GenelYazarlardanYazılar

Kur’an’ın İsimlerinden Zikir

Sözlük anlamı itibariyle “zikr”; bir şeyi telaffuz etmek, ezberlemek, muhafaza etmek, ders edinmek, çokça okuyarak bir şeyin ezberlenmesini kolaylaştırmak, bir şeye yönelerek onu ezberlemek, okumak, anlamak, güzel bir şekilde övmek veya eleştirmek, ayıplamak, söylemek, şeref ve övünç, şöhret, nişanlanmak, nikâhlanmak,[1] unutmamak, istenilen şeyin zihne döndürülmesi, hatırlama, anma, hatırlatma ve bildiğimiz şeyleri sürekli akılda tutmak anlamlarına gelir.[2] “Zikir”, “muhafaza etme, ezberleme” anlamını ihtiva eden hıfzetme kelimesinden daha kapsamlıdır. Şöyle ki hıfz, muhafaza etmek, bir şeyi korumaya değer vermektir. Zikir ise, bir şeyin zihnimizde mevcut olmasını istemekle birlikte, onun anlamları üzerinde tezekkür etmek yani derinlemesine düşünmektir.[3] Bir başka ifadeyle zikir, unutulmuş bir şeyin yeniden hatırlanması anlamını ifade ettiği gibi,[4] elde ettiği bilginin unutulmamak üzere hâfızada sürekli canlı tutulmasını da kapsamaktadır.[5]

Kur’ân; Allah tarafından (Hâkka/43), vahiy yoluyla (Yunus/15), Arapça olarak (Yusuf/2), peyderpey Peygamberimize indirilen (Furkan/32), Allah sözü olduğunda şüphe olmayan (Bakara/2; Secde/2) ilahi bir kitaptır.

Kur’ân; insanlara öğüt veren, hatırlatmalarda bulunan, iyiliği buyurup kötülükten sakındıran, nasihat eden, gafletten uyaran ilahi bir kitaptır. Bu bakımdan ona “zikr” de denilmiştir. “Zikri (:Kur’ân’ı) biz indirdik, onu muhafaza edecek olan da elbette biziz.” (Hıcr/9; bk. Yasin/69; Sâd/1; Kamer/25). “Sana da zikri indirdik ki insanlara kendilerine indirileni açıkça bildiresin. Umulur ki düşünürler.” (Nahl/44). Kur’ân bütün âlemler (:insanlık) için bir öğüttür. (Yusuf/104; Sâd/87; Kalem/51, 52).

Kur’an’ın çok önemli isim ve sıfatlarından biri de hiç şüphesiz “ez-Zikr”dir. Allah’ın peygamberimize indirdiği şey, ayetlerin, vahiylerin toplamı olan Kur’an idi. Şu halde Kur’an, kendisine “ez-Zikr” demektedir.[6]

“Bunlar, iman edenler ve zihinleri Allah’ın zikriyle (:Kur’ân’la) tatmin olanlardır. Bilin ki zihinler yalnızca Allah’ın zikriyle tatmin olur.” (Ra’d/28). Bu ayetteki zikri tarih boyunca –özellikle tarikat çevresi- Allah’ın isimlerinin zikri ile açıklamışlar ve öyle tatbik etmişler. Oysa ayette “Allah’ı zikirle” değil “Allah’ın zikriyle” ifadesi geçmektedir. Bu bir isim tamlamasıdır, zikir Allah’a izafe edilmiştir.  Bu da Allah’ın zikri, yani Kur’an demektir. Zira bir önceki ayette inkârcıların kabul etmedikleri şey Kur’an’dı; buna karşılık müminlerin gönüllerini huzura kavuşturan zikir de Kur’an olmalıdır.

Zikrin dil ile yapılan bir söylem ve tekrar olmadığının teyidi bir sonraki ayette ifade edilen sâlih amel vurgusudur. “İman edip salih amellerde bulunanlara mutluluk ve dönülecek yerin güzel olanı vardır.” (Ra’d/29). Özetle Allah’ın zikri olan fıtrata uygun emir, tavsiye ve yasaklar insanı insan yapmayı hedefler. İnsan yaratılış amacına uygun davranışları zikrettiğinde yani hatırlayıp onun gereğini yaptığında ancak zihni tatmine ulaşabilir. Dürüst olduğunuzda, yalan söylemediğinizde zihniniz tatmin olur. Aldatmadığınızda, çalmadığınızda, paylaştığınızda zihniniz tatmin olur. Eğer bir açı doyurduğunuzda bir hayvana su verdiğinizde o zihni tatmini yaşamıyorsanız zihniniz çoktan ölmüş demektir. Bu manada kalpler (:zihinler), ancak Kur’an ile huzur ve mutluluğa ulaşabilir. Zikirde en kestirme ve en erdirici yol, Kur’an’dır. O’nu okuyup üzerinde tefekküre dalmak, hayat kitabı edinmek en mükemmel zikirdir.

Kur’an, Allah’ın emir ve yasaklarını hatırlatan, unutmamamız konusunda bize rehber olan bir kitap olduğu için zikirdir. O, Allah’ın tekliğini, eşsizliğini, varlık ve yüceliğini bildirmekle kalmayıp, O’na karşı nasıl davranmamız gerektiğini de belirleyen bir hidayet sebebidir. Bu, bizim ona indirdiğimiz mübarek bir zikirdir. Böyleyken şimdi onu tanımıyor musunuz? (Enbiya/50). Kur’an, ayetlerini düşündükçe, tedebbür ve tezekkür arttıkça daha iyi kavranılan; idrak arttıkça gerçekliği ve açıkladığı hakikatleri bilinen, dolayısıyla insana hayrı devam eden mübarek bir kitap ve mükemmel bir öğüttür.

Allah’ı kulluk edilecek tek varlık, O’nun gönderdiği ilahi mesajları ve Kur’an’ı da tabi olunması gereken bir hidayet rehberi olarak kabul etmeyip, bir takım varlıklara kulluk edenler, O’nun “zikr”ini unutanlardır (Furkan/17-18). Zikri unutmak, Allah’tan gafil olmak, O’na inanmamak ve vahiyle/Kur’an’la amel etmemektir. Yüce Allah, Kur’an’ın zikir olduğunu bildirmekle kalmamakta, ayrıca mutlak anlamda hayır ve rahmet kaynağı olan, insanlığın iyilik ve güzelliğini isteyen bu şerefli kitaba yemin de etmektedir. “Zikir sahibi Kur’an’a yemin olsun ki”. (Sad/1). Bu ayetteki “ez-Zikr”, insanlar arasında yayılmış, şöhret bulmuş güzel hatıra, şeref, şan ve övünç sahibi, tezkîr yani uyarı nitelikli kitap demektir. Kur’an insanları eğitip mükemmel bir toplum oluşturabilmek için insanlığın ihtiyaç duyabileceği her türlü hikmet, öğüt, uyarı ve ibretleri içinde barındıran bir kitaptır.

Kur’an, her türlü ihtilaftan uzak, kendisinde hiçbir noksanlığın bulunmadığı muhkem yani sağlam ve şerefli bir kitaptır. Kur’an, öğüt almak ve tezekkür etmek isteyenler için öğüt kaynağıdır: “Şu halde, sana vahyedilene sımsıkı sarıl çünkü sen doğru yol üzeresin. Bu Kur’ân, senin ve kavmin için bir hatırlatmadır. Siz (ondan) sorulacaksınız. (Zuhruf 43/43-44). Bu ayetlerde de Kur’an’ın “zikr” olduğu açıkça belirtilmektedir. İnsanlardan bir kısmının Kur’an’ı kabul etmemesi, onun, Allah, peygamber ve mü’minler nezdindeki itibar ve şerefini düşürmez. Bilakis itibar ve şerefleri yok olanlar, Kur’an’ı kabul etmeyenlerdir. Kur’an, insanlık için bir rahmet kaynağı olduğu için, geçmiş ümmetlerin olaylarından ibrete vesile olacak kıssa ve haberleri, dinde ihtiyaç duyulan hususları, sayısız ibret tabloları şeklinde gözlerimizin önüne sererek ibret almamızı ister.

Zikir kavramı, Kur’an’da öncelikli ve ağırlıklı olarak Kur’an anlamında kullanılmaktadır. Bu konuda birçok ayet mevcuttur. Kur’an’a dayalı olarak Allah’ı zikretmek; O’nun yüceliği ve azameti karşısında mü’mini şuurlandıran bilinçli bir eylemdir. Bu davranışın insan hayatındaki eseri; doğruluk, Allah yoluna uyma, kendisine ve başkasına kötülük veren şeyden kaçınma, hayatının her anında Allah’la olma şeklinde belirir. Çünkü Allah’ı zikir, olumlu davranışa iten aklî ve ruhî bir faaliyettir. Kur’an, bu konuda mü’minlere şöyle sesleniyor: “O takvâ sahipleri, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlarına getirirler…” (Al-i İmrân/135)

“O, insanlık için yalnızca bir hatırlatmadır.” (Sâd/87) ayetinde yer alan “O” zamiri, Kur’an anlamına gelmektedir. Kur’an baştanbaşa uyarı ve öğütleri ihtiva eden bir kitap olarak zaten zikirdir.

Kur’an, insanları bâtıl inançlardan kurtarıp doğru inançlara yönelten, hak ve adaletle bağdaşmayan, insanlık onuruna yakışmayan tutum ve davranışlardan arındırıp temiz bir hayata, erdemli davranışlara kavuşturmayı amaçlayan bir kitaptır. Kur’an’a uyanlar, dünya ve ahiret şerefine ve nimetine erecekler, uymayanlar da sorumlu olacaklardır. Genel olarak Allah’ın tüm mesajlarına, özelde de Kur’an’a “ez-Zikr” denilmesi, vahyin, ilahi mesajların, insanlara sürekli Allah’ı hatırlatıcı hususları ihtiva etmelerindendir.

Kur’an’da Zikir Kavramı

Kur’an’da zikr ve türevlerinin geçtiği ayetlere baktığımız zaman, şu ifadeler karşımıza çıkmaktadır: Allah’ın bizlere verdiği nimetleri ve değerlerini bilmek ve şükrünü getirmek, tefekkürle birlikte hatıra getirmek, çokca hatırlamak ve hatırlatmak, itiraf etmek,[7] Allah’ın ayetlerini tezekkür ve tefekkür etmek, Kur’an ayetlerinden ders almak,[8] ayakta, oturarak, yatarak, kısaca bütün hallerinde Allah’ı saygıyla anmak, ibâdet, iman, itaat etmek, kulluk yapmak, Allah’ı rahmet ve mağfiretiyle hatırlamak, Allah’ın emir ve yasaklarına itaat etmek,[9] geçmiş peygamberlere gönderilen ilâhî mesajlar, ilahi kitaplar, vahiy, Tevrat, Kur’an,[10] peygamberler (Talak/9-10), tevhid (Enbiya/36), Allah’ın yardımına güvenmek, namaz kılmak, dua etmek, tekbir getirmek, telbiyede bulunmak ve ibadet etmek,[11] tenkit etmek, kınamak (Enbiyâ/36, 60) zamanı geldiğinde gerçeği anlamak (Mü’min, 44), Allah’ın hükümlerini benimseyerek yaşamak, övmek, şükrünü edâ etmek, onlarla amel etmek ve gafil davranmamak,[12] Allah’ın ayetleriyle insanları uyarmak, nasihat etmek,[13] kıssa, haber (Kehf/83) şeref verici, nasihat ve düşünceye sevkedici husus, güzel hatıra, ikaz, delil, hatırlamaya (ibrete) sevkeden vaaz ve öğüt,[14] tezekkür edip ibret alma, öğüt alma, söyleme, uyarı,[15] Allah’ı hatırlatan güzel şeyler (Sâd/32), hak ile batılı ayırıcı, aydınlatıcı, öğüt verici ve yol gösterici kitap… (Enbiyâ/48). Bu anlamların tümünü ihtiva eden zikir kavramının, hiç de azımsanmayacak oranda geniş bir muhtevaya sahip olduğunu görmekteyiz. Daha genel bir ifadeyle, Allah’ı anmak üzere söylenmesi ve yapılması tavsiye edilen, sözlü ve ameli eylemleri kapsayan davranışların tümüdür.


[1] İbn Manzûr, Cemaluddin Muhammed, Lisanu’l-Arab

[2] Halil b. Ahmed, Kitabul Ayn,

[3] el-İsfehanî, Rağıb, Müfredatu Elfazi’l-Kur’ân,

[4] Ebu’l-Beka, Eyyub b. Musa, Külliyyâtu Ebi’l-Beka,

[5] el-İsfehanî, Rağıb, Müfredatu Elfazi’l-Kur’ân,

[6] Hicr 15/9. Kur’an’da birçok ayette Kur’ân’ın zikir olduğu bildirilmektedir. (bk. Al-i İmran; 3/58; A’râf, 7/63; Taha, 20/99; Enbiya, 21/2, 50; Furkan, 25/29; Yasin, 36/11; Sâd, 38/8; Fussılet, 41/41; Zuhruf, 43/5, 44).

[7] Bakara/40; En’âm/69; A’râf/201; Ra’d/19; İbrâhim/5; Kehf/63; Meryem/16

[8] Bakara/269; Âl-i İmrân/7, İsrâ/41

[9] Bakara/151-153, 238-239; Âl-i İmrân/191; Enfâl/2; Yûsuf/42; Tâhâ/14 En’âm/118; Ra’d/28; İsrâ/46; Tâhâ/14, 33-34; Mü’minûn/110; Nûr/37; Sâffât/3 Bakara/63; A’râf/130; Tevbe/126; Ra’d/28; Tâhâ/33-34, 43-44; Mü’minûn/110; Nûr/37;

[10]  Âl-i İmrân/58; A’râf/63; Hicr/6, 9; Nahl/44; Kehf/28; Enbiyâ/24-25; Furkan/29-30; En’âm/68; Ra’d/19

[11] Bakara/198; A’râf/205; Enfal/45; Hûd/30,Hud/114; Nûr/36; Ankebût/45; Cum’a/9

[12] Bakara/63; Âl-i İmrân/41; A’râf/69; Nûr/27

[13] Yûnus/71; Furkan/73; Sâd/49;

[14] Enbiyâ/10; Mü’minûn/71; Sâd/1, 46, 49; İnşirâh/4;

[15] A’râf/57, 130; Enfâl/57; Sâd/43; Bakara/221; Mâide/14; En’âm/44; Hûd/120; Yûsuf/104; Nûr/1; Kaf/37, 45; Zâriyât/55

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı