GenelMektuplara Cevap

Müslümanın defin ve cenaze işlemleri nasıl olmalıdır?

SORU: Vefat eden bir Müslüman için, taziyeden öncesi ve sonrası İslam’la bağdaştığına inanmadığım bazı uygulamalar var. Bu konuda İslam’a göre yapmamız gereken işlemler nasıl olmalıdır?

CEVAP: Bir Müslüman’ın hayatta iken din kardeşini görüp gözetmesi üzerine bir borç olduğu gibi, vefatı ile de onu teşyi etmek, namazını kılıp defin işlemlerini gerçekleştirmek tüm Müslümanlara bir görevdir. Ancak bunu bir kısım Müslümanlar yerine getirdiği zaman diğerlerinin üzerinden bu sorumluluk kalkar. Bunun için bu sorumluluk Farz-ı kifaye olarak isimlendirilmiştir. Defin işlemlerinden sonra da geride kalan yakınlarına baş sağlığı ve taziyede bulunmak üzere gidilip gönül alıcı sözlerle, konuyla ilgili ayetlerin okunup açıklanmasıyla teselli edici bir yöntem izlenir. Ev halkına ve gelen misafirlere yakınları tarafından ikramlarda bulunularak acıları paylaşılır.

Mezarın başında yapılan o görkemli merasimlerin, ölen kimseye kopya vermek için yapılan telkinlerin, “canına değsin” düşüncesiyle yemekler tatlılar ikram etmelerin halkın kendilerini rahatlatmak için yapmış olduğu teamüllerinden başka bir anlamı yoktur. Halkımız şunu bilmeli ki Kur’an’ı okumaya ve bilip yaşamaya ölünün değil dirilerin ihtiyacı vardır. Bu da her insan için yaşarken hayatta iken yapılması gerekir. İslam, insanların dünya ve ahiret hayatlarını düzenlenmek için gönderilmiştir. Dünyayı da ahireti de biz hayatta iken kazanmamız gerekmektedir. Bu nedenle “ölmeden önce ölünüz” emrini doğru anlayarak ölmeden önce Kur’anî bir hayat yaşamaya çalışmalıyız. Bizler hayatta iken okuyup öğrenerek hayatımıza koymadığımız Kur’an’ı mezarımızın başında okutmakla hangi hatamızı düzelteceğiz, hangi günahımızdan vazgeçeceğiz? Hangi nasihatinden öğüt alacağız. Ölmüşüz nasıl duyacağız? Allah buyurmuyor mu ki : “Ey Muhammed sen ölülere duyuramazsın, arkasını dönüp gidenlere de bir şey anlatamazsın.” Onun duyuramadığı ölülere biz nasıl duyuracağız? O halde hayatın gerçeklerine hayattayken gerektiği gibi riayet edelim ki, ölünce pişman olmayalım.

Müslümanların düşüncelerinin resmini Allah Teala, Bakara suresinin ilk ayetlerinde şöyle açıklamaktadır: “Onlar gayba iman eder. Namazı kılar -zekâtı verir, kendilerine verilen rızıktan da infak ederler. Sana indirilene ve senden önce indirilenlere de iman ederler. Ahirete de inanırlar. İşte hidayet üzere olanlar ve
kurtuluşa erenler onlardır.”

Sonuç olarak yapılması gerekenler konusunu şöyle özetlemektedir:

“Ey iman edenler; Allah’tan nasıl korkulması gerekiyorsa öylece korkun. Müslüman olmaktan başka bir sıfatla can vermeyin.” (Ali İmran3/102) Aksi halde sizi kimse kurtaramaz demektir.

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir