GenelYazarlardanYazılar

Kaygı ve Korku?

“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,

İnsanların hükümdarına,

İnsanların ilahına,

O sinsi vesvesecinin şerrinden.

O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.

Gerek cinlerden, gerek insanlardan.

Korkunun fıtri içsel yaratılıştan olduğunu ve yönetilmesi gerektiğini bilmekle yenilmesi, aşılması, yerinde kullanılması mümkündür.

Korkuyorsam bu kelimeyi ağzıma almam mümkün mü? Korkağım.

Cesur da değilim.

Ama!  Aması var. Nasıl mı dersiniz?

Vahiy kitabı Kuran da; Allah’tan korkmak işlenirken, bilakis Allah’tan başkasından, Ondan fanilerden daha fazla korkmayan cesur bir bilinç inşa etmek içindir. Yani deniliyor ki; Korkacaksanız sizin gibiler-den ölümlülerden değil, benden korkun. Korkuyu sadece bana özgüleyin. .Benden başkasından korkmayın, gülünç duruma düşersiniz. Benim yanımda değersizleşir itibarınızı kaybederken, benden gelecek yardımdan destekten cesaretten olursunuz. Kalplerinize cesaret yerine korku veririm ki; bu sizi hem dünyada, hem de ahirette rezil eder. Anlamında düşünülmelidir.

Cesaret risk alan ve tehlikeye atılan demektir. Bu kelimeden olarak, cesur tehlikeye rağmen yoluna devam eden kimseye denmektedir.

Korku ve korkuyu yaşamak, silik bir şahsiyet oluşturan başat amiller-dendir. Korkuyu yaşayanlar hayata dair sözü olmayan seyirciler olarak her zaman tribünlerdekiler. Hayat sahnesinde yer edinemezler. Zira korkak bireyler veya topluluklar, yaşadıkları cemiyetin edilgen / güdül-gen nesnesi olarak kalmaya mahkûm olurlar.

Korkuyu korkutamayan insanın en zayıf noktası, dışlanma korkusudur. Buna sebep, en yakınlarından başlayan kınanma / ayıplanma korkusu olmaktadır. Bir bakıma bireyin savunmak zorunda olduğu ilkesel değerleri kendi tarafından değersizleştirilip savunamayışından kaynaklanır. Bir değere değer katan şey eğer ki, Allah ise o değeri canı malı pahasına savunamayan kişi henüz imanın zevkine derununa ulaşabilmiş değildir. Yüzeysel silik etkisiz bir iman şahsı ve şahısları korkunun girdabından kurtarmaz.

Ama. İnsan benliği böyle bir şey ki! Acıdan, dayak yemekten, hatta işkence edilmekten ve bazen ölmekten dahi korkmaz. O varlığını kendisine değil inandığı değerlerin sahibine adamıştır.

Rabbülalemin Kuranda müminleri tanıtırken Maide 54. ayetinde,

” Onlar kınayıcıların kınamasından korkmazlar..” der. Ayette “ … velâ yeḣâfûne levmete lâim” ayetindeki “levm” kelimesi kınamak demektir. Evet, kınanmaktan korkanların bu hayatta başarılı olma ihtimali olamaz. Geleneğe, muhafazakârlığa, atalar dinine muhalefet edeceksiniz. Onları öteleyecek, değersizleştiren söylemler kullanacaksınız. Bu halinizle bir topluma karşı direnişçi olacak direniş başlatacaksınız.

Korkuyor musunuz?

Korkak mısınız?
Yapmaz /yapamaz mısınız?

Allah’ı razı etme iddianız yok mu oldu. Vazgeçtiğiniz değerlerin değerini halen anlamadınız mı? Bir direnişçi olarak kendinize sözünüz geçmiyor mu?

Bunlar korkaklık alameti olarak cehennem çukurundan kurtarmaz, bunu da bildiğiniz / bildiğimiz halde halen

Allah’tan başkasından korkuyor muyuz.

O halde yenildik.

El âlem putunu sevindirdik.

Artık;

“Başkaları ne der” diye bir putumuz var. Ve o puta tapanlar hayatlarında huzuru inşa edemezler.

Kınama korkusunun insan psikolojisinde ne kadar dominant olduğunu vurgulamak gerekmektedir. İnsanın insan tarafından kınanması, bundan sakınması eğer Allah’ın öfkesine sebep oluyorsa, bu korku o insanın insani değerlerini sıfırlar, tüketir. Sonunda esfeli safilin-le muhatap eder.

Kınanma korkusu.

Kınanmaktan korkmak şahsiyet kişilik oluşumuna mani olan amillerdendir. Bu bağlamda Allah kullarını o kadar çok teşvik ediyor yüreklendiriyor, konuya veya olaylara motive ediyor ki, vahyin inşa ettiği birer kişilikli şahsiyetler olup dünyayı hayatı toplumu ifsattan kurtarıp, imar, mamur etsinler.

Korku kuşku güvensizlik insanda aşılması zor setler haline geldiğinde, kişilik zaafının başlaması davaya deva olacak ilkelerden vaz geçip yaşama endeksli bir hayat kurgusu, ilkesizliğin adımları olarak yol almaya devam eder.

Aksine kuşkusuz bir güven oluşması ile hayatın anlamı yeniden inşa edilebilir, edilmelidir de. Allah’a güven Vahye sarıl hikmete ram ol. Yol varsa budur, bilmiyorum başka güvenli yol.

“Yanınızda olan (Tevrat)ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kuran’a) iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca Benden korkun.”Bakara 41.

“İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer müminlerseniz, Benden korkun.”
Alimran 175

Korkarak düşmana sevimli gözükenler ve onların yüzsuyuna tenezzül edenlerden dünyayı imar etmelerini beklemek beyhudedir.

Sadece Allah’tan hakiki anlamda korkan için diğer tehditlerin hiç bir tesiri olmaz.

1- De ki: “Sığınırım o sabahın Rabbine,

2- Yarattığı şeylerin şerrinden,

3- Karanlığı çöküp bastırdığında bir gecenin şerrinden,

4- O düğümlere üfleyen üfürükçülerin şerrinden

5- ve kıskançlık gösterdiğinde bir kıskancın şerrinden!”

Vesselam

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir