GenelOkuyucu Yazıları

Hakikat Arayışı-1

Şaban Tekin/Elazığ

İnsanlık varoluş sürecinde farklı etkenlerin etkisi ile bin bir çeşit anlamlandırmaların girdabına kapılarak farklı  yönlere savrulmakta. İnsanın arayış süreci somuttan soyuta doğru anlamlandırma aşaması ile başlamıştır.Eşyaya anlamlar yüklemesi, anlamlandırması somuttan soyuta olgulara geçiş, metafiziği sorgulaması anlam dünyasında farklı perspektifleri doğurmuş bir çok felsefik anlam dünyasının oluşmasına neden olmuştur.

Kavramların olgusal süreci coğrafyalarda, toplumsal yapılarda farklı anlam dünyalarında farklı metaforlara neden olmuştur. Farklı toplumlar yaşamsal süreçlerinde savaşlar, göçler, ölümler, isyanlar, varsıllar, kıtlıklar,  eğlenceler, merasimler…vb toplumsal hafızalarda yada derin otoritelerce farklı anlamlar yüklenerek ya telin edilir yada en nihai seviyede takdis edilir, dini motiflerle süslenerek kutsallaştırılır ve baştacı edilir.

Toplumsal hayat ile başgösteren kurgusal varolma mücadelesinde, yarı sistematik yada sistematik oluşumunu muhkem kılmak için kutsallaştırılan; kutsananların bekasının devamı için kutsallaştırma paradigma çarkı  olmazsa olmazdır. Her daim kutsallaştırma çarkı  harıl harıl işlemekte mütrefler, meleler, din bezirganları anlam dünyasını tersyüz ederek toplumu sihirleyerek kutsal buzağılar oluşturmakta.

Ayı ,güneşi ilahlaştırmak; meleklerin Allah’ın kızları olduğunu iddia etmeleri, ellerinde kesin bir delil olmadan ,ilahi kitaba dayanmadan zandan beslenen tutarsız bilgilerle toplumlar sihirlenip ifsat edilmekte.

2/170- Onlara; “Allah’ın indirdiklerine uyun” denilince; “Hayır, biz atalarımızdan gördüklerimize uyarız” derler. – Peki, ya onların ataları hiçbir şeyi düşünemeyen, doğru yolu bulamamış kimseler idiyse de mi öyle yapacaklar? Peki, ya onların ataları hiçbir şeyi düşünemeyen, doğru yolu bulamamış kimseler idiyse de mi öyle yapacaklar?

2/171-Küfredenlerin misali ;bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan, haykırıp duranınki gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; düşünemezler.

53/NECM-23: Onlar (bu isimler) ancak sizin ve babalarınızın onları isimlendirdiğiniz isimlerdir. Allah onlara hiçbir sultan (delil) indirmedi. Onlar sadece zanna ve nefslerinin arzuladığı şeylere tâbî oluyorlar. Ve andolsun ki, onlara Rab’lerinden hidayet geldi.

Kutsallaştıran çarkın girdabına maruz kalan insanlar, toplumlar ellerinde bulunan en güçlü parametreyi kaybetmişlerdir. Onlar zihinsel istismara maruz kaldıkları için atalarının anlayışının yanlış olma ihtimalini hiçbir şekilde düşünemezler. Kutsallaştırılan atalar dini ,kutsallaştırılan geçmiş, semboller, ritüeller dört bir yandan kişiyi kuşatarak kör ve sağır etmekte.

Sorgulamak, araştırmak sunulan tezlerin tutarlılığı, doğruluğu, ilahi olup olmaması aklın devre dışı olması ile birlikte hiçbir şekilde gündeme gelemez. Geçmişte takva sahibi olanlar, Muhsin kimseler unutulmasın her daim örnek alınması için onları hatırlatan resim ve heykeller daha sonraki dönemlerde kutsallaştırma dozajı arttırılarak iş çığırından çıkarılarak putlaştırılmıştır.

22/71-Onlar, Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.

Kutsallaştırma ile birlikte anlam bütünlüğü çarpıtılmakta, yeni yeni anlam dünyaları üzerinden din ve tapınma unsurlarına dönüştürülmektedir.

3/64 De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz müslümanlarız.

(Devam edecek)

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Close
Close