sizi(n her birinizi) topraktan, sonra bir döl suyu damlasından, sonra döllenmiş hücreden, sonra (temel unsurları ve istidatlarıyla) tamamlanmış ama (bütün ögeleriyle) henüz tamamlanmamış bir ceninden yarattık ki, size (menşeinizi böylece) açıklayalım. Ve (doğmasını) dilediğimizin, (annesinin) rahminde (Bizce) belirlenmiş bir süre için kalmasını sağlarız; sonra sizi çocuk olarak dünyaya getirir ve (yaşamanıza imkan veririz); böylece (bazılarınız) olgunluk çağına erişir; öyle ki, kiminize (daha çocukluk çağında) ölüm tattırılırken, kiminiz de yaşlılığın öyle düşkün çağlarına eriştirilir ki, bildiğini bilmez olur. Ve (sen, ey insanoğlu, ölümden sonra kalkıştan şüphe ediyorsan, düşün ki:) bir bakıyorsun yeryüzü kupkuru; ama ona su indirdiğimizde, (bir de bakıyorsun) canlanıp kabarmış ve her türden güzel ekinler ortaya koymuş!
Canlıların yaradılışı ve gelişimi safha safha devam etmekte ve belli bir zamandan sonra nihayete ermekte, İnsanın yaradılışı doğup büyümesi genç ve dinamik çağı ve yaşlılık dönemi sonrasında nihayete eriş kâinatta gözlemlenen mutlak bir süreç yani ilahi sünnetullahtır. Varlığı mutlak olan ve zeval bulmayacak olan tek güç âlemlerin Rabbi olan Allah’tır.
Dini Allaha has kılmayanlar, dinin önüne kendi çıkarlarını, egolarını, ayrıcalıklı olmaları, seçkinler, seçilmişlerden olanlar dinden bir kısmını alıp küfre hakikat gömleğini giydirerek hak suretinde görünerek insanları aldatmaktadırlar. Yahudiler Allah’ın seçkin kulları olduklarını, diğer insanların kendilerine hizmet etmek için yaratıldığını savunan anlayış yani seçkin toplum din anlayışı büyük bir çarpıtma ve aldatmacadır. Aklını kullanmayan insanlar, toplumlar kavmiyetçi bağnazlık bataklığından kurtulamazlar.
62.6 – De ki: Ey Yahudîler! Eğer siz cidden insanlardan ayrı olarak Allah’ın dostları ve yakınları bulunduğunuzu iddia ediyorsanız ve eğer doğru sözlülerden iseniz haydi ölümü temenni ediniz!
Hıristiyanların teslis inancı tevhidi inanca aykırıdır, din dışıdır; insanlara uydurma bir inancı tevhit diye yutturmaktadırlar. Aklını kullanmayanlar gelenek ve kültürün körleştiren paradigmasını sorgulamayan mankurtlaşmış bu yapının tortularından arınması imkânsızdır. Hakikatin ölçüleri kuran, afak ve enfüs ayetleri kişiye ışık tutarak hakka ulaştırır.
9.30 – Yahudiler: “Üzeyir Allahın oğludur” diyorlar; Hıristiyanlarsa: “İsa Allahın oğludur” diyorlar. Bunlar, özleri itibariyle, böylelerinin geçmiş çağlarda hakkı inkar edenlerin uydurduğu asılsız iddialara özenerek dillerine doladıkları söylentilerdir! (işte şu bedduayı hak ediyorlar:) “Allah kahretsin onları!” Zihnen nasıl da saptırılıyorlar!
Hint mistisizmi, benzeri anlayışlar dinin hayatla bağlantısının koparılıp sadece nefis tezkiyesine yönelmeleri ve yöneltmeleri bir aldatmacadır. Din ve dünya birlikteliğini param parça etmekte sadece dini belli mekânlara ve belli ritüellere hasretmek dini anlayışı çarpıtmaktır. Dinin dünya ve ahiret saadeti için önerdiği ve pratikte var olan muhkem yapısı her ikisinin ölçüler dahilinde en iyi şekilde farkında olarak, bilinçli bir şekilde imar edilmesidir. Ölçüler dahilinde ifrat ve tefrite kaçılmadan vasat bir ölçüde adalet ve eşitliğin, emeğin karşılığının gözetildiği adaletli bir yapının inşa edilmesidir.
Allah belirlediği ölçüler dâhilinde insanın, toplumun, hayatın yaşanabilir olmasını en üst düzeyde gerçekleştirilmesini istemektedir. Hayatın kimseye dar edilmemesi, bağnazlık ve fanatikliklerin ortadan kaldırıldığı, insanca yaşayabilmenin hakim olduğu, inançların birbirine dayatılmadığı bir ortamda insan onurunun, namusunun, emeğinin istismar edilmediği adaletin ve emniyetin olduğu; ehliyet ve liyakatin değer gördüğü ilahi ölçüyü hayata hakim kılmak gerekir. Akıl sahibi basiretli insanlar fıtratın gereği olarak haktan yana tavır belirler ve aldatıcı şeytanların aldatmalarını görerek haktan yana tavır belirlerler.
Firavun kavmini aptallaştırdı, toplumsal hayatı zorlaştırdı; oyun ve eğlenceyi arttırarak insanların gözlerini boyadı. Oluşturduğu hayat felsefesi ile insanları tevhitten kopararak aptallaştırdı.
Hakikatin ne olduğunu araştırmayan, sorgulamayan doğduğu ve yaşadığı hali en doğru hakikat olarak benimseyip tabi olunan inanca saplanıp kalmasını sağlayan mantalite ile toplumunu en iyi şekilde sihirlemişti.
Çoğunluk alışkanlıklarının rahatlığını terk etmek istemez, alışkanlıklar zan kaynağından hayat bulur; zannın tamamı batıldır, hakikat namına hiçbir değeri yoktur.
Nemrut, Hz İbrahim’e senin Rabbin öldürür diriltirmiş bende tebaamdan bir insanı öldürür birini sağ bırakırım onu diriltmiş olurum tarzı söylemiyle müstekbirlenince Hz İbrahim’in hikmetli cevabı küfrün mantalitesini tuzla buz etmekte; benim Rabbim güneşi doğudan doğurur, batıdan batırır; haydi ilahlık iddia eden sende güneşi batıdan doğur doğudan batır dediğinde ifsat edicinin argümanı yerle yeksan oldu.
Hakikati aklını hakkıyla kullananlar, temiz akıl sahipleri, akledenler anlayabilir. Tevhit Allah’ın ölçüsüne hiçbir şeyi katmadan o ölçünün gereği doğrultusunda yaşamakla olur. Kurtuluşa erecekler Allah’ın ölçüsüne tabi olup gereğini yapanlaradır.

Show More

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Related Articles

Bu yazıda 1 yorum bulunmaktadır

  1. Kavramına sahip olunmayan şey görülemez. Nasıl ki teleskop olmadan uzak cisimler, mikroskop olmadan küçük cisimler çıplak göz tarafından görülemez ise, aklın gözü olan, ona teleskop ve mikroskop hizmeti veren kavramlar olmadan da akıl göremez; öte bir deyişle, akıl yalnızca kavramına sahip olduğu şeyi görebilir.
    http://meerstr11.blogspot.com/2017/01/akil-bu-gibi-genel-tanimlar-kisinin.html
    Onlar ki ayakta dururken, otururken ve uyumak için uzandıklarında Allah’ı anar, (ve) göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler:
    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=464306904020716&id=100013242319421
    Aklını kullanmayan insanlar, toplumlar kavmiyetçi bağnazlık bataklığından kurtulamazlar.
    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=464264214024985&id=100013242319421
    Allah belirlediği ölçüler dâhilinde insanın, toplumun, hayatın yaşanabilir olmasını en üst düzeyde gerçekleştirilmesini istemektedir.
    https://bredaholland.blogspot.com/2018/06/yeni-bir-medeniyet-kurulacak-ve-bunu.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close