GenelYazarlardanYazılar

Para mı? Sevgi mi? İman mı?

Selâmunaleyküm değerli okurlarım. Yazacaklarımda hikaye ,masal, hurafelerle bir şeyler yazarak satır doldurmak gibi bir niyetim yoktur .

Yazacaklarımı gerçeklere dayalı anlamanızı rica ediyorum.Evvelâ para mı sevgi mi sorularına günümüz yaşam acısından bir  açıklık getirmek istiyorum. Bizler müslüman olduğumuza göre parayı maddiyatı nasıl nereden kazanacağımızı nasıl harcayacağımızı ,bizi yaradan Rabbimiz bize bildirmiş.

Tabii ki yaşam için para maddiyat gereklidir. Eğer parayı maddiyatı öne alır ona tapar gibi değer verirsek bu durum sevginin saygının önüne  geçiyor, değeri düşürüyor ,bir zaman sonra sevgide saygıda ortadan kalkıyor o zaman insanlığı hele müslümanlığı nereye koyacağız ?  Şöyle de sorabiliriz bu sevgisiz saygısız müslümanların hali ne?

Buraya ibret olsun diye , olmuş,  duyduğum bir olayı anlatmak istiyorum biraz ;  evvellerde fakir ,gariban bir genç iş bulmak için zengin bir ağanın yanına çalışmak için girmiş,  bir nevi maraba.  Zengin ağa bu gence,  bak oğlum çok çok  iyi çalış , ona görevini bildirmiş ,denemeye başlamış . Genç çok çok gayretli olarak çalışmaya devam ediyor,  ağa memnun.  Bir gün, gençle bak oğlum daha çalış böyle devam edersen senin yaşlarındaki kızımı sana vereceğim , damadım olacaksın . Genç bunu duyunca daha bi gayretli çalışmaya devam ediyor , bu durumu ağanın kızıda duymuş,  birbirlerini için için sevmeye başlamışlar,  ha bugün ha yarın , ağa onları evlendirecek diye bekliyorlar. Derken yan köyden bir ağa , hanımıyla ağaya misafirliğe gelmişler ,yemişler , sohbet etmişler , ağanın kızı hizmet etmiş , gelen ağa ve hanımı bu kızı çok beğenmişler,  ayrılırken ağaya  ; ”  şimdi gidiyoruz, bir daha hayırlı bir iş için yine geleceğiz”  deyip ayrılmışlar . Çok geçmeden yine gelmişler,  yemek sohbet sonun da gelen ağa konuya girmiş ; ”  bizim bir oğlumuz var,  senin kızına talibiz , ben zengin, sen zengin el ele verdik mi bizi tutan olamaz,  bir düşün. Bir daha gelişte,  bu işi bağlayalım ” deyip ayrılmışlar. Bu teklif ağaya cazip gelmiş yanında çalışan gence verdiği sözü unutmuş , kızına konuyu açmış. Kızı ;  ” istemiyorum, sen söz verdin ,ben onu seviyorum , ben ondan başkasıyla evlenmem ” dediyse de,  ağa ; ” ben seni bu çulsuza mı vereceğim , son söz seni o ağanın oğluna vereceğim ”  demiş. Kız durumu sevdiği gence anlatmış genç üzülmüş,  ağaya gitmiş ;    ”  ağam sen söz vermiştin,  olur mu böyle  ” Ağa ;   ” ben kızımı senin gibi çulsuza  vereceğimi mi sandın , git işine , bak ” . Genç üzülerek kıza  ; ” ben artık buralarda duramam,  burayı terk edeceğim “.  Kız ; ” ben sensiz yaşayamam,  beni de al,  kaçalım “.  Olur du olmaz dı kaçmaya karar vermişler , dağlara doğru gitmişler gitmişler,  karanlık olmuş,  uzakta bir ışık görmüşler , oraya doğru gidip yanaşmış seslenmişler, ”  Gelin ! ” diye ses almışlar,  yanaşmışlar,  eşkiya kılıklı bir adam , çadırı var , önünde ateşi yakmış ; “Hayrola bu haliniz ne !” diye sormuş.  İki genç başlarından geçenleri anlatmışlar , adam ben böyleleri soyuyorum , arka da altın dolu,  siz şimdi açsınız,  karnınızı bi doyurun , yarın bir hal çaresine bakarız. Onlar yedikten sonra,  güçlü kuvvetli olan adam yerinden kalktı , gencin arkasından onu yakalayıp ,iple ellerini ayaklarını bağlamış ,çadırdan altınları bilezikleri kızın boynuna ,kollarına doladı ; ” bunlar senin, daha fazlasını da sana vereceğim,  sen benim ol , onun nesi var,  giderseniz açlıktan ölürsünüz”.  ”   yok olmaz  ! ” demişse de eşkıyanın teklifini kabul etmiş.  Gencin gözü önünde bu olay cereyan etmiş , her ikisi de uyumuşlar, genç sürüne sürüne yanan ateşin yanına gelmiş,  ellerinin iplerini,  elleri de yana yana yakmış , ayaklarını da çözmüş , kızı uyandırmış ;  ” Sen benim kabulümsün, hadi kaçalım ” .  demiş.  Kız, gence ;  ” senin neyin var, bak bana bu kadar altın verdi , daha da verecek.”   Genç  , eşkıyanın ,  tüfeğini alıyor,  kızı ve eşkıyayı öldürüyor,  tüfeği omuzuna asıp , acılarla , geriye kazaya gidip , teslim oluyor,  her şeyi tek tek anlatıyor. Genci aldılar, tedavi ettiler ,azılı eşkıyayı arayıp arayıp bulamıyordular ,onu öldürdüğü için onu ödüllendirmişler , ağayı da tutuklamışlar,  gence köyde bir arazi vermişler , o genç hiç evlenmemiş ,kadın eli değmiş bir şeyi ne yemiş,  ne giymiş,  hep sorarmış , soranlara başından geçenleri böyle anlatmış.

Şimdi sizler diyebilirsiniz ki bu kız bir  hata yapmış , herkes böyle mi ?

O  zaman şu soruyu sormam gerek , belki bugün ben müslümanım diyenlerin ne kadarında gerçek , sevgi saygı var? Evli eşler , eş dost , kardeşler arasında ne kadar sevgi saygı var? Eşine pahalı bir yüzük ,bir gerdanlık aldığı zaman maddiyatı hatırına birbirlerini seveceklermiş,  dostluklar da böyle değil mi !  İşte her şey ortada , o zaman Maun suresine bi bakmak lazım , surede ne diyor , müslümanların hali ne ; (Dini yalan sayanı (yaşamayanı) gördün mü,   öksüzü kakıştıran, yoksulu  doyurmaya yanaşmayan kimse o dur,  vay onların haline ki , onlar kıldıkları namazdan gafildirler. Onlar gösteriş yaparlar , onlar basit (değersiz) şeyleri dahi vermezler.  Maun suresi).

Bugün yaşanan yaşam bunun delili değil mi!  Bir Ayet daha hatırlatalım; (Muhakkak ki Allah  adaleti, iyiliği ,akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri ,fenalık ve azgınlığı yasaklar. O düşünesiniz diye size öğüt verir. Nahl.su.ay. 90)  .

Öğüt alanlar nerde?

Şimdi bugün  yaşayan müslümanların, kendi nefislerine uydurulmuş sözüm ona bir din yaşıyorlar , her taraf toz duman herkes birbirlerini vuruyor, cinayet , gasp,  hâk hukuk tanımamazlık , kadın kocasını hapse attırabiliyor, gerçi bazı erkeklerin de sicilleri pek parlak değil.

Ne mutlu birilerine ki ,olumsuzluklara ,hatalara, günahlara çok bilir kişilerimiz , ucuzdan zahmetsiz sayılı günler, aylar ,kandiller ,eşref saatleri, Ramazan,  sakalı şerif , hırkayı şerif , bir de Kadir gecesi ihya edildi mi anadan doğma günahsız . Sonra kazara günah işlenmiş olsa da ilerde Berat gecesi var ümidi pombalanarak , yine bir af daha , yaz boz tahtası gibi,  işte buyurun dini hayat……

Kuran böyle mi diyor , iman bu mu?

Nefsinin kitabına uyanlara bir  uyarı Ayet ;

( Ve Elçi dediki: (diyecek ki) Rabbim benim ümmetim bu Kuran’nını terk etmiş (Bir kitab) olarak bırakmışlar. Furkan.su.ay. 30 ).

(İnsanlar (müslümanlar)  (sadece) iman ettik diyerek sınanmadan (imtihan) olmadan bırakılacaklarını mı sandılar.Ankebut.su.ay. 2).

Kendi nefislerine göre iman belirleyenler ,  bir ikaz anlayanlara , aklınızı başınızada alın manasına ; (Ansızın hiç farkına varmadığınız bir sırada,  size azap gelmeden önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline Kuran’a uyun Zümer. şu.ay.55).

Şimdi ben müslümanım diyenlerin imanları nerde,  yok öyle nefislere göre iman,  bu dünya yaşamını bu şekilde yaşayanlar , hesaplarının kolay veremiyeceklerini iyi düşünsünler , kitabımız Kuran’a hayatlarını uygulasınlar o zaman imanın ispatı olabilecektir.

Kısacası yazımın başlığının iyi düşünülmesini   tavsiye ediyorum ve  diyorum ki,  bu gün böyle oluyor oluşu,  yarının da ölüm getireceğini unutmamak gerekir, bunu ivedi olarak tavsiye ediyorum ve uyarıyorum.

( Her kim (kimler)Allah’ı bırakarak şeytanı (şeytanlaşmışları) yar edinirse

O (Onlar)  apaçık bir ziyana girmiş olurlar Nisa.su. ay. 118).

(Şeytan böylelerine boş vaatlerde bulunur ,onları boş kuruntularla oyalar, şeytanın vaatleri akıllarını karıştırıp aldatmaktan ibarettir şeytan ve  (şeytanlaşmışların) peşinden gidenlerin varacağı yer cehennemdir ,oradan bir  çıkış yolu yoktur.  Nisa.su.ay.119/121).

Kendi nefislerinin kitabına değil, Rabbimizin kitabına iman edenlere  selam olsun…..

Selâm ve duayla

 

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı