GenelYazarlardanYazılar

Dualarda Buluşalım

Sahi dualarda  mı buluşalım? Sürekli birileriyle dualarda buluşma sözü veriyormuşuz gibi bir döneme denk geldik. Oysaki duanın özü bu muydu? Dua bizi Allaha yakınlaştıran en büyük araçtı.Hatta Rahman peygamberine “Deki; Eğer duanız olmasaydı Rabbim size niçin değer verecekti ki?”” demişti yüce kuranında, şimdi ise iş bambaşka diyarlarda.

Dua toplu yapılan bir serenat haline bürünmüş. Vaziyet bu iken insanlar bu özel anlarda da istek parçalar yapmaya başlamış. “Yola çıkıyorsun bir yolcu duası alırız”. “Ay hamileymiş hamilenin duası kabul olur”. “Hastanın duası kabul olur”, “şunun duası kabul olur, bunun kabul olur”  peki bir tek sizin mi duanız kabul olmaz da siz dua etmeyip başkalarından istiyorsunuz. Küçükken ‘bana dua et’ yerine ‘benim için dua et’ kelimesinin ehemmiyetini öğrenmiştim sevgili ailemden, daha sonra kim benden dua istese ona senin için dua ederim diye yanıt verip bu inceliği anlatırdım. Sonra da duanın bencesini iliştirirdim lafın ardına. Bence dua, insanın en düz en saf en içten kelimeleriyle olur.duanın formülü kitabımızda en inceliğiyle verilmiştir. “Ve sen, (ey Peygamber), gönül alçaltarak, korku ve duyarlık içinde, sesini yükseltmeden sabah akşam Rabbini an ve sakın umursamaz kimselerden olma ”(Araf/205)

İnternet duası diye bir şey var artık. Eskiden teyzelerin, ninelerin elindeki dua kitapları yerini dua web sayfalarına kaptırmış. Şunun için şu duası, bunun için bu duası, kuran şifadır (fussilet 44) hangi dertle okunur amel edilirse o derde devadır anlayışı bizi kuranda her ayet mealiyle konu başlığı yapmaya götürdü. Oysa mealinde o kelime beklide başka bir  anlam kapsamaktadır ancak düşünen kim.

En son tivitirda diyete giren bir kız grubuna rastladım, günde kırk defe hulikal insanu daifa ayetini okuyacaklarmış o an ki şokumu hayatım boyunca anlatacak kelimem olmayabilir.Nasıl olurda bu ayet zayıflamak için kullanılır Allah bize zayıflığımızı anlatırken hacmimiz, kilomuzdan mı bahseder. Yoksa bizi bize anlatmaya mı çalışır?  (Allah yükünüzü hafifletmek ister; zira insan zayıf yaratılmıştır. Nisa/28)

Fe eyne tezhebun diyorum her seferinden gidişin nereye olduğu iyice muallak çünkü.Okuduklarımız içi boş düz anlamlar olduğu sürece bu kuranın yalnız Arapçası değil yalnız meali bile bize bir deva olmaz bizler kelimeleri anlamlandırmalıyız. Bir tek anlamla yola çıkarsak sadece dualarda buluşuruz.

Dua bizi Allaha a yakınlaştıran yegâna kaynaktır. “Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.(BAKARA suresi 186. ayet)” buyurulur. Bizden istenen kuru kuruya istemek değil isterken amelimizi de o seyirde ilerletmektir. Tevekkeltu alAllah şiarıdır. Allah’a dayandım, Allah’a güvendim ibaresidir dua.

Ve bizler duasız yaşayamayız.  Dua Allah’ın bir emridir “Bana dua edin, duanıza cevap vereyim.” (MÜ’MİN/60. ayet) bu emir bizim her anımızı özel kılıp her an Allaha sığınacağımızı öğretir. Başımız sıkıştığında, darda kaldığımızda sığınılacak yer olmaktan çıkarmamızın emridir.. Darlıkta da bollukta da Allah’ a dua etmeliyiz ki darlık anında duaya yüzümüz olsun.

Sizi siz yapan kelimelerinizle Allah’a yaklaşın, Allahtan isteyin ki Allah sizin samimi dualarınızı görsün. Duanız size özel olsun. Allahla her an buluşabileceğimizi bilelim insanlarla da sadece dualarda buluşmayalım. İnsana değer verelim ve hatırlarını soralım sadece dua istemek için kapılarını çalmayalım…

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir