Genel

Şirk ve Hurafenin Kurumsallaşmış Hali: Aracılık…

Fehmi İlkay Çeçen/Dinihaber

Özellikle zor durumda veya dualarda farkında olmaksızın dillendirilen, “yüzü-suyu hürmetine” bağlamındaki dilek ve temenniler, ya da yakarışlar doğrudan şirke kapı aralamaktır.[1] İşte Allah ile araya aracılar sokuşturmanın doğurduğu felaket:

  • Aracı edinen ne kadar masum gerekçeyle bunu yaparsa yapsın, bu anlayış aracı yaptığı kişiyi zamanla kutsallaştırmaya ve Allah’ın özelliklerini onda görmeye dönüşmektedir. Sadece Allah’a yakın tek bir kişinin bile aracı edinilmesi, bu kişiye yakın olanların da zincirleme tanrılaştırılmasına neden olmakta ve insan ile Allah arasında “suni tanrılardan oluşan piramidik bir yapı” ortaya çıkmaktadır. Kişi bu sistemdeki yapay tanrılara sürekli kulluk etmekte ve tek ilah inanışını yok etmektedir.
  • Aracılık-evliyalık anlayışı şirk dininin en belirgin özelliğidir. Allah böyle bir aracı ihdas etmediği gibi,  hiçbir bireyi de kendisi ile arasında aracı olarak görevlendirmemiştir. Aracılık kurumu pek çok hurafenin, insanları putlaştırmanın ve Allah adına yalanlar uyduran birçok kişinin türemesine neden olmaktadır.
  • Allah ile insanlar arasına beşeri bir varlığı (velî ya da şeyh) koymak, diğer insanların doğrudan Allah ile irtibatını kesmektir. Allah, kendisi ile kulları arasına aracılar uydurup, kullarını kendisinden uzaklaştıranı affeder mi?
  • Aracı-kurtarıcı inancı Allah’ı sürekli yakan-mahveden gösterirken, araya konulan kişileri kurtarıcı-şefkat edici göstermektedir. Sürekli yakıp-korkutan tanrı anlayışı lütufkâr kurtarıcıların (!)  yani suni tanrıların uydurulmasına neden olmuştur.
  • Aracı kurtarıcıların varsayıldığı organizasyonlarda Allah -hâşâ- konu mankeni gibi gereksiz ve emekliye ayrılmış olmaktadır, çünkü aracı koyan kişi Allah’ı razı edemeyeceğini düşündüğünden tüm mesaisini Allah’tan başkalarını razı etmeye harcayacaktır.
  • Merkezinde aracılık inancı olan dini akımlara dikkat edilirse inanılmaz hurafeler, asılsız uydurmalar aracı kabul edilen şahsı yüceltmek adına uydurulmaktadır. Hurafelerin anlatıldığı kitaplar ve yazarları bu yolla maddi olarak beslenmekte ve tam anlamıyla “Allah adıyla ticaret yani hurafe pazarlama” organizasyonları türemektedir.
  • Allah ile aralarına başkalarını koyanlar bu şirk anlayışlarını yayma adına pek çok bidat ve şirk anlayışı neşretmektedirler ve Allah’ın bildirdiği gerçekleri gölgelemekte, toplum zamanla Allah’ın kitabına yabancılaşmakta ve Allah’ın herkes anlasın diye indirdiği kitap anlaşılamaz-karmaşık kabul edilmektedir.
  • Aracılık düşüncesine sahip olanlar için araya konulanın rızası, Allah’ın rızasından daha önemlidir. Allah ile doğrudan bağlantı kurmak yerine hiyerarşik bir sistem varsayılarak Allah en üstte kabul edilmektedir. Kişi Allah’a değil, aracı kabul ettiği kişilere yakınlaşmakta ve kendisini bu kimselerin kurtaracağını zannetmektedir. Bu anlayışın adı da “Allah ile aldatmaktır.”
  • Allah ile kulları arasına konan aracılar Allah’ın doğru anlaşılmasına mani olduğu gibi yine peygamberlerinin de yanlış anlaşılmasına neden olmaktadır. Allah’a yakın olduğu iddiası ile salih kişiler tanrılaştırılmakta ve üretilen bu yapay aracılar/suni tanrılar tevhidi tanınmaz hale getirmektedir.
  • Yeryüzündeki tüm çatışmaların altında aslında Allah ile araya konulan sistem ve kişilerin razı edilmesinin gerekliliği yatmaktadır. Maalesef aynı dinden olanların biri diğerinin aracısını kabul etmediğinden kavga ve anarşi ortamı doğmaktadır.
  • Gerçek dinin düşmanlarının en çok kullandıkları malzemeler bu yapay kurtarıcılar hakkında ortaya atılan efsanevi anlatılardır. Zihinler üzerinde uyuşturucu etki yapan bu hurafeler Allah’ın dinini tahrif ettiği gibi bu dine dışarıdan bakanlara da saldırı kapısı aralamaktadır.
  • Görünen o ki doğrudan Allah’a bağlanmayan aslında şeytana bağlanmış olur, şeytan da onunla kedinin ip yumağı ile oynadığı gibi oynar ve kişiliksiz hale getirir. Aracılık kurumu tam bir sömürü ağı oluşturmaktadır. Allah adına kurulan sömürü şebekesi maddi açıdan da kitleleri kullanmakta “Allah yolunda” yalanıyla oluşa hurafe sektörü “Allah adına soygunculuğa” dönüşmektedir.[2] İslam’ı iğrenç emellerine alet edenler ve bu oyuna şuursuzca alet olanlar elbette pisliktirler. (Tevbe, 28, Yunus, 100).

[1] İbrahim Sarmış, Şeytan Üçgeni Bid’at-Tevessül Şefaat, s: 152-156 ve Abdulaziz Bayındır, Kur’an Işığında Aracılık ve Şirk, s: 49-51.

[2] Yaşar Nuri Öztürk, Din Maskeli Allah Düşmanlığı, Şirk, s: 35-41.

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı