DuyurularGenelHaberler

Selam İle

2017 Aralık Sayısı

Sizlerle beraberliğimizin 37. Yılının son sayısına ulaşmış bulunuyoruz. Rabbimiz ömür verirse daha nice yılları geride bırakarak yeni yıllarda sizlerle beraberliğimizi sürdürme azim ve kararlılığında olduğumuzu bilmenizi isteriz. Bizlere bu azmi veren, üze­rinde bulunduğumuz çizginin, sahip olduğu özelliktir. Bu damar kalitesini Allah’ın dini ile olan mutabakatından almaktadır. İnsanların sekiler düşüncelere yönelip, ikbal beklentileri­ni ideolojik kaygılarıyla telif ederek savrulduk­ları bir dünyada; tevhidi duruşunu koruyarak yoluna devam etmektedir. Bu güne kadar iz­lediği çizgiye vakıf olanlar bunu gözlemlemek­tedirler. Bu nedenle yüklendiği davanın yükü ağır, mesuliyeti büyüktür. Küfrün ayak oyun­larını boşa çıkarmak için sarf ettiği gayretin, verdiği mücadelenin esas sebebi; müminlerin durması gereken yeri, takip etmesi gereken çizgiyi belirlemede, bir örnekliği yaşatmak, canlı tutmak için yerini korumaktır. Allah imkân verdiği sürece de bulunduğu mevkii ko­ruyacak, görevini icra etmeye daha nice yıllar devam edecektir. Bununla birlikte sizlerin ilgi ve gayretleriniz ile daha da yaygınlaşacağına inanıyoruz.

Bu vesile ile İsteyene kâğıt baskı, isteyene de pdf olarak ulaştırmaya devam ettiğimizi bil­menizi ve çevrenize de bildirmenizi istiyoruz.İnanıyoruz ki karşılıklı gayret gösterildiği tak­dirde daha geniş kitlelere sesimizi duyurma imkânımız olacaktır

Değerli okuyucularımız!

Amacımız bir bardak temiz su içmek oldu­ğunda yapmamız gerekenler bellidir. Temiz bir kaynaktan gelen suyu temiz bir bardağa doldurarak içmemiz gerekir.

Temiz bardağa kirli su, kirli bardağa temiz su koymakla temiz bir su içmemizin mümkün olmayacağını her akıl sahibi insan anlamakta güçlük çekmez.

Bizim derdimiz önce nefsimizin sonra da neslimizin ve tüm insanlığın arı duru bir İslam anlayışına ulaşması için gayret etmektir. Bu­rada insanın niyetinin doğru olması doğru bir din anlayışına ulaşmak için yeterli olmadığı gibi; yalnız başına kaynağının doğru olması da doğru bir din anlayışına ulaşması için yeterli olmamaktadır.

Çünkü doğru kaynaktan, doğru bir anlayışla ve doğru bir yöntemle almak gerekmektedir. Bu gün tarihselcisinden tarikatçısına varana kadar her biri Kur’an’ı dinin kaynağı olarak görmesine rağmen; Tarihselcisi Kur’an’ın bir kısım ayetlerinin “son kullanma tarihi” geç­miştir diye bırakıyorken. Gelenekçisi Kur’an’ın yanına ilave kaynaklar getiriyor. Tarikatçısı zahirin yanına batını, Nebinin yanına Şey­hini-gavsını-Kutbunu getiriyor. Demokratı İslam’ı demokrasinin yedeğine alarak Allah’ı hayatına karıştırmayıp gökyüzüne sürgüne gönderiyor. Ortada kalan eyyamcılar ise işine gelen her renge boyanmayı ahlak edinmiş­lerdir. Sonuca baktığınızda her birinin ortaya koyduğu İslam tam bir hilkat garibesi gibi aslına hiç benzemiyor. Ortaya çıkan din an­layışından anlayış sahipleri memnun ve razı olsalar bile; Allah böyle bir din algısından ve “İslam” anlayışından razı olmayacağını açıkça ifade ettiğini görüyoruz:Sizin de bir parçasını oluşturduğunuz şu üm­met, tek bir ümmettir, ben de sizin Rab’inizim. Öyleyse sırf benden korkunuz.”

“Fakat insanlar bu inanç birliğini yıkarak çeşitli guruplara ayrıldılar. Her bir gurup kendi inanç sistemi ile övündü.” (Müminun 23/52-53)

“Bunlar için Rabbimizin cevabı ise gayet acı olmaktadır:

“Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılan­lar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi de ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.” (Enam 6/159)

İşte diğerleri ile aramızdaki fark buradadır. Vahyin tebşir ettiği, Resulün tebliğ ettiği, inanıp yaşayarak tecessüm ettirdiği, içinde hiçbir beşerin katkısı olmayan arı duru bir İslamı O’nun kitabında olduğu gibi anlamak, yaşamak ve anlatabilmektir. Bu uğurda tüm yaptığımız; “Kâbe’ye giden karıncanın misali” kadar olmasa bile; durduğumuz yer, yürü­düğümüz yol, varmak istediğimiz hedef belli olsun istiyoruz. İşte bu “ince çizginin” misyo­nu budur. Gayret bizden sonucu takdir etmek ise sadece Allah’tandır.

Değerli okuyucularımız!

Yayın kurulu ve yazarlarımızla 4 Kasım 2017 Cumartesi günü Kayseri büromuzda bir araya gelerek karşılıklı görüş ve düşüncelerimizi paylaştık. Verimli bir görüşme olduğu kanaa­tindeyiz. 2018 de neler yapabiliriz’ i konuşup karara bağladık. Yeni yayın yılında işlenecek konularla alakalı ve dergimizin iç dizaynı ile ilgili yapılması gereken bir takım değişiklik önerilerini değerlendirilerek mutabık kaldığı­mız konuları karara bağladık. İnşallah, Ocak sayımızdan itibaren bunları uygulamaya koya­cağımızı bilmenizi isteriz.

Değerli kardeşlerim!

Bu sayımızda yine sizler için dünyanın nab­zını tutmaya, yurtta ve dünyada nelerin olup bittiğini, özellikle bölgemizde gelişen olayla­rın seyri ile alakalı yorum ve düşüncelerimizi sizlerle paylaşmaya çalıştık. Kavram bölümün­de ise, bizi birinci derecede alakadar eden ‘İtikatta usul’ konusunu istifadenize sunduk.Düşünce yazıları bölümünde yazarlarımızın kaleminden çıkan muhtelif konularla ilgili özgün yazılarını, alıntı bölümünde Ercümed Özkan’dan ve Abdurrahman Aslan’dan almış olduğumuz yazı ve röportajı istifadenize sun­duk.Mektuplara cevaplar bölümünde sizlerden gelen sorularınızı cevaplamaya çalıştık. Gündem bölü­münde özenle seçtiğimiz köşe yazılarını ve ayın nabzını tutan derin başlıkları sizlerin istifadesine sunduk. Beğeniyle okuyacağınızı umuyoruz.

Sizleri dergimizle baş başa bırakırken gelecek sayıda yeniden buluşmak dileklerimizle diyor, hepimizi Allah’a emanet ediyoruz

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir