GenelYazarlardanYazılar

“İMTİHAN-Sınav Sınanmalar’da Çakılmak..!

Dileyip istediğimiz kitaptan sınava giremeyeceğimiz bir hayatı yaşıyoruz.Nasıl ki,tarih kitabına çalışıp coğrafya kitabından giremeyeceğimiz gibi.Demokrasi kitabına çalışıp yaşayıp, Vahiy kitabından sınava girmemiz mümkün değilse.!)

“O’nun arşı su üzerinde iken hanginiz daha güzel çalışacak diye denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan o’dur. 11/7

-Gözetim altındayız, çalışmalarımız da bağımsız değiliz. En güzel olmak, en güzeli ile hareket etmek zorunluluğumuz var. Deneniyoruz, bağlarımız ilkelerimiz belli. Direksiz gökkubbenin altında.

“İnsanların hangisi daha güzel hareket edecek diye denemek için yeryüzünde bulunanları, oranın süsü yaptık.18/7

-Dünya hayatımızı oyun ve eğlence sanarak ömrümüzü tüketemeyiz.İnsan olmanın gereklerini boşa tüketme lüksümüz yok.Aldığımız nefesin sorumlusuyuz,nerede nasıl tükettiğimiz de sınav sorularından dır.

“Ölümü ve hayatı, hanginizin daha iyi çalışacağını denemek için yaratan O’dur, Güçlü ve bağışlayıcı O’dur! 67/2

-Ölmeden hayatın canlılığın kadrini kıymetini ne kadar bildiğimizi ispat etmek durumundayız. Çalışmadan tüketilen ömür hayatın sorumlusuyuz. Yaratılış amacımız onun gücünü takdir etmektir. O’ güçlüye teslimiyet ilkelerine bağlı kalarak.

“Mallarınız ve canlarınız hususunda elbette imtihan olunuyorsunuz. …3/186

-Biraz artırarak ve biraz eksilterek isyan mı, itaat mi edeceğimizi gözleyen gözetleyenin huzurunda. Ondan habersiz değiliz. Bir tek yaprak dahi onun kontrolünde ise, biz ve bizler haydi- haydi gözleniyoruz.

“Her can ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak sizi kötü ve iyi şeylerle deneriz. Sonunda bize döndürüleceksiniz.21/35

-Ölümsüz olmadığımız yaptıklarımızdan ettiklerimizden sorulacağımızı unutmadan. İyi şeylerin takdir, kötülerin takbih edileceği gerçekliğini bilerek. Ona döndükten sonra yeniden dünyaya dönüş olmadığının bilinci ile sınandığımız imtihan dünyasında gerekli ön ve genel hazırlıkların yapılması ile yaşanacak bir ömürden sorumluyuz.

“Sizi, biraz korku, açlık, mallardan, canlardan, ürünlerden yana eksiltmekle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele! 2/155

-İki uçlu bir sınav, imtihan. Fıtri olan korku can ve mal endişeleri ile. Kaybedeceklerimiz bize ait olan şeylerdir. Bizim dediklerimiz aslında biz bile bizim değil o’nunuz. O halde korku ile değil Ona güven ve sabırla kendimizi ve sabredenleri müjdeleyerek.

BİZE VERİLEN HAYAT VE ÖMÜR; ÖĞÜT ALMAK İÇİNDİR- canlıda başlayıp canlıda sona eren hayatın, yaşamın ölümün Âlemlerin rabbi için olduğunu bile isteye yaşayarak, onun öğütlerine uygun tüketenlere Korku yoktur. Mahzun da olmayacaklardır.

“Orada var güçleriyle feryat ederler:-Rabbimiz, bizi çıkar da daha önce yaptıklarımızdan başka iyi şeyler yapalım.-BİZ SİZE ÖĞÜT ALACAĞINIZ kadar bir ÖMÜR vermedik mi, SİZE UYARICI GELMEDİ Mİ? Şimdi azabı tadın. Zalimler için hiç bir yardımcı yoktur.35/37

-Aksine bir hayatı eğlencelerle yaşayanlar ise;Feryat edecekler.lakin cevap bu günden bellidir.; BİZ SİZE ÖĞÜT ALACAĞINIZ kadar bir ÖMÜR vermedik mi, SİZE UYARICI GELMEDİ Mİ?

-Uyarılmadınız mı? Duymuyordunuz, O gerçekleşeceğinden şüphe olmayan günü hiç düşünmediniz ki ! Artık iş işten geçtikten sonra, davetçilerle alay ettiğinizi ne çabuk unuttunuz?

-Artık iş işten geçtikten sonra şu feryat işe yarar mı sanıyorsunuz?.” Rabbimiz, bizi çıkar da daha önce yaptıklarımızdan başka iyi şeyler yapalım.-Kim inanır? BİZ SİZE ÖĞÜT ALACAĞINIZ kadar bir ÖMÜR vermedik mi,.Kaybettiniz.Nereye gideceğiniz belli oldu.Seri olarak hesabınız görüldü.Kendi ayaklarınızla gideceğiniz yere gidin.

-Oysa dünya hayatının ve imtihanın sona erdiği o gün öğüt alma günü değil, karar günüdür. Orada gerçeği anlamak artık işe yaramaz. Ve insanlar her şeyin gerçekliğinin bütün çıplaklığı ile gözler önüne serildiği o gün şöyle der:

“-Keşke hayatım için hazırlıkta bulunsaydım. 89/24

–Oysa, Sınav, imtihan bu dünyada idi. Yeni mi akıllandınız? Aklınız orada yok muydu? İşinize gelen her şeyi biliyordunuz. Bizim şakamı yaptığımızı zannettiniz. Ona şaka yakışır mı sandınız. Kendi hesabınızı kendiniz kesin. Bu gün karar günüdür.

Keşkeler işe yaramayacaktır.

ÖĞÜT ALACAĞIMIZ TEK KİTAP; KUR’AN’DIR!

-Denildiğinde,yanına sonuna ekler üretmenin gayretini çekenler sizler değil miydiniz?.O kitap hayatımızı şekillendirmek üzere gönderilmişti. duymadınız,dinlemediniz.Neyinize güvendiğinizi şimdi anladınız mı? Denildiğinde ,sınavı kaybettiğimizi anlamak için tefsire tercümeye gerek duymayacağız.!)

“Yemin olsun gerçekten, öğüt için Kur’an’ı kolaylaştırdık. Düşünüp, öğüt alan var mı?54/17,22,32,40

“Hak, Rabbindendir. Öyleyse şüpheye düşenlerden olma!2/147 , 3/60

“De ki: -Hak Rabbinizdendir. Dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin….18/29

“Sana vah yedilene sımsıkı sarıl tut. Muhakkak ki sen, doğru bir yol üzeresin. 43/43

“Muhakkak ki o, elbette sana ve kavmine bir öğüttür. Ve İlerinde ondan SORULACAKSINIZ. 43/44 –

İleride, gelmeyecek sanılan bir zaman diliminde. Ama çok çabuk geleceği sınav kitabında vardı haberimiz oldu mu? Ona çağ dışı gözlüğü ile bakmadık mı? İman ettiğimizi söylediğimiz, sadece etmeyerek kendimizi kandırdığımız kitapta yazıyordu.

-Önemsemedik. Kalabalığa karışırız zannettik !). Allah’ın sözünü değil nefislerimizin fısıltısının peşine düştük. Dilimizde olanları kalbimize onaylatamadan bir ömür eğlendik !) Şimdi tadın çalışmamanın tadını denildiğinde, feryat mı edeceğiz? Artık yalvarış yakarış kar etmeyecek.!)

-Ne olurdu!? Anladığımız dilden ömrümüzde bir kere olsun bu kitabı okumuş olsaydık. Hiç mi hiç tenezzül etmedik? !! Pirim yapmadığını düşündük. Aslında Allah gibi bir güçlünün yanında olmak varken.. Şeytanın yollarında yaşadık. Nefsimiz bize yaptıklarımızı sevimli gösterdiği için Samiri gibi hareket ettik.

-Kuranın terbiyesi ile ahlâklanmadık. Irkçı damarlarımız onun Araplara, onlardan birine gelmiş olmasını kabullenememişti. Mazeret ürettik sevemedik.Aslında sanki teslim de olmamıştık ! Teslim olmuş gibi yaşadık. Bir kaç güzel kelamı kibarla kurtuluruz düşüncesi sevimli gelmişti. Kim ki nefsimizi okşayan sözlerle bizi aldattı ise bu gün onlardan eser de yok. Yalnız başımızayız Allah’ın divanında… –

Hayatı yaşarken düşünmedik. Hâkimimiz Allah, aynı zamanda Şahidimiz de oydu. Başka tanıklarımız da var bu gün. Ellerimiz ayaklarımız. Onlar bize tanıklık edecekler. O gün kaçacak saklanacak yer de yok.

-O halde aklımız başımızda canımız tenimizde iken,Vahyin muhatabı olduğumuzun bilincine ulaşmak zorundayız.Orada kararın lehimize çevrilmesi yalnızca bize bağlıdır..İmtihanın kuralları,soruları Kuranda dır.O’ kitaptan sorulacağımıza göre vakit geç değilken çalışmak kazanmak için ciddi bir gayret içine girmek kaçınılmazdır.Aksi halde yukarıda alıntıladığımız ayetler boşuna değil..Yanmak yıkılmak isteyen sınav kitabı kurana çalışmasın istermisiniz? Kim ister, basitte olsa bir müsabakada, yarışta kaybetmeyi?

-Hayatın sonuna denk gelen dönüşü olmayan bir günde ellerimiz yanımıza düştüğünde.. kaybettiğimiz de, kaybetmenin sonucunun ne olduğunu anlatmak dahi gerekmiyor. Açıp bakın Cehennem sahnelerine. İşimize yeminle gelmeyen şeylerden bahsediyor Allah.

-Kurtarıcısı biz olduğumuz hayatı israf etmenin sonuna sonucuna katlanırken, şikâyetlerimiz işe yaramayacak olduğuna göre eyvah diye feryat etmeden; bu gün “bismillah, diyerek sil başta işimize (kulluk) koyulmaktan gayrı çıkar yolumuz yoktur.

İnsan bilir ki,tecrübesi bu konuda oldukça çoktur,kaybetmek kadar kötü şeyin olmadığı.. Allah bize değer veriyor.Bu değeri değerlendirmemizi istiyor. Aksine davrananlar kaybediyor. Mahzun olmamanın yolu şartı onun yaratış amacına uyumlu yaşamaktır.

Doğru sözü duyup kulak verenlere selam olsun.

Etiketler
Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir