Genel

Gençlik ve gelecek

Ali Haydar Haksal/Milli Gazete

Gençlik yaşadığı an içinde hayatın heyecanını yoğun yaşar. Enerjisi yüksek. Bilinç ötesi duygulanımlar iledir.

Gençliğin enerjisi kimi zaman duygularladır. Duyguların akışına kapılır.

Gençliğin oluşum sürecinde birikim oluşması ve bunun belli bir bilince dönüşmesi ideal olanı.

Diji medya hayata yoğun girdi. Çok yönlü insanlık dahası gençlik etki altında. Gözlerini açan bir genç bu dünyanın büyüsüyle yüzleşiyor. Gençliğin bilgi ve bilinç oluşturma hem ailenin hem de çevrenin ya da okulun etkisinin çok üzerinde. Aile ve okul eğitimi de kuşatma altında.

Gençliğin ütopyası, ya da hayal dünyasını sınırlayan ve başka alanlara götüren yeni bir alan var ve çok da etkili.

Gençliğin belli bir düşünce ve medeniyete, kültüre odaklanması giderek güçleşiyor. Bilgiye ulaşma alanları kaygan.

İnsanlık tüketim ve savurganlığın tuzağında. İdeali ve hedefi daha lüks daha gösterişli, daha çekici olanın peşinde. Bir nesneyi edinmek için enerjisini o yolda tüketiyor. Toplumun önünde düşünce liderlerinin yolları tıkalı, ya da üstü örtülü. İnsanlığa düşünceyi sunacak olan güçlü eserlerdir. Güçlü eserden kastımız büyük düşünür ve sanatçıların eserleri. Dijimedya güdümlü gençliğin gözü bu alanlarda olamıyor.

 

Düşünce geleneğimizin öncüleri gençlik ve geleceğe odaklıydı. Bilinçli bir odaklanma süreci yaşandı. Mehmet Âkif’ten Üstat Necip Fazıl ile Üstat Sezai Karakoç’tan günümüze merkezde düşünce yoğunluğu bulunuyordu. Siyasal oluşlar da böyle idi. Karşıt düşünceler gençliği bilgi ve düşünce ile yoğunlaşıyordu.
Bugün ideolojilerden söz edilemez. İdeolojilerin yerini ortak duygular almış bulunuyor. Tüketim ve lüks savurganlığı hemen bütün kesimlerin ortak duygusu ve hatta ideolojisi. Gençliğin elinde, kitap ve dergiden, gazeteden çok, diji nesneler bulunuyor. Gençliği birbirinden ayıracak görünür hiçbir durum yok. Ne giyim kuşamda, ne yer ve konumlarını belirleyecek gazete ve dergiler. Ve hatta saç, sakal ve örtünme gibi durumlar bile farklılıkları oluşturmuyor. Örtülü görünen bayanların yaşama biçimleri tutumları ve algıları diğerlerinden farklı değil. Hemen hemen aynı ruhu taşıyorlar desek yeridir. Siyasal farklılıkların etkisi de giderek azalıyor. Kişilere bağlı oluş bir yere kadar olabiliyor. Bir süre sonra kişinin devre dışı kalmasıyla o konumlarını da yitiriyorlar.

Geçmişin idolleri, yüksek oluşlu durumların etkisi de azalıyor. Yeni bir düşünce oluşumu, heyecanı yeni bir dille bakış giderek köreliyor. Hemen her şey zorlama.

Mehmed Âkif’in Âsım nesli, Üstat Necip Fazıl’ın gençlik idealinin yerinde yeller esiyor. Tüketilmiş bir nesil var burada. Kendini yenilemeyen veya belli çevrelerin çıkar sloganıyla etkisizleştirilmiş bulunuyor.

Siyasal tüketim çok daha hızlı oldu. Çıkar odaklı, iktidar olma hedefi ve dönemin koşullarıyla pragmatist ve çıkarcı bir tüketim var. Hemen hepsi çıkar tutkusunun kurbanı veya tutsağı.

Diriliş Düşünce ekolü, sanat ve hayata bakış bilinci canlı ve dopdolu ortada. Bu düşünce akımının sağlıklı bir düzlemde karşılık bulabilmesi için gençliği merkeze alarak yolunu ve çabasını sürdürmeli. Siyasal oluşların düşünce yoksunluğu gençliği sıradanlaştırıyor. Düşünce oluşumu büyük eserlerle olabilir. Bu akımı besleyecek açılım sağlayacak bakışlar ve günümüze uygun yeni bir dil gerekli. Siyasal birikim için de gerekli. Eğer gençlik düşünce birikimiyle beslenmez ise savrulan kitlelere yenileri eklenecek.

Geçmişi sadece heyecan oluşturacak sıradanlıklardan gençliği uzak tutmak, geçmişi sadece bir övünme olarak görmek hiçbir şey kazandırmaz. Bakışı geleceğe olmayanların, geçmişi bir tüketim alanı görenlerin sağlıklı geleceklerinden söz edilemez. Geçmiş bir birikim alanı, geleceğe ufuk olabilir sadece.

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir