Genel

İran’da, yeni sosyal çalkantıların ayak sesleri

Selahaddin E.Çakırgil/Star Gazete

İran’da önceki cumhurbaşkanı Mahmûd Ahmedînejad’ın döneminde ‘Cumhurbaşkanı Yardımcısı’ olan Hâmid Beqaî’ye, Afrika ülkelerindeki tarafdarlarına ulaştırılmak üzere İnkılab Muhafızları Ordusu tarafından verildiği bildirilen 4 milyon kadar Euro ve 600 bin kadar Dolar’ı ihtilâs ettiği ve kendi zimmetine geçirdiği iddiasıyla açılan dâvada mahkûm edilip geçen hafta tutuklanmasından sonra… Beqaî hakkındaki kararı geçersiz sayıp bunu bir gösteriyle ateşe veren İskender Rahîm Meşaî de 17 Mart günü de güvenlik güçlerince tutuklanmış bulunuyor.

Meşaî, Ahmedînejad’ın hem dünürü ve hem de 30 yıldır en yakın çalışma arkadaşı olarak bilinen ve çalışma tarzı bir bakıma bizdeki F. G. ve Cemaat’ini hatırlatan sâde görünümlü ve gizli çalışma tarzını İran içinde örümcek ağı gibi her tarafa yaydığı iddiaları olan esrarengiz bir isim…

Üç ay kadar önce bir anda patlak veren ve ancak, Amerikan Başkanı Trump ve sionist İsrail rejimi başbakanı Binyamin Netenyahu’nun ve Suûdi rejiminin sevinçle karşılaması üzerine halkın, ‘Bize bunlar mı öncülük ediyor?’ endişesine kapılıp, geri çekilmesiyle yatıştırılabilen büyük karışıklar sırasında, bu işin arkasında Mahmûd Ahmedînejad’ın olduğu ya da olabileceği gibi rivayet ve ihtimaller dile getirilmişti.

Çünkü, Ahmedînejad, sıradan halk kitlelerinin duygularını dile getiren sâde bir İranlı görünümünde ve hele de son aylarda Meclis Başkanı Ali Laricanî ile Yargı gücünün başında bulunan kardeşi Sâdık Laricanî’nin, yani bu iki temel kurumun başında da iki kardeşin bulunmasına şiddetle itirazlar ediyor, Yargı’nın rayından çıktığına dair tahrik edici konuşmalar yapıyor ve ‘Rehber de ben yargının işlerinden sorumlu değilim diyorsa, halk, hakkını kimden isteyecek?’ diye, eleştiri oklarını dolaylı olarak İnkılab Rehberi Ali Khameneî’ye de yöneltiyordu.

***

Aynı şekilde Meşaî de çok ağır suçlamalar yöneltiyordu Yargı’ya ve ‘kendisinin de tutuklanması halinde, zindandan kendisine aid diye gösterilecek hiçbir yazı, görüntü veya söze itibar edilmemesini, öyle bir durumda, gerçekleri daha önceden hazırladığı bir video filminde halka anlattığına ve öyle bir durum olursa, o video görüntüsünün yayınlanacağını’ söylüyor, yani dolaylı tehditlerde bulunuyordu.

Meşaî ve Ahmedînejad, şiada daha bir güçlü olan Mehdî inancına, resmî makamlardakiler arasında çok daha sıkı bağlı olan iki isim olup, Ahmedînejad’ın Cumhurbaşkanlağı zamanında hazırlanıp bütün İran sathında gizlice ve milyonlarca dağıtıldığı anlaşılan ve, ‘Mehdî’nin zuhûrunun yaklaştığı ve o zuhûr ettiğinde Ahmedînejand’ın da Mehdi’nin Başyardımcısı olacağı’ gibi iddiaların bulunduğu bir video filminin ardında da Meşaî’nin bulunduğu iddiaları vardı.

O zamana kadar, Refsencânî ile Ahmedînejad arasındaki siyasî mücadelede, kendisinin Ahmedînejad’a yakın olduğunu açıkça beyan eden Rehber Ali Khameneî ile Ahmedînejad’ın arasına karakedilerin, özellikle bu videodan sonra girdiği söyleniyor.

***

Ahmedînejad, iki hafta kadar önce yaptığı ve halkı tahrik edebilecek çok ağır ithamlarla, aslî temellerinden uzaklaştırıldığını söylediği inkılab’ın kurtarılması yolunda kararlı bir mücadeleye atılmakta olduğunun mesajını veriyordu.

Meşaî de, son konuşmalarında ünlü General Qaasem Süleymanî’ye de çağrıda bulunuyor ve Beqaî’ye isnad edilen o zimmet suçlamasının ardındaki gerçeği bildiğini ve hakikati açıklamasını istiyordu. Daha da ilginç olanı, geçmiş yıllarda Ahmedînejad’ı kayıtsız-şartsız desteklemiş olan Keyhan gazetesinin, bu son tutuklamalar üzerine,; ‘Meczûbân-ı Nûr / Nûr Meczubları’ dediği taifenin işinin bittiği şeklinde başlık atması idi.

NOT:

1-Afrin Harekâtı’nın, sivil halkın canına, malına küllî bir zarar vermeksizin başarılı bir merhaleye gelmiş olması şükürle karşılanacak bir durum.. Umulur ki, Amerika, Rusya ve Beşşâr Esed ordularının operasyonlarıyla mukayese edilir.

2-Dün Çanakkale Zaferi’nin 103. Yıldönümü dolayısiyle yapılan törende, en üst yetkilinin klişe lafları tekrarla, o zaferin ‘Gazi M. K.’in önderliğinde gerçekleştirildiği’ şeklindeki sözünü, bir sürç-ü lisan olarak kabul etmek gerekiyor. Çünkü, Çanakkale Savaşları’nda Osmanlı Orduları’nın Başkomutanı, Padişah’a vekaleten Enver Paşa idi ve M. Kemal ise o savaşta yarbay rütbesindeki yüzlerce subaydan birisiydi.

 

Önemli Not: Yukarıdaki yazı, yazarın şahsi görüşlerini içermekte olup, İktibas Çizgisi.com un yayın ve düşünce yapısını yansıtmıyor olabilir. İktibas Çizgisi olarak, kâr amacı gütmeyen yayın politikamız gereği okumaya değer bulduğumuz yazıları, takipçi kitlemizle buluşturmak için tam metin olarak yayınlıyoruz

Daha Fazla Göster

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Popüler Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Close
Close