Genel

Selam İle

Değerli okuyucularımız!

Allah’ın selamı rahmet ve bereketi üzerinize olsun temennilerimizle söze başlamak istiyoruz.

Selam sözü, hepimiz için sevincin, selametin, kurtuluşun, huzur ve saadetin ifadesi olarak dünya ve ahirette inananlara huzur veren bir kelimedir. İstiyoruz ki tüm dünyada selam ve selamet hâkim olsun. İnsanlar huzur ve saadet içinde birbirleriyle münasebetlerini sürdürsünler. Kandan, kinden, ölümden, zulümden, sonu gelmeyen düşmanlıklardan uzak, dostça bir hayat yaşasınlar. Baharla yeşeren toprak gibi insanların gönüllerinde sevgi, saygı, huzur ve güven tohumları yeşersin. İman etmenin, insan olmanın, aklıselim ile hareket etmenin, düşünüp tefekkür ve teakkul etmenin mürüvvetini görsün ve yaşasınlar. Dünyanın, insan ömrünün, eldeki imkânların tümüyle fani; Allah ve ahiret hayatının ise baki olduğunun bilinciyle hareket etsinler. Bitmedik ömür, sonu gelmeyen saltanat, yıkılmadık devlet, bitmeyen zevk ve saadet yoktur. Bunların hepsi son bulduğunda görülecektir ki, geçmişte sahip olunan imkânlar; bize bir saniyelik bir zamanı, gençliğin dinamikliğini, bir günlük yaşanan huzur ve saadeti geri getiremeyecektir. Geçen her şey geçmiş; yapıp yaşananların vebali yanımıza kâr(!) kalmıştır.

Bu nedenle dostlarımıza şunu hatırlatmayı gerekli görüyoruz: geriye dönüşün olmayacağı bir gün gelmeden önce; fert olarak, millet olarak, “devlet” olarak bunlara yeniden bir göz atıp, hatalarımızın günah ve kusurlarımızın tashihini yapalım. Zira işin sonunu gördüğümüzde başa dönme imkânı olmayacaktır. O gün duyulan pişmanlıkların bir yararının olmayacağı şöyle anlatılıyor:

“İşte o gün gerçek hükümranlık, çok merhametli olan Allah’ındır. Kâfirler için ise o, pek çetin bir gündür.”

 “O gün; zalim kimse iki elini ısırarak: Ne olurdu ben de resul ile beraber bir yol tutsaydım, diyecektir.”

“Eyvah! Keşke falancayı dost edinmeseydim!” “Çünkü zikir (Kur’an) bana gelmişken o, hakikaten beni ondan saptırdı. Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yapayalnız ve

yardımcısız bırakmaktadır.”( diyecek ama bu son pişmanlığın kendisine hiçbir getirisi olmayacaktır.) (Furkan 25/26-29)

 O gün gönderilen elçiler ile ümmetleri yüzleştirilecek. Son elçi ümmetinin halini görünce hayret ederek şöyle diyeceği ifade edilmektedir:

“Resul de der ki: Ya Rabbi! Kavmim bu Kur’an’ı “mehcur etmiş” (yani hayatlarından uzaklaştırmışlar)diyecektir” (Furkan 25/26-30)

O gün kimsenin ağzını bıçak açmayacak kimseden bir söz işitilmez.  Söyleyenler de sadece hakkı söyleyeceklerdir.

“Cebrail ve meleklerin sıra-sıra durdukları gün, Rahman olan Allah’ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.” (Nebe 78/38)

 “İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.”(Nebe 78/39)

 “Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin takdim ettiğine bakacak ve inkâr eden kimse şöyle diyecek: «Âh ne olurdu keşke ben (bundan önce) toprak olup gitseydim!”

(Nebe 78/38-40)

 Dünyada burnundan kıl aldırmayanlar, o gün toprak olmayı istemelerinin sebebi nedir acaba? Böyle bir sona razı olmanın nasıl bir akılsızlık olduğunu bu gün anlamaları mümkün olmasa da, o gün gayet güzel anlayacaklar. Fakat bu anlayışın o gün sahibine bir getirisi olmayacaktır.

Akıllılık o dur ki, başkalarının başlarına gelenden ders alarak tecrübeyi elin üzerinden edinmektir. Başa geldikten sonra alınacak dersin bedelinin çok ağır olacağı, inkâr edilemez bir gerçektir.

Değerli okuyucularımız!

Söz buraya gelmişken Gazze’de yaşanan acı tecrübe hepimizin yüreğine oturmaktadır. Zalimlerin pervasız ve kontrolsüz zulmü arşa dayanmış durumdadır. Öyle gözüküyor ki iş, arşın sahibine havale ediliyor. Arşın sahibi de kullarını imtihandan geçiriyor. Bakalım kimler ne yapacaklar diye. Şundan emin olalım ki, yapıp ettiklerimiz, gönlümüzden geçirip gerçekleştiremediklerimiz, duygu ve düşüncelerimizde dâhil olmak üzere hepsi kaydedilmektedir. Üreteceğimiz mazeretlerimiz Allah indinde bizi kurtaracak mı bilmiyoruz? Rabbim bu mesuliyetimizi yerine getirecek istidadı hepimize bahşetmesi için ona yönelip ondan isteyelim. Böyle bir imkân doğarsa dünyada iki elimizi taşın altına koyarak bir şeyler yapmaya çalışıp görev ve sorumluluğumuzu yerine getiririz. Değilse hesap günü elimizde rabbimize sunacak meşru bir mazeretimiz olur…

Bu nasıl bir dünya? İnsanlık bilgi çağında vahşiler gibi bir birini öldürmeye devam ediyor. Aklı ihtirasının emrine girmiş bir devletin yapmış olduğu vahşeti durdurmak için zalime dur diyecek ve anladığı dilden konuşacak bir fert, bir devlet, bir toplum çıkmayacak mı? Yapanın yaptığı yanına mı kalacak? Bunca laf kalabalığı, bunca eylem, söz kalabalığı, feryat figan, göz yaşı ve akan kanın bir etkisi olmayacak mı?  Allah bilir ama kimse bu zulmün hesabını kolay veremez. Ekranlarda yapılan şovlar halkı avutmaktan başka bir işe yaramıyor.  Anlamak ve anlatmaktan aciz kaldığımız şey: kimseyi durdurmuyor. İnsanlık kasabı caniler;   çocuk, kadın, hasta, hastane, okul demeden yakıyor yıkıyor öldürüyor. Yetmiyor aç bırakmak için gıda dâhil her türlü girişi yasaklıyor. Kapı komşusu devletler de o zalimin emrine amade gibi bu karara uyuyorlar! Bu durumu anlatacak söz bulamıyoruz. İnsanlık bu kadar mı aciz kalır!?

Yarabbi! Çaresizlerin çaresi sensin. Gazze’deki ve dünyanın diğer yerlerinde benzer zulümlere maruz kalan tüm insanlığa yardım eyle yarabbi!  Gücü her şeye yeten ancak sensin sen!..

Değerli okuyucularımız!

Yine bu sayımızda ayın nabzını tutan yorumumuzu, gündeme uygun kavram yazımızı, Yazar kardeşlerimizin sizler için özenle hazırlamış oldukları özgün düşünce yazılarını, istifade edeceğinize inandığımız alıntı yazılarımızı, sanat edebiyat sayfamızda ise edebi yazılarımızı, arka kapak içinde gündemle ilgili ayet meallerini ve ayın derin başlıklarını sizlerin istifadesine sunuyoruz.

Sözlerimize son verirken bir sonraki sayımız da buluşmak üzere hepimizi Allah’a emanet ediyoruz. Huzur, sağlık ve afiyetler diliyoruz.

Ay sonunda kavuşacağımız kurban bayramınızı şimdiden tebrik ediyor, nice hayırlara vesile olmasını cenabı Allahtan niyaz ediyoruz.

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı