Genel

İslâmcılıktan Irkçılığa

Ali Haydar Haksal/Milli Gazete

28 Şubat İslâmcıların kırılma tarihi. Büyük ölçüde etkilenilen, artık ideal düşünceden vazgeçişi ile başka alanlara açılışın sonuçları giderek daha belirginleşti. “Siyasal İslâm”dan vazgeçişleriydi bu. Batı düşüncesinin etkisinde yeni ve farklı kavramların gündeme girmesiyle sonuçlandı. Bu, büyük bir baskı oluşturdu. “Fundamentalizm”, “Siyasal İslâm” gibi ötekileştirici ve devre dışı bıraktırıcı bir süreç. Bu baskı sonuç getirdi.

Müslümanların siyasal arenada yer alışları büyük bir risk ya da tehlike olarak görülüyordu. Liberal olana geçiş için bir nedendi bu durum. Müslümanlara ait olmayan kavramların Müslümanların literatüründe yer alışı da sürecin bir sonucu.

Bu kırılmaların başlangıç tarihi RP, MÇP, IDP ile yapılan seçim ittifakı oldu. Bu birliktelik Orta Anadolu’da karşılık bulmasına karşın Güneydoğu ile Doğu bölgesinin bir kesimi bundan olumsuz etkilendi. İslâmcıların, ya da İslâmî duyarlığı olanların ırkçı bir parti ile ittifakları diğer ırkları, özellikle de Müslüman duyarlıklı Kürtleri tedirgin etti, Millî Görüş’ten uzaklaştırdı. Bu derin bir iç darbe olarak siyasal kültürde yer aldı.

28 Şubat ile “Millî Görüş” gömleğini sıyırma en belirgin tutumdu. Bu, sanki engelleyici bir kambur ya da çözümsüzlüktü onlar için. İktidar olmanın önündeki tek engeldi İslâmî duruşluluk. Böylece, 28 Şubat darbesi ile İslâmcı düşünceden vazgeçiş dönemine giriliyor. Kimi kesimler bu durduk yerde gibi görünse de asıl kırılmaya neden olacak bu değişime destek verdi. Batı’nın hemen bütün ülkeleri bu yeni kadroya kapılarını sonuna kadar açtı. Türkiye’de İslâmî duyuşlu siyasal oluştan uzak duran cemaatler ve gruplar bu yeni muhafazakâr demokrat harekete doğrudan destek verdiler. Bu da bir yere kadar sürebildi. Ayrılış ya da kopuşların birçok nedeni var. Şimdilik bu konumuzun dışında. Batı destekli olan bu yeni yapılanmaya karşı hem ayak bağı, hem de gözdağı olacak girişimler başladı.

Gelinen süreçte yaşanan kimi doğrudan, kimi de dolaylı darbe girişimleri süreci giderek hızlandırdı. 17-25 Aralık, 15 Temmuz tarihleri de başka kırılmalar getirdi. Geçmişte radikal İslâmcıların “muhafazakâr demokrat” gibi yabancı ruhlu kavramlı oluş yeni bir siyasal yapıya geçişleri önemli kırılma olarak görülebilir. Bu kesimler, geçmiş zamanda yapılmış baskılardan kurtuluşun bir çözümü olarak gördüler. 28 Şubat travmasının getirdiği bir sonuçtu yaşananlar. AB’ye girme, adalet ve hak arayışını orada arama, askerlerden, postallılardan kurtulma sürecin ana sloganları oldu. Bunun için de tek razı oluş bir teslimiyet getirdi. Bu kesim hem demokrasiyi, hem de modern muhafazakâr bir hayatı benimsemiş oldu. Demokrasiyi bir küfür olarak gören bu kesim, modern muhafazakâr demokrasinin ateşli savunucuları oldular. Bilinçaltında duran tek şey veya kabulleniş bu kavramların araç olarak görülmesiydi. Açıkça bir muvazaa oluştu.

Radikaller siyasada aktif olarak yer alınca, yeni hayat ve zamanın tadına vardılar. Ortada önemli bir pasta vardı bundan pay sahibi olma kendiliğinden ayaklarına kadar gelmiş bulunuyordu. Bu kesim kısa sürede istediklerini fazlasıyla aldı, istedikleri konumlarda kendileri buldular. Radikal İslâmcılık buhar olup uçtu, gitti. Kavramlar sadece kaba söylemlerden ibaret kaldı.

Kaldı ki, tarikatların büyük kısmı geçmişte kimi siyasal yapılarla uyum içinde olmayı bir yol olarak tercih etmişlerdi. Sağcı, masonik bir siyasi yapının çatısı altında olmaları unutulmamalı. Süleymancılar, Işıkçılar, Nurcular ve kimi tarikat grupları. Yıllarca sağcıları, muhafazakârları çatısı altında tutan Demirel’in gerçek yüzü 28 Şubat’taki tutum ve davranışlarında belirdi. Şöyle ki 270 hüküm ayetinin Kur’an-ı Kerim’den çıkarılması önerisi göz ardı edilmemeli.

Birbirlerine çok zıt gibi duran, anlaşamayan kesimler bir pota içinde yer aldılar, birlikte oldular ve âdeta eridiler. Bunları bir arada tutan ideolojik bir ülkü değildi. İktidarın imkânlarından yararlanma birbirlerine tahammüle zorladı. Ama bir yere kadar…

 

Önemli Not: Yukarıdaki yazı, yazarın şahsi görüşlerini içermekte olup, İktibas Çizgisi.com un yayın ve düşünce yapısını yansıtmıyor olabilir. İktibas Çizgisi olarak, kâr amacı gütmeyen yayın politikamız gereği okumaya değer bulduğumuz yazıları, takipçi kitlemizle buluşturmak için tam metin olarak yayınlıyoruz

Daha Fazla Göster

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Popüler Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close