
İslâm’ın değil, İslâmcılığın bir başka deyişle siyasal İslâm’ın sonu mu diye bir sorudur bu. Müslümanların İslâmî duyarlık ile siyasa yapmasından öteden beri bir rahatsızlık var. Açıkçası Müslümanların siyasa yapmasına uzun yıllar izin ve fırsat verilmedi. İslâmî bilinç ile siyasal faaliyetler başlayınca ister istemez tutumlar değişti. Bunu Türkiye özelinden çok rahat olarak görebiliyoruz.
İslâmî bilinçli sanat, edebiyat ve düşünce geleneğinin yaşadıkları, acıları çok daha büyük. Bunları dönem dönem dile getiriyoruz. Eserlerimizde de bu konular yoğun olarak ele alındı.
Siyasal düzlemde bakarsak durum çok daha belirginleşiyor. DP’de ezanın aslına uygun okunmasıyla başlayan keskin bir süreç var. Ne çok acılar yaşandı. Tahammülsüzlük. Kaldı ki DP’nin doğrudan İslâmî bir bütünlük içindeki bir yaklaşımı değildi bu çıkışı. Sadece bir başlangıç.
Turgut Özal ile başlayan liberal anlayış daha çok benimsenir oldu. Müslüman görünümlü ama liberal. Belki de en keskin kırılma bu dönemde. Çünkü Müslüman aydınların da kırılma dönemidir bu. Laik, liberal veya kapitalist sisteme Müslümanların adapte döneminin başlangıç olması. Faizcilik sisteminin en azgın dönemi de o zamandır. Repo faizlerinin aşırılığı nedense Müslümanları hiç de tedirgin etmedi. İslâm devlet düşüncesinin hayattan çıkarılma sürecidir de bu dönem. Müslümanca yaşayışlı birinin askerleri şort ile denetlemesi düşüncenin de çok önüne geçti. Yaşama tarzı, bakışı Müslümanları hiç de ırgalamadı. Kapitalist sisteme adaptesinin bu başlangıcı, Müslümanların sisteme adaptesi, uyumu ve kırılma dönemi olarak görülmeli. Sanat ve düşünce bağlamında Erdem Bayazıt’ın ANAP’ta milletvekili olması sanat ve düşünce çevresinin de kırılmasıdır. Bundan sonra iflah olunmaz bir dönem oldu. Siyasa ile bir yer kapma mesleği hayata daha çok egemen oldu. İslâmcılığın asıl kırılması bu.
Bunun etkisi bir dönem oldu. Siyasal anlamda Millî Görüş hareketindeki kırılmanın etkisi de Özal bakışlı bir siyasal anlayışın giderek karşılık bulmasıdır. İslâm’a özgü kavramların liberalize edilmesi, özü dışında ele alınmasına neden oldu. Devlet bilinci yitti. Artık İslâmî bir devlet ideali yoktu bu liberal akım için. Faiz sistemi içinde uyumlu muhafazakâr bir süreç başladı. Görünümü Müslüman, yaşama biçimi ve hedefleri bakımından liberal ve Anglosakson bir laiklik anlayışı. [Devam edecek]
Önemli Not: Yukarıdaki yazı, yazarın şahsi görüşlerini içermekte olup, İktibas Çizgisi.com un yayın ve düşünce yapısını yansıtmıyor olabilir. İktibas Çizgisi olarak, kâr amacı gütmeyen yayın politikamız gereği okumaya değer bulduğumuz yazıları, takipçi kitlemizle buluşturmak için tam metin olarak yayınlıyoruz



