GenelYazarlardanYazılar

Hanzala Ne Zaman Dönecek Yüzünü?

Yavuz Ertürk/dunyabizim.com

Naci el Ali, 5 Haziran 1967 tarihinde doğan Hanzala için ‘Hanzala Arap sisteminin güçsüzlüğünü ve yenilmişliğini temsil eder’ ifadelerini kullanır.

Hanzala yıllardır yetim. Filistin’in kara gözlü çocukları ve çocukluğu da. Direnişin sembolü ve dirilişin en büyük temsillerinden biri olan Hanzala, hafızalarımıza ve yüreğimize kazıdığımız bir sembole dönüştü, babası ahirete irtihal etmişse de O dimdik ayakta, elinde sapanı, taşı, kesik başı, her yanı yara bere içinde cihadını sürdürüyor.

İlk ürünlerini 1961 yılında Hürriyet dergisinde yayınlatan Naci el-Ali, birçok karakter çizer. Filistinli kadınları temsilen çizdiği Fatıma karakteri bunlardan biridir. Onun ismiyle bütünleşen meşhur karakteri “Hanzala” ise 5 Haziran 1967 yılında doğar ve ilk olarak 1969’da Kuveyt’te yayınlanan Siyaset gazetesinde boy gösterir.

Hanzala 1973 yılından sonra sırtını döner ve iki elini arkasında birleştirip yolunu yürümeye koyulur. O, artık Naci el-Ali’nin imzası hâline gelmiştir. Naci el-Ali, 5 Haziran 1967 tarihinde doğan Hanzala için “Hanzala Arap sisteminin güçsüzlüğünü ve yenilmişliğini temsil eder” ifadelerini kullanır.

Ona Hanzala ne zaman yüzünü dönecek diye sorduklarında ise şu cevabı verir: “Ne zaman ki Arapların haysiyeti tehdit edilmez ve ne zaman ki Araplar özgürlüklerini ve insanlık onurlarını yeniden kazanırlarsa o zaman yüzünü dönecektir.”.

“Kim Filistin için bir şeyler yazmak ya da bir şeyler çizmek gayretine girerse kendisini öldü bilmelidir.” diyen Naci el-Ali, doğru söylemişti. O, ömrünü ezik Arap sistemini eleştirerek ve faşist İsrail terörüne karşı durarak bir Filistin davası geliştirdiği için, tam da bahsettiği şekilde ölmüştü. MOSSAD’ın bir operasyonuyla 1987 Ağustos’unda Naci el-Ali yalın ayaklı ve sırtı yamalı evladını insanlığa emanet ederek ruhunu teslim etmişti.

Direnişin ve özgürlüğün sembolü Hanzala!

Biz ne zaman ki Peygamberimiz (sav)’den bahsedecek olsak cihadı ve merhameti, ne zaman Hazreti Ömer’den konuşsak adil olmayı, Kays’tan bahis açılsa Leyla ile Mecnun’u ve ne zaman direniş ve özgürlüğü konuşsak Hanzala ile babası Naci el-Ali’yi hatırlarız. Hanzala ve Naci el-Ali böyle sembolleşmişlerdir.

Hanzala yeryüzünde tüm çocukların, çocukluğun, mazlumların, ezilmişlerin, yalın ayaklıların sembolü olmuştur. Naci el-Ali, yüzü görünmeyen, gözyaşları görünmeyen, öfkesi görünmeyen bir karakter olarak çizmişse de onu; o, tüm İslâm âleminin ve yüreğinde insaf kırıntıları taşıyan bütün herkesin sevdiği, gönül verdiği, görünce hem üzüldüğü hem de gayrete geldiği bir karakter olmuştur. Onu görmek acılarımızı hafifletmiş ve bize Filistin’le beraber İslâm âleminin resmini göstermiştir.

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı