GenelYazarlardanYazılar

Dünya’da KÖRLÜK !)

“Kim bu dünyada (gerçekleri görmede) kör ise, ahirette de kör olacak, hatta yol bulmadaki şaşkınlığı daha da beter olacaktır”.

“Az kalsın onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı düzüp uydurman için seni fitneye düşüreceklerdi. (Bunu başarabilselerdi) o zaman seni dost edineceklerdi”.

“O zaman da hayatın ve ölümün azabını katlayarak sana tattırırdık. Sonra da kendine bize karşı bir yardımcı bulamazdın”.İsra 72-75

“De: “Allah’ın hazineleri benim yanımda demiyorum size. Gizlilikleri de bilmiyorum. Size, bir melek olduğumu da söylemiyorum. Sadece bana vahyedileni izliyorum.” şunu da söyle: “Kör ile gören bir mi?” En’am 50.

“Rabbinizden size aydınlatıcı bilgiler gelmiş bulunuyor. Kim görürse kendi yararına, kim körlük ederse kendi zararınadır. Ben üzerinize bekçi değilim. En’am 104.

“Kitap verilenlere her türlü ayeti (mucizeyi) getirsen de onlar yine senin kıblene yönelmez. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymaz. Sana gelen bu bilgiden sonra, onların keyfine uyarsan zalimlerden olursun. Bakara 145

“Kendinden önceki kitapları doğrulayan, onların yerine geçen bu kitabı, gerçekleri kapsayıcı olarak sana indirdik. Allah’ın sana indirdiğiyle aralarında hüküm ver. Sana gelen gerçekleri bırakıp onların hevesine uyma. Her biriniz için bir yasa ve yöntem belirledik. Allah dileseydi hepinizi bir tek toplum yapardı. Ancak, size verdikleriyle sizleri sınıyor. İyilikte yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Ayrılığa düştüğünüz konuları size bildirecek. Maide 48.

“Sana bu kitabın verileceğini ummazdın; ancak bu Rabbinden bir rahmettir. Kâfirlere arka olma. Kasas 86.

“Sana indirildikten sonra seni Allah’ın ayetlerinden saptırmasınlar. Rabbine çağır; ortak koşanlardan olma. Kasas 87.

“Sonra sana da din konusunda bir yasa verdik; sen ona uymalısın, bilmeyenlerin keyfine uyma. Casiye 18.

“Kendilerinin ödün verip uzlaşabilmesi için senin de ödün verip uzlaşmanı istediler. Kalem 9.

“Zalimlere sakın sempati duymayın, onları desteklemeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez. Hud 113

“Hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seninle mücadele ederlerse ikisine de uyma. Ancak dünyada onlara iyi davranmalısın. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz banadır ve yaptığınız her şeyi size bildireceğim. Lokman 15.

“Allah’ın kendilerine kızgın olduğu bir topluluğu dost edinenlere dikkat etmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler! Mücadele 14.

“Ey inananlar, benim düşmanımı ve sizin düşmanınızı dost edinmeyin. Size gelen gerçeği inkar etmiş ve Rabbiniz olan Allah’a inandığınız için elçiyi ve sizi (ülkenizden) çıkarmış oldukları halde siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Rızamı kazanmak için yolumda bir cihada çıktıysanız, onları nasıl gizlice sevebilirsiniz? Oysa ben, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da çok iyi bilirim. Sizden kim böyle davranırsa doğru yoldan sapmış olur. Mümtehine 1.

“De ki, “İnananları sağlamlaştırsın, Müslümanlara bir yol gösterici ve müjde olsun diye Kutsal Ruh onu Rabbinden gerçekle indirdi. Nahl 102.

“Onlara apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, bize kavuşmayı ummayanlar, “Bundan başka bir Kuran getir, yahut onu değiştir!,” derler. De ki: “Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben yalnız bana vahyedilene uyarım. Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım.” Yunus 15.

“Bizim için sadece dünya hayatı vardır, diriltilecek değiliz,” diyorlardı. En’am 29.

“O, hanginizin daha iyi iş yaptığını test etmek için gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Egemenliği suyun üzerinde idi. Buna rağmen, kâfirlere, “Siz ölümden sonra diriltileceksiniz,” desen, kâfirler, “Bu, ancak açık bir büyüdür (kandırıcı bir sözdür),” diyeceklerdir. Hud 7.

“Şaşacaksan, onların şu sözlerine şaşmalısın: “Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?” İşte onlar, Rab’lerini inkâr edenlerdir. Onlar, boyunlarına prangalar hak edenlerdir. Onlar ateşin halkıdır; nitekim orada ebedi kalıcıdırlar. Rad 5

“Allah ölmüş olanı diriltmez diye tüm güçleriyle Allah’a yemin ederler. Hayır, O’nun verdiği gerçek bir sözdür o. Ancak insanların çoğu bunu bilmiyor. Nahl 38.

“Dediler ki: “Kemik ve ufak parçalar haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz!” “De ki: “İsterse taş veya demire dönüşün” “Yahut sizce imkânsız görünen bir biçime girin, fark etmez.” Buna karşılık, “Bizi kim geri döndürecek,” diyecekler. De ki: “Sizi ilk önce kim yarattıysa O!” Sonra başlarını sallayıp, “Peki ne zaman,” diyecekler. De ki: “Belki düşündüğünüzden daha yakın…” Sizi çağıracağı gün, siz ona övgüyle karşılık verirsiniz ve çok kısa bir süre kalmış olduğunuzu anlarsınız. İsra 49-52.

“Sizin gibi bir insana uyarsanız, siz o zaman gerçekten kaybedersiniz.” “Siz öldükten, toprak ve kemik haline dönüştükten sonra, sizin geri çıkacağınıza mı söz veriyor?” Size söz verilen bu şey imkânsızdır, imkânsız!” “Yaşantımız sadece bu dünyadadır. Yasarız, ölürüz. Asla dirilecek değiliz.” Müminun 34-37.

“Ve yaradılışını unutarak bize örnekli bir soru yöneltti: “Çürüdükten sonra kemikleri kim diriltecek?” De ki, “Kim onları ilk kez yarattıysa onları yine O diriltecek. O her türlü yaratmayı bilendir.”Yasin 78-79.

“Allah’ı bırakıp, kendilerine ne zarar ne de yarar veremeyenlere tapıyorlar ve “Bunlar, Allah yanında bize şefaat edecekler,” diyorlar. De ki: “Allah’ın göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi O’na bildiriyorsunuz? O çok yücedir, ortak koştuklarınızdan uzaktır.”Yunus 18.
_Yorumsuz.Vesselam._

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir