GenelOkuyucu Yazıları

KUR’AN VE SÜNNET REHBERLİĞİNDE ÇOCUK ve AİLE EĞİTİMİ: Emanet Bilinci ve Nesil İnşası

Rahmi ŞAFAK

Aile, toplumun çekirdeği ve insan yetiştirme sanatının icra edildiği en kutsal mekândır. İslam, aile kurumuna ve çocuk eğitimine büyük bir önem atfetmiş; Kur’an-ı Kerim ayetleri ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Sünneti, bu alanda Müslümanlara yol gösterici temel ilkeleri belirlemiştir. Bu ilkelerin özünde emanet bilinci, iyi örnek olma ve karakter inşası yatar.

Çocuk,Allah’ın Bir Lütfu ve İmtihanı Olarak Emanetidir.

Kur’an-ı Kerim, çocukları sadece hayatın bir süsü değil, aynı zamanda anne-babalar için bir imtihan ve emanet olarak nitelendirir.

Emanet bilinci,Çocuklar, Allah’ın anne-babalara verdiği en kıymetli emanettir. Asıl görev, onları manevi ve ahlaki yönden donanımlı, salih birer birey olarak yetiştirmektir.

Aileyi korumak esasdır. Tahrim Suresi 6. ayet bu sorumluluğu en net şekilde ifade eder: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” Bu ayet, ailenin eğitim yoluyla manevi korunmasına yapılan en güçlü çağrıdır.

Eğitimin temeli,Fıtrat, Tevhid ve Güzel Ahlakdır.Hz. Peygamber (s.a.v.), “Her doğan çocuk, fıtrat üzere (İslam’a yatkın) doğar…” hadisiyle, eğitimin başlangıç noktasını ve ailenin belirleyici rolünü işaret eder. Eğitimin odak noktası, çocuğun doğuştan gelen temiz potansiyelini Tevhid inancı ve güzel ahlak ile buluşturmaktır.

Tevhid ve adalet, Lokman Hekim’in oğluna öğütleri (Lokman Suresi) temel inanç (şirk koşmamak) ve ibadet (namaz) konularını öncelerken; Sünnet, çocuğa verilecek en üstün mirasın güzel terbiye olduğunu vurgular.Lokman Süresinin 13-19 arasında;

13. Hani Lokman, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Çünkü şirk, elbette büyük bir zulümdür.”

14. Biz insana, anne-babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu ne zorluklarla karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte bu sebeple) “Bana ve anne-babana şükret” diye tavsiyede bulunduk. Dönüş ancak banadır.

15.Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uyun. Sonra dönüşünüz ancak banadır; yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim.

16. (Lokman, öğütlerine devamla şöyle dedi:) “Yavrucuğum! Yaptığın iş bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu mutlaka (huzura) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilendir, her şeyden haberdardır.”

17. “Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret. Çünkü bunlar, azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir.”

18. “Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.”

19. “Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini de alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini eşeklerin sesidir.”

Çocuğa namaz eğitimi vererk İbadet Bilincinin Yerleştirilmesi sağlanmalıdır.

Namaz, İslam’ın direği ve kulun Rabbiyle en güçlü bağıdır. Namaz eğitimi, sadece hareketleri öğretmek değil, aynı zamanda manevi bir disiplin ve Allah bilinci kazandırmaktır.

Yedi Yaş İlkesi (Tedricilik), Hz. Peygamber (s.a.v.) namaz eğitimine başlama yaşını belirlemiştir: “Çocuklarınız yedi yaşına geldiğinde onlara namazı emredin. On yaşına geldiklerinde namaz kılmazlarsa onları (hafifçe) uyarın ve yataklarını ayırın.” (Ebu Davud)

7 Yaş Emir ve teşvik aşamasıdır. Oyunla, sevgiyle ve ebeveynin örnek olmasıyla namaz sevilir hale getirilir. Amaç alıştırmaktır.

10 Yaş Sorumluluk ve ciddiyet aşamasıdır. Namazın hayatın ayrılmaz bir parçası olduğu bu dönemde öğretilir. “Uyarı” (darb) ifadesi, günümüz eğitim bilimleri ışığında, fiziksel cezadan ziyade ciddiyetin ve sorumluluğun hissettirilmesi, ebeveynin bu konudaki kararlılığını gösteren bir tavır olarak anlaşılmalıdır. Eğitimde sevgi, şefkat ve sabır esastır.

Ergenlik Dönemi,Kimlik Oluşumu ve Diyalog

Ergenlik, çocuğun ergenliğe adım attığı ve mükellef (sorumlu) hale geldiği, kimlik arayışının yoğunlaştığı kritik bir dönemdir. Kur’an ve Sünnet bu döneme rehberlik, iletişim ve denge ile yaklaşılmasını emreder.

Diyalog ve İstişare, Bu dönemde ebeveynler, otoriter bir komutan rolünden ziyade, rehber ve dost rolüne bürünmelidir. Fikri önemsemek ve diyalog kurmak , gencin kimliğine saygı duymayı öğretir. Hz. Peygamber (s.a.v.) genç sahabelerle, örneğin Muaz bin Cebel ile kurduğu şefkatli ve öğretici diyaloglar, bu dönemin en güzel örneğidir.

Koruma ve Sorumluluk,Gencin İslam kimliğini koruması esastır. Aile, onu kötü arkadaş çevresinden ve zararlı içeriklerden korumakla yükümlüdür. Aynı zamanda gence sorumluluk verilerek, mükellefiyet bilinci pekiştirilir.

Evlilik Öncesi Aile Eğitimi, Yuvanın Sağlam Temelleri

Sağlıklı bir aile kurumu, sağlıklı bir toplumun ön şartıdır. İslam, evliliğe adım atmadan önce ciddi bir hazırlık yapılmasını ister.

Eş Seçiminde Temel Kriter. Hz. Peygamber (s.a.v.), eş seçiminde temel kriterin mal, güzellik veya soy değil, dindarlık (salihlik) olması gerektiğini vurgular: “Kadın dört şey için nikâhlanır: Malı, soyu, güzelliği ve dindarlığı. Sen dindar olanı seç ki, ellerin hayır görsün.” (Buhari) Bu ilke, evliliğin öncelikle manevi bir ortaklık ve nesil yetiştirme projesi olduğunu gösterir.

Haklar ve Sorumluluklar.Evlilik öncesi eğitim, eşlerin Kur’an ve Sünnet’te belirlenen karşılıklı hak ve sorumluluklarını öğrenmeleri demektir. Eşler arasındaki adalet, nezaket ve sevgi (meveddet) ile merhamet (rahmet), Rum Suresi 21. ayette belirtilen sakinah (huzur ve sükûnet) ortamının temelidir.”Kendileriyle huzur bulasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet vermesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.”

Peygamberimiz’in Örneği,Evlilik, eşlerin birbirine karşı güler yüzlü, hoşgörülü ve kusur örtücü olmasını gerektirir. Peygamber Efendimiz’in eşlerine olan muamelesi, tüm Müslümanlar için en üstün ahlak modelidir.

Sonuç

Kur’an ve Sünnet’e dayalı çocuk ve aile eğitimi, temelde tevhid bilinciyle donanmış, hayatın her evresinde (namazla ibadet disiplini, ergenlikte kimlik bilinci, evlilikte sorumluluk) kendini gösteren, ahlaklı, sorumluluk sahibi ve salih bir nesil yetiştirmeyi amaçlar. Çocukları dünya hayatının geçici bir ziyneti değil, ahiret yatırımının en değerli sermayesi olarak gören bu eğitim anlayışı, anne-babanın görevini sadece bir “bakıcılık”tan çıkarıp, “nesil inşası” gibi ulvi bir misyona dönüştürür. Unutulmamalıdır ki, İslam’a göre aile, çocukların ilk ve en önemli okuludur.

 

 

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı