Genel

Siyasi çığlıklar ve siyasi çöküşler

Bünyamin Doğruer/Düşünce Mektebi

Modernleşme süreci, insanın özünden/fıtratından aidiyetlerinden koparılmasıyla başlamıştır. Özünden dışarıya çıkan , değerlerinden kopan insan yalnız başına kalmıştır. O artık şahsiyet değil bireydir, dışarıdadır, sokaktadır. Dışarıda ne varsa her bir şeye maruz kalmaktadır.

Maruz kaldıklarının rengini alan dışarının belirlediği, şekillendirdiği bir şeydir. Yani, içinin/ özünün , şekillendirdiği bir dışa sahip olmaktan uzaklaşmış , dışarının oluşturduğu bir içe sahip olmuştur.Bütünüyle dışarıdaki  seslere kulak kesilmiştir. Hangi ses daha alımlıysa onun peşine düşmüş, hangi renk baskınsa ona bürünmüştür.

Ahlakın , sorumluluğun ve vicdanın önemsiz hale getirilmesi modernlikle başladı . Ahlaksız  bir modernlik aracılığıyla , modern olmayanlar acımasızca ötekileştirildi..

İnsanları ve Müslümanları da , paranın gücün şöhretin kölesi haline getiren nüfus ve şöhret sahibi olabilmek için her türlü kişiliksizliği göze alan cemaat/ hizip çıkarı için her türlü yolsuzluğu dolandırıcılığı yalancılığı , iftirayı hile ve hurdayı mübah sayan bir anlayışın sıradanlaştığı bir dönemden geçiyoruz…

Müslümanlar olması gereken  yerdeki konumlarını kaybettiler bu yüzden kendi gündemlerini oluşturamıyorlar.

Kapitalist çeteciliğin hakim olduğu bu zamanda insanlar eşyalaşma/ dünyevileşme kanserine yakalanmış durumda.

Öyle ki insan, güncelin hayata pusu kuran bunaltısında yaşamakla yaralandığını ayırt edemiyor.

İzzetin zindeleştiren hakikatinden , zilletin uyuşturan maskesine göçüyor.

Basit , ucuz, nihilist heveslerin iniş ve çıkışlarında nefeslenmeyi nimet sayıyor.

Gösterişçi dindarlığın , törensel vaatlerini yaşanılır yapmaya hevesleniyor.

Bütün değerlerin anlayış biçimlerinin alt üst olduğu bir dönemden geçiyoruz. Her alanda açık bir deformasyon yaşanıyor, değersizleştirme yaşanıyor geriye doğru zelil  bir şekilde savruluyoruz.

Ruhsal çözülmeler hızlıca çoğalıyor, ciddiyetsizlik büyüyor.Dürüst ve ahlaklı tavırlar almak yerine haince saldırılar yaşanıyor, ithamlar yapılıyor.  Aşağılık ucuz ihtiraslar pek çok insanı kuşatıyor.

Duyarsız bir insanlık ortaya çıktı. Vicdanlar felç durumda. Tek çizgili bir dünyaya tek çizgili görüşlere tutsak olmuş insanlar.. ufukları daraltılmış adeta gökyüzüne soba borusuyla bakıyorlar…

Müslümanların ahlak sorunu var..  Ahlaki ilkeler erezyona uğradı, yok oldu. Bunun sebebi İslami bütünlüğün yitirilmesi. İslami bütünlük kaybolunca yerine mezhepçi, cemaatci yorumlar hakim oldu. İslamın ahlakı değil , cemaat/hizip ahlakı oluştu… İslam kardeşliği değil, hizip/ cemaat kardeşliği hakim oldu.. Ümmet bilinci yok oldu  , tarikat / hizip bilinci yerleştirildi…

Velhasıl , büyük savrulmalar, çözülmeler çöküntüler , kopmalar, yozlaşmalar , kokuşmalar ahlaksızlaşmalar dönemini hep beraber yaşıyoruz.

Her yönüyle katılaşan bir dünyadayız.

Sarsıntılar çağındayız

Pörsümeye yüz tutmuş bilinçler ne zaman dirilecek , sönmeye yüz tutmuş imanlar ne zaman ziyadeleşecek, tükenmeye yüz tutmuş umutlar ne zaman yeşerecek…Zihinlerin ve ruhların sömürgeleştirilmesine topyekün ne zaman karşı duracağız…

Ne zaman Rahmanın kulları olacağız

Sadece ve sadece o Rahmanın çizdiği dosdoğru yıl üstünde olacağız.. ve bizleri sapıtan  sırat-ı müstagimden  ayıran fitnelere düşüren şeytanlardan uzaklaşacağız ki bunun reçetesini de yine Rabbimiz olan Rahman olan Allah Kur’an da veriyor.

“Kim Rahman’ın zikrini görmezlikten gelirse biz ona bir şeytan musallat ederiz artık bu onun ayrılmaz dostudur. Gerçekten bunlar (şeytanlar) onları dosdoğru yoldan alıkoyarlar onlar ise kendilerini gerçekten hidayetle sanırlar”( Zuhruf suresi 36-37)

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı