Okuyucu Yazıları

Kendinizi unutuyor musunuz ?.

Duygu Gürses DİKEN

“Kaş göz işareti yaparak İnsanlarla alay edenlerin, arkadan çekiştirenlerin vay haline..”

Yüce Allah sevgiyi kendisine ilke edindiği için, bizimde bu konuda kendisini gücümüz yettiğince örnek almamızı ister.

Kötülüğü kendine ilke edinenlerinse vay onların ateşteki haline diyerek açık bir şekilde tehdit eder.

Şu içinde bulunduğumuz dönem ve sanal âlem bize günahları normalleştirmede çok büyük bir rol oynuyor.

Dikkat ederseniz internet ortamında insanlar birbirleriyle alay etmekten asla çekinmezler.

Yüz yüze gelseler asla yapamayacakları hakaretleri sanaldan yapmakta hiç bir beis duymazlar.

Ölü eti yemekten hiç çekinmezler. Hatta şimdi sırf yorumuna beğeni almak için kınama ve aşağılama dönemi.

Sayfaların altındaki yorumlar içler acısı.

İnsanı acı sözlerle rencide etmek moda. İşte tüm bunları yaparken sırf burası sanal olduğu için sanki Allah’tan gizleniyor.!

Sanki kendisini bir gören, yaptıklarını kaydeden Şerefli yazıcı Melekler yokmuş gibi günah işlediğinin farkında bile değil.

Yine maalesef şeytan ayrıntı da GİZLİ.

Sorsan, ne olacak sanal burası der. Allah nazarında sanalı reelimi var?

O kadar kolaysa, çık karşısına yüzüne karşı söyle.
Örnek veriyorum iyi de olsa kötüde olsa bir siyasetçinin arkasından söylenen o çirkin sözler. Hepimiz bu hataya düşmüşüzdür.

Ben şahsım adına bu konu ile ilgili gerçeği kavrayınca artık kendime çekidüzen vermeye çalışıyorum.

İşaret ederek insanları hedef gösterme.. Kusur arayıp kınama. Varsa bir yanlışı tamam insanları uyar, ama uyarırken o siyasetçinin karşında olduğunu düşün ve kelimelerini ona göre seç.

Ya da hangi sözü sarf edecek cesaretin varsa o sözü seç.

Örnek veriyorum.; Biri komik ya da değil bir video çekmiş ve internete atmış.

Altındaki yorumlar, ‘Geri zekâlıya bak, salak, evlat olsa sevilmez, mal, beyin bedava vs vs.’ Türlü türlü hakaretler. Ya da fiziksel özellikleriyle, konuşma şekliyle alay edilmesi.

Sen, Allah’ın yarattığıyla mı alay ediyorsun? Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?! Ahlakınıza, vicdanınıza ne oldu?

Empati kurmayı neden hiç denemiyorsunuz. Bu nasıl bir gaflettir. Birine hakaret edince ne oluyor? Başınız göğe mi eriyor? Tüm bu yaptıklarınızla Allah a yakın olduğunuzu mu zannediyorsunuz? Hayır! Aksine.

Tam aksine. Şeytana yakın oluyorsunuz.

Mesela size Allah’ın bize açıkladığı bir sır vereyim. Şeytanın en büyük hilesi, kendisini gizlemesidir. Kafanızdaki sesleri kendinize ait sanıp, ona kapılıp gidiyorsunuz. Onun bir imtihan olduğunu, ayırt etmeniz gereken bir ses olduğunu bilmiyorsunuz. Nefsinizi besledikçe besliyor, alıkoyamıyorsunuz.!

Âlemlere Merhamet olarak gönderilen elçinin adını ağzınızdan düşürmeyip, onun karakterine tam zıt bir karakterle gaflet içinde yaşayıp gidiyorsunuz.

Gerçeği örten bu hisler kişinin aklına danışmasına müsaade etmez. Bu sebeptendir ki Allah yarattığı İnsanlara “Siz hiç aklınıza müracaat etmez misiniz?” diye uyarıda bulunur.

İşlenen günahlar ve gaflet ile geçen bir ömür kalbi karartır. Kalp artık simsiyah bir kül gibi olmuştur. İçinde iyilik namına bir şey bulamazsın.

E o kalbin hissettiği şeyden kişiye ne hayır gelir? Yine ona nefsi birinin arkasından çekiştirmeyi hakaret etmeyi güzel göstermiştir. O yaptığı şey iliklerine, kalbine kadar işlemiştir. İşte asıl kopuş orda başlar.

Kişi kalbi ile aklı arasındadır Fakat o yaptığı kötülükleri ve inkârı aklıyla yapmaz, ama öyle sanır. Kendini akıllı zanneder. Hal bu ki akıl devre dışı kalmıştır sadece kalbi ile karar verir. Anlık hissettiği şey onu ele geçirir ve aklını kullanamaz.

Dikkat edin. Yaptıkları kötülükler kalplerinin üstüne pas olan kişiler Allah a yöneldikten sonra zorlu bir sürece girerler. Öyle ki bu süreç sabır gerektirir. Kalbini tekrar arındırıp temizlemek kişinin çabasına, Allah’ın ise Hidayet ve merhametine kalmıştır.. Israr ettiğimiz her günah ancak bizim işimizi zorlaştırır.

Büyük günahlardan kaçınanın Allah ufak tefek hatalarını bağışlar. Ama ALLAH kalbinde kötülük olan kimseyi doğru yola eriştirmez.. ALLAH ancak kalbinde iyilik olan bir kimseyi doğru yola ulaştırır..

Kalbi arındırmanın tek yolu Allah’ın indirdiği öğüt dolu ayetlerden gafil olmayıp, kitaptan sorguya çekileceğimizin bilince olup, gücümüz yettiği kadarıyla Yüce Allah’ın kendi ilmi ile Kulu Muhammed e indirdiği o Kitaba göre yaşamaktır.

Aksi halde kurtuluşa eremeyiz.

“Emir olunduğun gibi dosdoğru ol” “İyiliği anlat, kötülükten vazgeçirmeye çalış..” “İnsanları küçümseyerek onlardan yüz çevirme.” “Yeryüzünde böbürlenerek yürüme.. Çünkü sen ne boyca dağları aşabilir, ne de yeri yarabilirsin..

“Güzel söz söylemek varken, rencide etmek, küfür ve hakaret etmek ancak acizlerin işidir. Gönül kırmak büyük vebaldir. Allah’tan korkun, ve insanlara güzel söz söyleyin. Çünkü Allah ın bizden istediği bu.

Çünkü doğru ahlak budur. Kendinize ben Müslümanlardanım diyorsanız Allah’ın indirdiği ile hükmedin. Bilin ki Allah ın indirdiği ile hükmetmeyenler Kâfirlerin ta kendileridir.

Benden hatırlatması, İnşallah sizden uyması.. Bakın, karşınızdaki insan ne kadar kötü de olsa, ne kadar yanlış da olsa, bu size ona hakaret etme, alay etme ve hor görme hakkını vermez.

Eğer işittikten sonra bile bunda bir sakınca görmüyorsanız, ben demiyorum, sizin de bizimde Rabbimiz olan Allah diyor, “Vay sizin halinize..”

 

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir