GenelYazarlardanYazılar

Kalemimle Hasbihal

Ey Kalemim, Merhaba! Nasılsın, iyi misin diyemiyorum? Seni tutan bu eller, seninle yazan, seninle dertleşen gören gözler, duyan kulaklar, idrak eden kalplerin sahipleri seninle karaladıkları satırlarla senin ne kadar iyi olduğunu anlayanlar, o zaman anlarlar. Çünkü seninle, onların yüreklerine yüklenen ağır yükleri, keder, hüsranları açığa çıkartıyorsun. Şahsen ben sana çok çok teşekkür ediyorum.

Ben şunu da çok iyi biliyor inanıyorum ki gerçekleri senin ile saklayan hak hukuk tanımayanlar kardeşliği unutup paraya tapanlar, fakiri fukarayı görüp gözetmeyenler, çocuklarını kreşlere atıp sevgiden mahrum bırakanlar, anneyi babayı bakım evlerine bırakıp terk edenler. Sözgelimi deveyi hamuduyla yiyip yutanlar, daha neler neler… Mesela insanlıktan anlamayan, gözleri ile gerçekleri görmeyen, duymayan kulakları, idrak etmeyen kalplerin sahipleri, seni nasıl da üzdüklerinin farkındayım. Biliyorum ey kalemlerden biri olan benim kalemim. Sen benim en yakın arkadaşım dert ortağımsın. Allah CC hamdüsena olsun ki bana okumayı yazmayı bahşetti de sen benim arkadaşım oldun. Konuşma da konuşuyorum, ama insanların çoğu kulaklarını kapatıyorlar. Hem de onların pek çoğu haktan hukuktan sevgiden saygıdan uzaklar. Görüp şahit olduğum, parayı menfaati din edinmişler. Allah CC seni bu gibilerinin eline düşürmesin. Onlar seni alet edip zehir saçarlar. Fitne kargaşa çıkarırlar, seni kirletirler. Ey Kalemim! Sen şimdi merak edip şu soruyu sorabilirsin. Ey Yazarım , ne oldu sana ? Senin içini dolduran seni boğan ne? Haklısın sorma be kalemim! Bu insanlara, bu kardeşlere, evlatlara, arkadaşlara, akrabalara anlatıyorum, anlatıyorum anlamıyorlar. Bu millete ne oldu? Öyle bakıyorum, böyle bakıyorum, uzun uzun düşünüyorum, aklım almıyor. Vicdanım kabul etmiyor. Hayvanlar bile onlara ekmek vereni tanıyor, yabaniliklerini unutabiliyorlar. Onlara ekmek verenlere sıcaklık sevgi gösteriyorlar, insanlara yanaşabiliyorlar, karınlarını doyuranları tanıyorlar. Peki, etrafımızdaki kardeşlerimize komşu akrabalarımıza baktığımızda ne görüyoruz? Yabani hayvanlar ehilleşebiliyor, bu insanların çoğu yabancılaştı, yabanileşti. Güçleri ile dişleri ile ezecek ısıracak bir sebep arayışına girmişler. Etrafımız meydanlar bu gibilerle dolup taşar vaziyete geldi. Bir soru sorarak, bir tespit yapmamız gerekirse bu insanlar neden böyle oldular? Tamam, parayı menfaati çıkarı bir nevi din ahlak edinmişler. Biraz daha yakından bakacak olursak bu insanların meşguliyetleri ne ? Vakitlerini nerede nasıl harcıyorlar? Bunu açıklamadan önce insanı hele Müslüman’ı iyi anlamamız lazım. Acaba bu insanlar, bu Müslümanlar şu soruyu kendilerine soruyorlar mı , biz neden yaratıldık, biz başıboş mu yaşayacağız?   Bakın bizi yaratan Allah CC ne haber veriyor;  ( Allah CC mutlak doğruları ve ilahi hükümlerini içeren ayetlerini konuşup anlaştığınız yazıştığınız dilimizin harflerinden oluşan kelimelerle indirmektedir. Devamla işte bu ayetlerden meydana gelen hikmetli Kuran yaratılış sebeplerini bilmek ona uygun hayatı yaşamak isteyenler için bir hidayet ve bir rahmet kaynağıdır. Lokman Suresi.Ay.1-2 ).

Yukarıda vermiş olduğumuz ayetlerden ne kadar haberdarız. Şimdi biz vakitlerimizi ömürlerimizi nasıl, neye, kime, kimlerin yaşam biçimlerine uyuyoruz, düşünmemiz lazım. Elbette insanı ayaküstünde tutan duyguları, hisleri, sevgileri, içinden geçen hayalleri, dürtüleri vardır. Bu insanoğlunun dinlisinde de dinsizinde de yaşamlarında olmazsa olmazıdır. Şimdi Müslümanlar esas üzerinde durması düşünmesi gereken zamanlarını nasıl harcıyorlar, nasıl heba ediyorlar. Bugünkü duruma nasıl geldiler. Bunun tarihselliğini de asla gözden kaçırmadan bugüne indirgemeyelim. Kur’an’ı Kerim’in deyimiyle şeytan, nefsimiz bize şunu hep fısıldar. ” Acele etme, daha erken, yarın yaparsın, daha gençsin ” gibi buna bir de Kuran’ın önerdiği sistemi dışlayan her türlü sistemleri de eklediğimizde ortada olan yaşamlar, hayatlar nasıl da heba oluyor, oluyor da maalesef ömür de tükeniyor. Buradan şuraya gelmek istiyorum. Dinle  imanla doldurmaya, maneviyatla ömrünü yaşamaya ve böylece ömrünü geçirme gerçeği de ortada durmaktadır.  Şimdi biraz daha yakından bakalım. Bu insanlar bu Müslümanlar, maneviyat dünyalarını ne ile dolduruyorlar. Yakından görünen şahit olunan şu ki bu insanlar hele Müslümanlar çok ama çok çok meşguller. Adete koşuyorlar, hem de nasıl ?! Gözleri hiçbir şeyleri görmüyor, kulakları işitmiyor, benliklerini kaybetmişler, ellerinde teknolojinin akıllı görüntülü telefonları. Konuşmalar, yolda arabada, otobüste, vapurda, parklarda, yollarda selfiler , fotoğraf paylaşımları, hem de ne fotoğraflar. Dediler, kodular bağırmalar, küfürler. Bugün böyle bir yaşam, böyle bir dünya kuruldu. Kimse kimsenin farkında değil. Yüz yüze konuşma bitiş noktasına yaklaşıyor. Evet, evet, insanlar Müslümanlar bugünlerde çok meşguller. Tabağındaki yemeği, bardağında ki çayı soğutacak kadar bunun da farkında olmayacak kadar meşguller. Şimdi bu meşguliyetle meşgul olanların yüzdesine gelecek olursak, %90 ‘ına yakını boş-boş şeylerle modayla, maddiyatla sosyal medyaların şucuları bucularıyla uğraşıp vakit ömür harcarlarken, % 10 kadarının birçoğu Arapça Kur’an’ı Kerim okumayla ama ne dediğini anlamaya gerek duymayanlar hurafe, hikâye, masallarla, uydurmalarla gözyaşı dökenler, cami cami dolaşan yatırlardan ermişlerin mezar ziyaretleriyle mezarların başında Yasin okuyucuları üç İhlas bir Elhamcılar hiçbir zaman ne okudukları okuttukları Yasinlerde üç İhlas bir Elham’da Allah CC ne diyor, kimlere hitap ediyor bir kere bakma ihtiyacında bulunmamışlar, bir çoğunun hiç te akıllarına gelmemiş. Belli ki şu ayetten haberdar değiller ( Ansızın hiç farkına varmadığınız bir sırada size azap gelmeden önce ( yani Ölüm ) size indirileni en güzelini Kuran’a uyun Zümer Sur.Ay.55 ) . Bakalım bu Allah CC ayetlerini hayatlarına yaşam biçimi etmeyenlere nasıl bir ihtar veriyor. ( Allah CC ve Resulü bir işe hükmettiği zaman mümin erkekler ve mümin kadınlar o işte kendi istediklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah CC ve Resulüne isyan ederse ( buyruklara uymazsalar) gerçekten onlar apaçık bir sapıklığa sapmıştırlar. Ahzab Sur.Ay.36).

Yukarıdaki ayetlerden vermiş olduğumuz duruma göre akıllarını çalıştırmayanların işte onların sosyal medyalarının iç yüzü ve yaşantıları açık açık görülmektedir. Dünyaya baktığımızda insanoğlundan başka her yaratık yaratılış gayesindeki sünnetullaha uygun emre amade oluyorlar da bugün açıkça görüyoruz ki insan denilen bu mahlûklar insanlığa kan gözyaşı fakirlik beladan başka bir şey vermiyor ve dünya hayatını kirletiyorlar devam da ediyorlar. Burada beni en çok şaşırtan üzen hayretlere düşüren ben müslümanım diyenler de yazdıklarımla söylediklerimle ömür tüketiyorlar. Maalesef işin kolayını da bulmuşlar. Öldükten sonra göndermeler, Rahmet okunan Hatmi Şerifler Allah CC gani gani rahmet etsin demeler ve hatta annesinin babasının yerine Hacca gitmeler, onların kurbanlarını kesmeler, hayır hasenat dağıtmalar bir de sağlıklarında bir cami bir çeşme bir okul yaptırdılar mı kıyamete kadar banka faizi gibi işleyen biriken bol bereketli bir akar ki ne akar! Kırklar, Elliikiler, Seneyi devriyeler de, etli pilavlar, ayranlar, kolalar, fantalar buyurun -buyurun işte yatırım işte devre mülk. Yaaa arkadaşlar, kardeşler ömürler bu minval üzere tüketiliyor. Hele de musalla taşında biz iyi biliriz, bir de haklar helal edildi mi ver elini Ahiret. Şimdi normal olarak baştan beri söylediklerimi duyabilen birçok Müslümanlar bana ne derler, bunu da çok iyi tahmin ediyorum. Vah-vah! Derler. Bir de bana acıyarak gitti,  bu adam uçtu, kafayı yedi derler, diyorlar da. Onlar varsın desinler, Mevla’m ne der ben ona bakarım, sözlerimin özü

(Kim Allah CC ve Resulüne itaat ederse ve Allah CC ‘den korkup ondan sakınırsalar işte kurtuluşa mutluluğa erenler bunlardır. Nur24/52).

Hayatlarını bu şekilde geçirmek dilek ve temennilerimle.

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir