GenelYazarlardanYazılar

Kimlik ve Kişiliğimizi Kur’an’mı İnşa Ediyor?

Allah yaratmış olduğu insanoğlunun hem bu dünya da hem de ahirette kurtulanlardan olması için tek çıkar yolun onun gönderdiği ilahi emirlere, vahye ve o vahyini hayatına uygulayan resullerine inanıp iman etmekten geçtiğini kesin bir emir ile bildirmiştir.

Bu emre uyup kabul edip yaşayanlar kurtulanlardan olacaklardır. Hiç bir insan anasından doğduğu günde mükemmel ve Allah’ın istediği ve razı olduğu bir kimlik ve kişilik ile dünyaya gelmez. Ancak onun fıtratı Allah’ın dini ile kavgalı değil o dini kabul etmeye uygundur daha doğrusu yatkındır. Kişiliğinin oluşumun da birçok faktör rol oynar. Bunlar doğduğu çevresi anne babası, yaşadığı coğrafya vb. şeylerdir. Bizim üzerinde durduğumuz ve Allah’ın razı olacağı kişilik Kuran’ın inşa edip meydana getirmiş olduğu kişiliktir. Allah göndermiş olduğu bütün elçilerinin kişiliğini yine onların  tebliğ etmekle görevli oldukları vahiyler ile inşa etmiştir. Bunun en son örneği olması bakımından Allah resulü (Sav)in kişiliğinin inşası üzerinde durmak istiyorum. 571 yılında Abdullah’ın yetimi olarak dünyaya gelen Allah resulü sıradan çocuklar gibi altı yaşına kadar annesi ile beraber yaşamış .Bundan sonra sahipsiz kalan bu yetime önce dedesi, dedesinin ölümünden sonra ise amcası Ebu Talip sahip çıkmıştır. Bu sırada aile ekonomisine katkı amacıyla her çocuğun yapabileceği işleri yapmış yani koyun ve keçileri otlatmıştır. Yetişkin bir delikanlı olancada o kavmin haysiyet, onur ve şeref bakımından seçkin bir  hanımefendisi olan Hz. Hatice Allah kendisinden razı olsun  onunla evlenmiştir.

Her kavmin iyileri gibi Allah resulüde kırk yaşına kadar temiz kalmayı başarmış ve hatta ona kavmi “Muhammedül   Emin” demişlerdir ki bu o konuda yalnız değildir. Kendisi gibi Ebu Bekir ve Osman gibi temiz insanlar ile beraberdir. Çocukluğundan hatta doğumu ile birlikte onun hakkında anlatılan ve siyer kitaplarında yer alan ve bir çoğu hurafe ve uydurma olan !Mesela ; Kalbinin yarılıp altın bir kap içerisinde yıkanıp tekrar göğsünün  dikilmesi olayı. Küçücük masum bir yavrunun böyle bir baypas ameliyatına tabi tuulması ne ile izah edile bilinir.  Allah’ın elçisi vahiy alana kadar “pasif iyi” Kırk yaşından sonra ise onun eğitimi ile bizzat Allah ilgileniyor. Onun müfredatı Kuran,  terbiye edicisi bizzat Allah’tır. İlk inen ayetler i inceleyerek konumuzu biraz daha  açıklamaya çalışalım.

“Ey örtüye bürünen Muhammed! Kalk da uyar, rabbini yücelt, giydiklerini temiz tut. Kötü şeyleri terke devam et yaptığın iyiliği çok görerek başa kalkma. Rabbin için sabret. “ ( Müddesir-1 ile 8. Ayetler)Yukarıda ki ayetler dikkatlice okunur ise Allah’ın elçisi üzerinde icra edip uygulamak istediği güzel hasletlerin ne olduğu ayan beyan ortadadır. Peygamber bunlara sahip idi de  Allah bunları ikinci kez  tekrar mı etti? Onun sağlam bir kişilik sahibi olması için böyle davranmasının bir zorunluluk olduğunu belirtti. Aynı şeyler bizler için de geçerlidir. Bizlerde yukarıdaki ayetleri okuyarak, anlayarak ve yaşayarak Kuran ile şahsiyet kazananlardan oluruz.

Diğer bir surede  ise rabbimiz olan Allah şöyle buyuruyor: “Ey örtünüp bürünen  Muhammed! Gecenin yarısında, ister isen biraz sonra, ister isen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku. Doğrusu biz sana taşıması ağır bir söz vah yedeceğiz. Şüphesiz gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir. Çünkü gündüz, seni  uzun uzun alıkoyacak işler vardır. Rabbinin adını an;  her şeyi bırakıp yalnız ona yönel.”(Müzzemmil-1 ile 8. Ayetler)

Evet yukarıda anlamını verdiğimiz ayetler kırk yaşındaki bir insanı alıp sıfır noktasından zirveye taşımıştır onun sahip olduğu kimlik ve kişiliği Kuran ile inşa edilmiştir. Ümmi okuma ve yazması olmayan “kitap nedir iman nedir bilmeyen ”bir insanın Kuran ile hangi noktalara gelebileceğinin en güzel örneklerini Allah’ın elçileri özelliklede son elçisi salat ve selam üzerine olsun Hz. Muhammed Mustafa vermiştir. Fakat bu inşa hareketi onlar ile sınırlı olmayıp aynı kurallar Kuranın mensupları içinde geçerlidir. Kaybetmiş oldukları izet. Şan ve şereflerini tekrar kazanmak isteyen Müslüman alemi tekrar Kuran’a dönüp onu “Mehcur” olmaktan kurtarıp hayatının kitabı yapar ise Allah’ın razı olduğu kullarından olmaları çok uzak değildir.

Allah’ın elçilerini örnek insanlar haline getirip kıyamete kadar gündemde olmalarının nedeni onların kendilerinde olan birtakım özelliklerinden değil aksine Allah’ın vahyi ile kendilerini donatmış olmalarından kaynaklanmaktadır. Allah yarattıklarına asla mahkûm ve muhtaç değildir. Allah herkesten hesap sormaya gücü yeten bir İlahtır. “Yemin olsun ki, kendilerine peygamber gönderilenlere soracağız, peygamberlere de soracağız.” (Araf-6) İslam dışı düşüncelerin savundukları gibi Allah Muhammed (A.S) ın nuruna filan aşık olmuş değildir. Muhammed (A.S)ın kimlik ve kişiliğinin inşasında çok önemli bir yere sahip olan bir sureden daha bahsederek yazımızı sonlandıralım:

Bahsedeceğimiz sure Kuran’ın 93, suresi olan Duha suresidir. “Kuşluk vaktine yemin olsun. Sukuna erdiği zaman geceye yemin olsun ki Ey Muhammed! Rabbin seni ne bıraktı nede sana darıldı. Doğrusu ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır. Rabbin şüphesiz sana verecek ve sende hoşnut olacaksın.Seni öksüz bulup da barındırmadı mı? Seni şaşırmış bulup doğru yola eriştirmedi mi? Seni fakir bulup zenginleştirmedi mi? Öyle ise sakın öksüze kötü muamele etme. Sakın bir şey isteyeni azarlama. Yalnızca rabbinin nimetini anlat.” ( Duha- 1 ile 11. Ayetler.)İlgili ayetler Allah resulünün içinde bulunduğu haleti ruhiye sini ne kadar da güzel açıklıyor. Onun ne yapıp neyi yapmaması konusun da bu kadar açık emirler olmasına rağmen halen Allah’ın resulünü farklı yorumlayan ve farklı anlayanlara şaşmamak elde değil.

Kimliğini ve kişiliğini Kuran’ın inşa ettiği insanlar peygamberi bir hayatı yaşamaya aday insanlardır.  Onlar tam bir teslimiyetle rablerine teslim olurlar. Onun emir ve yasaklarına uyma noktasında  gerekli hassasiyeti gösterirler. Allah’ın Mü’minler için belirlemiş olduğu dairenin dışına çıkmazlar. Heva ve heveslerine yenik düşüp bu dairenin dışında hareket etmezler. Kendilerinin sürekli gündemde kalıp bir numara olması için nefislerine yenik düşmezler. Ben değil biz ruhu ile hareket etmeyi yaşam tarzı haline getirip öyle hareket ederler. Söz konusu Allah’ın dini ise bunu her şeylerine tercih ederler çünkü onlar  “Kendilerini Allah’a ve onun dinine adamışlardır”

Kısacası ne yapacağını bilmez halde bulduğu Abdullah’ın yetimi  Hz. Muhammed  (A.S.) kıyamete kadar gelecek bütün insanlığın  hayatını etkileyen bir  konuma getirip  alemlere rahmet yapan Allah sorarım sizlere bizleri niçin hayırlı bir ümmet ve bütün insanlık için bir önderler  ve liderler topluluğu haline getirmesin. Cevabını hep birlikte düşünelim. Allah’a emanet olunuz.

Daha Fazla Göster

Popüler Yazılar

Bu yazıda 2 yorum bulunmaktadır

  1. Vedat bey kardeşim
    Allah sizlerden de razı olsun ilği ve alakanız için bir kez daha teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Close
Close