
Uyan Artık Özüne Dön Müslüman
Değerli dostlarım!
Yılların verdiği rehavetten – uyutulmuşluktan-umursamamaktan-neme lazımlıktan-dünyevileşmekten artık uyanma –islamı gereği üzere yaşama ve tebliğ görevine sarılma vaktin geçti.. geçiyor… nerdesin..?
Hadi kalk artık sabah oldu diyen bir annenin bir babanın şefkat dolu sözleriyle başlamak istedim sözlerime…
Uyandırayım istedim…! Fakat küçük bir çocuk gibi 5 dk daha demeniz yerine kalkmanızı temenni ederim..!
Hatırla ve unutma ; Sene 1924’ten beri birileri Müslümanların beynine istedikleri her şeyi empoze ettiler. Yeri geldi –içkiyi-yeri geldi fuhşu -yeri geldi flörtü -yeri geldi modayı- Yenilik dediler- modernlik dediler -kızlarımıza erkeklerimize aşıladılar bu iğrenç BATI düzenini. Öyle bir algı oluşturdular ki beyinlerde, İSLAM kelimesini duyan kulaklarını kapayıp kaçar oldu. Sonra bir de baktık ki Allah’ın söylediği şeyler değil de ABD moda evlerinden çıkacak olan ‘bu sene şu renk moda’ sözünü bekler olduk DNA’sı bozulmuş saf gençliğimiz. Artık kızlarımızı diri diri toprağa değil de modaya gömdüler… Ve Allah’ın örtünün emri kulaklara işlemez oldu. Söyle o mümin erkeklere ‘’Gözlerini Haramdan Sakınsınlar’’ ayeti duyulmaz anlaşılmaz oldu.
Gençlik inancına karşı olan akıntıya sürüklendi.Her empoze edileni çağdaşlık adı altında kabullenmeye zorlandı. Evlerimizin yaşantısı, sosyal hayatımız, eğitim ve ticari hayatımız inancımızın gereği dışına kaydı. Hak ve hukuk anlayışımız değişti. Kılık kıyafetlerimiz, tesettür düşüncemiz çağdaşlık adı altında şekillendi.
Kulaklarımızı ve gözümüzü öyle bir perde kapladı ki ,yıllarca uyumamızı sağladı. Maneviyatımızdan neleri kaybettiğimizi düşünemez olduk ve derin bir uykuya daldık. Örnek olarak bizlere empoze edilen batının her şeyini araştırmadan ,inancımıza uygunluğunu kontrol etmeden,çağdaşlık ve uygarlık adına kabullenerek kopya etmeye başladık. Bu tutum ve mukallitliğimiz inancımızın temeli olan islam hakkında yanlış yorumlar yapılmasına sebebiyet verdik. Yıllarca İslam bağnazlıktır denilerek benliğimiz alındı bizden. Gerçek islamı ve yaşantıyı unutur olduk. Bu unutkanlık ve başkalarını severek taklit etme durumumuz bazı kötü niyetlileri cesaretlendirdi. Yeryüzünde altı asır boyunca hüküm sürmüş bir gövdenin başını kesmeye kalktılar. Ve bugün %99’u Müslüman(! ) dediğimiz bir ülkede dışarıya adım atmaya korkar olduk. Adım attığımız her köşe başı günah silsilesi haline gelmiş, İSLAM unutulmuş BATI’ nın hayranı, modanın kurbanı, şehvetimizin kölesi olmuşuz.
Alafrangalaşmış şehvetin adını aşk koyup bizlere kabul ettirdiler. Kızlı erkekli oturmak, beraber arkadaşlık ilişkisi kurmak çok normal gösterildi bize. 6 asırlık koca çınar 100 yıl boyunca kökünden sökülmek için uğraşıldı, her gün bir darbe daha yedi gövdesine. Dejenere olduk, yozlaştık, aslımızı koruyamadık.
Oysa Allah yanlışa düşmememiz için uyarılar yapmıştı bize, yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de örnekler sunmuştu. Bakın sizden öncekiler şu yanlışa düştüler helak oldular siz yapmayın diyordu. Seviyordu bizi Allah…
Yeri geldi şehvet duygularıyla; televizyonlarda, sokaklarda, caddelerde, filmlerde, reklamlarda adına modernlik denilerek yapılmayacak şeyleri yaptılar, gösterilmeyecek şeyleri gösterdiler.. Ama Allah Hz. Yusuf’u örnek verdi bize.. Yâ eyyuhellezîne âmenû ( Ey İman Edenler ) diyordu bize söylüyordu değil mi? İman etmiştik elhâmdulillâh..
“Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahrette) büyük bir azap vardır.” Bakara, 2/7
Yeri geldi ayetlerle destekledi değil mi? ‘’Gözlerini haramdan sakın’’ diye uyardı bizi, Allahtan korkun ve doğrularla beraber olun diye söyledi bize.. Hem de defalarca, örnekler vererek, uyarılar yaparak uyardı bizi Allah elhamdulillâh…
Ve sene 2026… Şimdi kulak verin ve uyanın şu gaflet uykusundan kardeşlerim…
Dikkat ettiniz mi hiç? Artık Televizyonlar, magazin programları, futbol eskisi gibi dikkatini çekmiyor insanların. Televizyonlar, radyolar, sosyal medya artık tek bir şeyden bahsediyor. ’’TÜRKİYE’’ Artık onlar da biliyor, onlar da anlayabiliyor kendilerini nelerin beklediğini. 600 yıllık çınarın yeniden canlandığını bütün dünya görüyor ve bu yüzden tasması açık kuduz köpek gibi saldırıyorlar etrafa. Biliyorlar artık bu düzeni sürdüremeyeceklerini, nelerin olacağını kestirebiliyorlar o yüzden bu faşist saldırganlık.
Geç değil… İnanın hiç geç değil kardeşlerim. Bu gün yarından erkendir.. Unutmayın..!
Kur’an kokan evler, kuran okuyan gençler ,gerçek tesettüre bürünmüş kızlarımız, bazen gözlerimizi kapatarak geçmek zorunda kaldığımız caddeler değil de her bir köşesi İslam’la süslenmiş parklar, sokaklar için, televizyonlarda, sanal alem de çocuklarımızın beynine empoze edilmek istenen fuhşiyat yüklü kanallar ve dizilerle asimile olmuş bir gençlik değil de İslam için çalışan, tek gayesi Allah’ın rızasını kazanmak olan secde eden bir gençlik ve bu gençliği oluşturacak bir toplum için hiç geç değil kardeşlerim.
İslam dininden ve onun kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’den onay almayan uygulamalara kesinlikle İslam denilemez. Biz, başkalarının veya kendi arzu ve isteğimize göre bir İslam ortaya koyamayız. İslam’ın kurallarını Allah koymuştur. Allah’ın koyduğu kuralları kabul etmek ve uygulamak her insanın üzerine farz olan bir görevidir. İslam bize değil, biz İslam’a uymak zorundayız.
Rabbimiz (c.c.) bize buyuruyor ki:
“(Ey Muhammed ümmeti! Dininiz sayesinde) siz, insanların iyiliği için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. (çünkü) iyiliği emreder, kötülüğe engel olur ve Allah’a (hakkıyla) iman edersiniz.’’ (Âl-i İmrân/110)
Rabbimizin bu buyruğuna uymayan “Emr-ü bi’l ma’rûf nehyü an’il münkeri terk eden kişi ümmetin hayırlısı değildir”
”Sen öğüt verip-hatırlat; çünkü gerçekten öğütle-hatırlatma, mü’minlere yarar sağlar.’‘ ( Zariyat /55)
”Kim kendisine ‘dosdoğru yol’ apaçık belli olduktan sonra, elçiye muhalefet ederse ve mü’minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!.” ( Nisa/115)
Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla.” (İbrâhîm/41)
Ey Rabbi-miz bunu bizden kabul buyur; Kuşkusuz sen, her şeyi işiten ve her şeyi bilen’sin.”
Hadi kalk artık Müslüman aslına dön … Kalk da silkelen, silkele etrafındakileri ve kendine gel ,islama sarıl, ,darul bekaya göçmeden islama var gücünle sarıl,yarın çok ama çok geç olacaktır.. belkide senin veya benim için yarın olmayacaktır. Unutma müslüman….
Rabbimize Elest bezminde verdiğimiz biata sadık kalarak, kamil bir iman ile iman eden Allah’ın belirlediği sınırları aşmayan Mü’minlerden olabilmek duasıyla…
Amin , Selam ve dualarımla.
‘’İlmin Sahibi Yüce Allah’a Hamdolsun’’.


