GenelMektuplara Cevap

Kur’an’da Âdemoğulları ve İsrailoğulları iki farklı kavram mıdır?

SORU: Kur’an’da Âdemoğullarına altı, İsrail oğullarına yedi hitap var. Hitap Âdemoğullarına olunca bütün beşere hitap edilmiş mi oluyor? Ya da bu iki kavram birbirinden ayrımı? Yahut tufandan sonra Âdemoğullarına İsrailoğulları mı denilmiştir?

CEVAP: Kur’an’da “ Ya beni âdeme” Ey Âdemoğulları hitabı tüm insanlığa yapılan bir çağrıdır. Kur’an’ın belirlediği yaratılış kıssasına göre Hz. Âdem insanlığın atası ve ilk insan olarak verilmektedir (7/189, 49/13).

Bu nedenle insanlığın atası Âdem (as) insanlıkta onun evladı, oğulları olmaktadır. Bu ifadenin en çok kullanıldığı A’raf suresinde şöyle buyrulmaktadır:

“Ey Âdemoğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takva elbisesi… İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi).

Ey Âdemoğulları! Şeytan, ana-babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.”(7/26,27)Kur’anın insanlığa bir hitap olarak gönderilmiş olması nedeniyle üslubu gereği olarak kime hitap ediyorsa yahut hitap kiminle ilgili ise onun ismini veya künyesini kullanmaktadır. “Ya Eyyühennas“ Ey İnsanlar, “Ya Eyyühellezine amenu” Ey İman edenler, “ Ya Beni İsraiyle” Ey İsrailoğulları gibi muhataba bilinen ismiyle hitab edilmektedir. Bu hitap şekli Kur’an da üç ana başlık altında toplanabilir:

1-Hz. Peygambere hitap,

2-Peygamberden gayriye hitap,

3-her ikisine birden olan hitaplar.

Kendi aralarında tek tek mütalaa edildiğinde bunların sayısı kısma ayrıldığını görürüz. Bunları birkaç örnek ile açıklayacak olursak şöyledir:

Ayetlerin vermiş olduğu mesajdan da anlaşılacağı gibi “Ey Ademoğulları“ ifadesiyle tüm insanlık , “Ey İsrailoğulları” ifadesiylede Hz Yakub (as) dan itibaren gelen çocukları kastedilmektedir. Çünkü Yakub (as) ‘ın Lakabına “İsrail” denilmektedir. Bu nedenle ondan sonra gelen nesline de İsrailoğulları Künyesi kullanılmıştır. Soyundan gelen Yusuf ve kardeşlerinin çocuklarından türeyen veen son İsa ve Yahya (as) kadar uzanan kavme İsrailoğulları /Yahudiler denilmiştir. Bu ifade sadece bu kavme özel kullanılmış bir tabirdir. Bunun tufanla ve insanların bütünüyle bir ilgisi yoktur. Sadece İsrail oğullarını, Yahudileri ifade etmektedir.

“Tevrat’ın indirilmesinden önce İsrail’in (Yakub’un) kendilerine haram ettiğinden başka bütün yiyecekler İsrail oğullarına helal idi; «Doğru sözlü iseniz Tevrat’ı getirip okuyun».

Artık bundan sonra her kim Allah’a karşı yalan uydurursa, işte bunlar, zalimlerin ta kendisidirler. (3/93-94)

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizi (bir zamanlar)cümle âleme üstün kılmış olduğumu hatırlayın.(2/122)

Biz, Musa’ya Kitabı verdik ve İsrail oğullarına: «Benden başkasını dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin» diyerek bu Kitabı bir hidayet rehberi kıldık.

(Ey) Nuh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin nesli! Şunu bilin ki Nuh, çok şükreden bir kul idi.(17/2-3) ( Bu ifade bu kavmin Nuh ile birlikte gemide olanların soyundan geldiğini gösteren bir delil olarak kabul edilebilir.)

İsrail oğullarından, «Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel konuşun, namazı kılın, zekatı verin» diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız müstesna, döndünüz. Sizler zaten döneksiniz.”(2/83)

Bu ayetlerin delaletiyle “İsrailoğulları” ifadesinin Yakub’un soyu için kullanıldığını görüyoruz. Bu dönemde insanlığın bu soydan ibaret olmadığı da açıktır. Mısırda Firavun ve kavmi olan Kıptilerin yaşadığını, Medyende Şuayb (as) ve kavminin bulunduğunu Musa’nın (as) kıssasından biliyoruz. Bunlar İsrailoğullarından değildi.

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir