GenelYazarlardanYazılar

Hiç Bilenle Bilmeyen Bir Olurmu

Değerli okuyucularım Allah cc ‘nun selâmı, sıhhati, bereketi üzerinize olsun İnşallah.

“Neden hiç bilenle bilmeyen bir olurmu ” başlığını koyma ihtiyacında bulunduğumu aklımın erdiği dilimin yettiğince açıklık getirmeye çalışacağım.

Konuya şöyle başlamak istiyorum. Bizler Müslüman olarak Kuran ve dinin ne olduğunu, kimlerin hak yolda, kimlerin batıl yolda olduğunu bilip anlamadan her davranışı doğru kabul ederek yaşıyoruz.

Şu ayeti hatırlatarak, evvela nasıl anlamamız ve yaşamamız gerektiğine, dikkat çekelim ; (Ahiretten çekinerek ve rabbinin merhametini umarak geceleyin secde halinde kıyamda durarak ibadet eden kimse (inkarcı) gibimidir deki bilenle bilmeyenler hiç bir olur mu (bu) gerçeği sadece akıl sahipleri hatırlarlar)  Zümer su.ay. 9.

Evvelâ  İslam’ı ele alalım; ama hangi İslam? Kaç tane İslam var, elbette ki İslam bir tanedir, O da Kuran’ daki İslam’dır. Bugün İslam olduğunu iddia edenler temel referansları itibariyle birbirinden büyük farklılıkları olan anlayış yaşayışlarını bu gidişatı sorgulamak zorundadırlar.

Mesela Cuma günleri yapılan çağrıyı Kuran’ın ön gördüğü Peygamber a.s.’ın uyguladığı  gibi mi yoksa günümüzdeki gibi geleneksel olarak uygulanan Cuma mı !?

Namaz (vay o namaz kılanların haline, ibadet ettiğini sananlara onlar gösteriş yapanlardır, en ufak bir yardıma (bile) engel olurlar) Maun.Sur.son ayetleri. O zaman kılınan namazlar hangi namaz.(kıldığınız namazlar sizi kötülüklerden fuhşiyatdan, çekiştirme, fitneden alıkoymuyorsa siz boşu boşuna kılıyorsunuz ) Ankebut.su.ay. 45.

Bugün İslam toplumunun içinde yaşanan hayatta, kılınan namazların çoğu, masal, hurafe ve gelenek kırıntıları eklenmiştir, o zaman hangi namaz. Bu Müslümanların hali ne? Kutladığımız kandiller hangi  İslam’ın kandili. Kadir gecesini de esas manasından çıkartmışlar, onu da uydurdukları uydurma İslam’a bağlamışlar.

Burada mezheplerde  içinden çıkılamayan bir mesele. Doğru olan, hangi mezhebe göre doğru. Mezheplerin  çıkış tarihlerine bakıldığında bir çok savaşlar neticesinde böyle değişik mezhepler ortaya çıktığı görülüyor ve bugün maalesef O  mezhebin dediği başka ,öteki mezhebin dediği başka, ayrılıklar parçalanmışlıklar zaman hangi mezhep ?

Bu gün yaşanan İslam inancının merkezinde geleneksel kültür bir diğerinin merkezinde atalar dini varken tevhidi İslam dan sapılmış yaşanan İslam İslam olabilir mi?  Böyle İslam’danmış gibi zannedip bu gibiler de cennete gideceklerini, onlarda hâk yolda olduklarını zannetmektedirler .

O zaman şunun iyi bilinmesi gerekir, inandığımız kitabımız Kuran  ne diyor?

(Bu) kitabın indirilişi güçlü, doğru hüküm veren Allah’tandır. Şüphesiz ki kitabı sana (size) bir amaç için biz indirdik ,sende (sizde) dini ona özgü kılarak Allah’a kulluk et ‘in) Zümer. su.ay.1/2 .

O zaman yaşadığımız hayatımızın İslam’a uygun olup olmadığını bilmemiz zaruridir. Yaşamımız Allah cc. istediği gibi mi yoksa atalar dinine göre mi? Bunun çok ivedi düşünülmesi gerekmektedir, öyle önüne gelenin rivayetine, hikâyesine, masalına, tefsirlerle yapılan tahrifata inanılır yapılırsa bunun adına ne diyeceğiz? Haşa Allah cc  bu ayeti boşuna mı gönderdi, bu ayeti bugün yaşanan yaşamın neresine koyacağız.(Yemin olsun ki biz gerçeği hatırlasınlar (anlasınlar) diye Kuran’da insanlar için her türlü örneği verdik) Zümer.su.ay.27.

Hani nerde Müslümanlar. Aradılar taradılar mı, inandık dedikleri kitabı dillerine göre öğrenip bildiler mi, bilenlerden oldular mı? Yok yok görünen o ki, her önüne gelene söylenene uyuldu. Hani inanıp iman edilmişti. Kimse kusura bakmasın bugün Müslümanım diyenlerin bir çoğu başka başka inanıp iman etmişler. Biraz sayalım alimine ,şeyhine sığınan  , ağabeylerine , hocasına , pirine, ermişlere , evliyalara ,yatırlara ,türbelere son zamanlarda bir de paraya menfaate iman edilmiş görünenler .

Görünüyor ki kimse kimseyi görmüyor. Meselâ; anayı, babayı, kardeşi, akrabayı, komşuyu, fakiri, yetimi görmüyorlar. Eğer Allah’ın kitabı Kuran’a iman edilip yaşansa bugün İslam toplumu bu hale gelirmiydi? Birileri televizyon ekranlarında sosyal medyada alimlik, üstünlük taslama yarışlarını bırakıp bu  parçalanmışlığa çare olsunlar. Bir de bazıları hiç sıkılmadan Kuran’ı Kerim ‘in güzel okuma yarışması düzenliyorlar. Araplar güzel okuyorlar da başları göğemi erdi. Zulüm onların ülkelerinde tavan yapmış durumda.

Şimdi ben neyi ele alayım,  Oruç, bu nasıl oruç ki, nefisleri ıslah edemiyor

Sadece mideye çektirilen açlık. Bir ay ramazandan sonra değişen bir şey yok. Kahvehanesiyle, meyhanesiyle, kumarhanesiyle mesaiye devam.

Ramazanda ne yapmıştık, nasıl bir ramazan yaşadık, ne kadar Kur’anî !Şu kadar teravih, şu kadar hatim, şu kadar tesbih namazı, türbeler, mezarlar ziyaret edilir, Yasinler, Kur’an okunur, cüzdanlar  şişirilir, çarşı pazarcılar kasaları doldurur, ramazan bereketi  Arife gününden zamlar yapılır, nede olsa dünyalık, cüzdan ve göz doyurma ramazanı, zaten ramazan bayramı yerine adı şeker bayramı olmuş, onun içinde şekerlemeler çikolatalar zamlanmış.

Önceleri  bayramda anne babalar, konu komşu akrabalar ziyaret edilirdi.  Efendim birçok şeyin yer değiştiği gibi, buda değişti, çağa uyularak Bayram tatillerine çıkılıyor,  telefonlarla, “alü  alü alo falan turistlik yerden arıyorum,  ayy ay buralar çok güzel” deyimleriyle bayramlaşma, sonra ” baybay çüss” . Şimdi ben buna hangi ramazan demeyeyim de  ne diyeyim, elbette daha çok hangiler var.

Kısaca şunu izah etmeye çalışıyorum. Kuran ‘dan bilinmeden onun bunun demesiyle “tamam bildim” denilmesi, zannedilmesi o şekilde yaşam yaşanılmasının sonu hüsrandır. Bakın Allah CC bizleri nasıl uyarıyor ; ( Asra yemin olsun ki insanlar hiç şüphesiz hüsranda (dırlar), ancak inanıp iman edip yararlı işler işleyenler birbirlerine gerçeği tavsiye edenler, sabreden,  sabırlı olmayı tavsiye edenler müstesna. )Asr Sur.

Demek ki neyin doğru olduğu Kuran ‘a arz edilmeden zannedilip yaşanan İslam,  İslam değildir. Eğer bugün iki milyara yakın Müslüman sayılanlar Kuran ‘a inanıp gerçekten iman edip, salih amel işleselerdi bugün bu hale gelinir miydi? Kâfir alemine nasıl da eziliyoruz. Nedeni çok basit, inanıp iman edip Kuran ‘ın emrine göre yaşayamadığımızdandır.

Yazımı destekleyecek bir kaç ayetle yazıma son vermek istiyorum. Yazdıklarımla belki eleştiri dozunu aşmış olabilirim ama sizlerde takdir edersiniz ki bugün İslam adına yaşananların da dozunu aşmış olduğuna şahidiz. Bu yazdıklarımda herkesi elbette ki aynı kefeye koymak gibi bir hadsizliği yapamam. Kuran ‘a uygun gücü bilgisi yettiği kadar yaşayanlar da vardır, çok şükür.

Şimdi uzunca olan Ayetlere gelelim  ; ( Kim, davet edildiği sınırlarını Allah ‘ın belirlediği hayat nizamından yüz çevirirse (ler), dünyada çok sıkıntılı bir hayat yaşamaya mahkûm olacağı gibi kıyamet günü mahşer yerine kör olarak getirilecektir.  O zaman bize ” Rabbim neden buraya kör olarak getirildim, hâlbuki ben dünyada iken gözleri gören biriydim”  diyecek. Allah ‘ta O’na sen dünyadayken bizim Ayetlerimiz sana gelmişti de sen onlara kör gibi görmezden gelmiştin, işte bu yüzden sen de bugün hak ettiğin azaba kör olarak götürüleceksin denecek .)( Taha Sur.Ay.124-126).

Bir başka dikkat çekici bir Ayet daha ; ( Bu Kuran yaradılış amaçlarına düşünenler için nasıl yaşamaları gerektiğini açıklayan doğru yol rehberi ve rahmet kaynağıdır . )(Neml Sur.Ay.77).

Bugün ki yaşanan yaşam biçimine baktığımızda yamalı bohça gibi biraz hâk ‘tan biraz batıldan karıştırılmış bir yaşam. O zaman Elhamdülillah,  ben Müslümanım demek yetmez, yetmiyor. Dinimizi kitabımız Kuran ‘dan öğrenip bilenlerden olmalıyız. Nedenlerini, niçinlerini bilerek, hayatımızı emir ve nehiylere göre yaşamalıyız. Lütfen iyi düşünelim, suçu birilerinde aramak yerine kendimize bakalım, sonra ben bilemedim demeyelim, desek te fayda vermeyecek. O zaman ( Kim ( Kimler) dünya hayatında hazları, zevkleri, serveti, şanın şöhretin peşinden koşarak sadece geçici olan nimetlere talip olup ta ahireti gözden kaçırırsa (kaçırırsalar) biz de bunlardan dilediğimiz kimselere dilediğimiz kadar dünyada pay veririz. Fakat sonun da kovulmuş ve kınanmış olarak cehenneme atarız.)(İsra Sur.Ay.18).

İnanıp İman edip, Ameli Salih işleyenlere Selam Olsun.

Selam ve Dua ile.

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir