GenelMektuplara Cevap

Tedricilik Fikrin Gönüllere Kök Salmasıdır.

Salim Eğitmenoğlu /Ankara

Soru: Allah’ın selamı üzerinize olsun. Sizlere bazı konularda sorularım olacak: Allah Kur’an’ı Kerimde Nahl 67. Nisa 43. Maide 90. Ayetlerinde insanların içki ile ilgili nasıl davranacakları konusunda bilgi vermektedir. Ancak insanlarımız ya bu ayetlerde verilen mesajı anlamıyor ya da yanlış anlıyorlar. Bu konuda insanımızın anlaması gereken durumu insanımızın anlayabileceği bir üslupla açıklar mısınız?

Cevap: Allah’ın selamı rahmet ve bereketi sizin ve tüm müminlerin üzerine olsun! Özellikle son yıllarda tekel bayilerinin mahalle bakkallarının yerini aldığını görüyoruz. Her semtte yerlerini almış olmaları her halde insanların onlara olan rağbetinden kaynaklanıyor olsa gerek. Helale olan ilginin, inancın sinelerdeki hâkimiyeti hafifledikçe, harama ilgi de o oranda artacaktır. “Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz” sözü şimdi tarih oldu. Değil salyangoz! Tonlarca içki satılır hale geldi.  İçkinin yasaklanmasının illeti, insan aklını örtüp sarhoş ederek düşünme, akletme özelliğini gidermesidir.  Akıl sarhoş olunca düşünme yeteneğini kaybettiği için insan, her türlü yanlışı yapmaya müsait hale gelmektedir. İşte bu noktada Allah Teala ayetlerini devreye koyarak yapılan yanlışı merhale-merhale göstermiş ve sonunda kesin hükmünü vermiştir:

1-“Hurma ve üzüm gibi meyvelerden hem sarhoş eden/ içki “sekeren” hem de güzel gıdalar “rızgan hasenen” edinirsiniz. İşte bunlarda da aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.” (Nahl 19/67)

Ayetin bir öncesinde ise hayvanlardan elde edilen sütten bahsetmektedir:

“Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen halis bir süt içiriyoruz.” (Nahl 16/66) buyurmaktadır. Bununla vermiş olduğu nimetlerin nasıl bir kudretin gücün ve sanatın sonucunda tertemiz çıkartıldığını ifade ederken; kökü toprakta gıdası su olan meyvelerden de nasıl çeşitli renk ve tatta meyveler verdiğini de hatırlatmaktadır. “İşte bunlardan da keyif veren sarhoş edip kafa bulduran içki elde ettiğiniz gibi; pekmez gibi, şerbet gibi güzel yiyecekler de elde edersiniz” buyurmaktadır.

Burada içkinin henüz yasaklanmadığı Mekke döneminde Allah Teâlâ insanlara vermiş olduğu nimetleri hatırlatarak düşünmelerini ve yaratana şükretmelerini istemektedir. Bilindiği gibi Mekkî ayetlerdeki üslup genelde nesneler ve olaylar üzerinde düşündürmeye yöneliktir. Kesin hüküm içeren ayetler ise Medeni’dir. İnşa edilmekte olan yeni bir yaşam biçimi söz konusudur. Bunun bir günde toplumun hayatına girmesi mümkün değildir. bilirsiniz ki, insanların din değiştirmesi kolay değildir.  Bu nedenle İslam, 23 yıllık bir zaman içinde tedrici olarak Allah elçisinin rehberliğinde hayata geçirilmiştir. Bu konu ile ilgili gelişmenin devamı ise Mekke’de başlayıp Medine’de tamamlanmıştır. Medine de ilk gelen ayette ise şöyle buyrulmaktadır:

2-“Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız yahut sizden biriniz ayakyolundan gelirse yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız; o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin. Yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır.” (Nisa 4/43)

Bu ayetin iniş sebebi olarak gösterilen olay henüz içki içmek yasaklanmamış olduğundan müminler namaz kılarken sarhoşluğun etkisiyle namazda ayetleri yanlış okumalarıdır. Bir akşam namazını kıldırmak için arkadaşlarına imam olan Hz. Ömer, Kureyş suresini yanlış okur. Bu durum Resulullah’a iletilir ve bunun üzerine bu ayetin inmiş olduğu rivayet edilir.

Burada bir konuya da dikkat çekmek istiyoruz. Ayette “ne dediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayınız” hükmü; bize de namaz kılarken ne dediğimizi yani namazda okuduğumuz ayet ve duaların anlamını bilmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Bizler de ne dediğimizi bilmeden namazda eğilip doğruluyoruz. Rabbimize ne söz verdiğimizi, nasıl yalvarıp yakardığımızı, alnımızı yere koyarak onu yücelttiğimizin farkında olmadığımız için, namaz bizi kötülüklerden alı koymuyor. Hal bu ki rabbimiz:

“Sana kitaptan vahyolunanı oku, namaz kıl. Muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı zikretmek ise muhakkak ki en büyüktür. Ve Allah; yaptıklarınızı bilir.” (Ankebut 29/45) buyuruyor.

Bu nedenle ha bizim ne dediğimizi bilmeden kıldığımız namaz; ha da ne yaptığının farkında olmayan sarhoşun namazı! Ne farkımız kalıyor? Bunun için namazda okuduklarımızın anlamını en kısa zamanda öğrenip farkında olarak namaz kılmamız gerekmektedir.

Ancak olay o gün bu olayla da bitmez. Aynı hata birkaç kez vuku bulmuş olmalı ki, bu sefer yanına kumar ve sadaka konusunu da ilave ederek, neyi nasıl ve ne miktar infak edeceklerini de Resulullah’a sorma gereği duyarlar. Rabbimiz de bu durumu şöyle açıklar:

3- “Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür. Yine sana neyi infak edeceklerini sorarlar. « Deki İhtiyaç fazlasını.» Allah düşünesiniz diye size ayetleri böyle açıklıyor.” (Bakara 2/219)

Bu ayette ilk defa içki ve kumarın faydasından, zararından ve günahından bahsedilmektedir. Ancak zarar ve günahının faydasından daha büyük olduğu hatırlatılarak müminlerin üzerinde düşünmeleri temin ediliyor. Bundan sonra zararı vardır ve zararı faydasından daha büyüktür diye müslümanların çoğunluğu bunlardan uzak durmaya çalışırken; Bir kısmı da kesin bir yasak yok diye içmeye devam ediyor.

Nihayet hicret gerçekleşiyor, Müslümanlar Medine de devlet olma şerefine ulaşıyorlar. Yurtlarından haksız yere sürgün edilmeleri nedeni ile Allah tarafından düşmanlarına karşı savaşmaları konusunda izin veriliyor:

“Saldırıya uğrayan müminlere savaşma izni verilmiştir. Çünkü onlar zulme uğramışlardır. Hiç kuşkusuz Allah, onlara yardım etmeye kadirdir.” (Hacc 22/39)

Aradan çok geçmeden Mekkeliler hicret esnasında öldüremedikleri Muhammed (as) ve müminleri taşrada yok etmek için Medine’ye kadar gelmişlerdi.  Resulullah da hazırlığını yaparak Bedirde onları karşılamış, onları kesin bir yenilgiye uğratarak kaçmak zorunda kalmışlardı. Bu olaydan sonra Müminlerin durumu bölgede meşruiyet kazanmış rüştlerini ispat etmişlerdi. Bu olayın ardından içki, kumar, putlar ve fal okları ile fal çekme olayı hakkında Maide suresinin 90 ve 91. Ayetleri inzal edilerek Rabbimiz kesin hükmünü şöyle bildirir:

4-  “Ey iman edenler; içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları; ancak şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki, felaha eresiniz.” (Maide 5/90)

Bu yasağın gerekçeli kararını da şöyle bildirir:

5-“Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?” (Maide 5/91)

Bu ayetlerin gelmesi ile bunlar kesinlikle yasaklanmış olduğundan Medine’deki Müminler şarap küplerini sokaklara dökerek imha ederler. Rivayet doğru ise sokaklardan sel gibi şarap aktığı söylenir. Artık hüküm açıklanmış müminler de kesin tavrını koymuşlardır.

Burada aklımıza şöyle bir soru gelebilir; Rabbimiz niçin bu olayları ilk günden bir tek emirle kestirip atmadı da Mekke de on üç yıl Medine de de iki yıl toplam 15 yıl müslümanlar içki içerek namaz kıldılar Kur’an okudular… ? Rabbimiz en doğrusunu bilir kaydıyla olayın tabiatında şunu görüyoruz: Bir toplumun gıdası olmuş alışkanlıklardan bir anda bıçakla keser gibi kesmek ve de vaz geçmek kolay değildir. Allah Teâlâ kullarının vüs’atını bilmektedir. Zamana yayarak bu şeylerin kötülüğünü düşünebilen her insanın görüp kabulleneceği bir zaman tanımaktır. İçkici içkinin, kumarcı kumarın, puta tapanlar putların ne olduğunu; hatta hiçbir şey olmadığını üzerinde düşündükçe görecek ve bilecektir. Bu nedenle insan doğası üzerinde alışkanlık yapan bu minval üzere olan davranışların tedrici olarak kaldırılması daha doğru ve sonuçları itibariyle daha kalıcıdır.

Bunlarla birlikte Ramazan orucu hicretin ikinci yılında yani İslam’ın 15. Yılında, hac ibadeti hicretin 9. Yılında farz kılındığı gibi; Faizin yasaklanması ise İslam’da en son veda haccından önce yani İslam’ın 22. Yılında yasaklanmıştır. Dikkat edilirse Resulullah bunu hicretin 10. yılında veda haccındaki veda hutbesinde bahsederek: “Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım faiz amcam Abbas’ın faizidir” buyurur.  Abbas (r.a. ) Mekke’nin fethinde yani hicretin 8. Yılda müslüman olup Medine’ye gelmiştir. Kendisi sermaye sahibi zengin olduğu için Medine’ye geldikten sonra da müslümanlara faiz karşılığı para veriyor. Bu nedenle Resulullah veda hutbesinde kendi akrabası olan kimsenin üzerinde bu hükmü uyguladığını duyuruyor. İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır misali ki diğerlerinin itirazı olmasın.

Şimdi birilerinin kafasına yatmayan yerler olacaktır. Ve şöyle diyeceklerini tahmin ediyoruz. O gün Kur’an tamamlanmamış, hükümler gelmiş olduğu için bu işler tedrici olarak uygulanmıştır. Bu gün ise Kur’an tamamlanmış hükümler de biliniyor. Eğer adam müslüman olduğunu söylüyorsa mecburdur bunu kesip atmaya… Tuzu kuru olan kimselerin böyle konuşması da normaldir. Ancak geriye yaslanıp kendinizin nasıl müslüman olduğunuzu düşünerek bir empati yapın. Bu günkü anlayışınıza gelmek için kaç yıl yalpa yaptığınızı düşünün. Miras yoluyla müslümandınız doğduğunuz günden beri. Aralıksız beş vakit namaz kılmaya kaç yıl sonra başladığınızı hatırlayın. İçki içen biri iseniz kaç yıl Cuma günleri ve ramazan günleri içmemeyi büyük bir dindarlık olarak gören; diğer günler içen ve bu haliyle müslümanım diyen nice insan vardır bu toplum içinde! İşte bunlarda bir gün jeton düşecek ve küpünü devirecektir. Rabbimizin merhameti sadece Mekke ve Medineli müslümanlar için değildir. her insanın İslamı kabullenmesinde Mekke’si ve Medine’si vardır ve olacaktır. Dileriz bunlar da bir an önce hakikati görüp katıksız teslim olurlar. Ancak bu halde olan insanları da sık boğaz etmeyelim bir an önce kurtulmaları için dua edelim. Rabbimizin rahmet ve merhameti hepimizin üzerine olsun inşaallah!..

Etiketler
Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı