Genel

Kadın olmak, kadınlığını tekrar hissetmek!

Asiye Türkan/Milat Gazetesi

Yeniden dünyaya gelsem, yine kadın olmak isterdim diyenler için…

İnsanı dinler ve içinde yaşadığı kültürler yetiştirir. Hayatını bu kültür ile devam ettirir. Algılar ve alışkanlıklar bu bilgiler üzere oluşur. Bu algılar üzerine kurulan yaşam şartlarını değiştirmek de gerçekten çok zordur.

Yahudilerin ırklarının anneden geldiğini düşündükleri halde, her sabah ettikleri duaları şu şekildedir. “Ezeli ilâhımız!  Kainatın kralı!  Beni kadın yaratmadığın için sana hamd olsun”

Hristiyanlıkta kadın kötülüğün, şeytana uymanın, ayartıcılığın temsilidir. Karı koca beraberliği bile günahların en büyüğüdür.

Hatta Aziz Augusten: “Bir adamın karısı ile bir fahişe arasında fark yok” der.

 

Bugün katolik kiliselerinde evlenme merasimlerinde papazın okuduğu dua şöyledir:

“Günahla düşmüşüm annemin karnına, günah işlemiştir bana annem gebe kalırken.”

Batı medeniyeti  Eski yunan düşüncelerini temel alır. Yunanlı kadına köle muamelesi yapar, Karısını istediği zaman döver, başka birine hediye edebilirdi. Miras da yasaktı. En büyük hakaret  “kadın” dı. Zira bütün rezilliklerin başı kadındı.

Yunan düşünürlerden Hesiodos’un “Zeus kadınları baş belası olarak yarattı. O kadınlar ki  işleri güçleri kötülüktür”dediği tarihin tozlu yaprakları arasında kayıtlıdır.

Halbuki yaratıcı Nahl suresinin 97. ayette şöyle buyurmuştu; Erkek ve kadın, mü’min olarak kim iyi amel  işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükafatlarını, elbette yaptıklarının en güzeliyle veririz.”  

Hak katında ayrıma tabi tutulmayan kadının çocukluğunda beri masum hayalleri vardır. Beyaz atlı prens, prenses gibi gelinlikler, muhteşem düğünler, pembe panjurlu evler vs.

Her kadının ortak hayattan beklentileri ise: evinin hanımı olmak, evlatlarına iyi anne olmak, kendini seven, sayan, güvenen, fedakar olan eşini kapıda karşılamak, ona marifetlerini tek tek göstermek, gün içinde yaptıklarını en ince ayrıntılarına kadar anlatmak, anlaşıldığını bilmek, yaptıklarının takdir edilmesini istemek vardır.

Sevilen kadın güzel kadındır. Takdir edilen kadın mutludur. Kendini gerçekleştiren kadın huzurludur. Güzel, mutlu ve huzur içinde olan kadının erkeğine veremeyeceği hiçbir şey yoktur.

Peki erkeği kadına istediğini vermiyor, onu anlamıyor, takdir etmiyor, dinlemiyor, sevgisini dile getirmiyor, duygularına ve eylemlerine önem vermiyorsa kadın isyan edip
hayata küsmeli midir?

Hayat seçimlerdir. Neyi seçtiğimize, kararlarımıza ve aldığımız kararlarda ne kadar istikamet üzere yürüdüğümüze, eylemlerimize ve söylemlerimize bakmalıyız.

Bir öz eleştiri yapıp; “hep hırsızı suçlayacağımıza, bedenimizin sahibi olarak, ev sahibinin hiç mi suçu yok?”diye düşünmeliyiz.

Her söylem zarafet kuralları içinde olmalıdır. Nezaket ve zarifliğin uyum içinde olması zarif olmaktır. Hareketin zarafet üzere yapılması, o harekete bereket katar. Bu bereket ilgiyle, bilgiyle, fedakarlıkla, vermekle, gayret çoğalır.

Oturmasını, kalkmasını, hayata bakmasını, çalışmasını, dinlemesini, söz söylemesini hasılı bütün ilişkilerini zarafetle yapan kadın gönülleri fetih edecektir.

Hayatın yaşanılır olması zarafetin dışa yansımasıyladır. Her söze zarafet kalite katar.

Sözün zarifçe söylenmesiyle şiir, rengin zarifçe kullanılmasıyla resim, taşın zarafetle işlenmesiyle mimari, sesin zarafetle nağmelerle birleşmesiyle şarkı oluşur.

En güzelini yapanlar da sanatkarlardır. Evlilik te geçim sanatıdır. Bunun yolu da zarafetten geçer. Zarafet ise en çok kadına yakışır!

Zarif kadın; yüzünde gülümsemesiyle, dilinde güzel söylemleriyle, bakışıyla, saflığıyla, iyi düşünceleriyle, duygularını doğru ifade edişiyle, kendisine verileni katlayarak vermesiyle huzur veren, mutluluk sunandır.

Mutlu olmak, değişime ve gelişime açık olmakla, kendini yeniliklere kapatmamakladır. Her baktığında güzeli görmekledir. Mutluluğu başkasının eline vermemektir. Mutluluğun yolunu devamlı aramak, emek vermektir.

Kadın olmak güzel bakmak, doluyu görmek, boşu doldurmak, gülümsemek, güldürmek, huzur vermektir. Kadın hayatın renkli tarafı, geleceğin, umudun, ümidin diğer adıdır.

Hasılı kadın olmak, kadınlığını yeniden hissetmek, güçlü olmaktır. Aksi takdirde kadınları kendi hemcinsi olan kadınlar da ezecektir…

Daha Fazla Göster

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Popüler Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Close
Close