Genel

“Militan Demokrasi”

Ali Haydar Haksal/Milli Gazete

Bu kavram ve tanımlama 28 Şubat’ta görev yapan Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş’a ait. Bu başlıkla bir eseri de yayımlandı yanılmıyorsam. Aslında bu tanımlama, bir sistemin özünü ve ruhunu veriyor. Gerçekçi ve yerinde.

Bu yapı içinde olanlar da ister istemez bu ruhtan besleniyor. Sistemin el değiştirmesi hiçbir anlam ifade etmiyor. Çünkü sistemin kendisi bunu zorunlu kılıyor. Yapı toparlayıcılık üzerine kurulu değil. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren 1940’lı yıllara kadar tek parti dönemi. Sonuçta adı parti, ama tek başına. 1930’lu yıllarda Cumhuriyetin kurucu unsuru ikinci bir parti kurdurduğu hâlde kısa zamanda onu kapattı. Cumhuriyet Halk Fırkası ile Serbest Cumhuriyet Fırkası. İkincisi çok kısa zamanda kapatıldı. Daha sonra 1943’ten sonra çok partili siyasî hayata geçildi. Çok partililik yerini iki partili. DP bir muvazaa partisi olarak kuruldu. Merkez gene ittihatçı jakoben ruhun elinde idi. Adına demokrasi denen bu yapı İslâmî olan bir oluşa uzun yıllar izin vermedi. Girişimler çok çabuk devre dışı bırakıldı. Millet Partisi ile Büyük Doğu Fikir kulüpleri gibi. 1969 yılından itibaren Millî Nizam Partisi’nin kuruluşuyla yeni bir dönem başladı. Bu gelişmenin önüne geçilmek üzere jakoben dayatmalar peş peşe geldi. Dört kez Millî Görüş partileri kapatıldı. MNP, MSP, RP, FP. SP ile yola devam edildi bu kez bir başka yöntem ile önü kesilmeye çalışıldı. “Derenin kuşunu derenin taşıyla vurma” yoluna gidildi bunda da başarılı olundu. İslâmî bir düşünce hareketinin önü kesilerek bu kesime yönelenler muhafazakâr demokrasi denen bir çatı altında toplandı. Bu yapı, liberal ve muhafazakâr ama burjuvaya dönüştü. Geçmişteki sağın partilerinden sadece görünüm olarak farklı. Namazında, niyazında, başörtülü ama modern ve burjuva.

Demokrasi zıtlar ve kutuplar sistemi. Müslümanlar için böyle. Dışarıdan ithal olan bu yapı, kavramlarıyla birlikte geldiğinden yapı da ister istemez buna göre kurgulanıyor. İslâm milletinin bütünlüğünü bölen, parçalayan ve dağıtan bir yapıdan söz ediyoruz. Bunların renkleri sadece tonlardan ibaret.

Milleti dağıtan ve parçalayan bu yapıda insanlar birbirlerine hasım ve düşman kesiliyorlar. İdeolojiler, yapay kalıplar veya oluşlar insanı insandan uzaklaştırıyor. Dilimizin pelesengi olan kavramlardan söz etmeyeceğiz.

Yeni bir süreçteyiz. Sağ ve sol ayrışmaları çoktan bitti. Artık Marksizm’in ya da benzeri oluşların bir karşılığı yok. Ülkemiz veya coğrafyamızda sol düşüncenin ateizm ile birlikte şekillenmesi İslâmî ruh ve özü olanları ister istemez oradan uzaklaştırdı. Ortanın sağından ya da solundan söz edilemiyor. Birbirlerine çok zıt olanlar bir bakıyorsunuz çıkarlar ya da ilişkiler söz konusu olunca bir araya gelebiliyorlar. Yıllarca sağ ve sol çatışmalarında binlerce genç öldü. Karşılıklı birbirlerini öldürdüler. Belli bir zaman sonra aynı çatı altında buluştular, akan kanların öldürülen gençlerin ahları uzamda asılı kaldı.

 

Jakoben militan demokrasi çok şeye kadirdir. Çıkar, korku ve dayatma birbirinin özdeşi. Sağ, sol, muhafazakâr ırkçı, sosyal demokrat, liberal bunların hiçbiri diğerinden ayrı düşünülemez. Gücü eline geçiren sistemin yapısına ayak uyduruyor ve benziyor. Ayakta kalabilmenin tek yolu budur. Çünkü bu tür bir sistemden hakkaniyet beklemek abes. Partili yönetimlerden hakkaniyet beklenemez. İktidar partisi sadece kendi partisinin başkanıdır ve taraftarıdır. Cumhurbaşkanı ya da başbakan da olsanız yüzünüz kendi parti mensuplarına dönük olur. Onların çıkarları öncelenir. Dahası iktidar olan her parti liberal yapı içinde kendi zenginlerini oluşturur. Bu, hiçbir zaman değişmez. Gücü eline geçiren belirlenen kurallara uymaz. Gerçi sistemin kuralları belirsiz ve karmaşık. Seçim rüşveti, korku, tehdit, hile bu yapının özünde var. Çünkü sistem ayırımlar üzerine kurulu. Bunların hepsi birbirine hasım ve düşman. Tarafların çıkarını koruyup kollamada önceliklidirler. Hatta mahirdirler. Hakkaniyetten söz edilemez. Özü gereği militanlaşırlar. Korku ve tehdit salarlar. Ayakta kalabilmenin tek yolu budur. Ve tabiî geçici rüşvetler de buna katkı sağlar.

 

Önemli Not: Yukarıdaki yazı, yazarın şahsi görüşlerini içermekte olup, İktibas Çizgisi.com un yayın ve düşünce yapısını yansıtmıyor olabilir. İktibas Çizgisi olarak, kâr amacı gütmeyen yayın politikamız gereği okumaya değer bulduğumuz yazıları, takipçi kitlemizle buluşturmak için tam metin olarak yayınlıyoruz

Daha Fazla Göster

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Popüler Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Close
Close