İSMAİL (as)
İktibas Dergisi Kayseri temsilciliğinde bu yıl yapılan Ramazan etkinliğinde, İsmail KÖSE kardeşimiz “İSMAİL(as)” konusunu işledi, bu konuşmanın tam metnini siz sitemiz okuyucularına sunuyoruz
Kur’an-ı Kerîm’de adı zikredilen peygamberlerden. Kendisine “Allah’ın kurbanı” anlamına “Zebihatullah” da denir. Hz. İbrahim’in Hacer’den olan büyük oğludur. Kur’an’da on iki yerde ismi zikredilmekte ve aynı zamanda kendisine vahiy indiği bildirilmektedir (Bakara 136’’Ve deyin ki: -Biz Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, Yakub’a, İshak’a ve torunlarına indirilenlere, Musa’ya, İsa’ya verilenlere ve peygamberlere Rab’leri katından verilenlere iman ettik. Bunlardan hiç biri arasında ayırım yapmayız. Biz Allah’a teslim olanlarız.’’; Ali-imran, 84; Nisa, 163). Hz. İsmail (a.s)’ın bir Resul ve Nebi olduğu, ümmetine Allah’ın emirlerinden olan namaz, zekât gibi emirleri bildirdiği anlatılmaktadır. Aynı şekilde Hz. İbrahim ve Hz. İshak ile birlikte Hz. Ya’kub (a.s)’ın ecdadından birisi olduğu (Bakara, 133)
Kur’an’da geçen özellikleri:
Saffat 100-101’de ’’ Rabb’im, bana iyilerden bir evlat bağışla.’’ ’’ Biz de ona yumuşak kalpli bir erkek çocuk müjdesi verdik.’’
İsmail Allah’a yükselen demekti. Varlıklar dünyasında üstün bir mevkiye sahipti. Enam 86’da ’’ İsmail, Elyese, Yunus ve Lut’u hepsini de alemlere üstün kıldık.’’
Sözüne sadık, hakkı düzgün şekilde ifade ederdi. Meryem 54-55’de’’Kitapta İsmail’i de an. O, sözüne sadıktı. Peygamber olarak gönderilmişti.’’ ’’Ve halkına salatı ve zekâtı emrederdi ve o da Rabbinin katında hoşnutluk kazanmıştı.’’
Sabırlıydı. Enbiya 85’de’’İsmail, İdris ve Zülkifl de. Hepsi sabredenlerdendi.’’
Seçkin kullardandı. Sad 48’de’’İsmail’i, Elyese’i, Zülkifll’i de an! Hepsi seçkinlerdendi.’’
Hz.ibrahimeşi Hacer ve oğlu İsmail’i Mekke’nin bulunduğu bölgeye getirip yerleştirdi. O sıralar Mekke şehri kurulmamıştı. İbrahim 37-38’de’’Hani, İbrahim: “Ey Rabbim!” demişti, “Bu beldeyi emin kıl; beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan ebediyen uzak tut!’’ ’’ Rabbim! Onlar çok insanları saptırdı; Kim bana uyarsa o bendendir. Kim bana isyan ederse.. Sen bağışlarsın, merhamet edersin.’’ ’’ Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını ekilebilir toprağı olmayan bir vadiye, Senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim ki, ey Rabbimiz, salatı devamlılık ve duyarlılık içinde yerine getirsinler; öyleyse, insanların kalplerini onlara doğru meylettir ve onlara verimli, bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler.’’
Hz.İsmailin kurban edilmesi;
Gün geldi İsmail büyüdü dillendi. Etrafı gezerdi. Hz.İbrahim üst üste aynı rüyayı gördü. Bu rüya ilahi nitelikteydi ve yerine getirilmesi gerekiyordu. Kur’an’da bu olay şöyle anlatılıyor:
Saffat 102’de’’ Çocuk, onunla çalışacak, yürüyecek bir yaşa gelince, ona dedi ki; -Oğulcuğum, bak, rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum. Ne dersin?’’
İstenen candı… can ancak Allah’a Allah için verilirdi. O’nun için candan geçilirdi. İsmail babasına cevaben; ayetin devamında: ’’-Babacığım, sana emrolunanı yap! dedi. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın!.’’dedi.’’
Böylece ikisi de Allah’a teslim oldular. Saffat 103’’Her ikisi de teslimiyet gösterip, İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırdığı zaman…’’
Boğazladı boğazlayacaktı. Allah’tan nida geldi. Şöyle dedi:
Saffat 104-107’’Ey İbrahim diye seslendik.’’ ’’Sen rüyanı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız.’’ ’’Bu elbette apaçık bir imtihandı.’’ ’’Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık koç vermiştik.’’
İmtihanı baba-oğul birlikte kazandı. Onları kazandıran tereddütsüz imandı, sadakatti, Allah’a dayanmaktı…
Sadakat gösterilmiş, can arzedilmiş; can alınmıştı. Bu ne büyük mükâfattı. Allah ona şunları da kattı.
Saffat 108-111 böylece o’nun sonraki kuşaklar tarafından şöyle hatırlanmasını sağladık: İbrahim’e selam olsun! Biz iyileri böyle ödüllendiririz. Çünkü o Bizim gerçekten inanmış kullarımızdandı.’’
Kurban, Allah’a yakınlıktı.
Kurbanda iki peygamberin teslimiyeti vardı.
Teslimiyet imandan doğardı.
Kabe’nin inşası; İsmail (a.s)’ın babası İbrahim (a.s) ile birlikte Kâbe’nin temelini yükselten ve O’nun temizliğinden sorumlu kimseler olarak anlatıldığı görülmektedir. Bakara 125’de ’’ Kâbe’yi insanlar için toplanma yeri ve emniyet mahalli kılmış ve: -İbrahim’in makamını namazgâh edinin, İbrahim ve İsmail’e de: -Beyt’imi tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için temizleyin, diye kuvvetli bir emir vermiştik.’ ’ 127’de ’’ İbrahim, İsmail’le birlikte Kâbe’nin temellerini yükseltiyor (ve şöyle dua ediyorlardı): -Rabbimiz hizmetimizi kabul buyur, şüphesiz sen işitensin, bilensin.’’
Bakara 128 ’’Rabbimiz ikimizi sana teslim olanlardan kıl. Soyumuzdan sana teslim olacak bir ümmet getir. Bize ibadet yollarımızı göster. Tövbemizi kabul buyur. Tövbeleri kabul eden, merhametli olan Sensin Sen!’’
Kabebeytullahtı. O’nu Allah emretmiş, Cebrail öğretmiş, İsmail ile İbrahim yükseltmişti. Kabe Kur’an’da şöyle nitelendirilmiştir: Al-i İmran 96-97’’İnsanlar için inşa edilen ilk mabet, şüphesiz Mekke’deki mübarek ve toplumlar için kılavuz olan (Kâbe)dir.’’ ’’ Orada apaçık işaretlerle İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girerse, güvenliktedir. Oraya yol bulabilen insanların beyti/Kâbe’yi haccetmesi Allah’ın hakkıdır. Kim bunu inkâr ederse, Allah’ın hiç bir şeye ihtiyacı yoktur.’’
Kâbe’yi ziyaretçiler için temiz tutmak da İbrahim ve İsmail ‘in göreviydi. Bakara 125’de’’Kâbe’yi insanlar için toplanma yeri ve emniyet mahalli kılmış ve: -İbrahim’in makamını namazgah edinin, İbrahim ve İsmail’e de: -Beyt’imi tavaf edenler, ibadete kapananlar, rüku ve secde edenler için temizleyin, diye kuvvetli bir emir vermiştik.’’



