Genel

Utancın fotoğrafı

Kemal Öztürk/Yeni Şafak

Fotoğraf, Rusya’da devam Afganistan barış görüşmelerinde çekildi. Taliban temsilcisi imam olmuş, arkasında ise ‘düşman’ olarak görüp öldürdüğü taraflar saf tutmuş. Saf tutanlar arasında eski Başbakan Karzai de vardı. Moskova’daki görüşmeler esnasında ara verip cemaatle namaz kılmışlar. Sanırım daha çok sevap almak için cemaat yapmışlar!

Dün sabah Doğru Haber gazetesinden Mehmet Erkan Yavuz arayıp, bu fotoğraftan yola çıkarak, Afganistan’daki barış görüşmeleriyle ilgili yorumumu sorduğunda haberdar oldum görüntüden.

Bu fotoğrafla birlikte, zihnimdeki tüm Afganistan külliyatı ortaya döküldü. Bununla beraber büyük bir öfke.

AFGAN CİHADINA ALYANSLARINI, KÜPELERİNİ VEREN FAKİRLER

1979’da Rusya’nın Afganistan’ı işgaliyle başlayan büyük tartışma ve mücadele Türkiye’ye de yansımıştı. 1980’li yılların başından itibaren Afganistan’dan temsilciler gelirdi Türkiye’ye. Afgan cihadını anlatır ve yardım toplarlardı.

14-15 yaşlarındaydım. Afganistanlı Meral Maruf ve kardeşleri Sakarya’ya gelmişti. Onlardan Afgan cihadının zorluklarını ve sıkıntılarını dinlerdik. Hepimizin gözyaşları sel gibi akardı.

Fakirdik. Ailemin kadın erkek tüm fertleri pazarda, evde, çeşitli işlerde geçinebilmek için çalışırdı. Ve bu fakir aile, tıpkı diğer fakir dindar aileler gibi, küpelerini, alyanslarını, bileziklerini, ellerinde avuçlarında birikmiş ne varsa gözyaşları içinde Afgan cihadına bağışlardı. Rus işgaline karşı, Afganlı mücahitleri böyle desteklerdik.

Türkiye’deki dindar insanlar, dünyada Afganistan’a en çok yardım yapan, oraya gidip bizzat cihada katılan, müzikle, tiyatroyla, kitapla bu mücadeleye destek olan insanlar olmuştur sanırım. Her zamanki gibi, milletimiz mazlumun yanında tereddüt etmeden yer almıştı.

AFGAN CİHADI ASIL KARDEŞ KATLİYLE KAYBEDİLDİ

1988’de Rusya Afganistan’da yenilgiyi kabul edip çekildiğinde, dünyalar bizim olmuştu. Cihat, zaferle sonuçlanmıştı. Lakin o günden sonra, duyduğumuzda inanamadığımız şeyler oldu. Afgan mücahitler birbiri ile çatışmaya başlamıştı. Önceleri “Rusya’nın oyunu” diyerek inanmadık. Sonra acı gerçekleri öğrendikçe, oradan gelen haberleri duymak istemedik. Bizim gönderdiğimiz yardımlar suiistimal edilmiş, Müslümanlar birbirini öldürmüştü.

O zamanlar bizim için birer kahraman olan Ahmet Şah Mesut, Burhanettin Rabbani, Hikmetyar, Sıbgatullah Müceddidi ve daha niceleri, artık birbirini öldürüyorlardı. İktidar mücadelesi bir iç savaşa dönüşmüştü. Acı gerçek o zaman ortaya çıktı: Afgan cihadı asıl mücahitlerin birbirine kurşun sıktığı anda kaybedilmişti.

Mücahit grupların liderleri Mekke’de bir araya getirildi. Kabe’nin kapısı açıldı ve içine girdiler. Orada artık birbirlerini öldürmeyeceklerine dair yeminler ettiler. Ancak yeminlerini yine de tutmadılar.

MÜSLÜMAN KATLİNE VERİLEN FETVA DÜNYAYA YAYILDI

Bu iç savaşla cehaletin, sefaletin, yokluğun ve terörün hakim olduğu bir ortaçağ ülkesine döndü Afganistan.

Sonra da Taliban ortaya çıktı. Tüm mücahit gruplarına saldırdı ve on binlerce Müslümanı öldürerek iktidar oldu. Onun iktidarı da yozlaşmış, çarpıtılmış, cehaletle dolu bir ‘kabile diktatörlüğüne’ dönüştü. Ülke daha çok kosa sürüklendi.

Afganistan’da, mücahitlerin kendi aralarındaki iç savaşı, Rusya ve daha sonra Amerika’nın işgalinden daha çok zarar vermiştir ülkeye ve Afgan halkına.

Afganistan ve Peşaver’deki medreselerde, Taliban kafasıyla ve cehaletiyle yetişmiş binlerce kişi dünyaya yayıldı ve bugün bildiğimiz terör örgütlerinin temellerini attı. El Kaide, Somali’deki Eş Şebap, Mali, Moritanya ve Yemen’deki terör örgütlerinin kurucuları ve liderleri burada yetişmiştir. IŞİD’i her ne kadar dış güçler kursa da, on binlerce Taliban kafasında Müslüman genç, burada militan olarak yer aldı ve en çok Müslümanları katletti.

Afganistan’da herkesin kahraman gibi gördüğü mücahitlerin birbirini öldürmesi, Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de, Somali’de, Cezayir’de, Mali’de, Nijer’de, Moritanya’da diğer örgütlere adeta örnek olmuştur.

Afganistan’da diğer mücahit grubunun öldürülmesine verilen fetvaların benzeri, dünyada diğer Müslümanların öldürülmesinde de kullanılmıştır. Hepsi İslam’ı istismar etmiş, çarpıtmış ve kirli emellerine alet etmiştir.

 

SUÇU, REZALETİ VE CİNAYETİ PERDELEME FOTOĞRAFI

Bugün Afganistan’ın içinde bulunduğu durumu kimse anlatmak istemiyor. Zira uyuşturucu, çocuk istismarı, eşcinsellik, cinayet, adam kaçırma, fidye, rüşvet, haraç, terör, cehalet, sefalet… yani kaos öylesine artmıştır ki, anlatılınca insanın yüzü kızarır.

Ülke bu haldeyken, bu rezalete sebep olan aktörler, bir zamanlar ülkelerini işgal eden Rusya’nın başkentinde, güya cemaatle namaz kılarak görüntü veriyor!

Utancın fotoğrafıdır bu.

Namazı işledikleri suçlara, cinayetlere, rezalete perde yapıyorlar. Hepsi bu.

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Mâûn suresi, peygamberimizin misyonunu sürdüren bugünkü müminlere hâlâ şu mesajı vermeye devam etmektedir:
    Tüm insanları uyararak onlara öğreteceğiniz, tebliğ edeceğiniz ilk ilke, onları yapılan iyilik ve kötülüğün karşılığının mutlaka ahirette görüleceğine inandırmak olmalıdır. Ahirete inanmayanlar kesinlikle sosyal paylaşımda bulunmazlar. Yapar gözükseler de “dostlar alış verişte görsün” diye yaparlar. Onlar kesinlikle yaralı parmağa üflemezler, kimseye zırnık koklatmazlar. Onlardan hiçbir kimseye ve hiçbir topluma yarar gelmez.
    “Allah, peygamberlik müessesesi ümmete yüklenmiştir….
    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=606874266430645&id=100013242319421
    https://plus.google.com/u/0/109838719669290377148/posts/V4VMKaHhdB6

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı