GenelOkuyucu Yazıları

İslamın Güncellenmesi-3

Şaban Tekin/Elazığ

‘’Deizm İslamın kabuk bağlamamış halidir’’ M.B.

Olgular üzerinden laf cambazlığı yapmaktadır. Hakikati çarpıtmak, istismar etmek için bir taraftan gerçek niyetini gizleyerek iddiasını mantıklı bir zemine oturtmak için manipülasyon yapmakta. Bin dört yüz yıllık süreçte İslami yapının yaşadıklarına toptancı, kutsayıcı, bağnaz bir yapıdan bakılmadan basiretli bir şekilde yaşananları, eklenenleri, kutsal olmadığı halde kutsananları…vb çok iyi tahlil edip görmek gerekir. Hilafet olayında yaşananlar, hilafetin saltanata evrilmesi sürecinde yaşanan kaos, iç savaşlar ,katliamlar, dayatmalar, zorbalıklar  hat safhaya çıkmıştır. İstibdat ile birlikte en çetin olan anlam bütünlüğünün farklı sistematikler kullanılarak hakikatin çarpıtılması, zamana yayarak toplumlara kutsallaştırılmış bir şekilde sirayet ettirilmiş, hakikatin yanında yapay kutsallar oluşturulmuştur.

Geçmişte siyasi, dini otorite, mezhep ve hiziplerin oluşturdukları yapay anlam dünyasının farklı versiyonu olarak deizmin albenili mantık oyunları ile hakikati çarpıtmaya çalışmakta, hakikatin bir kısmına dayanarak, dayanak olarak kullanıp tek hakikatin kendisi olduğunu iddia etmekte. Geçmişten günümüze ilahi olanın bir kısmına tutunup yanına bir çok eklemeler yapıp hakikatin bu olduğunu iddia eden anlayışlar ilanihaye kapsamındadır. Deizm dinin kabuğu diye nitelediği dinin etrafına tutunan yapay kutsallar, insanların zanları, emanileri iken deizmin dayanak olarak baz aldığı vicdan, fıtrat söylemi hakikatin iç bütünlüğünü parçalayıp elde kalan bazı genel geçer unsurlar üzerinden yeni bir anlam dünyası oluşturma, çarpıtma çabasıdır.

Bir bütünün küçük bir parçası anlam bütünlüğünün tamamını karşılar mı? Hakikat bireyi, toplumu, insanlığı kucaklayan ilahi sistematiği uluhiyet anlayışı, tek melik olan mülkünde tek tasarruf sahibi olması devre dışı bırakılıp şark kurnazlığıyla  evrensel bazı olguların cımbızlanıp onlar etrafında oluşturulan paradigma nasıl hakikat olabilir. Hakikatin bütünlüğünden birkaç damlayı alıp kendi zannınca mantıksal kurgu zeminini inşa ederek dinin özünün, saf dinin deizm olduğunu pervasızca dillendirilmekte.

‘’Hakikat hiçbir dinin tekelinde değildir, hakikat İslam’a münhasır değildir’’ M.B.

Hakikat tektir, Rab birdir ,İlah tektir. Hakikatin sınırlarını bir ve tek olan, mülkün tek sahibi ve yöneticisi olan Allah belirler. Tahrif edilen dinlerden sonra en son gelen din, ilahi kaynaklı olan tahrif edilmemiş  hak din İslam’dır.

‘’Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim. Ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için dîn olarak İslâm’dan razı oldum. ‘’5/3     İslam dininin hakikat olmasının kanıtlarına bakalım; Tevhit anlayışının çok iyi bilinmesi gerekir.

‘’İşte işin hakikati budur ve Allah’tan başka bir ilah yoktur; şüphe yok ki Allah -yalnızca O- kudret ve gerçek hikmet sahibidir.’’3/62

‘’De ki: “Ey geçmiş vahyin izleyicileri! Sizinle bizim aramızdaki şu ortak ilkeye gelin: Allah’tan başka kimseye kulluk etmeyeceğiz, O’ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayacağız ve Allah ile birlikte insanları rab edinmeyeceğiz.” Ve eğer yüz çevirirlerse de ki: “Şahit olun ki biz kendimizi O’na teslim etmişiz!”3/64

‘’Sen Rabbinden sana vahyedilmiş olana uy -ki Ondan başka ilah yoktur ve Onunla birlikte başkasına ilahlık yakıştıranların tümüne sırtını dön.’’6/106

‘’Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.’’14/52

Allah’ın yerde ve gökte hiçbir ortağı yok, yer ve gök onun egemenliği altındadır. Mülkün tek sahibi ve meliki olandır. Dinin tek sahibi ve dinin sınırlarını noksansız belirleyendir. Sünnetullahın tek sahibi ve tek idare edicisidir. Dinin sınırlarını belirlemekte tek şari olandır, uluhiyette hiçbir ortak edinmeyendir. Uluhiyetinin kıyısında köşesinde hiçbir mahlukun esamesi bulunamaz, Onun hiçbir ortağı yoktur.

İnsanların zanlarıyla oluşan yapay kutsallar melekleri tanrının kızları olarak görmeleri, baba ,oğul kutsal ruh, seçkin millet…vb anlayışların tamamı insanların kuruntularıdır. Onun dununda hiçbir ilah yoktur. Onun belirlediği hakikat, bir tek hakikat, halis din islamdır. Tahrif edilmiş dinler yada bin dört yüz yıldır dinin etrafına tutunmaya  yada monte edilmeye çalışılanlar, yapay unsurlar üzerinden toptancı bir anlayışla İslam dinini hakikatten saymamak art niyet , hakikat düşmanlığından başka bir şey değildir.

Hakikati, hakikatten olmayan unsurlar kullanılarak manipüle edilerek hakikat dışı gösterilmeye çalışılmakta. Mezhep,fırkaların çatışması,tasavvufun toplumları bin bir parça etmesi, dine farklı ritüellerin monte edilmesi, hilafetin saltanata evrilmesi, veliaht  mücadeleleri, şehzadelerin katledilmesi meselesi, mehti , mesih anlayışı, kölelik, cariyelik …vb konuları kullanılarak iddiasında haklı çıkma çabasını görmekteyiz. Daha önce belirttim bin dört yüz yıllık bir süreç siyasi olaylar, siyasi otorite varlığını muhkem kılmak  için dinin içinden kaynaklar bulmaya ayet ve hadisler üzerinden kendini, soyunu, etnik yapısını kutsallaştırma yoluna gidilmiştir. Dini bazı konular yaşanılan toplumun siyasi, sosyal, iktisadi durumu çok iyi tahlil edilerek daha iyi anlaşılabilir. Kölelik ve cariyelik  islamiyetten çok önce var olan kurumsallaşmış  bir yapıdır, sosyal, kültürel, iktisadi olarak oturmuş olan bu yapının bir anda değişimi  olmamış fakat din bu yapının zamana yayılarak toplumdan sökülmesi için tavsiye üzerinden insanlara yol göstermiştir. Savaş esirlerinin serbest bırakılması, esir alınmaması, bireylerin yaptıkları yanlışlarda ellerinin altında bulunan köle ve cariyeleri azat etmeleri tavsiye edilmiştir. Siyasal otoritelerin ,mütreflerin, iktisat baronlarının  yağlı çarkları işlemesi için cahili adetler kaldırılmadan devam ettirilmiştir.

Dinin siyasi otoritelerce  her daim istismar edildiği, meleler, belamlarca yapay kutsallar sınırsızca oluşturulmuştur; bu gerçekleri görmeden  bu vakalar üzerinden toptancı bir anlayışla dini hakikat kapsamından çıkarmak art niyet, kasıtlı tahrif etmekten başka bir şey değil. Bir din ki tevhidi merkezine almış, adaleti her daim emrediyorsa, eşitlik, ehliyet ve liyakat ,merhamet ve infağı tavsiye ediyor, kutsal kişi ve kavimlerin olmadığını üzerine basa basa belirten anlayış evrensel olarak bütün insanlığı kucaklamasından dolayı mutlak hakikattir.

 

Kaynak:ruşencakır.com da İslamın güncellenmesi  Mücahit BİLİCİ

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Close
Close