GenelMektuplara Cevap

Teheccüd nedir?

Soru 1: Teheccüd, gece kalkıp namaz kılmak mıdır, yoksa Kur’an okumak mı?

Cevap: Teheccüd kelimesinin kökü “ce.he.de” dir. Cihad da bu kökten türetilmiştir. Teheccüd kelimesi cehede fiilinin tefe’ul kalıbıyla ifade edilmiş hâlidir. Anlamı, bütün gücünle mücadele etmektir. Aynı kökten olan cihadın anlamı da bir Müslümanın eliyle, diliyle, malıyla ve canıyla Allah yolunda tüm gayretini ortaya koyması olarak tanımlanmaktadır. Bu ifadenin geçmiş olduğu İsra suresi 79. ayetin bağlamına baktığımız zaman bir önceki ayette şöyle buyrulmaktadır: “Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl ve fecrin Kur’an’ını da (kıl, oku, yerine getir.) Zira fecrin Kur’an’ı şahitlidir.” Bunun devamında ise “vav” harfiyle atıf yapılarak: “Gecenin bir kısmında senin için fazladan olarak onunla teheccüd et ( buradaki  “onunla teheccüd et” ibaresi, “uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kıl.” şeklinde anlaşılmıştır.) (Böylece) Rabbi’nin seni övülen bir makama ulaştıracağı umulur.”(İsra 17/79 Bu ayette geçen teheccüd Kur’an okumak ile namaz kılmayı birleştirerek gece okuyuşu, geceleri nefsinle cihad, nefsini gündüzün zor işlerine hazırlamak için yapılan bir çalışma olarak okunabilir. Bu anlayışımız, Müzzemmil Suresinin ilk ayetleri tarafından da desteklenmektedir: “Ey örtüsüne bürünen,  Gecenin yarısında kalk. Yahut yarısından biraz eksilt. Yahut biraz artır ve Kur’an’ı yavaş yavaş oku. Muhakkak ki biz, sana ağır bir söz vah edeceğiz. Muhakkak ki gece kalkışı, daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir. Çünkü gündüz, seni uzun uzun meşgul edecek işler vardır. Rabbinin adını zikret, her şeyi bırakıp yalnız ona yönel. O, doğunun ve Batının Rabbidir. Ondan başka ilah yoktur. Öyleyse sadece onu vekil edin. (Ona dayanıp güven)” (Müzzemmil 73/1-9)

Görüldüğü gibi her iki ayet gurubunun da gece kalkışı ve gece okuyuşunu öne çıkardığını görüyoruz. Namazı ve okuyuşu birlikte düşünmeliyiz. Ancak her ikisi içinde gözardı edilemeyecek olan okumak ister namazda olsun, isterse namaz dışında, mutlaka ne okuduğumuzu ve niçin okuduğumuzun bilincinde olarak okumaktır. Anlamadan okumak, okumak değil sadece avunmaktır. Peygamber (as) okuduğunu anlıyor anladığı için neyi nerede okuyacağını ve ondan nasıl istifade edeceğini biliyordu. Bizler de işin bu kısmını feda etmeden okumalıyız ki, okuduğumuzdan gereken öğüdü almış olalım. Bu okumanın namaz olarak anlaşılması, işin tabiatına daha uygundur. Dil ile yapılan kıraat davranışlar ile kayıtlanmaktadır. Bu açıdan daha etkili bir sonuç doğurmaktadır. Onun içindir ki Peygamberimiz: “Namaz benim gözümün nurudur. Ben namazla görürüm.” buyurmuştur. Zira ihsanı tanımlarken de ihsan, Allah’ı görür gibi ibadet etmektir. Sen onu göremesen de onun seni gördüğünden emin olmaktır. Bu haleti ruhiye içerisinde dilinle söylediğini uzuvlarınla onaylayarak kıyam, rükû ve secdeye varmaktır. İnsan için etkili olan okuma işte böyle bir okuma biçimidir

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir