GenelMektuplara Cevap

Gılman nedir? Cennette namus kavramı var mıdır?

SORU: Gılman nedir? Öbür dünyada  bize huri eşimize de Gılman veriyorlar. Eşler isterse Gılman ile temas da bulunuyorlar. Bizler dünyada namus için yaşıyoruz. Öbür dünyada namus var mıdır? Bunu bize Kur’ an’a göre açıklar mısınız?

CEVAP : Gılman : Arapça da erkek çocuk anlamına gelen “Gulam” kelimesinin çoğulu olarak kullanılmaktadır. Gulam kelimesi Kur’an da  Yusuf S:19 , Ali imran S. 40,Kehf S. 80,82. ayetlerinde geçmektedir. Çoğulu olan Gılman ise Tur suresinin 24. ayetinde zikredilmektedir.

Velîdün sözcüğünün çoğulu olarak kullanılan “Vildân” sözcüğü de Vakıa S./17 ve İnsan S. /19 . ayetlerinde yine “ölümsüz gençler” anlamında  kullanılmaktadır.  Özellikle bu ayetlerin bulunduğu yerde ifade ettiği manayı anlamak için ayetlere siyak ve sibakıyla bakabiliriz.

“İman eden ve soylarından gelenlerde, imanda kendilerine tâbi olanlar (var ya)! İşte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Onların amellerinden de bir şey eksiltmedik. Herkes kazandıklarına karşı bir rehindir.”

“Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.”

“Orada bir kadeh kapışırlar ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne de günaha sokma.”

“Hizmetlerine verilmiş,  kabuğunda saklı inciler gibi gençler (gılmanlar) etraflarında dönüp dolaşırlar.” (52/21-24)

İşte bu Gılman’ların buradaki görevleri cennet ehli olan kimselere hizmet etmek amacıyla görevlendirilmiş kimseler olduğu anlaşılmaktadır. Dünyadaki eşlerinizle evlenecek kimseler değildir. Eğer dünyadaki eş ve çocuklarınız da cenneti hak etmiş kimseler ise Allah şu müjdeyi vermektedir:

“Adn cennetlerine girecekler, atalarından, eşlerinden ve zürriyetlerinden Salih olanlarla birlikte olacaklar. Melekler de her kapıdan yanlarına girip şöyle diyecekler:”

“Sabrettiğinizden dolayı selâm size. Dünyayı izleyen bu mutlu akıbet ne kadar güzeldir!”  (13/23-24)

“O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedîmeler (Vildanlar) dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.” (76/19)

“Erkek veya kadın, mümin olarak kim iyi amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.” (16/97)

“Kötülükten sakınanlara vaad edilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu? “(47/15)

Cennete girenler orada hiçbir şekilde rahatsız edilmeyeceklerdir:

“Doğrusu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, bir birine uyumlu eşler ve dolu kadehler vardır. Orada ne boş bir söz işitirler, ne de yalan bir söz. Bunlar Rabbinin katından yaptıklarınız için   hesapsız verilen bir karşılıktır.” (78/31-36)

Cennette müminlere verilen nimetleri, özellik ve güzelliklerini ne kadar anlatmaya çalışsak da  hakkıyla anlatmaktan aciz kalırız. Sadece rahman suresinde o cennetlerin ehline verilen şu nimetler sayılmaktadır:

“Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimselere iki cennet vardır. Bu iki cennette türlü ağaçlarla doludur. İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır. İkisinde de her türlü meyveden çift çift vardır. Hepsi de örtüleri atlastan koltuklara  yaslanırlar. İki cennetin de meyvesinin devşirilmesi yakındır. Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş güzeller vardır ki daha önce onlara ne bir  insan ne de bir cin dokunmuştur. Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler.

Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır. Bu cennetler koyu yeşildirler. İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır. İkisinde de her türlü meyveler, hurma ve nar vardır. İçlerinde huyu güzel, yüzü güzel kadınlar vardır. Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır. Bunlara daha  önce ne bir insan, ne de bir cin dokunmuştur. Yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar. Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Celal ve ikram sahibi olan Rabbinin adı ne yücedir.” (55/46-78)

Bir diğer cennetin  nimetleri ise  şöyle sayılmaktadır.

“Defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara!  Dalları basmış kiraz ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler. Biz  o ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini birbirine uyumlu eşler kılmışızdır.” (56/27-38)

Burada (56/35. ayete) “Enşee” fiili  kullanılmıştır. Allah doğrusunu bilir kaydıyla şunu söylemek mümkündür. Cenneti hak etmiş olan hanımları yeniden inşa edilmiş olarak bakire  eşler kılacağı anlaşılmaktadır. Ogün onların  gönüllerinden kin,  nefret, haset ve kıskançlık çıkarılmıştır. Artık karşılıklı sedirler üzerinde oturan kardeşler olmuşlardır.(15/47)  Artık orası yeni bir alem ve oranın her şeyi oraya mahsus olacaktır. Oradaki aile hayatı da yine meşru bir evlilikle mümkün olacaktır:

“İşte o kuşkulanıp durduğunuz şey budur! Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlar ise, güvenli bir yerde, bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar. Böylece , biz onları iri siyah gözlü hurilerle evlendiririz.” (44/50-54)

“Onlara: Yaptıklarınıza karşılık sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak âfiyetle yeyin, için (denilir).  Biz onları, ceylan gözlü hûrilerle evlendirmişizdir.” (52/19-20)

Müminler dünyada Allah rızası için yaşadıkları gibi Allah’tan da  razı olurlar.  Ahirette ise  Allah’ın verdiğinden hoşnut olup O’nu hamd ile tesbih ederler. Orada hiç kimse hakkı olmayan şeye el uzatmaz.  Bu nedenle gerçekten müminlerin bulunduğu yerde problem  çıkmaz müsterih olun.Orası her bakımdan emniyetlidir. Birbirleriyle didişenlerin, hak hukuk tanımayanların  yeri ise, o gün  cehennem olacağından müminleri asla rahatsız edemeyeceklerdir. Şimdi bizim kaygısını çekmemiz gereken şey, o cennete girmenin yolunu tutmaktır.

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı