Genel

İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler

İRAM

Trump’ın Açıklamalarına Tepkiler

ABD Başkanı Donald Trump 30 Temmuz’da İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada İranlı yetkililerle herhangi bir ön koşul olmadan görüşmeye hazır olduğunu dile getirmişti. Trump’ın bu açıklamalarına İran’dan ilk resmî tepki Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi’den geldi. Zarif, Twitter hesabından ABD’nin tehdit dili kullanmasını kınayarak bu ülkenin nükleer anlaşmadan çekilmesinin bu ülkenin kendi hatası olduğunu paylaştı. Bakiri de ABD’nin uluslararası hukuka aykırı bir şekilde anlaşmadan çekildiğini hatırlatarak İran’ın her zaman ‘mantık ve diyalog’ yolunu tercih ettiği ve üstlendiği yükümlülükleri yerine getirdiğini ifade ederek Trump ve çevresinin böyle bir davranışı göstereceklerine dair bir izlenim vermediklerini sözlerine ekledi. İran’dan gelen diğer bir tepki ise Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Muhammed Ali Caferi’den geldi. Caferi 31 Temmuz’da yaptığı yazılı açıklamada Trump’ın ifadelerini reddederek İranlı yetkililerin hiçbir şekilde Trump’la görüşmeyeceklerini ve halktan bu yönde bir izin alamayacaklarını ifade etti.

DMO Komutanından Ruhani’ye Açık Mektup

Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Muhammed Ali Caferi 30 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye bir açık mektup yazdı. Caferi, Ruhani’den hükümetin ekonomiyi yöneten bölümlerindeki sorunlar ve aksaklıklarla mücadele etmesini istediği bu mektupta şu ifadeleri kullandı: “Emin olun devrim güçlerinin tüm imkanları ve İslami İran’ın imanlı ve devrimci halkının duaları sizinledir ve tüm halk seçtiği cumhurbaşkanının devrimci kararlarını beklemektedir…”.

Mutahhari’den DMO Komutanına Tepki

Meclis Başkanvekili Ali Mutahhari 3 Ağustos’ta Devrim Muhafızları Komutanı Ali Caferi’ye yazdığı bir açık mektupta Caferi’nin Trump’ın İranlı yetkililerle ön koşulsuz görüşmeye hazır olduğunu ifadelerine karşı yaptığı açıklamasını eleştirdi. Mutahhari bu mektupta silahlı güçler mensuplarının siyasete müdahale etmemelerinin altını çizerek böyle konularda görüş bildirmenin sadece halk tarafından seçilmiş olan cumhurbaşkanına ait olduğunu ve silahlı güçlerin devletin üst düzey yetkililerinin kararlarına tabi olmak zorunda olduklarını ifade etti. Mutahhari ayrıca 31 Temmuz’da yaptığı bir açıklamada Devrim Muhafızları Ordusunu kastederek “Ülkenin şu an yaşamakta olduğu durumun sorumlusu füze fırlatarak nükleer anlaşmayı akamete uğratmak isteyenlerdir ki elbette bunlar hedeflerine ulaştılar.” ifadelerini kullanmıştı.

Sokak Protestoları Devam Ediyor

Hayat pahalılığı, işsizlik ve yaşam koşullarının giderek zorlaştığı İran’da Tahran, Kerec, İsfahan, Şiraz, Meşhed, Sâri ve Necefabad gibi birçok kentte vatandaşların sokaklara çıkarak durumu protest etmelerine neden oldu. 31 Temmuz’da Kerec şehrinin Göherdeşt semtinde başlayan itirazlar kısa sürede İran’ın farklı bölgelerine de yayıldı. Protestolar daha dağınık gruplar şeklinde devam ediyorsa da güvenlik güçleri Tahran, Şiraz ve İsfahan bölgelerinde göz yaşartıcı gazla müdahalede bulundu.

Çalışma Bakanına Gensoru

Meclis Başkanlık Divanı üyesi Ali Asgar Yusufnejad 1 Ağustos’ta Çalışma ve Sosyal Refah Bakanı Ali Rabii hakkında gensoru açılması için yeterli imza toplandığını ve önergenin divanlığa teslim edildiğini bildirdi. Yasalara göre hakkında gensorusu açılan bakanlar on gün zarfında meclise gelip ifade verilmelidir. Gensorusu görüşmeleri bittikten sonra meclis bakana tekrar güvenoyu vermek için oylama yapacaktır.

Meclisin uzun zamandır hakkında gensoru açılması ara ara gündeme gelen Rebii ile ilgili bu kararı, Ruhani hükümetine muhafazakâr cenah tarafından baskıların artığını göstermektedir.

Zarif, Pompeo’yla Görüşmek İstemedi

İran Dışişleri Bakanı Zarif, Singapur’da gerçekleşen ASEAN ülkeleri toplantısında, mevkidaşı Pompeo ile görüşme niyetinin olmadığını açıkladı. Zarif, sözlerine nükleer anlaşma görüşmeleri sırasında İran’ın Amerikalılarla çok sayıda görüşmeleri olduğunu ancak şimdiki Amerikan yönetiminin kendi yükümlülüklerini yerine getiremediklerini açıklamalarına ekledi.

Laricani: İran-Rusya İlişkileri Daha da Güçlendirilmeli

İran Meclis Başkanı Ali Laricani, Rusya Parlamentosu Dış İlişkiler Komite Başkanı Leonid Slutskiy’le gerçekleştirdiği görüşmede, Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nında Rusya’nın rolünün büyük olduğunu, iki ülkenin güçlü bölgesel iş birliği ve ticari ilişkisinin bulunduğunu ancak bu ilişkilerin daha da ileri seviyeye taşınması gerektiği açıklamasında bulundu.

Donald Trump: İranlılarla Şartsız Görüşmeye Hazırım

ABD Başkanı Donald Trump 30 Temmuz’da yaptığı açıklamada İranlı liderlerle hiçbir şart öne sürmeden görüşmeye hazır olduğunu beyan etti. Donald Trump, İtalya Başbakanı Guiseppe Conte ile düzenlenen ortak basın toplantısında kendisine yöneltilen “İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile görüşmeye hazır mısınız?” sorusuna “Ben kesinlikle kendisiyle görüşmeye hazırım. Eğer kendisi de görüşmeye istekliyse bu buluşma hiçbir şart öne sürülmeden gerçekleşecek” şeklinde yanıt verdi. Trump açıklamalarını “Onların hazır olup olmadıklarını bilmiyorum. İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekildim. Absürt bir anlaşmaydı. Görüşme arayışında olduklarına inanıyorum. Onlarla istedikleri zaman görüşmeye hazırım” diyerek açıklamalarını sürdürdü.

Türkiye, İran ve Rusya’nın Suriye Krizi’ne Dair Yeni Görüşmeleri

Türkiye, İran ve Rusya temsilcileri üç ülkenin Suriye Krizi’nin çözümüne yönelik yürüttükleri müzakere süreci çerçevesinde 30-31 Temmuz tarihlerinde Rusya’nın Soçi şehrinde bir araya geldiler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görüşmelerin çatışmaları sonlandırmaya, yeni anayasa komisyonunun çalışmalarının başlatılmasına, [Suriye’de] seçimlerin düzenlenmesine ve siyasi sürecin yeniden canlanmasına odaklanacağını açıklamıştı. Rusya Dışişleri Bakanı da müzakereci üç ülkenin temsilcilerinin anayasa komitesi oluşturma süreci, gerilim azaltma bölgeleri ve insani konularla alakalı başlıkları görüşmek için üç ülkenin bir araya geleceğini beyan etmişti. Üç ülkenin temsilcilerinin yanı sıra Suriye rejimi ve rejim muhaliflerinden ikişer temsilci ve Ürdün’ün görevlendirdiği bir gözlemci de görüşmelere katıldı. Birleşmiş Milletler’in Suriye Krizi için özel görevlendirdiği Staffan Di Mistura da toplantıya iştirak edenler arasındaydı.

İranlı Yetkililerin Trump’ın Teklifine Tepkileri

Donald Trump’ın 30 Temmuz’da yaptığı “İran ile ön şart olmadan görüşebilirim” açıklaması İranlı yetkililer tarafından değersiz olarak tanımlandı ve Trump güvenilmez birisi olarak nitelendi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi “Trump’ın açıklamalarının bir yandan İran’a yaptırımlar uygulayıp bir yandan da bazı ülkeleri Tahran ile ticaret yapmaması konusunda baskıya tutması nedeniyle çelişkili olduğunu” beyan etti. Meclis Başkan Yardımcısı Ali Mutahhari de Trump’ın açıklamalarından sonra yapılacak görüşmelerin küçük düşürücü olduğunun altını çizdi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Haşmetulllah Felahatpişe de “İran’ın görüşmeyi değerlendirmesinden önce ABD’nin nükleer anlaşmaya yeniden dönmesi gerektiğini” vurgularken İran Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Kemal Harrazi de Trump’ın açıklamalarının “değersiz” olduğunu söyledi.

Trump: Umarım İran ile İşler İyiye Gider

ABD Başkanı Donald Trump 2 Ağustos’ta yaptığı konuşmada başkanlığı dönemindeki başarılarına değinerek yine Barack Obama döneminde yapılan İran Nükleer Anlaşması’nı eleştirdi. ABD Başkanı, İran içinde değişen durumları işaret ederek “Umarım ABD ve bu ülke arasındaki işler iyiye gider” açıklamasında bulundu. Trump açıklamalarını “Ben ABD’yi muhtemelen verimli olmayan korkunç ve pahalıya mal olacak bir anlaşmadan çıkardım. Umarım bizim ve İran arasındaki işler iyiye gider. Şunu da söyleyeyim İran dört ay öncesi İran’dan çok farklı bir İran” diyerek açıklamalarını sürdürdü.

İran’ın Basra Körfezi’ndeki Tatbikatı

İsminin açıklanmasını istenmeyen ABD’li yetkililer İran’ın çoğu küçük olmak üzere 100 adet bot ile Basra Körfezi’nde bir tatbikat düzenleyeceğini bildirdiler. Yetkililere göre bu tatbikat Basra Körfezi’ndeki ticari gemi geçişine engel olmayacak. ABD’nin Ortadoğu’daki Merkez Karargâhı Sözcüsü Bill Orban da İran Deniz Kuvvetleri’nin Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda artan faaliyetlerini teyit etti. Bill Orban “Bu hareketliliği yakından takip ediyoruz ve uluslararası sulardaki deniz ticaret trafiğinin özgürlüğünü garanti altına almak için ortaklarımızla birlikte hareket etmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Rusya’nın Petrol Piyasasında İran ile İş Birliği

Rusya’nın İran petrol ve doğal gaz sektörüne 50 milyar dolarlık yatırım yapması İran petrol sektöründe kapasite geliştirmesine yardımcı olabilir. Şu anda İran’ın petrol üretim kapasitesi günde 4 milyon varil. Petrol üretiminde öne çıkan diğer iki ülke Suudi Arabistan ve Rusya ise günde yaklaşık 11 milyon varil petrol üretmekte. Geçtiğimiz günlerde Devrim Rehberi Ali Hamenei’nin Baş Danışmanı Ali Ekber Velayeti Rusya Devlet Başkanı Putin’e diğer ülkelerin İran enerji sektöründen çıkması nedeniyle açılan alanın Rus şirketlerince doldurulmasına yönelik bir mesaj gönderdi. Eğer Rusya bu minvalde bir adım atarsa Rus petrol şirketlerinin İran’da 50 milyar doları bulabilecek bir yatırım alanı açılması söz konusu.

Yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı’nın Önemi

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İsviçre’de verdiği bir beyanatta “Bölge ülkelerin petrol ihracatını devam ettirirken İran petrol ihracatının yasaklanması mantıksız bir durum oluşturmaktadır” dedi. Amerika’nın İran’ın petrol ihracatını sıfıra düşürme tehdidine karşılık, Ruhani, ABD’yi Hürmüz Boğazını kapatmakla tehdit etti.

Hürmüz Boğazının önemine dair: İstatistiklere göre, Suudi Arabistan petrolünün yüzde 88’i, İran petrolünün yüzde 90’ı, Irak petrolünün yüzde 98’i, BAE petrolünün yüzde 99’u, Kuveyt ve Katar petrollerinin tamamı Hürmüz Boğazı üzerinden ihraç ediliyor. Petrolün yanı sıra, bölge ülkelerinin dünya ticaret işlemlerinin yüzde 50’si bu boğazdan yapılmakta ve boğazın kapatılması bölgedeki bazı ülkelerin tüm ticaret işlemlerini durması  anlamına gelmekte.

İran’da İşçi Protestoları Durmuyor

İran’da işçilerin satın alma gücü hızla düşmektedir. İşçilerin maaşlarının zamanında ödenmemesinden dolayı işçi aileleri daha fazla geçim sıkıntısı çekiyorlar. İranlı işçilerin maaş ve alacaklarının zamanında veya hiç ödenmemesi, geçici iş sözleşmeleri, özlük haklarının yetersizliği ve iş sağlığı problemleri dolayısıyla İran’da bir dizi protestolar meydana gelmektedir. 2017 yılında İranlı işçiler 1340 civarında protesto gösterisi düzenlediler. Bir önceki yıla göre protestolarda %6 artış görülmektedir. Geçen yıl İran’da gerçekleşen protestoların önemli bir özelliği ise çalışan veya emekli İranlıların başta Tahran olmak üzere birkaç şehirde eşzamanlı gösteriler yapmalarıdır. 2017 yılında gerçekleşen işçi protestolarına katılan işçi ailelerinin sayısında da önceki yıllara göre artış yaşanmıştır. 2018 yılında da ülkenin çeşitli sektörlerinde işçi protestolara artarak devam etmektedir.

Hadimi: İranlılar Böbreklerini Satıyor

İze ve Bağ Melik Milletvekili Hidayetullah Hadimi, meclis genel kurulunda yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “İran, yolsuzluk ülkesi haline gelmiştir. Neden diğer ülkeler yolsuzluğu kontrol ediyorlar da biz engel olamıyoruz? Öğretmenler yoksulluk içinde yaşamaya çalışıyor. O zaman nasıl parlak bir gelecek bekleyebiliriz?” Hidayetullah Hadimi, son 30 yıl içerisinde devlet yöneticilerinin İran halkına zulmettiğini ve İranlıların güvenini yitirdiklerini belirtirken açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Halkın Amerika’ya ölüm sloganına karşılık devlet yetkililerinin çocukları neden Amerika’da? sorusuna cevap arıyor.” Hadimi, son olarak İran halkının şimdilerde bazı vatandaşların masraflarını karşılayabilmek için böbreklerini sattığını sözlerine ekledi.

Haydariyan: Akarsuların %92,5’i Tarımda Kullanılıyor

Simnan Su İdaresi Müdürü İrec Haydariyan, İran’da çeşitli sektörlerde su tüketimine dair açıklamalarda bulunarak en çok tüketimin %92,5 ile tarım sektöründe olduğunu söyledi. Ayrıca içme suyu olarak %6 ve sanayi sektöründe ise %1,5 su tüketildiğini belirtti.

Gelişmiş ülkelerde tarım sektöründe su tüketimi %30 civarında, sanayi sektöründe su tüketimin %60’a yakın ve içme suyu olarak da su kaynaklarının %11’i kullanılmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelerin aksine tarımsal alanda su tüketimi daha fazladır. Nitekim gelişmekte olan ülkelerde su kaynaklarının tarım alanında %82’si, buz sanayisinde %10’u ve içme suyu olarak ise %8’i tüketilmektedir. Uluslararası su tüketimi standartları ise tarım sektöründe %70, içme suyunda %10 ve sanayi de ise %22’dir..

Yoksulluk Sınırı Artıyor

İran Meclis Sosyal Komisyon Üyesi Resul Hezeri, İran’da yoksulluk sınırı hakkında bazı açıklamalarda bulundu. 2018 Temmuz-Ağustos aralığında yoksulluk sınırı 3 milyon tümenden 6 milyon tümene yükselmiştir, dedi. Hezeri, İran halkının %50’sinin de mutlak yoksul olduğunu söyledi.

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı