GenelYazarlardanYazılar

Sorumsuzluk Sorun Doğurur

Ey gökler dinleyin, ey yeryüzü kulak ver!

Çünkü RAB konuşuyor:

“Çocuklar yetiştirip büyüttüm,

Ama bana asi oldular.

Öküz sahibini, eşek efendisinin yemliğini bilir,

Ama İsrail halkı bu kadarını bile bilmiyor,

Halkım anlamıyor.”1

Kitabı Mukaddesi okurken bu pasajın altına şöyle bir not düşmüşüm. ‘Bir topluluk sorumluluklarının gereğini yerine getirmeyip, sahibine isyan etmesi bu kadar güzel teşbih edilir.’

İnsanoğlu dünyaya geldiği andan itibaren sorumlulukları başlıyor. İnsanın yaradılışı sorumluluk üzerine kuruludur. Sorumluluk meselesi, fert ve toplum hayatının temel prensiplerinden biridir.

Sorumluluk; bir kimsenin üstüne aldığı, yapmak zorunda bulunduğu ya da yaptığı bir iş için gerektiğinde hesap verme durumu.2 Sorumluluk, kişinin davranışlarının sonucuna katlanmasıdır.

Sorumluluk teriminin sor/sorum dan türediği söylenmektedir. Arapçası mesuliyettir.

İnsanı yaradan Allah kulunun aklının ve iradesinin nerelere kadar yeteceğini de bilmekte, ona bir emanet yüklemekte ve onların vüsatının üzerinde tekliflerde bulunmamaktadır.3 dolaysıyla kullarına karşı çok merhametli olmasındandır ki, hata ederek veya unutursalar sorumlu tutmamaktadır.4

Ahiret anlayışı, sorumluluk bilincinin iman halidir. Yaradan’ın ve sahibinin Allah olduğunu bilen, nihayetinde de O’na döneceğinin şuurunda olan, yapıp ettiklerinin hesabını da her şeyi bilene, duyana ve görene vereceğine iman eden, bu şuur ve bilinçle hayatına yön vermesi gerekmektedir.

İnsan için, her yaşın kendi çapında kaldıracağı/yükleneceği bir sorumluluğu vardır; kendisine, çevresine ve var olan varlıkların tamamına karşı küçük veya büyük yerine getirmesi gereken sorumluluklardır. Fertten aileye, aileden topluma, amirden memura idari makamların en alttan taa zirvesine kadar herkes birbirine karşı sorumludur.  Bunlar yerine getirilmediği zaman sorunlar ortaya çıkar ve kaos oluşur. Nebi a.s. atfedilen bir sözde; “…Hepiniz çobansınız. Hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz…”5 Dünyada sorumsuz kimse yoktur. Yaşadığı sürece herkes ya yönetici veya yönetilendir. Yönetenler yönettiklerinden, yönetilenler yöneticiden hem de kendilerine emanet edilen işlerden sorumludur. Nebi a.s. çoban- sürü benzetmesi üzerinden sorumluluğu anlatması çok manidardır; çoban, saflığı, samimiyeti ve güvenirliği temsil eder. Çünkü o emanetçidir, kendisine emanet edilen sürüye bakmakla yükümlüdür. Yemlenmesine, sulanmasına, sağlığına, kurda-kuşa ve hırsıza karşı korunmasına vs. sürüye bir zarar gelmesini engel olmak ve korumakla sorumludur. Buradan çıkarılması gereken ders; herkes sorumluluğunu yerine getirmek zorundadır.

Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun başında gayet katı, şiddetli, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır.”6

Esas itibariyle yeryüzünde dengenin bozulmasında, sorunların oluşumunda herkesin kendi üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirmeyip sorumsuz davranışından kaynaklanmaktadır.7

Sorumluluğun karşıtı sorundur! Sorun, sorumsuzluktan çıkar. Sorumlu olan kişi kendi üzerine düşen görevleri ve işlevleri zamanında ve istenilen şekilde istenilen biçimde yerine getirmek zorundadır.

Yaşadığımız kaosun tek nedeni sorumluluklarımızı yerine getirmeyişimizdendir. İnsan oğlu fıtratına uygun davranıp fesat çıkarmasa,8 insanı insan yapan değerlere sahip çıkıp empati yapabilseydi hiç kimsenin ne kanı nede gözyaşları akardı.

Kendi sorumluluklarımızı bilmek bizi rahatlatır.

Sorumluluklarını yerine getiren insan sükûnete erip huzur bulur. Çünkü sorumluluk insanın hayatını yönlendirir, anlam katar, bir gayesinin olduğunu hatırlatır ve hedefini belirtir.

Kendi sorumluluğunu bilmeyen başkalarının sorunlarını da çözemediği gibi neyi nasıl yapacağını da bilemez. Merhametli olan Allah insana sürekli elçiler göndererek onları başıboş bırakmamış,9 sorumluluklarını hatırlatmış, neyi yapıp neyi de yapmayacağını göstermiş, emir ve yasaklarını bildirmiş, akıl, irade ve hürriyet vermek suretiyle de sorumlu tutmuştur. Hatta bu sorumluluktan göndermiş olduğu elçiler bile vareste değildir10. Onlara da görevlerinizi yaptı(nız) mı? Diye sorulacağı gibi bizlere de içerisinde yaşadığınız toplumlara “şahit tutulup”11 sorumluluklarınızı yerine getirdiniz mi? Diye sorulduğunda; ‘evet’ diyenlere selam olsun… Vesselam


1.Kitabı Mukaddes/İşeya 2,3

2. T.D.K

3.Mü’minun 62. Ayet,

4.Bakara 286. Ayet                                                                                                                                                  5.

5.Müslim, İmâre 20. Ebû Dâvûd, İmâre 1, 13; Tirmizî, Cihâd 27)

6.Tahrim 6. Ayet                                                                                                                                                      7.

7.Enfal 73. Ayet                                                                                                                                                      8.

8.Bakara 11. Ayet                                                                                                                                                  9.

9.Kıyamet 36.Ayet

10.Araf 5.Ayet                                                                                                                                                       11.

11.Nisa 41. Ayet

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir