Genel

Rus basınında geçen hafta:Suriye’de Rus-Amerikan rekabeti ‘horoz dövüşü’ gibi

Andrey İsayev/Gazete Duvar

Pravda.ru sitesinde çıkan bir analize göre Rusya Bağımsız Beyaz Rusya’ya doğrudan petrol ve doğal gaza özel fiyat uygulamak suretiyle 100 milyar dolar yatırdı. Buna rağmen Beyaz Rusya Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko Moskova’nın yürüttüğü politikadan sürekli şikayet ediyor. Hatta Suriye’de Rus-Amerikan rekabetini “horozlar dövüşüne” benzeten lider, dışişleri bakanını mart ayında Londra’da “Rusya’yı durdurmaya yönelik önerileri hazırlayan uzmanlar” ile görüştürdü.

Yaptığı araştırmaya dayanarak siyaset bilimci Stanislav Tarasov, 30 Nisan 1920’de Kızıl Ordu’nun Bakü’yü “hızlı ve acısız şekilde” işgal edişinin, Lenin’in “general Kemal” ile yaptığı anlaşmanın sayesinde gerçekleştiğini iddia etti.

REGNUM sitesinde yayımlanan yazıda Tarasov’un deyişiyle “O zamanda Moskova Bolşevikleri Mustafa Kemal ile yakın bir ittifaka” girdi, hatta Mustafa Kemal, Rusya’dan Ankara’ya gelen askeri ve mali yardımı zorlaştıracak İtilaf Devletleri’nin Sovyet karşıtı “Kafkasya müttefikliği” kurduğunu Moskova’ya bildirdi. 6 Şubat 1920’de Mustafa Kemal, Kazım Karabekir’e gönderdiği telgraf ile “Kafkasya halkları bize engel oluşturursa onlara Bolşeviklerle ortak saldırı konusunda mutabık kalınacak” şeklinde talimat verdi.

Karabekir de Halil Paşa ve Nuri Paşa’ya yazdığı mektupta “Bolşeviklerin Türkiye sınırına varması için Bolşeviklerin bütün Kafkasya’yı işgal etmesi gerekir. Onların küçük birliklerinin bile Azerbaycan’a girip Azerilerle beraber Türkiye sınırına kadar yürümesi lehimize olacak. Bolşeviklerin Azerbaycan, Dağıstan ve Gürcistan’da iktidara gelmesi işimize yarar” ifadesini kullandı.

Nihayet Bakü düştükten sonra Lenin’e rapor gönderen Bolşeviklerin Kafkasya Koordinatörü Sergey Ordjonikidze, Azeri hükümetinin Bakü’den kaçışını önleyen Türk birliğine bağlı askerler ve subayların Bakü devriminde aktif bir rol oynadığını yazdı.

Novoye Voyennoye Obozreniye’de yazısı yayımlanan Prof. Dr. Aleksey Oleynikov Çanakkale ve İstanbul boğazlarının Rusya açısından önemini yazdı.

Yazara göre SSCB dağıldıktan sonra dünya süper gücünden bölge gücüne gerileyen Rusya’nın aynı konuma yükselen Türkiye ile ilişkileri büyük oranda Boğazların statüsüne bağlı.

Montrö Antlaşması’na dayanarak NATO üyesi Türkiye’nin Boğazlara fiilen tek egemen devlet durumuna geldiğini iddia eden Oleynikov, bölgedeki çıkarları örtüştüğü müddetçe Washington’un, Ankara’nın arkasında duracağını tahmin etti. Boğazlar gibi önemli bir jeostratejik bölgenin anahtarının “Türkiye’nin cebinde” kalmasının Rusya’ya bir sorun teşkil edeceğini öne süren bilim insanı, “Bu durum tüm dünyada istikrarsızlık yaratmaya devam edecek” ifadesini kullandı.

Pravda.ru sitesinde çıkan bir analiz, kimi Avrasya Birliği üyelerinin “Rusya ile entegrasyondan vazgeçme eşiğine” geldiğini öne sürdü.

ABD ile “stratejik partnerlik” ilişkisi kuran Kazakistan, Suriye’ye füze saldırısını kınayan Rusya’nın BM GK karar tasarısını desteklemedi, Sergey Lavrov’un talebini geri çevirerek ABD vatandaşlarına vizesiz girişini kaldırmadı.

Ermenistan’da Serj Sargisyan’ın istifasından sonra başbakanlığa atanan Karen Karapetyan’ın ilk yaptığı şey ABD büyükelçisini ziyaret etmek idi. Yazarın deyişiyle şimdi ise Ermenistan’ın “tam egemenliğe kavuşması” için Amerika’nın iktidara getirmeye çalıştığı Nikola Paşinyan, ülkesinin Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü ile Avrasya Birliği üyeliğine son verecek ve Rusya’nın Gümrü askeri üssünü kapatacak.

Rusya Bağımsız Beyaz Rusya’ya doğrudan petrol ve doğal gaza özel fiyat uygulamak suretiyle 100 milyar dolar yatırdı. Buna rağmen Beyaz Rusya Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko Moskova’nın yürüttüğü politikadan sürekli şikayet ediyor. Hatta Suriye’de Rus-Amerikan rekabetini “horozlar dövüşüne” benzeten Beyaz Rusya lideri, dışişleri bakanını mart ayında Londra’da “Rusya’yı durdurmaya yönelik önerileri hazırlayan uzmanlar” ile görüştürdü.

İsmi verilmeyen yazar, yukarıda bahsedilen ülkelere “Batı ile evlenmeyi denesin” dedi. Kendisine göre Batı ile sıkı ilişki kuran Gürcistan, Ukrayna ve Moldova vatandaşlarının hayatı iyileşmedi, bunun meyvesini ancak o ülkelerin oligarşisi yedi. Yazar, “Batı ile evlenen” ülkeler er veya geç Rusya’nın kucağına dönmek isteyecek. Rusya da onları kabul eder ama bu sefer “partnerlik şartları başka olacak” dedi.

Vzglyad.ru internet gazetesi muhabirlerinden Olga Samofalova, Türkiye’nin “Rus turistlerinin parasından zevk almaya” hazırlandığını öne sürdü.

Dolara karşı rublenin yüzde 6 ila 8 oranında düşüşünden rahatsız olan Rus tur operatörleri Türk otelcilerden fiyat indirmelerini isterken Türk tarafı ruble düşüşe gittiğinde birçok turistin rezervasyonları hemen ödemeyi tercih etmesi üzerine olumlu yaklaşım göstermedi.

Gazeteye konuşan Rusya Tur Operatörleri Derneği İcra Müdürü Maya Lomidze, turist sayısı azalırsa her iki tarafı tatmin edecek bir noktaya gelineceğini söyledi. Bu sene Türkiye en çok aranan destinasyon konumuna gelirken Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Tunus onu takip eden ülkeler arasında yer alıyor.

Bununla beraber yapılan tahminlere göre Rusya’nın Krasnodar bölgesinde Türkiye’nin üç katı turist konaklayacak. Ne var ki Krasnodar’a giden turistlerin çoğu bireysel tatilci. Tur bazında tatil planlayan Rusların büyük kısmının tercihi yine Türkiye olacak.

Halk arasında “Şeytan portresi” olarak adlandırılan gizemli Şigir putunu anlatan Pravda.ru sitesi, heykelin Göbeklitepe’de bulunan eserlere benzerlik gösterdiğini bildirdi.

Beş buçuk metrelik tahtadan heykel 1890 yılında Urallarda Yekaterinburg Şigir mevkiinde altın arayan bir ekip tarafından bulunmuştu. Turba bataklığından çıkarılan heykel çok iyi korunmuş haldeydi. Alt kısmı kaybolduktan sonra yüksekliği üç buçuk metreye inen eser Sverdlovsk Müzesi’nde sergileniyor. Birkaç yüze sahip ve yüzeyi desenlerle kaplı put, bilim insanlarına göre dişilik ve erkeklik, bitki ve hayvan dünyalarını simgeliyor.

1997 yılında Moskova ve Sankt-Petersburg’da eşzamanlı yapılan radyokarbon testi putun M.Ö. 7820 ila 7590 yılları arasında yapıldığını gösterdi. Ne var ki 2015’te Almanya’nın Heidelberg Üniversitesi’nde yapılan analiz, putun bundan 11 bin sene öncesine ait olduğunu ortaya koydu. Geçen sene Yekaterinburg’da düzenlenen konferans’ta Şigir putuna stil ve şekil açısından en yakın heykel ve kabartmaların Göbeklitepe’de bulunduğu anlatıldı.

Moskovskiy Komsomolets gazetesinin verdiği habere göre “Rubin Kazan”da 10 yıl oynayan eski Trabzonsporlu Gökdeniz Karadeniz, düzenlediği basın toplantısında futbola veda ettiğini bildirdi.

Kazan’ın, kendisinin “ikinci evi” olduğunu söyleyen Gökdeniz “her partneri ve her rakibine” teşekkür ederek çok üzücü bir gün, bu kadar zor olacağını bilmiyordum, dedi. Gazetecilerin sorularını cevaplayan “Rubin” Müdürü Rustem Saymanov, Gökdeniz’in sürekli kullandığı 61 numaranın bundan sonra kimseye verilmeyeceğini açıkladı.

Daha Fazla Göster

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Popüler Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Close
Close