GenelOkuyucu Yazıları

Sünnetullahın İnsana ve Topluma Etkisi

Şaban Tekin/Elazığ

(Musa:) “Bizim Rabbimiz, (var olan) her şeye gerçek özünü ve biçimini veren ve sonra da her şeyi (kendi doğasının gerektirdiği) yola yönelten varlıktır” diye cevap verdi. (20/50 ) İnsan fıtratı bütün canlı ve cansız varlıkların oluşumu ve iç yapısı işleyişini en güzel şekilde programlayan Allah’tır. Bitkiler toprağın oluştuğu ortamda su, mineral ve sıcaklığın bir arada bulunduğu uygun koşulda  tohumları çatlar gelişir, olgunlaşır. Onun yapısındaki işlevsellik dünyanın her yerinde uygun koşulu yakaladığı her ortamda bünyesinde oluşturulan işlevi tekrar eder. Ot, çalı veya ağaç formasyonunun işlevi oksijen ve karbondioksit dengesini sağlamak, otçullar için  besin kaynağı olmakta…vb  alanlarda kullanılır.

Bitkiler kendi yapılarına yüklü olan ilahi fıtrattan hiç bir sapmaya uğramadan formatlarına uygun işleyişi mütemadiyen devam ettirmektedir. Hayvanların fıtri yapısı, anatomisi insan anatomisine yakın, benzeyen canlılardır. Güdülerinin gereği olarak canlılıklarını devam ettirmek için solunum yapar, yer, içerler. İnsanda olduğu gibi solunum, dolaşım, sindirim sistemi bulunmaktadır. Hayvanlarda fıtratında var olan özellikler bütününe göre hayatlarını devam ettirmektedirler. Otçul hayvanlar hiç bir zaman etçil hayvan kapsamına geçememektedir. Etçilerde otçul kapsamına dahil olmamışlardır, bitkileri otçullar ,etçiller,hepçiller doğal yapılarındaki işlevselliği değişmeden devam ettirmektedir. Maddedeki oluşum,değişim süreci,canlıların varoluşsal süreçte doğum,yaşam ve ölüm  prensibindeki kurallar içinde bulunduğu doğal koşullar etkileşimi genel kozmik kurallar karşılıklı türdeş canlı ilişkileri, farkları canlılarla etkileşimin sistemli ya da kaotik ekosistem sürecinde varoluşsal yapı her daim devam etmektedir.

‘’Onlara dış âlemdeki ve kendi içlerindeki âyetlerimizi/doğa kanunlarını göstereceğiz. Böylece Kur`ân`ın gerçek/hak olduğunu anlayacaklardır.Rabbinin her şeye tanık olması onlara yetmiyor mu?”41/ 53 Afakta gördüğümüz dağlar, ovalar, denizler, okyanuslar farklı ortamda, farklı canlıların varlıklarını idame ettirmeleri ekosistemdeki canlı ve cansız varlıkların ilişki bütünlüğü akledenleri hakka ve hakikate ulaştırır. Afaktaki, kainattaki canlı cansız varlıkların birlikte olan ilişki ağı,işleyişi, değişim ve dönüşümler,ölümler, yeni varlıkların varoluş mücadeleleri her daim ilahi kurallar bütünlüğü içinde cereyan etmektedir.

Bu muhteşem bütünlük ve işleyiş hal diliyle sanatın sanatçıya işaretidir. Hakikate kevni ayetler üzerinden davettir. İnsanın biyolojik gelişimi,  olgunlaşması ve ölüm olayı insanlar için varoluşsal durumunu anlama, hayatı sorgulama ve anlamlandırma süreci içinde enfusi ayetlerdir. İnsanlık kainatın oluş ve işleyişi ontolojik bütünlüğünü anlayıp anlamlandırma çabasında olmuştur. İnsan varoluşsal sürecin yanında her daim var olan insan ,var oluşu ile birlikte varlığını anlama ve anlamlandırması her daim sürmektedir. Biyolojik ve psikolojik dalgalanmalar, savrulmalar toplumun kıyısına vurmak, marjinal boyutlarda  gelgitler yaşamak insanın hayatı anlayıp anlamlandırmasında  önemli dönüm noktalarıdır.

‘’Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.’’91/ 7-9 İnsan bitkilerin doğal yapısından, hayvanların içgüdüsel olarak yaşama çabasından çok farklı çok donanımlı yaratılmıştır.Bitkiler ve hayvanlar yaratılış bütünlüğünün dışında bir işlevsellik sergileyemezler. Fıtratlarının gereği sınırlı özelliklerinin dışına çıkamazlar motamot varlıklarını her daim olduğu gibi değişmeden devam ettirirler.Bitkiler ve hayvanlar alemi de formatının üzerine nesilden nesile aktarılan birikimin sonucu oluşan bir terakki yoktur. İnsan yaratılan varlıklardan çok farklı bir varlıktır. Biyolojik, psikolojik ,zihinsel olarak çok donanımlı yaratılmış olan bir varlıktır. İnsan bünyesinde fıtratının gereği olarak iyilik ve kötülük erklerini taşımaktadır. Dini terminolojide takva ve fücur unsurlarıdır. İnsan fıtratı iki hassas dinamiğin yönlendirmesiyle harekete geçebilmektedir.

Teşbihte hata olmasın insanın yapısındaki denge terazisinde akıl ve vicdanın oluşturduğu basiret iyilik kefesine baskın gelirken; fücur, nefis kötülüğe meyyal özellikler bütünü diğer kefeyi baskın hale getirir. Bu iki halden hangisi kişinin hayatında baskın gelirse o doğrultuda davranışlar sadır olur. İnsan çok karmaşık özellikler bütünden oluşan bir varlıktır. İnsan fıtrat yapısının hangi kefesine iyilik veya kötülük doldurursa zamanla o doğrultuda bir insan olur. İnsan bitki ve hayvan formatında bir varlık değildir, iradi bir varlıktır. İyilik veya kötülükten yana davranışlarını belirleme donanıma sahip basiretli bir varlıktır. Akıl Allah’ın insana verdiği yeryüzündeki en kıymetli kıyas ve tasdik unsurudur.

Hak ve batılı, iyilik ve kötülüğü ayırmak,anlayıp kabul etmeyi ve yaşamasını sağlayan insanın en kıymetli cevheridir. Aklını hakkıyla kullananlar imana ulaşanlardır. İnsanlık varoluş süreci ile birlikte bireysel ve toplumsal olarak  arayış içindedir. İnsanın fıtratının gereği olarak  dalgalı sulardan, fırtınalardan, acıdan, kaygıdan, korkudan kaçmaktadır.Durgun sular, emin limanlara sığınma arayışındadır. Hayatı anlama ve anlamlandırma derdindedir. Mutluluk, refah,  ölümsüzlük, sonsuz hayat …vb isteklere karşı meyyaldir. Temiz fıtrat iyiden ve güzelden yana kirlenmemiş olanları iyiye ve güzele sevk eder. Akıl kişinin, toplumun anlam dünyasını çözmesi, anlaması ve anlamlandırılmasında kişinin elinde bulunan en etkili enstrümanlardandır.

Rab insanı, toplumları fıtratlarının gereği insanca, eşit, adil bir şekilde tevhidi bir yapıda, ümmet çatısı altında çoğulcu bir yapıyı inşa etmekte.Tevhid ve şirkin çok iyi anlaşıldığı, kullarının tercihlerine dayatmaların   olmadığı insanca ve ümmetçe bir yapının bütünlüğünde yaşayabilmek. Rab kullarını hakikat doğrultusunda zihinsel ve ruhsal inşasını kemale erdirecek ilahi reçeteyi peygamberleri vasıtası ile teorisini ve pratiğini sunmaktadır.

‘’Doğru yolu göstermek bize aittir. Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir’’(92 /12) Sünnetullahın gösterdiği ilahi mesajlar bütünü yani afak, enfusta ki yetler bütünü akledebilen temiz akıl sahipleri için hakikate erişme vasıtalarıdır. Sünnetullah, ilahi mesaj ve onu insanlara tebliğ eden resuller vasıtasıyla insanın, insanlığın karanlıktan aydınlığa çıkması için ilahi davetin nişaneleridir. Rab, insanın anlam dünyasını sünnetullah üzerinden inşa etmektedir. Temiz fıtratı, sünnetullah bahçesinde gezinirken araştırıp gözlemlemesi ,kıyas yapması, aklını kullanması hayatın anlam dünyasının köşe taşlarını yerli yerine koymasını sağlar. ilahi davet, tevhidi reçete insanın zihinsel prangalardan sıyrılıp özgür ve özgün müslüman  olmasıdır.ilahi risalet, kavramların kişiyi ve topluma fıtratın gereği dosdoğru inşa etmektir. Bütün farklılıkları ile birlikte insanı insan yapan değerler bütünü ile özgürlüğün zirvesine ulaşmaktır. Tevhid ’in en üst seviyede gözetildiği, adaletin, merhametin, infağın hayata muhkem kılındığı müslüman  toplum bilincinin en iyi seviyeye çıkarılması gerekir. Bilinçler ilahi risalet kaynağından beslenerek aydınlığa ve en yüksek kemale erişir. Bilgi kişi de anlamaya ,anlama davranış evresine geçerse bir kıymeti harbiyesi olur.

‘’Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez.’’(13/ 11)  Anlam dünyası kişinin ve toplumun her şeyidir. Anlam dünyası kişinin ve toplumun bakış açısını, söylemlerini ve eylemlerini şekillendirir. Kişiler ve toplumlar anlam dünyalarının sonucudur. Su testisi içindekini dışına sızdırır. Allah insanın takvasına hitap etmekte, insanın fıtrat özelliklerini kemale erdirmesini istemektedir. Bu doğrultuda  kulunun elini güçlendirmek için sünnetullah, fıtrat ilahi risaletin aydınlığı ile karanlık güzergahın engeller ile dolu olan yolunu İslam’ın ziyası ile aydınlatmaktadır.

İnsanın, toplumun anlam dünyası gece ve gündüz gibidir; hakikat insanın anlam dünyasında oluşturduğu basiret ile kişiye veya topluma gündüzün aydınlığına eriştirmektedir. Kişiler veya toplumlar tercihlerinin toplamıdır. Bir toplum anlam dünyasını ilahi risaletin dosdoğru yoluna oturan ins veya cin şeytanlarının mantalitesine göre şekillenirse  erişeceği netice hayatını kendine zindan etmek, dünyasını ve ahiretini karanlığa gömlek olacaktır.

Hakket bir ve tektir, hakikat suretinde görünenler din gömleğini tersten giydiren, haktan bir kısım alıp anlam dünyasına karıştırarak batılı, şirki hak diye pazarlayan şeytanları görebilmek gerekir. Toplumlar kodamanların buldozeridir; insanların aklını kullanmasını, basiretli tahliller ve tercihler yapmasını engellemek, yerle yeksan etmek için buldozerlerli kavramları ile zihinleri darmaduman etmektedir.Anlam dünyası aydınlığı karanlık, karanlığa aydınlık; zalim ve zorbaları kahraman diye göstermektedir .

Toplum mühendisleri insanların fıtratları ile oynayarak şehvet, şöhret, servet putlarına secde ettirmektedir. Meleler ve mütreflerin konfor dünyasının devamı için alam dünyası bombardımanı her daim devam etmekte. Anlam dünyası çarpıtılan toplumlar şeytanların oyuncağına döner, yapay kutsalların ilahlaşması,insanları şeytanların kuklaları yapar, özgürlükleri, şahsiyetleri özgünlükleri farkında olmadan yok olup gitmiştir. Anlam dünyası yok olan, anlam dünyasını yitiren toplumlar köleliği özgürlük, karanlığı aydınlık zannederler; dosdoğru yola ancak hakikatin ölçüsü ile tartılarak erişilebilir.

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı