GenelOkuyucu Yazıları

Secde Nedir? Allahtan Başkasına Secde Edilebilir mi?

Ali GÖÇMEZ

Kur’anda Allah teala adem i (a.s) yarattığı zaman ;meleklere ve cinler’e “ademin üstünlüğünü kabul  etmelerini “ emretmiştir. Türkçeye yapılan çevirilerde konuya taalluk eden ayetler , “Allahın melekler den ve cinlerden , ademe — alnı  yere koyarak,namazda yaptığımız gibi — secde  edilmesini istediği “şeklinde çevrildiği için Allahtan başkasınada – İnsan /adem– secde edebileceği (nitekim anne ve babasının  yusufa secde ettiği şeklinde çevrilmiştir ilgili ayetler) Allahın bunu  emrettiği zannedilebilmekte, Böylece Allahtan başkasına secde edilmesi doğru bir davranış gibi görünmektedir.Bir kısım mütercimler de Allahtan başkasına secde edilmesi şirk ve küfr anlamına gelen bir davranış olduğu için secde kelimesine ,kelimenin kök (sözlük) anlamı ,kur’anda kullanıldığı anlamlar a aykırı anlam vermekte ,tevil etmektedirler.

HALBUKİ ; İslam tevhid dinidir.Bu dinde mutlak hakimiyet sahibi olan SADECE ALLAHTIR. Bu sebeble, Sadece Allaha secde edilmelidir .Allah ile beraber başkasına secde edilmez. Çünkü secde etmek kulluk etmektir.Kim,kime veya ne’ye  secde ediyorsa ,o varlığın kendi üzerinde büyük,üstün ve itaat edilmesi gerekli olduğunu kabul ediyor demektir.

Allaha secde veya itaat etmeyenler , veya Allah ile beraber başkalarına da secde edenler , Allaha karşı büyüklenenlerdir ve yücelik iddiasında bulunanlardır. Allaha secde etmemek veya onunla beraber başka bir varlığa da secde etmek,kibirlenmektir.Halbuki yeryüzündede göklerdede büyük olan ,yüce Allahtır.Her varlık onun verdiği kadar büyüktür.Hiç bir varlık, Allah kadar büyük değildir. Ondan büyük olmadığı gibi.

“Haydi ! Allah’a secde edin, (O’na) kulluk edin.”(Kur’an.Necm, 53/62).

“Ey insanlar! Sizi ve sizden oncekileri yaratmış olan Rabbinize kulluk (itaat)ediniz ki, korunabilesiniz . (Kur’an.bakara .2/21)

“Oysa onlar ancak şununla emrolunmuşlardı: “ dini Allah’a özgü (has) kılıp yalnızca Allah’a kulluk eden hanifler olarak, namazı -salat- kılsınlar ve zekatı versinler… Ve dosdogru din budur ”(Kur’an.98/5)

Allah, kur’anda Dini Allaha özgü -has- kılmayanlara iblis i  örnek vermektedir. O, Allaha inandığı halde, onun kendisini yarattığını kabul ettiği halde ,Allaha itaat etmemiş,ademin üstünlüğünü kabul etmemiş ve Allahın emrinin yanlış olduğunu  ,Emri  veren Allahın , yanlış hüküm verdiğini iddia ederek küfr ‘e girmiştir.İblisin Allaha söylediklerinde şöyle bir manzara görülmektedir.Allah yanlış konuşuyor  -Há şá-Yanlış hüküm veriyor. Bunu meleklerde anlamıyor ve sadece iblis farkediyor.

Allahın yanlış konuşabileceğini sanmak başlı başına küfr’dür.Allaha noksan’lık atfetmek dir.Halbuki yaratıcı olan Allah noksanlık’lardan uzaktır.O yarattıklarına hiç bir konuda benzemeyendir.O, Her bakımdan eksiksiz ve yüce olandır. Halbuki  İblis , böyle inanmadığı içindirki Allahın kararını ,emrini sorgulamış ve itaat/secde etmemiştir.

“İblis itaat (secde) etmedi. O büyüklük tasladı (diklendi ,kafa tuttu) ve kafirlerden oldu. Allah buyurdu: — (Ey İblis !) seni ,iki elimle yarattığım adem için (onu yarattığım için)  secde etmekten  hangi şey menetti? Kibirlendinmi ? Yoksa yücelerden mi oldun?.”(38/71….78)

Bu ayette ,Allahın söylediklerinden şunu anlıyoruz :

Secde ; bir varlığın,kendi üzerinde üstün yani büyük ve hakimiyet sahibi olduğunu kabul etmektir. Bunun sonucuda itaattir,kulluk tur. Allaha secde etmemek ,Allaha kulluk  veya itaat etmemek ,onun kendi üzerinde otorite sahibi olduğunu kabul etmemek’tir.Bunun anlamı Allah karşısında yücelik taslamak’tır. kibirlenmek’tir.

Tüm varlıkları, mevcúdátı, Allah teala yarattığı için , bu varlıklara –   insan melek ve cinlere –  ,büyüklük ve yücelik taslamayı yasaklamıştır.(  و أن لا تعلوا علي الله – Allaha karşı yücelik taslamayın.و هو العلي الكبير      / (Çünkü) yüce olan,büyük olan o(Allah)dur.Kur’anı kerim).

Yaratılmış varlıklarda   yücelik özelliği yoktur. Yüce (kebir veya álá –كبر،علي ) olmak için yaratıcı olmak gerekir. Yaratılmış varlıklarda ise bu özellik yoktur.Bu özellik yani yok ‘tan yaratmak  Allaha  özgüdür hastır.Allah,bu  yaratmanın sonucunda, yarattığı varlıkların kendisine itaat etmesini istemiştir.Bu onun hakkıdır.[Yaratmakta ,(yarattığına) emretmek te ona aiddir.] Yaratan (Allah)a yarattığına emretmek,yaratılmışlara bu emre uymak gerekir, Yakışır. Bunu kabullenmeyen ,Sadece Allah’ta olan bir özelliğin kendisindede  — olduğunu zanneden,iddia eden veya  buna inanan bir varlık,Allaha karşı büyüklenmiş ,bende senin gibiyim,bende yüce‘yim demiş olur .Dolayısıyla Allahtan başkasına da secde edilebileceği anlayışının oluşmasına yol açan bu yanlış tercümelerdir  kanaatindeyiz.Bunu kur’andan delillerle ortaya koymaya çalışacağız.

SECDE KELIMESININ ARAP DİLİNDEKİ KULLANIMLARI

Secde kelimesinin Lisanu’l-‘Arab (1) da geçen anlamlan şunlardır:’

 1.Eğilmek, baş eğmek : Araplar fazla meyve verdiğinden dolayı eğilen hurma agacına “nahle sacide” derler.İran kralı Kisra’dan bahseden bir rivayete “kane kisra yescudu lit tali”— كان كسر،ي يسجد  لطالي— şeklinde bir ifade geçer. Buradaki (litaalii—  لطالي  ) den maksat hedefın üstünden geçen oktur. Kisra avlanırken avdan yüksek bir konumda oldugunda oku hedefın üzerinden geçmesin diye nişan alırken başını eğer. Kisra’nın bu hareketi , yescudu li’TTáli'(    يسجد لطالي) şeklinde anlatılır. Aynca Araplar üzerine binilecek hayvanın yere çömelmesi için de secede (سجد ) veya escede (  اسجد )fiilerini kullanırlar. Bu anlamda kullanılışı aşagıdaki şekilde geçmektedir.و قلنا له مسجد لي .ليلا فاسجدا  —(ve Gulná lehüü escid li . leyla fe esceda

  1. ltaat etmek, boyun eğmek, saygı göstermek: Bu anlam 55/Rahman, 6; 13/Ra’d 15; 16/Nahl, 48-49 vb. ayetlerde geçmektedir.
  2. Selam vermek: Aşağıdaki beyine geçen tescudu fıili selam vermek, selamlamak anlamına gelmektedir. ملك تدين له الملوك و تسجد —melikun tedinu lehü l-mulüüku ve tescüdu
  3. Alnı yere koymak: Namazlarda yapılan secde ile ta’zim maksadıyla yapılan her türlü secde bu kısma girmektedir.
  • Bu anlamların dışında Araplar , bir insanın gözünü kırpmadan bir yere dalgın – dalgın bakmasına. اسجاد iscad ve bu şekilde bakan göze: عين ساجدت ‘ayn sacide derler. Aynca iscad cizye— اسجاد جذية —anlamına da kullanılır. Bu nedenle Kisralara cizye (vergi) / ödeyen Yahudiler’ e iscad denir . .
  • وافي بها كدراهم الاسجاد —  Vafa biha. ke deráhimi’l-escádi .

Bu beyine geçen “derahimi’l-escadi “ tabirinden maksat, üzererinde Kisra resmi basılı paralardır. İnsanlar bu paralan gördüklerinde başlarını egerek saygı ifadesinde bulunuyorlar dı. Baş egmek ve saygı göstermek,secde sözcügünün kök anlamlarındandır.

Ragib el-lsfehani ,secde kelimesinin huzur bulmak, sakinleşmek, kendini küçük ve önemsiz görmek تذلل (tezellül) anlamlarına gelmesi nedeniyle, Allah karşısın da küçülme ve O’na kulluğu ifade etmek için kullanıldıgını bildirir.

Aynca bu kelimenin zaman zaman namaz anlamına kullanıldıgını söyler. (50/Kaf, 40.) ayetteki   … و ادبار السجود  Ve edbaare’s-sücuud ifadesinde geçen sucud’dan maksat, namazdır. Araplar’ın ,sücud kelimesini namaz anlamına kullandıklanna bir başka örnek ise, kuşluk namazını,سجودالضحي  sucüüdu’d duhaa olarak isimlendirmeleridir.

SECDE KELIMESININ KUR’AN-I KERIM’DEKI KULLANIMLARI

Ulaşabildiğimiz kadarıyla secde kelimesi ve türevleri Kur’an’da ,hakimiyet ,yani bir varlığın ,diğer bir varlığı kendisinden üstün kabul etmesi ,bunun sonucundada üstün kabul ettiği varlığa itaat etmesi anlamında kullanılmıştır. Secde Kelimesinin “üstünlüğünü kabul etmek” ,”ltaat Etmek, Boyun Eğmek” yani hakimiyet Anlamındaki Kullanımlarına örnek:

( 13/Ra’d 15; 16 ) ,(Nahl, 48-49) ; (22/Hac, 18) ve (55/Rahman, 6) ‘da kainatta bulunan herşeyin (canlılar, melekler, güneş, ay, yıldızlar, agaçlar, daglar, hayvanlar ve insanlardan bir çogu) isteyerek ya da istemeyerek Allah’a ‘secde’ ettiklerinden sözedilir.

Bu ayetlerde adı geçen şeylerin hepsi Türkçe’ye ” …Allah’a secde eder” diye yanlış olarak  çevrilmektedir. Çünkü hepsi arapça olan  Bir cümleyi çevirip te ,bu cümlenin bir kelimesini olduğu gibi ,tercüme etmeden bırakmak,yanlış anlamalara kapı açmaktadır.Maalesef mütercimlerin yaptığı bu tür hataların bir çok örneği vardır.

Kur’andaki necm süresi (53/1…18) ndeki cebrailin peygamberle 2.kez buluştuğunu anlatan ayetleri, isra suresi (17/90,91,92,93) ayetlerinde anlatılan  ve ehli kitab ‘ın medine’de peygamberden istedikleri : “bize bazı sözler okuyorsun.Bunu Allah söylüyor diyorsun.”Onu uyduruyorsun (16/101).Uydurmuyorum diyorsan.Öyleyse yani doğru söylüyorsan eğer “ …..Allahı ve melekleri karşımıza getir.(ona soralım.Seni seçmişmi,sana vahyetmiş (konuş) mi ?  veya göğe (Allah katı’na ) çık ( bize oradan yani Allah katından,vahy diye söylediğin sözleri ,okuyacağı mız bir kitap olarak getir.).bunu yapmazsan ,gök’ten okuyacağımız bir kitap getirmezsen, oraya çıktığınada inanmayacağız.” (17/92,93) demişlerdir.Onların bu isteklerini Allah reddetmiştir.— (Ey muhammed) ”Onlara :Rabbim (olan Allah) i tenzih ederim.Ben, elçi olarak (gönderilen)  bir insan değilmiyim ?.de “

Bu ve diğer ayetlere görmeyen mütercimler (17/1)ayetini miraç isteklerinin gerçekleştiğine delil olarak göstermişlerdir. Bunu da,necm suresini çevirirken,(53/ 14 ve15 teki )sidre i münteha ve me’va cenneti kelimelerini çevirmeyip olduğu gibi bırakarak ,Kur’anda reddedilen miraç ın gerçekleştiği algısına yol açmışlardır.Bu,o kadar fahiş bir hatadır ki,Ebu hureyre nin rivayetini reddedeceğine,Allahın dediklerinin tahrif edilmesine ve miraç ın,itikad haline gelmesine yol açmıştır.Halbuki cebraili gören peygamber in, onu gördüğü yer,mekan anlatılmakta , عند سدرة المنتهىsidre yani arabistan kirazı (olan bir yerin)sonunda ,nihayetinde olduğu söylenmekte dir. Denilen yer daha iyi anlaşılsın diye de  عند جنة المايوي — onun yanında sığınılacak bir bahçe vardır demektedir.Bu yanlışlık sidre i münteha nın akıl ve ilimle bağdaşmadığı halde,mümkün olmayan (göklerde cebrailin geçemeyeceği bir sınır ) ,cennet me’va da cennet (bahçesi) algısına yol açarak miraç’ın gerçek olduğu zannedilmiştir. Aynı durum buradada yaşanmıştır.

Biz yine konumuza dönelim

 ‘kainatta varolan her şey Allah’a boyun eğer ve itaat eder’ ayetinde anlatılan şudur.Tüm varlıklar ,Allahın üstünlüğünü kabul etmişler ve Allahın yaratılışta kendilerini programladığı gibi davranmaktadırlar.bu durum ,yaratılmış her varlığın üzerinde asıl hakimiyet sahibi olanın Allah olduğunu gösterir.

Hakimiyet veya iktidar sahibi olmak ,söz geçirebilecek kudret sahibi olmaktır.Asıl üstünlük Allaha aittir,Esas üstün olan ,en üstün olan odur.Diğer bütün bakımlar,kendi aralarında birbirlerine karşı üstün olabilirken,Allah kullarının hepsinin üstünde ve hepsinden büyüktür.secde kelimesinin —Bir varlığın diğer bir varlığın üstünlüğünü kabul etmesi — anlamına geldiğini biliyoruz.Bu anlamıyla Allah’ın en üstün olduğu bu kelimeyle ifade edilirken,kullarının birinin diğerinden üstün oluşuda aynı kelimeyle anlatılmaktadır.

Kuranda  Yusuf a.s ın gördüğü rüyada geçen secde kelimesi (12/4) Hakimiyet veya üstünlük anlamına gelmektedir.Nitekim yusuf as Mısır Kralı olduğunda tahta çıktığı vakit “İşte bu, evvelce gördüğüm rüyanın tahakkukudur.Gerekleşmesidir”(12/100) dediği vakıa budur. Gördüğü rüya’daki “ yıldızların kendisine secde etmesi” nin , üstün olacağı ve insanların kendisine itaat edeceği şeklinde algılamıştır.Nitekim hayatının ileriki yıllarında  mısıra kral olmuştur.

Bir kelimenin hangi anlama geldiğini tespit etmenin en sağlam yolu ; bize kadar değişmeden gelen kur’ana bakmaktır.Kur’anda Allah bu kelimeyi kullanırken sadece cansız varlıklardan değil ,yaşamış insanlardan da örnekler vererek   ne demek istediğini ,müşahhas olarak ortaya koymuş,yanlış anlamaların öğnünü kesmiştir.

ALLAH , MELEKLERE VE CINLERE NE DEMIŞTI ?

“Hani Rabbin meleklere şöyle demişti: — Muhakkak ki ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu şekillendirip ruhumdan üflediğim zaman,onu üstün kabul edin.Bunun üzerine bütün melekler topluca itaat (secde)ettiler. Ancak İblis ,itaat(secde) etmedi. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu. (38/71,72,73,74)

(Allah) buyurdu:_ ‘Ey İblis,  seni,  iki elimle yarattığım ademi  üstün kabul etmekten hangi şey menetti? Kibirlendinmi ? Yoksa yücelerden mi oldun?’

_ (İblis) dedi ki: ‘Ben ondan daha hayırlıyım. (Üstün) Beni ateşten; onu ise çamurdan yarattın.’

_ (Allahü Teala ) buyurdu ki: ‘Hemen buradan çık.artık sen kovuldun. Ve şüphesiz ki ceza gününe kadar lanetim senin üstünedir. ”(Sâd, 38/75,76,77,78. )

“ Hani Rabbin meleklere şöyle demişti: — Muhakkak ki ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu şekillendirip ruhumdan üflediğim zaman,onu üstün kabul edin.Bunun üzerine bütün melekler topluca itaat (secde)ettiler. Ancak İblis ,itaat(secde) etmedi. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu. (38/71,72,73,74)

Buradaki secde emri ,ademin üstünlüğünü ve hizmetine girmeyi kabul ettiğinin itirafı,ademe yüklenen yeryüzünde ki hilafet görevi (2/30)nde ona yardım etmektir.Terim anlamıyla secde sadece Allaha yapılır.

” Evet gerçekten biz sizi yarattık, sonra size biçim verdik ve sonra da meleklere :__Âdeme itaat (secde ) edin’ dedik. Bunun üzerine İblis’in dışındakiler (o hariç ,hepsi) secde ettiler. (Bir tek)  o itaat ( secde) edenlerin arasında yer almadı.(araf/12) O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu. (38/75)

Allah :__ sana emrettiğim zaman itaat etmekten (secde) seni ne alıkoydu?(Niçin uymadın)

Allah) buyurdu:_ ‘Ey İblis,  seni,  iki elimle yarattığım ademi  üstün kabul etmekten (secde) hangi şey menetti? Kibirlendinmi ? Yoksa yücelerden mi oldun?’ (38/75)

(Iblis)__Ben ondan hayırlıyım.Beni ateş’ten yarattın.Onuda toprak’tan.dedi(7/13)

(Allah)__in ordan.BÜYÜKLÜK TASLAMAK (Eğlenmek) SENİN HADDİN DEĞİL.(haddini aştın)

Çık (ayrıl)oradan.Çünkü sen aşağılıklardansın.(7/13)

(iblis)dediki :bana insanların dirileceklerdi güne kadar süre tanı.(7/14)

(Allah)dedi :__Sen kendilerine süre verilenlerdensin (7/15)__Senin izzet(büyüklük)için (yemin olsunki) ihlaslı kulların hariç,(beni azdırdığın için -7/16)onların hepsini azdıracağım(38/8,83)

(Iblis) dedi :__..senin doğru yolunun üzerinde oturacağım.(7/16)Sonra onlara önlerinden arkalarından,sağlarından sollarından sokulacağım.(senin izzet ‘in (büyüklük) için (yemin olsunki) ihlaslı kulların hariç,onların hepsini azdıracağım (38/8,83).ONLARIN ÇOĞUNU ŞÜKREDENLERDEN OLARAK BULAMAYACAKSIN.(araf/17)

(Allah) dediki :__yerilmiş ve kovulmuş biri olarak çık oradan.” lanetim ceza gününe kadar üzerine olacaktır.”(38/78) İşte bu dediklerim gerçektir.Bende gerçeği söylüyorum (38/84). ONLARDAN KİM SANA UYARSA HEPİNİZİ CEHENNEME DOLDURACAĞIM.(ARAF S.7/ 18) __lanetim ceza gününe kadar üzerine olacaktır.(38/78)İşte bu benim yolumdur.Azgınlar __iman etmeyen ve Allahı terbiyeci (rabb)edinmeyen,Ona tevekkül etmeyen (16/99)( ler  ve ) sana(iblis)uyanlar hariç (ihlaslı )kullarım üzerinde senin hiç bir hakimiyet(sulta) in yoktur(15/42)

Büyüklük ,yücelik kendisi üzerinde bir varlığın olmaması,itaat edilecek bir varlığın bulunma ması demektir.Sadece Allahın üstünde böyle bir varlık yoktur .Tüm canlı ve cansız varlıkları melekleri ve cinleri Allah yarattığı içindirki,  varlıklar üzerinde üstün ve Büyük olan ,emrine uyulması gereken Allahtır. Hal böyleyken iblis, Allah’ın emrine uymayarak,onu  üstün ve Büyük olarak görmemiş  bunun yerine kendi nefsini büyük olarak kabul etmişti.Onun için Allah kendisine :Büyüklendiğini(kebir,istikbar) ve yücelik (áli ,álá) tasladığını söylemiştir.İblis Allaha isyan ederek,nefsini onun önüne geçirmiştir .

 SECDE ETMEK ,HANGİ ANLAMA GELİYOR ,MANA’SI NEDİR?

Secde kelimesinin kendisinden türediği s-c-d kökü,kur’anda toplam doksan iki yerde zikredilmektedir.

Göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri de, sabah akşam, ister -istemez, sadece Allah’a secde ederler.” (Ra’d, 13/15)yani Allaha boyun eğer,onun istediği gibi davranırlar.

Bitkiler ve ağaçlar O’nun buyruğuna boyun eğerler.” (Rahmân, 55/6)

Göklerde ve yerde olan canlılar ve melekler, kendilerine hiçbir yüksünme gelmeyerek, Allah’a secde (itaat) ederler.” (Nahl, 16/49)

Görmedin mi, göklerde olan herkes (her şey) ve yerde bulunan herkes (her şey), güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların bir çoğu hakikaten Allah’a secde ediyor (onun belirlediği şekilde hareket ediyor )…….” ( Hac, 22/18 )

Onlar Allah’ın yarattığı herhangi bir şeye (dikkatle) bakmadılar mı ki onların gölgeleri bile zelil zelil Allah’a secde ederek durmadan sağa -sola dönüyor.”  Nahl s.48

Göklerde meleklerin, güne, ay ve yıldızların; yerde ise insanı, cini ve hayvanları ile her çeşit canlının; dağların ve hatta gölgelerin dahi Allah’a secde ettikleri zikrediliyor. Güneşin, ayın ve yıldızların ,bizim namaz kılarken alnımızı yere koyduğumuz anlamda secde etmediklerini bildiğimize göre bu varlıkların secde etmesi ,Allahın yaratılış da programladığı gibi da davranması yani.Allaha itaat etmesi anlamına geldiği bellidir.kainattaki ber varlık,Allah’ın iradesinin dışına çıkamaz, O’nun emrine boyun eğer”

Bitkilerin, hayvanların, dağların, gölgelerin, gök cisimlerinin Allah’a secde etmelerinden bahseden âyetlerde söz konusu cemâdât, nebâtât ve hayvânâtın , yaratılış gâyelerine uygun hareket ettikleri,Allahın kendilerine emrettiği görevlerine uygun davrandıkları vurgulanmak tadır.Bütün bu ayetlerden anlaşacağı üzere Secde kelimesinin anlamının ; “Yüce ve büyük olarak kabul edilen  varlığın emir ve buyruklarına boyun eğmek ,itaat etmek ve kendisine yüklenen görevi yerine getirmek “ olduğu görülmektedir .

SECDE ETMEK ,İTAAT ETMEK DEMEKTİR.KULLUK’TUR.

*Haydi Allah’a secde edin, (O’na) kulluk edin.”(Necm, 53/62)

Haberin olsun ki yaratmak da emretmek de O’na mahsustur.”( A’râf, 7/54. )

Allaha ( itaat ) kulluk etmemek yücelik taslamak tır.Allaha karşı büyüklenmektir.(Sâd, 38/71-78.)

Secde etmekte kulluk sayıldığına göre,secde sadece Allaha yapılmalıdır.Zira kainattaki her şey,güneş,ay ve yıldızlar, dağlar ,taşlar,kuşlar,böcekler ve dahi sayamadığımız her şey yanlızca Allaha secde eder.Onun kendisine yüklediği özelliklere göre davranır.Onların mecburen_yaratılış özelliği olarak _ yaptığı secde(itaat) yi ,insan bilerek ,isteyerek ,cánı gönülden kabullenerek yapmalıdır ki Allaha secde etmiş,onun üstünlüğünü kabul ederek itaat etmiş olsun.Kim neyin üstünlüğünü kabul ederek ,üstün kabul ettiği varlığın hükümlerine değer yargılarına yasa veya kurallarına uyuyorsa ona secde etmiş olmaktadır.Biz ve bize uyanlar , Allahı üstün biliyor ve onun hükümlerine göre davranmaya ,yaşamaya çalışıyor, sadece ona secde ediyoruz.

Bir kelimenin hangi anlama geldiğimi tespit etmenin en sağlam yolu bize kadar değişmeden gelen kur’ana bakmaktır.Kur’anda Allah bu kelimeyi kullanırken sadece cansız varlıklardan değil ,yaşamış insanlardan da örnekler vererek   ne demek istediğini ,müşahhas olarak ortaya koymuş,yanlış anlamaların öğnünü kesmiştir.Bu konuda kur’a daki yusuf as ın kıssasını okuyarak konuyu daha iyi anlayabiliriz.

Yusuf aleyhisselam bir gün rüyasında 11 yıldız ,güneş ve ayın kendisine secde ettiğini görmüştü.

” Bir vakit Yusuf, babasına: ‘Babacığım , gerçek ben rüyada on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana secde ediyorlar .”(Yusuf, 12/4)

Yusuf ta babası da bu gezelgenlerin kendisine secde etmesinin gelecekte mısırda hakimiyet sahibi olacağı,hükümdar olacağı şeklinde yorumlamış ve nihayet bu makama gelince ,babasına bu durumu hatırlatmıştır.(12/100) Nihayet yusuf ,annesi ve babası Allaha secde etmişlerdir Allaha şükür ifadesi olarak.secde kelimesinin hakimiyet olduğu buradada bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır

“(Yusuf) babasını ve anasını tahtının üstüne çıkarıp oturttu. Hepsi onun için (hükümran olduğu ,tahta çıktığı, siyasi iktidar sahibi ,hakimiyet sahibi olduğu ve oğullarına kavuştukları ,yusuf ta ailesine kavuştuğu için Allaha ) secde ettiler.Allah’ın: “Hepsi onun  İçin secde  ettiler” buyruğundaki  “o”  anlamındaki “hu” zamiri  yüce Allah’a aittir.  Yani  onlar  yüce Allah’a  şükür olmak üzere secdeye  kapandılar. Buradaki secde ,şükür secdesidir.

(Yusuf) dedi ki: ‘Ey babam! İşte bu, evvelce gördüğüm rüyanın tahakkukudur. Gerçek Rabbim onu doğru çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da O, sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim, dileyeceği şeyleri çok güzel, çok ince tedbir edendir. Hakkıyla bilen, tam hikmet sahibi olan O’dur.’” (Yusuf, 12/100. )

mütercimler,Eski düşünce ve inançlarının etkisi altında kaldıklarından,meleklerin ademe secde ettiği gibi bir yanlış çeviriyi de burda yapmışlar ve  “Hepsi ona  secde ettiler” ayetine parantez içinde yusuf u ekleyerek anne ve babasının yusufa secde ettikleri  yanlış algısının doğmasına sebeb olmuşlardır. Halbuki HEPSİ kelimesi yusuf’uda içine almaktadır.Yusuf a.s kendisine secde edemeyeceğine göre ,yusufunda dahil olduğu HEPSİ ,ALLAHA SECDE ETMİŞLERDİR.

SECDE ,YALNIZCA ALLAHA YAPILMALIDIR.AKSİ ŞİRKTİR.

Eski çağlarda İnsanlardan bazıları, Allah a secde ettikleri gibi yıldızlara secde etmekteydiler. Bunun üzerine Allah’tan bakasına secde edilmesi yasaklandı.   Allah Teâlâ : “Güneşe de aya da secde etmeyin! Onları yaratan Allah’a secde edin.” (Fussilet, 41/37 )

Allahtan başka varlıklara Secde etmek, beraberinde kâinatın idâresinde de ortak kılmayı gerektirir.Bundan dolayıdır ki şirki kökten reddedip yasaklayan tevhid dini islam, mutlak kudret sahibi Allah’tan baka bir varlığa ibâdet,kulluk,itaat veya hizmet edilmesini yasaklamıştır.

Kur’ân-ı Kerim’de Neml suresinde Süleyman (a.s.)’ın kıssası anlatılırken bir kuş olan Hüdhüd şöyle söylemektedir:

Onun (Belkıs’ın) ve kavm(toplum)inin Allah’ın altında (ona inanmakla beraber) güneşe secde ettiklerini gördüm. Aldatan ( Şeytan ) onların yaptıklarını süslemiş de kendilerini doğru yoldan çevirmiş, onun için onlar doğru yola giremiyorlar. Göklerde ve yerde gizleneni açığa çıkaran ve gizledikleri ni ve açığa vurduklarını bilen Allah’a secde etmeleri gerekmez mi?”(Neml, 27/24-25. )

Bu âyetlerde denetimde bulunamayan Hüdhüd’ün, Hz. Süleyman’a mazeret beyânı anlatıl maktadır. Hüdhüd’ün ,Süleyman’a, güneşe secde eden bir topluluğa rastladığını, onların göklerde ve yerdeki toprağın altında gizli tohumları filizlendirip toprağın üstüne çıkaran, gizli ve açık yapılan her şeyi bilen Allah’a secde etmeleri gerekirken güneşe secde etmelerine şaşırdığını görüyoruz.Ben şahsen ,yemen’de bulunan bu kraliçenin astroloji (?) ye inandığını ve burç(yıldız)ların hareketlerini yorumlayan insanların yorumlarının yemenin yönetiminde etkili olduğunu düşünüyorum.Yoksa onlar ın ,bizim namaz kılarken yaptığımız gibi secde (alnımızı yer e koymak) ettiklerini düşünmüyorum.(2)

Bir insan ,Allah tan başkasını Kendisi üzerinde  otorite,sözlerine uyulması gerekli bir makam da görüyorsa ,o kişi Allaha değil,hükümranlık ,hakimiyet makamında gördüğüne secde ediyor demektir.Alnı yere koymak anlamındaki secde ,bu inancın tezahürüdür

Müslümanlar Habeşistan’a hicret edince, kafirler, Müslümanları ülkesine sokmaması ve gelenleri de dışarı çıkarması için, bir heyeti elçi olarak Habeşistan kralı Necaşî’ye gönderdiler. Mekke site devletinin temsilcileri o dönemdeki gelenek gereğince huzuruna girerlerken Necaşi’nin karşısında secdeye kapandılar(alınlarını yere koydular). Fakat müslümanların temsilcisi Hz. Ali’nin kardeşi Cafer (r.a.) secde etmedi ve sebebini ;  “Biz Allah’tan başkasına secde etmeyiz.” dedi.(Müsnedü Ahmed b. Hanbel, s. 344 (Hadis No: 4400).

İşte bu yaşanılanlarda göstermektedirki daha islam’ın ilk yıllarında , müslümanlar  Allah’tan bakasına secde edilmeyeceğini kavradıklarını göstermektedir.  Kişi, ister Allah (c.c.)’in huzurunda yere kapansın, isterse bir başkasının; bu hal, mutlak bir boyun eğmeyi ve kesin bir bağlılığı ifade eder. Öyle ki, secde eden, kim için ve kimin karşısında başını yere koyuyorsa, o makama karşı hudutsuz bir saygı ve nihayetsiz bir muhabbet besliyor demektir. Bu saygı ve tazim, ister korkudan kaynaklansın isterse de derin bir hayranlık duygusundan, durum değişmez. Bir makâmı veya şahsı göklere çıkarıp yüceltmenin secdeden daha ileri ve daha aşırı bir biçimi düşünülemez. Bu yüzdendir ki, islâm ,Allah (c.c.)’tan baskasına secde etmeyi  küfür saymıştır. Yüceltilmeye, ta’zîmde bulunulmaya lâyık yegâne makâm, Allah-u Azîm’uş şân’dır.

Hülasa : Kur’anda Allah teala adem i yarattığı zaman ;meleklere ve cinlerden olan iblise,adem (a.s)ın  üstün olduğunu (secde) emretmiştir. Türkçeye yapılan çevirilerde konuya taalluk eden ayetler “Allahın melekler den ve cinlerden , ademe (namazda ki gibi,alnı yere koyarak) secde  edilmesini istediği “şeklinde çevrildiği için Allahtan başkasınada – İnsan /adem– secde edebileceği ,Allahın bunu  emrettiği zannedile – bilmekte, Böylece Allahtan başkasına secde edilmesi doğru bir davranış gibi görünmek tedir.Halbuki kur’andan öğrendikleri sonucunda peygamberimiz (a.s),tazim veya saygı amacıyla  bir insanın başkasına secde etmesini (her anlamda,alnı yare koymak dahil) yasaklamıştır .insanların karşısında  (el pençe divan ) kıyamda ,ayakta durmayı , insanların karşısında rukü’ya eğilmeyi yasakladığı gibi.

Mekkede gördükleri zulüm den kurtulmak için Habeşistan a giden  İlk müslümanlarda ,Kral  necaşi nin öğnünde secde ederek,alınlarını yere koymamışlardır.Eğer peygamberimiz,Allahın ademe secde edilmesini istediğini düşünseydi, (38/71) deki ayetleri öyle anlamış olsaydı, Allaha gösterdiğimiz tazim ifadesi olan davranışları,ondan başkasına yapılmasını yasakla mazdı. Habeşistana giden müslümanlar, habeşistan kralının karşısında ,diğerlerinin yaptığı gibi alnını yere koyarak secde ederlerdi.

Allahın adem as ı yarattıktan sonra meleklerden ve cinlerden  ona, namaz secdesi gibi alnı yere koyarak (secde) edilmesini değil,onun üstünlüğünü kabul (secde)etmelerini emrettiğini ,secde kelimesinin : “bir varlığın başka-bir varlığın üstünlüğünü kabul etmesini ifade etmesin den, aynı zamanda iblis’ademe niçin secde etmediği sorusuna verdiği cevaptan “ anlıyoruz. İblis— “Ben ondan üstünüm” demiştir.Demekki Allah ,meleklerden ve cinlerden ademe namazdaki gibi alnı yer’e koyarak (secde) etmesini değil ,onun üstünlüğünün kabul edilmesi (secde) ni istemiştir.Her iki anlamada gelmektedir secde kelimesi.Ádem as ‘ın hangi şey’den dolayı üstün olduğu konumuzun haricinde kaldığından oraya girmiyoruz.

Ayrıca,kuranda çelişkili söz bulunmaz.Allah bir yerde ak dediğine ,diğer bir yerde kara demez. Dememiştir.Allah kullarına küfrü emretmez..Allahın, ademe (namazdaki.gibi) secde edilmesini istediğini söyleyenler, Allahın küfrü emrettiğini mi söylemek istemektedirler ?. Allah kullarına küfrü emretmez .O,kullarının küfrüne rázı olmaz. Kur’anda izin verilen bir şeyi ,kur’anı insanlara getiren peyamber yasaklamaz. Peygamberimiz Allahtan başkasına secde edilmesini yasaklamıştır..Allahtan başkasına secde etmek şirk’tir.küfr’dür.peygamberlerde dahil olmak üzere,insanların lider,kral ve hükümdarlarına ,Onun izniyle uymak ise onu (Allah) büyük tanımanın gereğidir.sonucudur.Tezahür’üdür.

En doğrusunu Allah bilir.


Dipnotlar

1—İbni Manzur, Lisánu’l-Arab, Beyrut .1993

2—Astroloji,astro yani yıldız ve loji yani bilim den oluşan bir kelime.Yıldızların,güneşin ve ayın insan davranışları üzerinde etkili olduğuna inanıldığı ve yıldızların hareketlerine göre bu etkileri tahmin etmek ve geleceğe dair haber vermek,bu haberi verenlere arap dilinde,müneccim denilirken,latincede astrolog deniliyor .

Astroloji,gerçekte falcılıktır kahinliktir.Gelecekten haber verir.Bir ilim değildir.ama öyle zannedilmesi ve kabuk görmesi için loji-bilgi kelimesi eklenmiştir .Gerçekte yıldızlarla, gezegenlerle ilgilenen bilim dalına astronomi denilir ve üniversitelerin astronomi bölümleri vardır.Halbuki astroloji ,bilgiye dayalı bir şey olmadığı için ,üniversitelerde bu isimde bir bölüm yoktur.Tarihte bazı krallıklarda,kralların ileriki zamanlarda olması muhtemel vakıaları öğrenmek için müneccimlere başvururlardı.Yemende yaşayan sebe krallığında yıldızların kendi üzerlerinde etkili olduklarını sandıkları ve bu sebeble güneşe prestij etmiş olmalıdırlar.

3—Kur’anı Kerim Meali.mütercimler: doç dr.halil altuntaş ve dr.muzaffer şahin.D.İ.B yay.Ankara.2016.12. Baskı.(7.araf s.10,11.ci ayetler )

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı