GenelKavram

Talak

İslam Aile hukuku  “ne-ke-ha”  nikah kelimes ile başlar ta-la-ga  talak boşanma kelimesi ile sonlandırılır.

 Talak, kelimesi kuranda 23 yerde geçmektedir ve şu anlamlara gelir: Boşanmak 2/231, Yola çıkmak 48/15, dili düğümlenmek 26/13 gibi anlamlara gelmektedir. bu durum ilgili ayette şöyle belirtilmektedir:

“Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Fakat haksızlık ederek ve zarar vermek için onları nikâh altında tutmayın. Kim bunu yaparsa muhakkak kendine kötülük etmiş olur. Allah’ın ayetlerini eğlenceye almayın. Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini, (size verdiği hidayeti), size öğüt vermek üzere indirdiği Kitabı ve hikmeti hatırlayın. Allah’tan korkun. Bilesiniz ki Allah, her şeyi bilir.” (Bakara 2/231)

Nikâh ise evlilik akti anlamında iki şahsı aile bağlarıyla bir birine bağlamak anlamına gelmektedir. kelimenin kökü ise Ne-ke-ha dır ve talak kelimesinin zıddı olarak şahısları bir birine bağlamak için kullanılan bir kelimedir. İlgili ayette ise şöyle ifade edilmektedir:

“Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdirde) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer aralarında Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane ile yetinin. Yani sahip olduğunuz ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.”

Bu ayetle İslam bir erkeğin dört kadını nikâhlayabileceğine ruhsat veriyor. Asla kimseyi dört tane evlenmeye mecbur etmiyor. İşin bu kısmını dikkatimizden kaçırmayalım.

“Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile (cömertçe) verin; eğer gönül hoşluğu ile o kadın mihrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle yeyin.” (Nisa 4/3-4)

Yine evliliklerde erkeğin evleneceği kadına ekonomik gücü ile uyumlu olarak bir bedelin verilmesini istemektedir. Bu verilen bedel kadının mülkü malıdır. Ancak bu mihri aldıktan sonra bir kısmını kocasına bağışlaması durumunda bunu almak da kocasına helaldir. Yine şunu bilelim ki her kadın bağışlamak zorunda da değildir. Bağışlamazsa günah işlemiş olmaz.

Evlilik yürümediği zaman yapılacak işlem ise şöyle bildirilmektedir:

“Boşama iki defadır. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir. Kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şey almanız size helâl olmaz. Ancak erkek ve kadın Allah’ın sınırlarında kalıp evlilik haklarını tam tatbik edememekten korkarlarsa bu durum müstesna. (Ey müminler!) Siz de karı ile kocanın, Allah’ın sınırlarını, hakkıyla muhafaza etmelerinden kuşkuya düşerseniz, kadının (erkeğe boşanmak için ) fidye vermesinde her iki taraf için de sakınca yoktur. Bu söylenenler Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerdir.”

Erkeğin boşamasından bahseden bu ayetin içinde Allah Teâlâ aynı zamanda kadının da erkeği boşayabileceğinin iznini vermektedir. Hatta boşanmayı gerçekleştirmek için kadının kocasına “fidye” yani boşanmak için para, mal veya evlenirken aldığı mihrinden vazgeçebileceğini de ifade etmektedir.  Bunu belirten kısmı ilgili ayetin mealinde kalın ve siyah çizgilerle belirtmiş olduk. Malum olduğu üzere nikâh bir sözleşmedir. İki şahidin şahadetiyle ve Karşılıklı iki kişinin rızasıyla yapılır. Bu anlaşmanın taraflarından biri kadın diğeri ise erkektir. Her ikisi de eşit haklara sahiptir.  Taraflardan biri, Ben bu akdin devamını istemiyorum dediği an anlaşma bozulmaya mahkûmdur. Bunu da es geçmeyip bir kenara yazalım.

“Eğer erkek kadını (üçüncü defa) boşarsa, (Birinci ayette boşanmak iki defadır buyrulmuştu ya. İşte üçüncü Talakın da verilmesinin sonucunu izah ediyor.) ondan sonra kadın bir başka erkekle evlenmedikçe onu (boşayan kocanın) alması kendisine helâl olmaz. Eğer bu kişi de onu boşar ya da ölürse; (birinci eşi ile kadın her iki taraf da) Allah’ın sınırlarını muhafaza edeceklerine inandıkları takdirde, yeniden evlenmelerinde beis yoktur. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Allah bunları bilmek, öğrenmek isteyenler için açıklar.” (Bakara 2/229-230)

Bu ayette bahsedilen boşamakla ilgili genel hukuk. Allah boşama hakkını üç defada kullanma izni veriyor. Bunların ilk ikisi için prosedür şudur. Birinci defa boşadığın da eğer geri dönme durumu varsa üç ayı geçirmeden eşini geri alması gerekir. Üç ay geçer de dönmez ise, ikinci boşama hakkını da kullanmış olur. Yine ikinci talakı da verdikten sonra karısını almak isterse, üç ay dolmadan alması gerekir. Altı ay da doldu dönmedi ise; bu defa üçüncü boşama hakkını da kullanmış olur ve bir daha bu hanımla evlenemez. Ancak kadın iddeti bittikten sonra yani üçüncü boşanmadan üç ay sonra başka bir kimseyle evlenir sonra da o erkek ölür veya boşarsa eski kocası ile yeniden evlenmek isterse ancak o zaman evlenebilir. Bu ayrıntı hiç bir zaman unutulmamalıdır.

Şimdi mahkeme kararıyla boşanan eşler aradan altı ay geçti ve bu zaman dolmadan eşiyle yeniden bir araya gelmediler ise, ayetteki üç talakla boşanma emri gerçekleşmiş olur. Başka biriyle evlenip onun ölümü veya boşamasından sonra ilk kocası ile evlenebilir. Yukarıda ayette ayrıntılı olarak anlatıldığı gibi. Bu ayrıntı da unutulmamalı. Bir zamanda bin kere boşadım dese de bir talakla boşamış olur araya üç aylık bir bekleme zamanı girmesi ve tarafların düşünüp taşınması bu konunun hikmetidir. Sonra ikincisini, aynı şarta uyarak üçüncüsünü vermesi gerekir ki üç talak ile boşama gerçekleşmiş olsun. Yani İslam da kesin boşama işi en yakın Altı aylık bir sürede gerçekleşir. Halkın söylediği gibi bir anda dokuz talakla boşadım demesiyle bu iş olmaz. İslama uygun olmaz. Ancak adam veya kadın kesin kararlı ise boşadım der bir daha geri dönmese bile bu söz altı ay sonrasında kesinleşmiş olur. Çünkü bu altı ay içinde taraflar barışıp dönme imkânına sahiptir. Bu ihtimal de göz ardı edilmemelidir. Ayetin bize anlattığı hukuk budur.

“Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde, artık kendilerini ya iyilikle tutun veya güzellikle salın. Yoksa haklarına tecavüz için zararlarına olarak onları tutmayın. Her kim bunu yaparsa nefsine zulmetmiş olur. Sakın Allah’ın ayetlerini alay konusu edinmeyin, Allah’ın üzerinizdeki nimetini, size kendisiyle öğüt vermek üzere indirdiği kitap ve hikmeti hatırlayıp, düşünün. Hem Allah’tan korkun ve bilin ki Allah her şeyi bilir.” (Bakara 2/231)

Yine burada bahsedilen kesin boşanmadan evvelki durumla ilgili. Örneğin ikinci boşamadan sonra yapılması gereken makul uygulamadan bahsetmektedir. Evliliğin devamını istiyorsanız eşinizi iddeti içinde yani üç ay geçmeden ya güzellikle tutacaksın ya da güzellikle son hakkını da verip bırakacaksın demektir.

“Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte bununla içinizden Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Bu öğüdü tutmanız kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.” (Bakara 2/232)

Bu ayetteki mesaj da kadının ve erkeğin yakınlarınadır. Örneğin oğlunuz karısını birinci defa boşadı. Ama pişman oldu iddeti içinde yani üç ay dolmadan eşini yeniden almak isterse onların evliliğine mani olmayın demektir. Çünkü evliliklerin bozulması arkasında birçok olumsuzlukları beraberinde getiren bir olaydır. Eşlerin psikolojik durumu, yakın akraba olmuş insanların bu akrabalığı bitirme durumu, varsa çocukların durumu ve mehir, miras gibi ekonomik boyutları olan bir olaydır. Bu nedenle Allah Teâlâ üç ayrı zaman diliminde üç defada kullanma ruhsatı vermiştir.  Rabbimiz. Ayrıca nikâh nasıl iki şahit huzurunda oluyorsa boşanma da iki şahidin şahadeti ile olacaktır. İki kişinin dudağı arasında ve iki kişi arasında olmayacak ciddiyette bir iştir.  Bir de kadınları boşarken zaman gözetilmesi istenmektedir. Rivayet doğru ise kadınların Özel günlerinde yapılan bir boşamayı peygamberimiz kabul etmeyip Adama: “kadın bu günlerinde boşanmaz. Eşine dön temizlendikten sonra aynı kanatta isen o zaman boşarsın” buyurur. Müslümanlar olarak dinimizin lehimize ve aleyhimize olan hükümlerini en ince ayrıntısına varana kadar bilmek görevimizdir. Çünkü bundan hesaba çekileceğimize inanıyoruz…

 

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir