GenelYazarlardanYazılar

Müslümanlar Olarak Neden Bugün Böyle Olduk

Değerli okurlarım,  bu sefer başlıktaki soruya cevap arayarak yazıma başlamak istiyorum.

Allah cc.’u, Kuran’ı Kerim ‘le vahiylerini Peygamberimiz vasıtasıyla bildirmiş,

Peygamberimiz bir kul, nebi olarak hayatına uyguladı, Müslümanlara da bu şekilde yaşamaları için onlara yol yordam gösterdi. Cenneti ve cehennemi

Vahye uymakla veya uymamakla kazanılacağını anlattı, yirmi üç senede görevini tamamlayıp ahirete irtihal etti.

Şimdi bugünkü hallerimizin tezahürlerini açıklamaya  çalışalım, bakalım bizler nasıl inandığımız gibi mi yaşıyoruz,  halimiz nice olacak.

Uyarıcı dikkat çekici ayetlerle konuma açıklık getirmek istiyorum.

( Ey şirk koşanlar! Sizde Allah’ın yanında dilediğinize istediğiniz kadar öncelik verin ibadet de edin. Ancak şunu bilin ki, böyle davrananlar ahiret gününde, hem kendi nefislerine, hem de ailelerine etrafındakilere zarar vermiş olacaklardır. Unutmayın! Gercek zarar ve kayıp işte bu davranışlardan dolayı olacaktır. ” Zumer./15 “, Prof.Gazi Özdemir açıklaması)

Yani Allah cc ‘unun vahiylerine uymayanları, şirk koşmakla uyararak haberdar ediyor, böyle hayatınıza devam ederseniz o zaman.

( Horlanmış ve başları eğilmiş olarak cehennem ateşine götürülürken ürkmüş gözleriyle çevrelerine bakındıklarını görürsün. İman etmiş olanlar onlara bakarak; Gerçek kaybedenler, dünyadaki amelleri nedenleri kıyamet gününde hem kendilerini, hem de ailelerini, topluluklarını veya ülkelerini kendilerine uydurup mahvetmiş liderler ve ileri gelenlerdir. Görüyorsunuz ki böylesi zalimler sürekli bir azaba mahkum olmuşlar” diyeceklerdir. (Şura /45)

Bizler bu ayetleri Müslümanım diyenlere değil de kafirlere mi söyleniyor zannediyoruz. Bizler yaşantılarımıza bir bakalım, biraz olsun düşünelim,

Düşünmez isek eğer düşünemezsek dinleyelim bakalım…

( Ey iman edenler!  Bu sayılan özelliklere dikkat edin ve kıymetini bilin ki Nankörlük yapmayın ve bunlara ters olarak hatalar yapıp hem kendinizin hem de yakınlarınızın, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşine girmesine neden olmayın. Bu ateşin başında çok katı görevli melekler vardır. Onlar Allah’ın verdiği göreve karşı gelmezler, kendilerine ne buyurulmuşsa onu uygularlar. (Tahrim/ 6)

Demek ki aile bireylerinin olumsuzlukları diğer bireylere de olumsuzluk olarak etkileyip yansımaktadır.

Buradan aile bireylerimizin bugünkü yaşam durumlarına, ne yapıp ettiklerini  gözler önüne serelim,  bir bakalım Allah cc. ne buyuruyor !

(  Ey insanoğlu! (bizlere)  bilmediğin bir şeye kanma ve ön yargıyla hemen ardına düşme,  işitme, görme duyusu ve beyin hepsi böyle hatalı davranıştan  sorumlu olacaklarından, onları devreye sok ve yardımlarını iste, algılama organlarını ve aklını  çalıştırarak ondan sonra kararını ver. (İsra/36)

Benim anlatmaya çalıştığım ve anlayabildiğim kadarıyla her şey inanıp, iman etmiş aile bireylerinde başlıyor, inanıp iman etmiş, örnek olarak ameli salih de işleyerek yaşıyorlar mı Allah’ın istediği gibi sevgi kıstasıyla örnek evlat yetiştirip büyütmüşler mi !?

Bugünkü durumumuza bakıldığında şu haleti ruhuyeyi görmekteyiz; Aileler de eşler gerçekte  birbirlerini Allah cc.’nun emrettiği gibi mi hayat yaşıyorlar, yoksa kendi nefisleri doğrultusunda birbirlerinin bazı ihtiyaçları doğrultusunda sen, ben üstünlüğü sağlamak için mi hayat yaşıyorlar. Eğer öyle değilse bu kavgalar, cinayetler, boşanmalar neyin nesi?!  Bu şekilde yaşayan eşlerin sevgisi, saygısı, örneklikleri nerede?  Böyle aileler çocuklarına ne verebilirler…  Sevgiyi, aileler, eşler birbirlerine göstermiyorlar, sevgiyi görmeyen, sevgi gıdasız büyüyen çocuklar, boşluk içinde her olumsuzluklara karışabiliyorlar, suç kimde?

Eğer ailelerde, eşlerde karşılıklı sevgi, saygı, anlayış, bütünlük içinde olmuş olsa ki, böyle olması gerekir,  ama görünen o ki olmuyor, bir türlü olmuyor.

Kimse kusura bakmasın, bunları söylemem gerekiyor.Ta baştan beri, yobaz geri kafalıların sözleri, telkinleriyle eşlerin aralarına bir çok yasaklar, haramlar, hurafeler beyinlere yerleştirmişler, eşler bir türlü birbirleriyle samimi olamıyor, ısınamıyorlar, sevgilerini bile ifade edemiyorlar.

Maalesef böyle de bir aile yapısı, böyle yapıdan işte bugünkü durum içler acısı.

Yukarıda anlattığım aile olumsuzluklarının sebepleri, din adına uydurulmuş  yasakları, günahları düzüneler haline getirenlerindir. Aklını çalıştırmayıp,sevgiyi, mutluluğu bulmak için çaba harcamayanları da neden yaratıldıklarını, yaratılış gayelerini, Allah cc.’un emrettiği gibi yaşamamalarını da eklemek lazım.

Nefislerinin istekleri doğrultusunda ödün vermeden, egolarını tatmin için  zoraki yaşayan eşlerindir. İşte maalesef bu gibi eşlerin aile ortamlarında yetişen evlatlarda, ana babayı örnek alarak hiçbir başarı sağlayamıyorlar.

Burada kardeşlik, akrabalık, arkadaşlık ilişkilerinde de aynı yanlış sonuçlara şahit oluyoruz, bu sayılan kişiler birbirleriyle olan ilişkileri, dünyalık, maddi  menfaate dayalı fikir birlikleriyle günü kurtarmanın peşindeler, helalmiş harammış hiç umurlarında değiller, o zaman ay kardeş, ay kanka, arkadaş olabiliyor, her şeyleri paylaşabiliyorlar. İşte yukarıda bahsettiğimiz ailelerin numuneleri.

Bu gibileri görüp, yanaşıp hak, adaletten Kuran’dan bahsetmeye kalkıldığın da , adeta düşman kesiliyorlar, karalamak,  itibarsızlaştırmalar için ellerinden gelenleri acımadan yapabiliyorlar. Üzülerek ifade etmek istiyorum ki bunu gerile gerile, ben, biz de Müslüman’ız diyenler yapıyor, yapabiliyorlar, alaya alıyor,  lakap takıyorlar, böylelerine Allah cc.’ unun verdiği cevaba bir bakalım ;

(Ey iman edenler! Bir topluluk (veya kişi) diğer bir topluluk (veya kişi) ile alay etmesin’ler belki alay ettikleri topluluk (veya kişi ‘ler) kendilerinden daha hayırlı topluluklar (veya kişi’ler dir) kadınlarda, kadınlarla alay etmesinler, belki alay ettikleri kadınlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Birbirinizi ayıplayıp, küçük düşürücü kelimelerle, isim yakıştırmalarla. Lakaplarla çağırmayın. İman etmiş olduğu halde, bir kişi fasık, kötü bir isimle çağırmak çok kötü. Kim ki bu hatayı işler ve tövbe etmezse artık o kişi zalimlerdendir (Hucurat /11)

Bu zamanımızda,  işte yukarıda ayetlerde belirtildiği bugünkü ben, biz Müslüman’ız diyenler, birbirleriyle böyle uğraşarak yaşıyorlar , kuruyla yaşta birbirine karışıyor, bir türlü birlik, beraberlik tek vücut olunamıyor, sonuç ortada!   Vurmak, kırmak, hak yemek, cinayetler, yıkılan yuvalar, boşanmalar… Maalesef durum böyle, sözüm ona bir İslam toplumu olduk, şöyle Türk toplumuna bir  bakıyoruz ,her türlü illegallik, yolsuzluk ,arsızlık ahlaksızlık ,hırsızlık aldı başını gidiyor. Zaten İslam açısından tarihten gelen ayrılıklar, gayrilikler, mezhep, tarikat, tasavvuf ayrılıkları, Müslümanların arasına nifak sokmuş, bir nevi birbirlerine düşman olmuşlar , bunları görmemezlikten gelip sessiz mi kalalım , meydanı boş mu bırakalım.

Yani bugün ,hemen hemen bir çoğu kendi nefislerinin istediği haz, neşe duydukları ile beraber oluyor ,geziyor ,arkadaşlık, komşuluk yapıyorlar, bölünmüş bölünmüş , sözüm ona Müslüman toplulukları….

Yukarıda, başlangıçta hatırlatarak bahsettiğim ayetlerin ifadelerini dikkatlice düşüne düşüne okunduğunda, neden böyle olunduğu ortaya çıkıyor.

Halbuki Müslüman’ım diyenler , biraz düşünüp neden yaratıldıklarını , nasıl yaşayıp ölmelerini  , yaradanının gönderdiği Kuran’ı dillerine göre  okusalar,anlayıp yaşamak mecburiyetinde  olduklarını idrak etseler, Kuran’ı  okuyamıyorsalar onlara söylenen hak ve hakikatleri Allah cc.’nun emrettiği gibi yaşam biçimi yapsalar,  Allah’ın izniyle makbul kullar olabileceklerdir.

Böyle olmayınca da bu aileler sevgisiz ,saygısız yaşıyorlar , aynı sevgisizlikle yetiştirdikleri zavallı çocukları da aynı minval üzere yaşıyor, hayat sürüyorlar istisnalar hariç.

 

Allah’ın istediği aslımıza dönmeliyiz, çok geç kalmadan Kuran dışı yaşamlardan vazgeçip, tövbe etmeli, arınmalıyız, geç kalmadan!  Yoksa,

(Bir toplum (yada İnsan’lar) kendi nefislerinde kilerini (Allah’ın istediği gibi) değiştirmedikçe, Allah’ta onların hallerini değiştirici değildir.(Rad /11)

Devamla ;

(Ansızın hiç farkına varmadığınız bir sırada size azap  (ölüm) gelmezden önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline Kuran’a uyun. (Zumer /55)

(Her kim Rahmanın zikrinden (Kuran’dan)körlük eder görmemezlikten gelirse, biz ona şeytanı musallat eder, O (şeytan)ona arkadaştır. Zuhruf / 36.)

(Kesinlikle o şeytanlar (şeytanlaşmışlar) ,onları doğru yoldan çıkarırlar, onlar ise doğru yolda olduklarını sanırlar. (Zuhruf / 37)

(Her kim (kimler),Allah’ı bırakarak şeytanı (şeytanlaşmışları) yar edinirse, O (onlar) apaçık bir  ziyana girmiş olurlar. (Nisa /118)

Yazıma ailelere biraz daha değinerek, şunları söylemek istiyorum. Aile çok ulvi bir  müessesedir,  Allah cc. ‘un bizlere verdiği bir nimettir, bir emanettir, evlenen eşler birbirlerine Rabbimiz tarafından emanettirler, birbirlerinin örtüleridirler, iyi günde,  hastalıkta, düşkün günde, güçleri yettiğinde, maddi manevi yardımda bulunmaları, birbirlerine karşı sevgi  beslemeleri, sevgilerini ifade edecek hal ve haraketlerde bulunarak, herşeyi ama herşeyi anlayışla, karşılıklı konuşarak yumuşak, egosuz tavırlarla, mutlu mesut olmak için hayat sürmeleri, Müslüman müminlerin hak edecekleri hayatlardır.

Hatalar, eksiklikler elbette olabilir,  küsmeden, kırgınlık  olmadan hemen anında özür dileyerek,  anlayışla neden ve niçinleri izah ederek sevgi, saygıyla mutlu bir evlilik, güzel bir eşlik dinine Kuran’ına bağlı olarak, doğan evlatlarına bu yönde, sevgi gıdalarını aşılayarak örnek evlatları olacaklarına vesile olabilecekler.

Bu şekilde gayret gösterip, örnek olup, örnek evlat yetiştirmeye çalışanlara

Selam ,selam, selam olsun….

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı