GenelOkuyucu Yazıları

Evren ve Biz

Mürüvvet ÇALIŞKAN/Sosyolog, Felsefe Öğretmeni

Evren ve İnsanın Yaratılışı Hakkında;

Evrenin nasıl yaratıldığı konusu çağlar boyu düşünürlerin zihnini meşgul etmiş, çeşitli fikirler ortaya
atılmıştır. Örneğin Yunan’da evren yaratılmamış ezelden beri varlığını sürdürmektedir.1
Evren hakkındaki bilimsel gelişmeler, temel olarak daha önce ortaya çıkmış olan bilgilerin birikimine;
bu bilgilerin kabul edilmesine, reddedilmesine veya değiştirilmesine dayanır. Bundan dolayı bilim
tarihinde, geçmiş dönemlerdeki bilgi birikiminden etkilenmemiş bir gelişme ya da başarıdan söz
edilemez. Bu anlamda bir bilim alanındaki gelişmenin birdenbire ortaya çıkması mümkün değildir.
Bütün bilim dallarında görüldüğü gibi, fizik bilimindeki temel problemler ve gelişmeler de, daha önceki
dönemlerde yapılan bilimsel çalışmalarla çok yakından ilgilidir.

Bilimsel bir teori bağlamında ilk kez kapsamlı bir teori ortaya koyan Filozof Aristo’dur. Fizik alanında
yapılan çalışmaların kavramsal çerçevesine bakıldığında Aristo fiziğinin ciddi bir katkısı olduğu
gözlenmektedir. Bundan dolayıdır ki, Aristo fiziğinin bilim tarihindeki yeri asla tartışılmaz. Aristo
fiziğinin kavramları üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda Klasik Fizik doğmuştur diyebiliriz.
Aristo’nun kavramlarıyla şekillenen klasik fizik anlayışında doğadaki olgu ve olaylar, mekanist bir
biçimde yorumlanmış ve sonunda da katı ve kesin bir determinist bir anlayış ortaya çıkmıştır.
Sistemdeki her bir öğenin geleceği, mutlak bir kesinlikle önceden kestirilebilir hale gelmiştir.
Determinist evren anlayışının sonucunda ortaya atılan kesinlik / zorunluluk dediğimizde neyin
kastedildiğini hepimiz biliriz. Bir şeyin olması gerektiğinde, başka türlü olmamasıdır. Evrendeki kesinlik
/ zorunluluk ilkesinin metafiziği yapıldığında ise mutlak kadercilik anlayışını benimsemiş oluruz.
20. yüzyılın başlarına kadar Aristo fiziğiyle şekillenen mekanik evren görüşü; M. Planck tarafından
ortaya atılan kuantum fiziğinin temelleri ile Einstein’ın öne sürdüğü Özel ve Genel Rölativite (Görelilik)
Teorisi sayesinde, klasik fizikteki zaman ve mekân algımız radikal bir şekilde değişti. 20. yüzyılın
ortalarından sonra ise klasik fizikte kabul gören ” mekanik evren” anlayışı Büyük Patlama (Bing Bang
teorisi) teorisi ile değişmeye başladı. Büyük Patlama teorisine kadar tüm sosyo kültürel, ekonomik,
eğitim ve öğretim yapımız klasik fizikteki mekanik evren algısına göre şekillenmiştir.

Büyük Patlama teorisi ile ne değişti?

Yaratılmamış ezelden beri varlığını sürdüren evren anlayışı değişerek; başlangıcı olan bir evren
anlayışına yerini bıraktı. Atomun parçalanmasıyla; parçalanamayan anlamına gelen atom parçalanıp
içerisinden devasa bir güç ortaya çıkınca, en küçükte en büyük gücün olduğu imgesi zihinlerde yerini
buldu. Bu anlayışta evren geriye doğru lineer bir şekilde sarıldı, sonsuz sıcaklıkta, sonsuz hacimde ve
sonsuz yoğunlukta boyutsuz bir noktadan evren patlatıldı.

Noktaya sıkıştırılmış evrende;

Noktada fizik kuralları işlemez. Nokta kavramı yine Yunan felsefesinden alınan bir kavramdır. Noktada
en, boy, derinlik zaman yoktur. Bing Bang teorisini kabul eden Cizvit Papazı Lemaitre’nin de dediği gibi
“meşe palamudunda saklı evren” de2 tıpkı mekanik evren anlayışında olduğu gibi; her şey en ince
ayarlarla baştan belirlenmiştir. Anlayacağınız Bing Bang teorisinde de Aristo’nun determinist evren
anlayışından, zorunluluk (nedensellik) ilkesinden vaz geçilmemiştir.

Hiç kimse başlangıç koşullarında noktada bulunan sonsuzluk ve sıcaklık kavramını eleştirmedi.

Sonsuz sıcaklığın nasıl meydana geldiğini sorgulamadı.

Nereden geldi sonsuz sıcaklık?

Bu teori bir yoktan yaratma mıdır?

Görseldeki şemadan yola çıkarak;

Bing Bang Teorisine delil getirilmeye çalışılan ayetlerden, Bing Bang teorisi ve genişleyen evren teorisi
çıkar mı?

Kâfirlerin görmeleri gerekmez mi gökler ve yer bütün halinde iken patlattık ve her canlı şeyi sudan
yarattık; hâlâ inanmayacaklar mı? (Enbiya 21/30)

Göğü ellerimizle bina gibi yaptık. Biz bunu yapacak güçteyiz. (Zariyat 51/47)

(Şimdi düşünün:) Sizin yapınız mı daha sağlam yoksa göğün yapısı mı? Onu Allah yaptı. (Naziyat 79/27)
Tavanını yükseltti ve dengesini kurdu. (Naziyat 79/28)

Naziyat Suresinin Devamındaki ayetlerde yer göklerden ayrıldıktan sonra yerin, bundan sonra
döşendiği, suyunu, otlağının çıkarıldığı ve dağların sabitlediği anlatılmaktadır.3 Ayetlere göre, bitkilerin
ve hayvanların yaratılması, göklerin ile yerin yaratılmasından ve gecenin ile gündüzün oluşmasından
sonradır. Yedi ayette, göklerin ve yerin altı günde yaratıldığı bildirilmiştir.

Bunu, hem siz hem de küçük ve büyükbaş hayvanlarınız yararlansın diye yaptı.(Naziyat 79/33)
Bing Bang Teorisi ile açıklanamayan yerin alçaltılması, göğün yükseltilip tavan yapılması bizi
düşündürmelidir. Newton da yağmurun neden yukarıdan öyle yağdığını açıklayamadı. Klasik Newton
fiziği güneş merkezlidir ve evren güneş merkezli çekim kanununa göre işliyordu. Bu kanunun her yerde
aynı işlediği varsayılıyordu. Güneşe yakın cisimler, çekim dolayısıyla çok hızlı, uzaklaştıkça çekim güçleri
zayıfladığı için daha yavaş dönerler savı savunuluyordu. Oysa yapılan gözlemler bunun tam aksini
söylüyor. Newton’un yerçekimi kanununun ilk kat semadan sonra işlememesi, güneşten daha uzak
cisimlerin neden hızlı döndüğü konusunda teoriler geliştirilmektedir. Gök cisimlerinin hızlı dönüşünü
karanlık madde denilen bir ortamın sağladığı savı dillendirilmeye başlandı. Karanlık madde olgusu ise
hala karanlık olma ( bilinemez olma) vasfını korumaktadır. Karanlık madde Büyük Patlamadan daha eski
olabilir teorisi de birçok teoriyi değiştireceğe benziyor.4

Görsel şema üzerinden düşünmeye devam edersek, güneşin gölgeye delil getirilmesi5 de ( gölgeler
bizim zaman ve mekânla bağımızı kurar) şema üzerinden açıklanamaz. Oysa gölgelerin namaz
vakitlerini belirlemekteki rol tartışmasızdır. Namaz, oruç ve hac ibadetleri dinimizin direğidir.
Günümüzde bazı gruplar namazın olmadığını dillendirmeye başladılar bile… Tövbe Suresi 36. Ayette
geçtiği gibi “Gökleri ve yeri yarattığı gün, Allah’ın Kitabında olan şudur: Allah katında ayların sayısı on
ikidir; bunlardan dördü haram aylardır. İşte doğru hesap budur. Öyleyse siz bu aylarda kendinizi kötü
duruma düşürmeyin. O müşrikler, nasıl sizinle topyekûn savaşıyorlarsa sizde onlarla topyekûn savaşın.
Bilin ki Allah, kendisinden çekinerek korunanlarla beraberdir.” Ayetten de anlaşılacağı gibi sabitlenen
ayların sayısı da ne Bing Bang ne de genişleyen evren teorisi ile de açıklanamaz.

Taşkın Tuna, Bing Bang ve genişleyen evren teorisini anlattığı kitabında6 bir gün evren öyle genişleyecek
ki tüm yıldız ve gezegenler bizden uzak olacaktır demektedir. Tuna’ya göre evreni genişlemesi sadece
bugün için değil tüm geçmiş zamanlar için geçerlidir. Bir balonun şişirilmesi gibi yıldızlar, gök cisimleri
ve evrendeki tüm boyutlar için kabul edilen bu genişleme geçerlidir demektedir. Bu teorinin sonunda
evren ya içine çökecek ya da tekrar patlayacaktır. Ayrıca Taşkın Tuna “Muhammedi Bilinç” adlı
kitabında Muhammedi Nur teorisini Büyük Patlama teorisi ile açıklamaya çalışarak işin metafiziğini de
yapmaktadır. Sizce Muhammedi Nur teorisi Kur’an’dan destek alır mı?

Bing Bang Teorisi İle Ne Değişti?

Bing Bang teorisi ile Yunandan beri savunulan ezeli evren algısı değişti, fakat yerini Hıristiyanlığın Logos
inancına bıraktı. Cizvit Papazı Lematrie Bing Bang teorisini ve genişleyen evren teorisini savundu.
Katolik kilisesi de 1951 yılında bu teorinin dinin izahlarıyla tam bir uyum içerisinde olduğunu açıkladı.7
Hıristiyanlığın Logos inancının bize yansıması olan, Taşkın Tuna’nın da savunduğu Muhammedi Nur
teorisidir.8 Diyebiliriz. Neo Platonculuğun savunduğu sudur teorisi de, büyük patlama teorisi ile
açıklanabilir hale geldi. Sudur teorisi yoktan yaratmayı kabul etmez üstelik sudur teorisi de,
Hıristiyanlığın logos inancı ile benzerlikler göstermektedir.

Aslına bakarsanız fizik ve kozmolojide açıklanamayan bir sürü mesele vardır. Bir teoriyi geliştiren ve
kullanan bilim insanları teori içinde açıklanamayan bir olayı, teoriye yeni bir hipotez, tarif veya
matematiksel hesaplamalarla ilaveler yaparlar. Bilim insanları bir teoriyi başka bir teoriyle
değiştirmeden eski teorilerinden vazgeçmezler. Yapılan bilimsel teorilerde bizim felsefi ve metafizik
algımızı şekillendirirler.

Klasik fizik pozitivist felsefeyi doğurdu ve modern fizik ise modern ve post modern felsefesini doğurdu.
Günümüzde ise modern fiziğin kuantum fiziği ile başı derttedir. Dolayısıyla kuantum felsefesiyle de
determinist evren algısı değişmeye başlandı. Formüle edildikleri biçimiyle modern fizikteki genel
görelilik kuramları ile kuantum fiziğinin kuramları aynı zamanda doğrulanamaz.9 Üstelik Bing Bang
Teorisiyle savunulan göklerin genişlemesi ve maddenin yapısını açıklayan teoriler de Kuantum fiziği ile
açıklanamaz!

Konuyu kısaca toparlayacak olursak; evrenin yaratılışında birçok bilinmeyen vardır. Bu teorilerle
meleklere, kitaplara, elçilere, ahirete iman ve özgür irade meselesi ile mucizeler, canlılık, ruh, emir ve
yasakların gerekliliği vd. birçok konu açıklanamaz. Elimizde mutlaka teorilerimizi destekleyecek temel bilgiler kitabımızın olması gerekir. Bir temelimiz olmazsa dayanağımız da olmaz. Evreni yaratan bizi
bize anlatır. Kimseye kul olmayalım diye…10

Cenab-ı Hakkın da buyurduğu gibi “Ey inanıp güvenenler! Bilginlerin ve din adamlarının birçoğu
insanların mallarını haksız yolla yer ve onları Allah’ın yolundan engellerler. Altını ve gümüşü kasalarda
saklayıp da Allah yolunda harcamayanları acıklı bir azap ile müjdele.” (Tevbe 9/34)

1 http://bigbang.gen.tr/wp-content/uploads/2011/10/big-bang-caner-taslaman.pdf
2 Caner Taslaman / Bing Bang ve Tanrı / İstanbul Yayınevi 2006 / Lematrie’ın Çözümü s.32                                  3 Ayrıca baknz. Fussilet Suresi 41/9.10.11.12
4 https://www.aksam.com.tr/guncel/karanlik-madde-buyuk-patlamadan-daha-eski-olabilir/haber-996016/ 8
Ağustos 20195                                                                                                                                                          5 Bknz. Furkan 25/45
6 Taşkın Tuna / Ol Dedi Oldu / Bing Bangin Nefes Kesen Öyküsü / Şule Yayınları Ekim 2005
7 Caner Taslaman / Bing Bang ve Tanrı İstanbul Yayınevi 2006 / Lematrie’ın Çözümü s. 33
8 Ayrıntılı bilgiler edinmek için; Abdülaziz Bayındır / Aracılık ve Şirk / Süleymaniye Vakfı Yayınları
9 Brıan Greene / Evrenin Zerafeti /Tübitak Popüler Bilim Kitapları / Kasım 2013 / s.4                                           10 Bknz. Hud 11/1.2

Etiketler
Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir