GenelYazarlardanYazılar

İnkâr Edenler İman Edenlerden Daha Doğru Bir Yolda Değiller!

Doğru yolun ne olduğunu insanoğlu dâhil bütün varlıkları yoktan var eden Allah belirlemiştir. Bunu da insanlar içerisinden yine kendileri gibi birer insan olan kişileri elçiler seçerek ve elçilere gönderdiği vahiyler ile gerçekleştirmiştir. Elçiler dâhil hiç kimseye doğru yolu belirleme hakkı vermemiştir. “Nitekim O, seni yetim bulup da barındırmadı mı? Seni bir arayış ve bocalayış için de bulup sana vahiyle doğru yolu göstermedi mi”? ( Duha-6-7)

Hangi yolun eğri hangi yolun doğru olduğuna insan değil Allah karar vermektedir. Doğru yolu belirleme yetkisini Allah’tan alıp yaratılmışlardan her hangi birisine özelliklede insana vermenin adı şirktir. Bunu yapanlar her ne kadar Müslüman olduklarını zannetseler de onların bu zanları hak ve hakikatten hiçbir şeyi bünyesin de barındırmamaktadır ve bunu yapanlar kesinlikle müşriktirler.

Bu gün bütün bir insanlığın yaşadığı problemlerin başın da insanın Allah’ın belirlediği dost doğru yolu bırakıp heva ve hevesinin veya salt aklının ürünü olan yolları kendisine yol olarak kabul edip benimsemesin de yatmaktadır. Yaşadığımız zaman diliminde insanların çoğunluğu tarafından benimsenen veya zorla benimsetilmeye çalışılan yolların başın da demokrasi putu gelmektedir. İslam ile uzak ve yakından hiçbir alakası ve ilgisi olmayan bu sapkın yol halkı Müslüman coğrafya ya ya da zorla kabul ettirilmeye çalışılmaktadır. A.B.D. nin Irak’ı demokrasi getireceğim bahanesiyle işgal etmesi ve bize bildirildiği kadar söylemek gerekir ise bir buçuk milyon Müslümanın katledilmesine sebep olan bu vahşi eylem ve soykırım bile inandıklarını söyleyen insanların aklını başına getirmemiştir.

Durumun bu kadar açık ve net olmasına rağmen halen adı Müslüman olan birçok insanın bu demokrasi yalanına inanmış olmasıdır. Şunu unutmayalım ki: Allah akletmeyen aklını kullanmayan bütün beyinsizleri bu dünyada rezil ve aşağılık bir hayatı yaşamaya mahkûm eder ve bunlar ahirette de kesinlikle kaybedenlerden olacaklardır. Evet,

Müslüman halkın okuduğu Kuran ile irtibatı yok. Zira Kuran’ın ne dediğini anlamadan okumaya devam ediyorlar. Önce Kuran’ı ölü kitabı haline getirdiler sonrada ölü gibi dinlemeye başladılar. Sonrada nedir bu halkı Müslüman olan coğrafyanın hali diye uçuk ve anlamsız sorularla zamanlarını heba ettiler. Oysa yüce ve aziz Kuran’ın ilk suresinde doğru yolu bulup uymak isteyenlere : “ Rabbimiz ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım isteriz. Bizleri dost doğru yolun olan sıratı mustekime ilet. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna. Gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.” (Fatiha- 4-5-6-7) Doğru olan yollar değil zira bir tek doğru yol vardır o da ilkeleri Allah tarafından belirlenen yoldur. Buna mukabil sapık ve sapkınların gazaba uğramışların yolları bir den fazladır ve sayılamayacak kadar da çoktur.

Bizlere düşen yeni yeni yollar aramak yerine rabbimiz tarafından bizler için ilke ve esasları Kuran’da belirtilen yola uymak olmalıdır. Bu iman edenler için adeta bir zorunluluktur. Allah benim yoluma uyun diyecek iman ettiğini söyleyenler başka başka yollara uyacaklar bu tam bir aymazlık ve sorumsuzluk örneğidir. Bakın bu konu ile ilgili rabbimiz ne buyuruyor: “ Bu, hiç şüphesiz,  benim dost doğru yolumdur; bu itibarla ona uyun; diğer yollara uymayın. Aksi halde O’nun yolundan sizi ayırır. İşte sakınasınız diye Allah bunları size emretmiştir.” (Enam- 153)

Allah’ın belirlediği yol bütün bir insanlık için gönderdiği vahiylerin tamamıdır ve hiçbir tanesi de dışarıda bırakılmaksızın Kuran’ın iki kapağı arasında ki emir ve yasaklardan oluşmaktadır. Bütün sıkıntı ve meşakkatlerden kurtulmanın yolu bu ilkelere uymaktan geçmektedir. Söylediklerimizi ve savunduklarımızı hayal veya ütopya gibi görenlere İslam’ın ve onun hükümlerinin uygulanıp yol edinildiği tarih dilimlerine bakmalarını öneririz. Buradan şöyle bir anlamda çıkarılmasın: İslam’ın yol edinildiği toplumlarda hiç sorun ve problem olmayacak bunu demek istemiyoruz. Kuran’daki birçok ayet İslam’ı yol edinenlerinde günah işleyip hata yapabileceklerini şöyle ifade etmektedir: “ Eğer müminlerden iki gurup bir birleri ile savaşırlarsa, aralarını bulup barıştırın. Eğer bunlardan biri söz dinlemez diğerine saldırırsa Allah’ın emrine boyun eğinceye kadar saldıran tarafa karşı sizde savaşın. Şayet saldırganlıktan vaz geçerse aralarını adaletle düzeltip barışı sağlayın ve sakın adaletten ayrılmayın. Hiç şüphesiz Allah adil davrananları sever.” ( Hucrat- 9)

Allah’ın elçisinin aramızdan ayrılıp ahirete göç etmesinden sonra onun en yakın arkadaşları arasında yaşanan ve birbirlerinin canına kast ettikleri olayları sanırım hatırlatmaya bile gerek yok. Günümüz de ise halkı Müslüman coğrafyada yaşanan ve tamamına yakını mezhep taassubundan kaynaklanan olayları içimiz yanarak seyretmekten başka bir şey yapamıyoruz. Dünya genelinde gün de yaklaşık yüz Müslüman katledilmekte bunların doksan kadarı aynı din mensupları tarafından katledilmektedir. İnananların Allah’ın ipi olan yüce Kuran’a sarılıp bu oyunu bozmalarının zamanı geldi ve geçmektedir. İnananların kesin olarak inandıkları davanın hak yürüdükleri veya üzerinde bulundukları yolun mutlak doğru olduğunu kesin olarak kabul edip asla bulundukları halden şüphe etmemeleri gerekiyor ve inkâr edenlere karşı mutlak manada üstün olduklarına inanmaları gerekmektedir. Zira Allah:” Bu Kuran, insanlar için hakikati ifade eden bir bildiridir ve sorumlu davrananlar için doğru yol rehberi ve nasihattir. Üzülmeyin, yılgınlığa kapılıp gevşemeyin, eğer gerçekten inanıyorsanız siz üstünsünüz.” ( Al-i İmran- 138-139)

Allah’ın ayeti ikinci bir manaya gelmeyecek kadar açık ve net ayette bir sorun ve problem olmadığına göre sorun bu ayetlere iman ettiğini söyleyenlerin imanındadır. Günümüz dünyasında yaşanan savaşların birçoğunun psikolojik ve sanal âlemde yapıldığını bilmeyen yoktur. Özellikle medyaya hâkim batı ve batılın temsilcileri bu alanı çok verimli ve bilinçli kullanarak kendi dışındaki insanlara karşı inanılmaz bir üstünlük aracı olarak kullanmaktalar. Bu silah inanın günümüz savaşların da kullanılan konvansiyonel silahlarından daha tehlikelidir.  Müthiş bir bilgi kirliliği ve kontrolsüz bir biçim de bu saldırılar devam etmektedir. Ümidinizi kaybetmiş iseniz inanın kaybedeceğiniz bir şeyiniz kalmamıştır.

Evet, halkı Müslüman olan coğrafya önce kendine güvenini sonrada ümidini kaybetti. Peşin den de ne acı ki dinini kaybetti. Bu uydurulan veya giydirilmiş din ile öyle avutuldu öyle kandırılıp mutlu oldu ki Müslüman olmamanın hazzıyla bir ömrünü tüketip dünyayı terk etti. Müslümanlara birleşin hep birlikte hareket edin denilince: Canım siz oradan o yoldan hizmet biz bu yoldan diğer kardeşlerimizde daha farklı yollardan hizmet etsinler neticede tepede buluşuruz gibi ciddi delillerden uzak ihtimal dışı ayrıca Kuran’ın ilkelerine de aykırı aynı zaman da gerçekleşme ihtimali hiç olmayan ham hayaller ile avunmaktadırlar. Unutmayalım ki: İslam onun şahsında tevhit asla tecezzi yani bölünme ve parçalanmayı kesinlikle kabul etmez. Son günlerin moda tabirleriyle efendim hepimizin gayesi Allah rızası ve İslam’dır diyenlere tevhidi çizgiye gelip nebevi metodu kabul etmedikleri sürece onlar ile aynı olmadığımızı açık ve anlaşılır bir dil ile anlatmalıyız.

Unutmayalım, tek yol vardır, o da Allah’ın yolu aynı şekilde Allah’a götüren yol da bir tanedir. O da insanların, yüce Allah’ı Rabblıkta birlemeleri, kulluk yapmak suretiyle sadece O’nun hükümlerine uymaları, hâkimiyetin ve kanun koymanın tek başına Allah’a ait olduğunu bilmelerini sadece bilmek ile yetinmeyip ticaretin de siyasetinde, hukukunda, evlenmesin de, boşanmasın da Allah’ın hâkimiyetini kabul edip yaşaması halinde mümin olur ve üzerinde bulunduğu yol da Allah’ın yolu olur. Aksini söyleyip kabul etmek Allah’ın dost doğru yolundan sapmak olur. Böyle inanıp yaşamanın sonucu hem dünyada hem de ahirette kaybedenlerden olmak anlamına gelmektedir. Dünyamızı da ahiretimizi de kazanmanın çaresi Allah’ın yol edinmemizi istediği dost doğru yolunu hayat tarzı edinmekten geçmektedir.

Allah kendi yolundan sapanları yüce Kuran’da ciddi anlamda açık ve anlaşılır şekilde uyarmaktadır: “  Kim de kendisine hak ve hakikat apaçık belli olduktan sonra elçiye karşı gelir ve müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa; onu döndüğü sapıklıkta bırakır ve cehenneme atarız. Orası ne kötü bir yerdir.”( Nisa – 115)  Kuran’a kör ve şaşı bakan halkı Müslüman coğrafya bir tane olan Allah’ın yolunu binlerle ifade edecek kadar çoğaltarak bu günkü rezil ve aşağılanmış ortama zemin hazırladılar. Sonra da suçu başkalarına atarak üzerlerinde ki sorumluluktan kurtulmaya çalıştılar ama bu gayretleri onları kurtarmadı böyle giderse de gelecekte de kurtarmayacaktır.

Malumunuz nerede insan var orada Problem var. Doğal olan budur. İnsan yoksa sıkıntı da yoktur. Ancak ideal olan ve olması gereken ise: iman eden ve sonrada Salih amel işleyenlerden oluşan toplumlarda problemlerin en aza indirilmesi hatta yok denecek kadar az olmasıdır. Çünkü insanı yaratan Allah ortaya koymuş olduğu hüküm ve çözüm yollarıyla ortaya çıkacak olumsuzlukların bir kısmını daha ortaya çıkmadan önleyici tedbirler alarak çıkanları da kesin kurallar ile çözüme kavuşturmuştur. Mesela zinaya yaklaşmayın buyurarak zinaya kapı aralayan bütün yolları kapatmıştır. İslam’da iman edenlerin kız ve erkek arkadaşları olmaz. Ancak nikâhlı eşleri olur. Günümüzde kadın cinayetlerinin çoğu nikâhsız ve evlilik dışı birliktelikler sonucunda işlenmektedir. Bu kapıyı kapatmaz iseniz bu cinayetler ve vahşet artarak devam edecektir. Zira yirmi birinci asrın insanları Allah’ın sizler için hayat vardır dediği kısası yani taammüden ve kasten öldürenin öldürülmesi hükmünü hayatlarının dışına atmışlar sonrada toplumda cinayetlerin önünü alamamaktan şikâyet edip durmaktalar. Çare Allah’ın son gönderdiği ve işaret yaşlarıyla kurallarını belirlediği Kuran ve onun elçilerinin yolunu yol edinmekten geçmektedir. Bizden söylemesi dileyen yol edinir dileyen de yoldan çıkar. Ancak herkes kendi tercihlerinden hesap verecektir. Başka bir yazıda buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz.

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı