GenelMektuplara Cevap

Mahşer günü hesap ve tartı nasıl olacak?

SORU : Hesap günü kimin sevabı ağır gelirse ebedi cennetlik , kimin günahı ağır gelirse ebedi cehennemlik olacağı söyleniyor. Hakikaten bu böyle ise zilzal süresi 7. ve 8. ayetleri neye işaret etmektedir? Yoksa ayetin mealini yanlış mı anlıyoruz? (Ayetlerin mealleri şöyle veriliyor:   7- Artık kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür, 8- Ve kim zerre ağırlığınca şer yapmışsa onu görür.)

CEVAP: Ayetlerde geçen bu ifade hiçbir amelin boşa gitmeyeceğini, görmezlikten gelinmeyeceğini, zerre kadar da olsa iyi veya kötü değerlendirmeye tabi tutulacağını bildirmektedir. Allah Lokman (as)’ın Oğluna verdiği nasihatte bu gerçeği şöyle ifade etmektedir:

“Yavrucuğum! Haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kaya içinde veya göklerde yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizanına kor. Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır.” (Lokman 31/16)

İşte böyle bir günde, sevap hanesinde olanlar da günah hanesinde olanlar da hesaba katılarak sonuç belirlenecek demektir. Yani kulun yapmış olduğu büyük küçük ne varsa hepsi birlikte değerlendirmeye tabi tutularak insanın hakkındaki nihai hüküm verilecektir.

Bu ifadeyi, “Günahı kadar cehennemde sevabı kadar da cennette karşılığını görecek.” şeklinde anlamak doğru değildir. Çünkü davranışların bir bütün olarak değerini belirleyen, kişinin inanç durumudur. İnkâr edenlerin amelleri “rüzgârlı bir havadaki küle benzetilirken (İbrahim 14/18), müminlerin ameli de yüksek bir yerdeki bahçeye (Bakara 2/265)  ve başında on başak bitiren ve her başakta da yüz tane olan bir tohuma (Bakara 2/261) benzetilmiştir. Ayrıca Dilediğine de hesapsız karşılık vereceğini bildirmiştir. (Zümer 39/10)

İman edenler için Allah’ın rahmeti, lütuf ve ihsanı bunlarla sınırlı da değildir. İman edip salih amellerde bulunan, günahları için tevbe edip Allah’tan bağışlanma dileyenlerin kötülüklerini iyiliğe çevireceğini ve yaptıklarının en güzeliyle karşılık vereceğini de müjdelemektedir:

“Ancak Allah, İman edip günahlarına tevbe eden ve salih amel işleyen kimselerin kötülüklerini iyiliklere çevirir. Ve Allah Gafur ve Rahimdir.” (Furkan 25/70)

“İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.” (Ankebut 29/7)

Tartıların ağır veya hafif gelmesi konusunu ifade eden Mü’minun suresinin 102. Ve 103. Ayetlerinde sevap ve günah kelimeleri geçmiyor. Sadece tartıları ağır gelenlerin kurtulacağı, hafif gelenlerin de kaybedenlerden olacağından bahsedilmektedir. Mahiyeti bize kapalı olan bu konu, anlayabileceğimiz şekilde sembolik olarak ifade edilmektedir. Amellerin ve imanın değerini belirleyen Allah Teâlâ olduğuna göre değerlendirmeyi yapacak da kuşkusuz odur. Bu nedenle gerçek mahiyetini de ancak Allah bilmektedir. Bizim bildiğimiz ise, Sahih iman ve salih amel sahibi olarak birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmenin güzel bir sonuç doğuracağıdır. Bizler üzerimize düşeni yaptığımız takdirde, Rabbimizin de müminler için olan vadini yerine getireceğinden emin olabiliriz.

“Rableri onlara şu karşılığı verdi: «Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden, hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, savaşanlar ve öldürülenler… Onların günahlarını elbette örteceğim ve Allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. En güzel mükâfat Allah katındadır.” (Ali İmran 3/195)

“Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, altlarından ırmaklar akan cennetler vadediyor. Orada ebedi kalacaklardır. Hem de Adn cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah’ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte asıl büyük kurtuluş da budur.” (Tevbe 9/72)

Kur’an’da Cehenneme girenlerin geriye çıkacağını anlatan tek bir ayet bile yoktur. Hem cennete hem de cehenneme girenlerin orada ebediyen kalacakları ise onlarca defa vurgulanmaktadır.

“İman edip iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız, orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah’ın gerçek vaadidir. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?” (Nisa 4/122)

“Muhakkak Allah, inkâr edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar, ne de doğru bir yola eriştirir. Onları ancak cehennemin yoluna (iletecek ve) onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu ise Allah’a çok kolaydır.” (Nisa 4/168-169)

Durum bu minval üzeredir. Müminlerden günahkâr olanların günahı kadar cehennemde azap görüp sonra çıkarılıp cennete konulacağı düşüncesi ile ilgili Kur’an da hiçbir haber yoktur. Bu anlayış insanların kendi çıkarımlarıdır. İnsan ya cennetlik yada cehennemliktir. İnanç olarak ya mümindir ya da değildir. Mümin ise durumu yukarıdaki ayetlerde belirtildiği gibi bağışlanarak cennete; değilse içinde ebedi kalmak üzere cehenneme sevk edilmektedir. Bu karardan sonra girdiği yerden çıkacağı ile ilgili bir ayet olmadığı gibi, çıkmak isteklerinde de bu isteklerinin geri çevrileceği vurgulanmaktadır.(Mümin 40/11-12, )

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı