GenelOkuyucu Yazıları

Sufi Tevhidi ve Vahdeti Vücud

Hamdi Kalyoncu/Dini haberler

“Vahdeti vücut” Yaratıcı ile yaratılmış olanlarının birliği inancı.. Bu inanca göre Allah ile Allah’ın yarattıkları ayrı ayrı şeyler değildir.

Yaratıcı ile yarattıkları “tek vücut”tur. Gördüğümüz ve görmediğimiz her şey tektir. Ayrı ayrı şeyler değildir. Yaratılanların tamamı Yaratıcının birer parçası, cüzüdür. Sufi imanına göre asıl tevhid inancı budur. Bu ise, İslam inancının “birlik=tevhid” inancı ile bağdaşan bir durum değildir.

İlk defa tasavvufçu Hâkim-i Tirmizî tarafından ifade edilen Vahdet-i Vücut inancı İbni Arabî tarafından en geniş biçimde sistemleştirilmişti.

“Onun düşüncesine göre “yaratan” ve “yaratılan” arasında ayrılık yoktur. Bunların ikisi tek varlıktır. Tanrı ile kâinat bütünleşmiş tek bir varlıktır. Bu inanışın adı “Vahdet-i Vücut” teorisidir.

Aslında Tanrı ile kâinat bunlara göre tek varlıktır. Bunlara göre görünen, hissedilen âlemden başka varlık yoktur. Tabiat veya Tanrı denmek aynı şeydir. İki ayrı isim de aynı şeyi ifade eder.

İslam’da ise “Allah’ı zati sıfatları itibariyle tektir ve taşıdığı sıfatlardan herhangi birini bir başka varlıkta görmek şirktir. “Lailahe illallah” yani “Allah’tan başka ilah yoktur” esası bunu ifade eder, Kur’an bunu anlatır. Ve makbul iman için bu şarttır. Aksi “şirk” olarak nitelendirilir.

İslam akaidine göre Allah yarattıklarına benzemez. Yaratılmış olanlar Yaratıcının hiçbir sıfatını haiz olamaz.

Tasavvuf ise bu esası hiçe sayarak tüm yaratılmışların yaratanla bütünlüğünü öngörür. Ona göre yaratılmış ve yaratan ayrımı yoktur.

Onlar bunu şu cümle ile ifade ederler, “La mevcude illallah” ya da “La mevcude illahu,”Yani “Allah’tan başka mevcud yoktur.”

“Vücudun birliği”, mevcudun yani var olan her şeyin birliğiinancı tasavvufun teorik temelini, esasını teşkil eder.

Vahdet-i Vücut” inancı Endülüs’te Gnostizm yani “Yeni Eflatunculuk” akımına dayanır. Daha sonra bu inanış Beyazidi Bistami ve Hallac’da Batıni görüşler olarak işlenmiş ve geliştirilmiş olduğu görülür.

İbn-i Arabî, Sadreddin Konevî, Celâleddin Rumî gibi önde gelen sufi zatların telkin ettikleri inanışta kolaylıkla bu inancı görebiliriz.

İbn-i Arabî,Füsûs el Hikem’in 10,25,54,55. Sayfalarında;

“Tanrı mahlukuna insan ile nazar kıldı ve onlara rahmet eyledi. Şu halde o ezeli olan insan, şekli ile hadîs, zuhur ve neşetî bakımdan ebedi ve daimdir. Binaen aleyh biz onu gördüğümüz vakit kendi nefislerimizi görürüz. O bizi gördüğü zaman kendi nefsini görür.”
Adem hem Hak, hem de halktır. Hakkı tenzih eden kimse ya cahildir, ya edebi noksan kişidir…

Sen hakkın sureti ve hak da senin ruhun olduğu cihette sen hak için cismani bir suret gibisin. O da senin cesedini sevk ve idare eden ruh gibidir…

Böyle olunca her bir mabutta Allah’tan başkasına ibadet olunmadı. Yere gömüldüğün vakit O’nun içindesin. O senin zarfındır. Vücud aleminde ancak o vardır. Varlıkta onu gören, O’ndan başkası değildir.”

76.sayfaya bakıyoruz; “insan ve eşya ismiyle anılan O’dur. Demek ki tabiat alemi bir aynada beliren tek bir surettir.”

“Allah beni över ben de O’nu. O bana kulluk eder, ben de O’na.”
Çünkü madem yaratılan da yaratan da ayrı varlıklar değildir, öyleyse böyle düşünmek mantıklı olur. Ama olaya “la ilahe İllallah” açısından bakınca bunun inkar olduğu tartışılmaz.

Vahdet-i vücut inancının ortaya çıkardığı sonuçlara bakılınca bu daha iyi anlaşılır.

Vahdet-i Vücut İnancının Getirdikleri

Tasavvufun teorik temellerinden en önemlisi olan “vahdeti vücut” inancı analiz edildiğinde karşımıza şu sonuçlar çıkar:

“La İlahe illallah” demek şirktir

“Vahdet-i Vücut” düşüncesine göre “la İlahe illallah” demek şirktir. Çünkü,  “la İlahe illallah” denilince, anlam olarak bir Allah var ve bir de O’nun yarattıkları!

Allah tek ilahtır, yarattıkları ise “var”ama “ilah” değillerdir. Kur’an’a göre, yani İslam inancına göre “tevhit” budur. Bütün varlıklar, Allah’ın yaratması ile var olmuşlar ve Yaratıcı onlara benzemez. Onlar yoktan var edilmiştir ve sonlu varlıklardır. Ebedi değillerdir. Sonsuz olan Allah’tır.

Vahdet-i Vücuda göre ise Allah’tan ayrı hiçbir şey yoktur. Gördüklerimizle birlikte tüm varlıklar ve Allah tek bir varlıktır. Bunun için “la ilahe illallah” inancına karşı, sufi inancının tevhidi; “la mevcûde illallah” ya da “la mevcude illahu” dur.

Buna göre; “Tanrı ile Kainat bütünleşmiş tek varlık halindedir. Bu nedenle Vahdet-i Vücud’cu biri için görünen, hissedilen alemden başka varlık yoktur. Buna ise Tabiat veya Tanrı demek farketmez. Nasıl olsa iki ayrı isim de aynı şeyi ifade eder.(Fütuhat, 2/B-405; Türkiye’de İslamcılık Düşüncesi, İsmail Kara, 2/297-301; Türk Edebiyatı Tarihi, Ord. Prof. Dr. M. Fuad Köprülü, S. 122)

Vahdet-i Vücûd anlayışında olanlara göre, Kainat ile Allah bir bütün ve aynı şeydir. İslam’a göre kainatla, Allah ayrı ve tamamen farklıdır, bir birlerine benzerlikleri yoktur ve bütün kainat Allah tarafından yoktan var edilmiş olup, İlâh’lıktan pay almamıştır, yani kainattaki hiç bir şeyde İlâh olma özelliği yoktur. İlâh olarak yalnız Allah vardır. Bunun aksini iddia etmek İslâm’a göre şirk koşmak demektir.Kainatı yok saymakta, Allah’ın Kuran’da yaratmayla ilgili bildirdiği bütün ayetleri inkardır…

Bu inancın en önde geleni olarak bilinen ve saygı duyulan İbn-i Arabi de bunu en açık biçimde eserlerinde ifade ediyor: Ona göre de “şirk”; Vücudun çokluğu, yani Allah’tan başka varlıklar var demenizdir. Ona göre asıl Tevhid inancı; kainatın ve Allah’ın aynı şey ve bir şey olduğuna inanmaktır.

Kafirler de “Mümin”dir

Sufi tevhit inancında kafir diye bir şey yoktur. Neye inanırsanız inanın Allah’a inanmış sayılırsınız. Çünkü, her şey zaten yaratıcının bir parçasıdır.

“Nakşibendilerin kendisinden saygı ve övgü ile söz ettikleri, Abdülkerim el-Ciyli, “İnsanı Kâmil” adlı kitabında aynen şunları kaydetmektedir:

“Kâfirler bizzat Allah’a kulluk etmişlerdir. Çünkü Cenab-ı Hak bütün varlıkların gerçeği (yani özü ve ta kendisi) olduğuna göre-ki kâfirler de varlıkların bir bölümüdürler – öyleyse Cenâb-ı Hak onların da gerçeğidir.

Dolayısıyla kâfirler, Allah’ın bizzat kendisi oldukları için varlıklarının kaçınılmaz gereği olarak O’na (Allah’a) tapmış oldular.”

“Bu sözleri biraz daha açmak gerekirse Abdulkerim el Ciyli aslında daha ilk cümlede şunu demek istiyor:

Kafirler, yani Kur’an’a göre Allah’ı inkâr edenler, ya da O’na ortak koşanlar, Allah’ın (Haşa!) ta kendisi oldukları için öz varlıklarını inkâr edemeyeceklerinden sonuç olarak O’nu da dolaylı şekilde tanımış sayılırlar.”(Ferit Aydın, Tarikatta Râbıta ve Nakşibendilik, Ekin yayınları, 1996, sayfa 107)
Kur’an Şirk Kitabıdır

Vahdet-i Vücut inancını sistemleştirmede büyük katkısı olan ve önde gelen isimlerden biri Ârifuddîn el-Tilemsânî’dir. Tasavvuf büyüklerinden çok mübarek bir zat olarak bilinen bu mutasavvıfa birisi;

“Sizin tevhidiniz Kur’an’daki tevhide uymuyor” deyince, şöyle cevap vermiştir; “Evet öyledir, ama gerçek Tevhid bizim eserlerimizdedir. Kur’an baştan sona kadar şirktir.” (Sadettin Merdin, İslam’ın Pavlusları S:395)

Tilemsani “vücudun birliği” yani Yaratan ile yaratılanın bir olduğu düşünce sistemi açısından Kur’an’ı eleştirmiş ve Kur’an’ın tamamıyla şirkle dolu olduğunu göstermeye çalışmıştır.

Kur’an yaratan-yaratılan ayrımı yapmaktadır ki, ‘Bir’den başkasının varlığını kabul şirktir.“ (14)

Tilemsani’ye göre bu varlık aleminde hiç bir şekilde başka ve ayrı bir şey yoktur; kainat sadece Cenab-ı Hakk’ın sözleri ve kısımlarıdır. Deniz içerisinde dalgaların, bina içerisinde odaların durumu neyse, aynen öyledir. (İbn Teymiye Külliyatı, 2. Cilt, S. 189)

Bu mübarek Tilemsâni, Kur’an’ın tamamıyla şirk dolu olduğunu, Kur’an’a uyanın şirke bulaşacağını ve tevhidi anlayamayacağını söyler.” (İbni Teymiye Külliyatı Çev. Kurul Tevhid Yy 2/189 2/256 İslam Sufileri Reynald A. Nicholson Çev. Komisyon Kültür Bk. yy)
Aslında bu bakış vahdeti vücut inancının tabii sonucudur.

 

Önemli Not: Yukarıdaki yazı, yazarın şahsi görüşlerini içermekte olup, İktibas Çizgisi.com un yayın ve düşünce yapısını yansıtmıyor olabilir. İktibas Çizgisi olarak, kâr amacı gütmeyen yayın politikamız gereği okumaya değer bulduğumuz yazıları, takipçi kitlemizle buluşturmak için tam metin olarak yayınlıyoruz

Daha Fazla Göster

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Popüler Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Close
Close