Genel

İmha silahları: Kavramlar ve bombalar

Ergün Yıldırım/Yeni Şafak

İnsanlar kavramlarla düşünür. Kavram düşünmektir. Özet sağlar, perspektif sunar ve varlığa nüfuz etmemizin dilini verir. Kavram yoksa düşünmek de yoktur. Kavram yoksa düşünen insanlar ve düşünen toplumlar da yok. Kavram, düşünen toplumların hafızasıdır. Anlam ortaklığıdır. Mazi ve gelecektir. Maziyi geleceğe bağlayan muhteşem düşünme mücevherleridir.

Bugün hem coğrafyamız hem de düşüncemiz tam bir kaos içinde. Emperyalist siyasetlerin eş güdümlü oryantalistleri, ürettikleri kavramlarla bu kaotik düşünceyi derinleştiriyorlar. Hem varlığımız trajik hale geliyor hem de kavramlarımız. Sosyal hayatımızla stratejik ilişki temas kuran zihinler, kavramlarımızın içini boşaltmıyorlar. Bize yenilerini öneriyorlar. Bizim dünyamızı ve bizim varlığımızı bize anlatıyorlar. Aslında anlatmıyorlar, sapkın ve çarpık anlamlarla bizi itham ediyorlar. Bunu en yetkin akademik çalışmalarda görmek mümkün. Son okuduğum ve Stanfort Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmanın ürünü olan metindeki bazı kavramlar şöyle: Fundamentalist alimler, İslamcı fundamentalistler, Sünni fundamentalist İslam, İslami fundamentalistler, çağdaş İslami fundamentalizm… Sadece fundamentalizm odağında üretilen ne kadar çok farklı kavramla karşılaşıyoruz! Fundamentalizm ekseninde serserileşen kavramlar… Elbette serserileşen akademiya ve onu üreten bilinç de. Neden oryantalistler böylesine bir kaotik dil içinde İslam’ı anlatıyorlar diye de sormamız gerekir. İslam’ın realitesi mi çok kaotik, yoksa onu inceleyenlerin bilinci mi?

Kaos ve kavram ilişkisi hem oryantalist bilinçlerle ilgili hem de incelenen sosyal olgularla. Fakat kurşun gibi bir gerçek var: Oryantalistlerin stratejik bilinçlerinden üretilen kavramlar, emperyalizmin topraklarımıza düşen bombalarına eşlik ediyor. Bombalar evlerimizi, kentlerimizi, camilerimizi yıkıyor. İnsanlarımızı topraklarından savuruyor. Oryantalistlerin kimi kavramları da zihinlerimizi ve ruhlarımızı bombalıyor. Usullerimizi, düşünme insicamımızı bozuyorlar. İnancımıza olan güvenimizi ve bilgi mirasımıza duyduğumuz saygıyı yok ediyorlar. Şaşkın şaşkın dolaşan bilinçlerin kaotik sayıklamalarıyla karşılaşıyoruz şimdi.

Sünni İslam, Şii İslam, kent İslamı gibi yeni dini kavramlar da bol bol kullanılıyor. Bunlar da oryantalistler tarafından “hangi İslam” sorusunu fişeklemek için piyasaya sürüldüler. Tamamen icat malı, tamamen oryantalist malı. Çünkü İslam kavramı üzerinde hem temel kitaplarda hem de uzun düşünme çabalarıyla belli bir entelektüel uzlaşmaya varılmıştır. Bu açıdan İslam bir tanedir. Şia ve Sünnilik ise bu tek hakikatten yansıyan tarihsel ve normatif metodolojileri. İslam düşünce sistematiğinde ne Şiiler ne de Sünniler kendilerini ayrı İslamlar olarak görmedi.

Post-modern çoğulculuk da hakikate inanmaz. Post-modern düşünce serseri, kaotik, özgürleştirici ve heyecan verici. Hem keyfi hem de keyifli. Oryantalistler ondan bol bol yararlanırken, yerli ve milli teologlarımız da bunun keyfini yaşamanın peşinde! Keşfetmek heyecan verici! Düşünme, keşfetmek. Yeni kavramlar bulmak ve kavramları yeni olgulara uygulayarak konuşturmaktır. Ancak öte yandan bilim, bir kurgudur. Bu kurgu Thomas Kuhn’un dediği gibi belli bir paradigmaya dayanır. Oryantalist paradigma ya da ulus devlet paradigması. Bunlardan çıkan İslam ile ilgili kavramlar bize bir istikrar ve yenilenmeyi değil, kaos ve bunalımı getiriyor. Oryantalistlerin Batı endişe ve stratejilerine göre ürettikleri melez ve kaotik kavramlar, entelektüel dünyamızı bombardımana tutuyor. Selefizm, fundamentalizm, Vehhabi İslam, militan İslam, radikal İslam, sufi İslam, siyasal İslam gibi kavramlarla entelektüel dünyamıza yağdırılan bombalar bunlar. Bilincimize sıkılan kurşunlar. Benliğimizi kaosa sürükleyen, düşünmemizi felce uğratan bombalar. Bombalar coğrafyalarımızı yıkıyor, oryantalist kavramlar da ruhumuzu ve düşüncemizi.

Kavramlar ve bombalar aynı hedefe gönderilen imha silahları.

Show More

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close