Etkinlikler

DAVUD VE SÜLEYMAN(as)

İktibas Dergisi Kayseri temsilciliğinde bu yıl yapılan Ramazan etkinliğinde, Bahaddin TÜRKOĞLU kardeşimiz  “DAVUD(as) VE SÜLEYMAN(as)” konusunu işledi, bu konuşmanın tam metnini siz sitemiz okuyucularına sunuyoruz  

 

Bahaddin TÜRKOĞLU

DAVUD(AS)

Davud (as) Hz:Yakup (as)’ın soyundan gelmektedir.İsrailoğullarına gönderilmiş olup,kendisine ilahi kitaplardan olan “Zebur” verilmiştir.Yaşadığı ve mücadele ettiği bölge Filistin topraklarıdır.Davud kelime olarak İbranice’de  “en çok sevilen kişi,göz bebeği” anlamına gelmektedir.

Kur’an’ı Kerim ve hadislerde Hz:Davud’un çeşitli özellikleri belirtilmekle beraber gerek soy kütüğü gerekse hayat hikayesi ile ilgili ayrıntılı bilgi yoktur.Bu konuda diğer İslami kaynaklarda yer alan bilgiler de İsrailiyat türünden olup Ahd-i Atik’teki malumatla büyük ölçüde benzerlik göstermektedir.

 

DAVUT (AS)’ın NİTELİKLERİ

  1. Allah’a dönük bir kul idi.O,daima Allah’a yönelirdi

“(Rasulüm) Onların söylediklerine sabret,kulumuz Davud’u,o kuvvet sahibi zatı hatırla.O,hep Allah’a yönelirdi.(Sad 38\17)

  1. Güç ve kuvvet sahibiydi.

“(Rasulüm) Onların söylediklerine sabret,kulumuz Davud’u,o kuvvet sahibi zatı hatırla.O,hep Allah’a yönelirdi (Sad 38\17)

  1. Allah katında yakınlık ve  makam sahibiydi.

“Sonra bu tutumundan dolayı onu bağışladık.Kuşkusuz yanımızda onun yüksek bir makamı ve güzel bir geleceği vardır.(Sad 38\25)

  1. Bilgin ve ilim sahibiydi.

“And olsun ki biz,Davud’a ve Süleyman’a ilim verdik.Bizi mümin kullarının bir çoğundan üstün kılan Allah’a hamd olsun dediler.” (Neml 27\15)

  1. Dağlar ve kuşlar emrindeydi.O’nunla birlikte Allah’ı anarlardı.

“Böylece bunu (bu fetvayı) Süleyman’a biz anlatmıştık.Biz, onların her birine hüküm (hükümdarlık,peygamberlik) ve ilim verdik.Kuşları ve tesbih eden dağları  da Davud’a boyun eğdirdik.(Bunları) biz yapmaktayız.(Enbiya 21\79)

“Doğrusu biz akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları toplu halde kuşları onun emri altına vermiştik.Hepsi Allah’a yönelmiştir.” (Sad 38\18-19)

“Andolsun,Davud’a taramızdan bir üstünlük verdik. <<Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber tesbih edin>> dedik.” (Sebe 34\10)

  1. Zırh yapma sanatını bilirdi.

“Ona,savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik.Artık şükredecek misiniz?” (Enbiya 21\80)

NOT:Zırh yapabilmesi için Allah tarafından kendisine nimet (mucize) olarak demirin yumuşatılması.

“Ona demiri yumuşattık.” (Sebe 34\10)

“Geniş zırhlar imal et,dokumasını ölçülü yap.” (Sebe 34\11)

 

DAVUD (AS)’a ZEBUR’un VERİLİŞİ

İlahi kitaplardan “Zebur” Davud (as) verilmiştir.

“Rabbin,göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilendir.Gerçekten biz,peygamberlerin kimini kimden üstün kıldık;Davud’a da Zebur’u verdik.” (İsra 17\55)

“Biz,Nuh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi,sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a, torunlarına İsa’ya, eyyüp’e, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davud’a da Zebur vermiştik.” (Nisa 4\163)

“Andolsun, Tevrat’tan sonra Zebur’da da,”Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır.” Diye yazmıştık.” (Enbiya 21\105)

DAVUD (AS)’ın MÜCADELESİ

Zalim olan Calut’a karşı Talut ile birlikte aynı safta mücadele etmiştir. Bu kıssa Bakara 2\249-251 ayetlerde uzun uzun açıklanmıştır.

Davud(as)’ın Calut’u öldürmesiyle son bulmuştur.

NOT:“Burada Allah’ın Talut’un askerlerini nehir ile imtihan edişi vardır.”

 

DAVUD(AS) HEM HÜKÜMDAR HEM PEYGAMBER

Davud(as) hem peygamber hem de hükümdar olarak tevhid mücadelesi vermiştir. Allah’ı bir tanımaya ve O’na kulluk yapmaya davet etmiştir. Bu konuda Rabbimiz Sad 38\20. ayetinde şöyle bahsetmiştir.

“Onun hükümdarlığını kuvvetlendirmiş, ona hikmet ve güzel konuşma vermiştik. (Sad 38\20)

Davud(as) hükümdarlığı sırasında adalete ve doğruluğa çok önem veren adalet ile hükmeden bir hükümdardı. Allah’ın hakkının tanınmadığı yerde kul hakkından söz edilmezdi. Adaletli kişi; önce Allah’a hakkını veren yani O’nu birleyen ve noksansız kulluk edendi. Sonra da O’ndan dolayı yarattıkları hak ölçüleri içinde görüp gözetendi.

“Ey Davud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında adaletle hükmet,heva ve hevesine uyma,sonra bu seni Allah’ın yolundan saptırır.Doğrusu Allah’ın yolundan sapanlara,hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır.” (Sad 38\26)

Davud (as) hükümranlığı ile ilgili ayetler

“Davud ile Süleyman’ı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerine şahit olmuştuk” (Enbiya 21\78)

“Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.”, “Hani Davud’un yanına girmişlerdi de Davud onlardan korkmuştu. Onlar, “korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet” dediler.”, “İçlerinden biri şöyle dedi: “Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken Onu da bana ver’ dedi ve tartışmada beni bastırdı.”, “Davud dedi ki: “Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip Salih ameller işleyenler başka. “Davud, bizim kendisini imtihan ettiğimizi sandı.Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.”, “Bizde bunu ona bağışladık. Süphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.” (Sad 38\21-25)

Tevhid mücadelesinde, devamlı güçlük çıkaran İsrailoğulları Davud(as) tarafından en sonunda lanetlendi.

“İsrailoğulları’ndan kafir olanlar,Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanetlenmişlerdir.Bunun sebebi,söz dinlememeleri ve sınırı aşmalarıdır.” (Maide 5\78)

 

DAVUD (as) İLE İLGİLİ DİĞER KONULAR

Davud (as)’ın güzel konuşması ve güzel sesinin bulunduğundan bahsedilmektedir.

“Ona hikmet ve güzel konuşma vermiştik.” (Sad 38\20)

Davud (as) zina iftirasına uğramıştır.Bu konu ile ilgili bir çok rivayetler bulunmakla birlikte tevhid mücadelesi yapan bir peygamberin böyle bir suçu işlemiş olması mümkün değildir.

 

SÜLEYMAN (AS)

Süleyman kelimesi İbranice’de barış, selamet, sükunet anlamına gelmekte olup barış sever barışçı anlamı da taşıdığı belirtilmektedir.

Davud (as)’dan sonra gelen peygamber Süleyman (as)’dır.Davud (as)’ın yerini almıştır.Onun oğlu olup O’na varis olmuştur.Daha çok mülk ve saltanatıyla tanınmıştır.

Oğlu olduğuna dair ayet

“Biz Davud’a Süleyman’ı verdik.” (Sad 38\30)

Davud (as)’a varis olduğuna dair ayet

“Süleyman Davud’a varis oldu.” (Neml 27\17)

SÜLEYMAN (AS) NİTELİKLERİ (VASIFLARI)

  1. İyi bir kul idi. Daima Allah’a yönelirdi.

“Süleyman ne güzel bir kuldu. Doğrusu o,daima Allah’a yönelirdi.” (Sad 38\30)

  1. 2-Allah katında yüksek bir makam sahibidir.

“Doğrusu onun, bizim katımızda büyük bir değeri ve güzel bir yeri vardır.” (Sad 38\40)

  1. İnsanlara ve cinlere hakimdi.

“Rabbinin izniyle cinlerden bir kısmı onun önünde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden sapsa, ona alevli azabı tattırırdık.” (Sebe 34\12)

“Süleyman’ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları toplandı; hepsi bir arada (onun etrafından) düzenli olarak sevkediliyordu.” (Neml 27\17)

  1. Hayvanların dilini anlardı.

“Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden (nasip) verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur.” (Neml 27\16)

“Nihayet karınca vadisine geldikleri zaman, bir karınca: Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! dedi:Süleymnan onun sözünden dolayı gülümsedi.” (Neml 27\18-19)

SÜLEYMAN (AS)’ın MÜLK VE SALTANATI

O Allah’tan şöyle dilekte bulunmuştu.

“Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver. Sen şüphesiz daima bağışta bulunansın.” demişti. (Sad 38\10)

Allah: Süleyman (as)’ın istediklerini vererek Kur’an da şöyle açıklamaktadır.

“Bunun üzerine biz de, istediği yere onun emriyle kolayca giden rüzgârı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğer yaratıkları onun emrine verdik.” (Sad 38\36-38)

“Sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü yine bir aylık mesafe olan rüzgârı da Süleyman’a (onun emrine) verdik ve onun için erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle cinlerden bir kısmı, onun önünde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden sapsa, ona alevli azabı tattırırdık.” (Sebe  34\12)

“Onlar Süleyman’a kalelerden, mescidlerden, havuzlar kadar (geniş) leğenlerden, sabit kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi! Şükredin. Kullarımdan şükreden azdır!” (Sebe 34\13)

Süleyman (as)’a ilim verilmiş olup hayvanların dilinden anlayan bir nimet verilmiştir.

“Andolsun ki biz, Davud’a ve Süleyman’a ilim verdik.” (Neml 27\15)

“Ey insanlar! Bize kuşdili öğretildi ve bize her şeyden (nasip) verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur.” (Neml 27\16)

“Nihayet Karınca vadisine geldikleri zaman, bir karınca: Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! dedi.” , “(Süleyman) onun sözünden dolayı gülümsedi ve dedi ki: Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana-babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat.” (Neml 27\18-19)

 

SÜLEYMAN (AS) ORDUSU

Süleyman(as) hem peygamber hem de hükümdar olması sebebiyle onun elbette bir ordusu olması lazım. Ancak her şeyi gibi ordusu da bir başkadır. Bilinen ordulardan ayrıcalıkları vardır.

“Süleyman’ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları toplandı; hepsi bir arada düzenli olarak sevkediliyordu.”(Neml 27\17)

Devrin en güçlü hükümdarı olan Süleyman(as) dünya malı ve makamının geçici bir nimet olmasından dolayı ve peygamber olmasına rağmen yine de iyilerden olmayı Allah’tan dilemektedir. Böylece tüm insanlara insanlığın yolunu göstermekte ve güzel bir örnek olmaktadır.

SÜLEYMAN(as) HÜDHÜD KUŞU ve SEBE MELİKESİ

Süleyman(as) ordusunda bulunan kuşları kontrol ederken Hüdhüd kuşunun olmadığını görünce şöyle seslendi

“Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplarda mı? Bana apaçık bir delil getirmelidir. Yoksa onu ya şiddetli bir azaba uğratırım, yahud da keserim.” (Neml 27\20-21)

“Çok geçmeden Hüdhüd çıkageldi Süleyman(as)’a senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana “Sebe” den gerçek bir haber getirdim. Ora halkına hükmeden, her şeyden kendisine bolca verilen ve büyük bir tahta sahip olan bir kadın buldum. O’nun ve milletinin Alllah’ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Göklerde ve yerde gizli olanları ortaya koyan, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri bilen Allah’a secde etmeleri için şeytan kendilerine yaptıklarını güzel göstermiş, onları doğru yoldan alı koymuştur. Bunun için doğru yolu bulamazlar. Yüce arşın sahibi olan Allah’tan başka ilah yoktur.” (Neml 27\22-26)

Süleyman(as)  Hüdhüd’ün getirdiği haberin doğru olup olmadığını bilmediği için hemen hüküm vermedi. Zira gelen haberi araştırmak tetkik etmek mecburiyetindeydi. Zira Rabbimiz: “Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de yaptığına pişman olursunuz.” (Hucurat 49\6) böyle buyurmaktadır.

Sebe melikesi ve halkı ile ilgili hadiseler (olaylar) Kur’an’ın Neml süresinin 27. ayetiyle başlayıp 44. ayetiyle bitmiştir. Sonuç olarak “Sebe” melikesi pişman olduğunu bildirip Allah’a teslim olmasıyla sonuçlanmıştır.

SÜLEYMAN(AS) ADALETİ

Süleyman(as) saltanatı kadar adaleti ile de etrafına nam salmıştır. Halledilmesi güç meselelerde kendisine danışılmaktadır. Bu konuda Kur’an’da örnekler vardır.

“Davud ve Süleyman’da milletin koyunlarının yayıldığı bir ekin hakkında hüküm veriyorlarken biz onların hükümlerine şahittik. Süleyman’a hükmetmeyi belletmiştik. Her birine hüküm ve ilim verdik. (Enbiya 21\78-79)

Tefsir kitaplarında olay şöyle anlatılmaktadır.

Koyun sürüsü bir ekin tarlasına girip tarlaya zarar veriyor. Davud(as) sürünün kıymeti; zararın miktarına denk olduğu için tazminat olarak sürünün tarla sahibine verilmesine hükmetmişti. Ancak Süleyman(as) ise; tarlanın sürü sahibine verilip eski haline getirilinceye kadar; ona bırakılmasını, sürünün de tarla sahibine teslim edilip o zamana kadar sütünden, yavrularından, tüyünden faydalanmasını taraflar için daha uygun bulmuştur. Davud(as)’da oğlunun hükmünü beğenmiştir.

Davud(as) kendi hükmünden vazgeçip oğlu Süleyman(as)’ın hükmünü uygulamıştır. Başka bir örnek:

Hadislerde geçen iki çocuk, iki anne olayı: çocuklardan birini kurt kapmış, kurt tarafından çocuğu kapılan anne diğer çocuğu sahiplenmeye kalkışmıştır. Bunun üzerine Süleyman (as)’a olay intikal etmiştir. Süleyman (as) bir bıçak isteyerek çocuğu ikiye bölüp paylaştırmak istemiştir. Çocuğun gerçek annesi buna karşı çıkarak çocuğun diğer kadına verilmesini istemiştir.Çocuğun gerçek annesi çocuğunun bu şekilde bölüştürülmesine gönlü razı olmadığı için bu şekilde tavır sergilemiştir.Süleyman (as) olayı fark ederek çocuğu gerçek annesine vermiştir.

SÜLEYMAN(AS) ve AT SEVGİSİ

Süleyman(as)’ın atlara olan sevgisi ve düşkünlüğü Kur’an’ı Kerim’de  şöyle anlatılmaktadır.

“Akşama doğru kendisine, üç ayağının üzerinde durup bir ayağını tırnağının üzerine diken çalımlı ve safkan koşu atları sunulmuştu. Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı (o zaman) Onları (atları) tekrar bana getirin dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı” (Sad 38\31-33)

SÜLEYMAN(AS)’IN İMTİHANI

Süleyman(as)’da peygamber ve hükümdar olmasına rağmen bizim gibi bir insandır. Rabbimizin herkesi imtihan ettiği gibi Süleyman(as)’ı da imtihan etmiştir. Bu konu Kur’an’ı Kerim’de şöyle geçmektedir.

“Andolsun biz Süleyman’ı imtihan ettik Tahtının üzerine bir ceset bırakıverdik, sonra o, yine eski haline döndü” (Sad 38\34)

NOT: Süleyman(as)’ın imtihanı ile ilgili bir çok rivayetler bulunmaktadır. Doğrusunu Allah bilir.

SÜLAYMAN(AS) ‘ın VEFATI

Süleyman(as)’ın vefatı da, yaşantısı gibi ilgi çekicidir. Cinlerin gaybı bilmediklerini göstermektedir. Süleyman(as)’ın vefatı Kur’an’ı Kerim’de şöyle geçmektedir.

“Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi.(Sonunda yere) yıkılınca anlaşıldı ki cinler gaybı bilselerdi, o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı”(Sebe 34\14)

Her canlı gibi Süleyman(as)’da vefat etmiştir.

“Her canlı ölümü tadacaktır.”

Gaybı yalnız Allah bilir. Eğer cinler gaybı bilselerdi Süleyman(as)’ın ölümünden haberleri olurdu.

Konumu Süleyman(as)’ın duası ile bitirmek istiyorum

“Rabbim bana ve anama-babama verdiğin nimete şükürde, hoşnut olacağın işi yapmakta beni muvaffak kıl! Rahmetinle bizi iyi kullarının arasına koy! Amin

 

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir