Genel

Hürriyet’ten hangi yazarlar gönderilir, kimler kendiliğinden gider?

Fehmi Koru/F.K Günlüğü

Gazetelerin ve ‘medya’ genel başlığı altına giren diğer yayın organlarının her birinin sahipleri var; o kurumlar kazanırsa para sahiplerin kasasına giriyor, zarar söz konusu olduğunda da ceremeyi yine sahipler çekiyor.

Buna rağmen soruyorum: Gazetelerin gerçek sahipleri acaba onlara patronluk yapanlar mıdır, yoksa bilgi ve yazı hünerleri ile, habercilik becerileriyle o gazeteleri her gün yayınlayan isimler ve kadrolar mıdır?

Anlamsız gibi görünen bir soru sorduğumun farkındayım. Hürriyet el değiştirdiğinde, onu satan patronun, yazarlarını, muhabirlerini ve yazı işleri kadrolarını satış öncesi niyetinden haberdar etmediği anlaşılıyor.

El sıkıştıktan sonra bazı isimleri arayıp sonucu bildirmiş Aydın Doğan

Günümüzün somut gerçeği bu, ancak ben yine de gazetelerin esas sahiplerinin onları çıkaran kadro olduğu kanaatindeyim. Satılan gazeteler yeni sahipleri elinde bu ‘gerçek’ göz önünde tutulmadan vitrin yenilenmesine giderse sonuç iyi olmayabilir.

Yakın geçmişte bu yüzden pek çok gazete okur ve itibar kaybetti, bazısı varlığı devam etse de eski havası kalmadığı için zorda.

Anılarımı paylaşayım

Bayağı bir zaman önce medya sektörüne giren ve pek tanımadığı bu alanda yanlış yapmama derdi olan bir patron benimle de görüşme ihtiyacı duymuştu. Evine yakın olduğunu buluştuğumuzda öğrendiğim bir otelde karşılıklı oturduk. “Ne yapmalıyım?” sorusuna “Gazetenin ana gövdesine dokunmayın, etraftan gelebilecek tezviratlara kulak vererek özellikle şu ve şu yazarları gözden çıkarmaya kalkmayın” dediğimde karşımdaki patronun çok şaşırdığını bugün gibi hatırlıyorum.

O yazarlar sahibi bir kez daha değişen gazetede hala yazmaya devam ediyorlar; hemen hepsi yeni döneme güzelce ayak uydurdu da…

Eski olayla ilgili notu bugün hatırlamamın sebebi, el değiştiren Hürriyet gazetesinin, yeni sahibi daha “Bismillah” deme fırsatı bulmadan, hangi yazarlarla yolunu ayıracağı konusunda yapılan spekülasyonlar…

Konuya Afrin’in fethi anlayışıyla yaklaşılıyor; orada da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin titizliğine rağmen ÖSO saflarından birileri yağmacılığa kalkıştı ya, burada da benzer bir yaklaşım bazılarının akıllarında yer alıyor.

Akıllarını yeni patronla gazete sütunlarından paylaşıyorlar da.

Patrondur, istediğini atar, istediğini alır, sonuçta tasarrufunun neticesine

Bizde gazeteci milleti ortama uyma kabiliyeti en yüksek meslek erbabıdır.

Yıllar önce, sahibi değişen bir gazetede yeni patronun yanında otururken kapıyı çalıp odaya giren bir elemanın “Efendim, ben satın aldığınız gazetenin birinci sayfasını hazırlayan kişiyim; hangi eğilimi ön planda tutan bir gazete hazırlamamı bana emredersiniz?” diye sorduğunu bugün gibi hatırlıyorum.

Rüzgarlı Sokak’ta (Ankara) çıkan, meslek jargonunda ‘ilan gazetesi’ diye bilinen, içeriğini birkaç kişi dışında kimselerin görmediği bir yayın organıydı o gazete; ancak hazırlayan kişiler profesyonel gazetecilerdi.

Hafızamı yokladığımda bir başka ilginç olay daha hatırıma geliyor.

Yeni el değiştiren bir gazetede, patronluğun kendisine teslim edildiği kişi, büyük bir hamle eşliğinde tanıtım planları yapıyordu. Dost bildiği kıdemli bir gazete patronuyla istişare ederken, muhatabı, “Onu mutlaka al” diye son çalıştığı TV kanalı zora düştüğü için o sırada boşta olan muhalif bir kalemin ismini anmıştı.

İktidara yakın olması planlanan gazeteye aşırı muhalif bir yazar, nasıl olur?

Kıdemli patron kendisine yöneltilen o soruya şu cevabı vermişti: “O profesyonel biridir, kendisini çok iyi tanırım, helva demesini bildiği gibi halva demesini de bilir…”

28 Şubat’ta öyle, şimdi böyle…

Fazla kafa karıştırmaya ne gerek var; basın tarihimiz belli başlı isimlerin çizdikleri zigzagların tanığıdır. 28 Şubat sürecinde ‘merkez medya’ denilen ve ana-akım sayılan gazetelerde dönemin iktidarına karşı taarruz birliği görevini üstlenmiş nice kalem, o dönemde kıyasıya eleştirdikleri kişileri bugün yere göğe sığdırmıyorlar…

Rüzgarlı Sokak’ta ‘ilan gazetesi’ hazırlayan eleman yeni patrondan aldığı ‘görev tanımı’ ile o günden başlayarak gazeteyi yıllarca hazırladı.

‘Görev tanımı’ önemlidir. O tanıma uygun bir çizgiye uyum sağlayamayacağını düşünen zaten kendiliğinden ortamdan çekilir; öyle kişileri zorla yerinden etmeye gerek kalmaz.

Onların sayıları azdır ama…

Şimdikine benzer ortamlar alternatif medyayı büyütmeye yarar; günümüzün alternatif medyası da ocakmedya.comgibi internet gazeteleri ve fehmikoru.com’gibi kişisel sitelerdir.

Başlığa uygun gördüğüm soruyu burada da tekrarlayayım: “Ne dersiniz, Hürriyet’ten hangi yazarlar gönderilir, kimler kendiliğinden gider?

 

Önemli Not: Yukarıdaki yazı, yazarın şahsi görüşlerini içermekte olup, İktibas Çizgisi.com un yayın ve düşünce yapısını yansıtmıyor olabilir. İktibas Çizgisi olarak, kâr amacı gütmeyen yayın politikamız gereği okumaya değer bulduğumuz yazıları, takipçi kitlemizle buluşturmak için tam metin olarak yayınlıyoruz

Daha Fazla Göster

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Popüler Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Close
Close